21 Temmuz 2016 Perşembe

Ürün Tavsiyesi / Burun çevresi Siyah Noktalar İçin Çözüm



Bim'de satılan burun bantlarının methini duymuştum.. Bugün de görünce bi alıp deneyeyim dedim.. 

Gerçekten methedildiği kadar varmış.. Ki ben cilt temizliğinde iddialıyımdır .. Sabah akşam temizlerim cildimi.. Ona rağmen gözle görülür sonuç aldım.. 

Haftada en fazla 2 kez kullanılması tevsiye ediliyor.. Ben ayda bir falan kullanacağım..

Kullanışı da oldukça basit.. Hiç kullanmamış olanlar için kısaca bahsetmek gerekirse, burnunuzu ıslatıyorsunuz, bantı yapıştırıp hava kabarcıkları kalmaması için iyice bastırıp 15 dakika bekletiyorsunuz.. O kuruyup sertleşiyor.. Sonra kenarından yavaş yavaş kaldırırıyorsunuz.

Çok kuruduysa bant, çıkarken hem acır hem cildinizi tahriş eder.. Biraz üstten ıslatıp çıkardım ben baktım acıyacak gibi.. Öyle yapınca problemsiz çıktı.. 

Tavsiye ederim.. 4.5 TL civarı fiyatı.. Kutusunda 6 adet bant var..

Sevgilerimle :)


14 Temmuz 2016 Perşembe

Pokemon Go Saçmalığı



Kadına şiddet / Kadın cinayetleri

Pedofili ( Bebek ve çocuklara duyulan cinsel istek, sapkınlık ),

Tecavüz edilip edilip öldürülen bebekler, çocuklar

Kaçırılmış, onlarca nerde olduğu belli olmayan çocuk 
( Aslında belli çok acı ki mutlaka bir üst maddeye maruz kaldılar bir yerlere atıldı veya gömüldüler ),

10'lu yaşlarda evlilik adı altında satılan küçücük bedenler 
( Çocuk gelin demeyin.. Gelin güzel bir şey.. Çocuk gelin değil ),

Adalet sistemindeki çarpıklıklar, 
( Misal bundan 7 yıl önce 15 yaşındayken ( Şunu özellikle ilave etmeliyim İNTERNETTE TANIŞTIĞI 3 kişi tarafından kaçırılıp ), eroin verilen, sabaha kadar 3 kişi tarafından defalarca tecavüz edilen, bütün bunlar yetmezmiş gibi AĞZI, BURNU ve GÖĞÜS KAFESİ KIRILAN, henüz gelişme aşamasındaki bedeni tüm bunlara maruz kalmayı kaldıramadığından ölen ve çöpmüş gibi bir bavul içinde bi tarafa atılan, üzerinde 3 ayrı erkeğin vücut sıvısı bulunmasına rağmen otopsisi doğru düzgün yapılmayan, darp edilmiş olması göz ardı edilip ölüm sebebi belli değil raporu verilen, hayat kadını sanılıp ardına düşülme gereği duyulmayan ( hayat kadınıysan sana istediklerini yapabilirler yani )  kimsesizler mezarlığına gömülüp, sorun olan küçük bedeni ortadan kaldırılan bir kız çocuğu.. 

Failleri bulunan, İTİRAF DAHİ ETMELERİNE RAĞMEN sözde delil yetersizliği sebebiyle tutuklanmayan 7 yıl boyunca ellerini kollarını sallayarak gezen insan müsvetteleri..

Cevval bir kadın avukat ve cevval bir ablanın 7 senelik mücadelesi sonunda daha dün tutuklandılar..

Artan terör olayları, şehit olan evlatlar, eşler, çocuklar, yeğenler, anneler, babalar birileri için çok önemli, kaybettiklerinde hayatlarının bittiği insanlar,

Suriye'lileri isteyenler / istemeyenler.. Birbirine girmiş bir sürü insan...

Bir araya gelip sesimizi duyurmamız gereken onlarca sorunumuz varken güzel ülkemin güzide insanları Pokemon kovalıyor.. 

Gelin toplanalım, tüm bunlar ve daha fazlası için bi yürüyüş yapalım bi şey yapalım desen 3-5 kişi ancak toplarsın.. Ama nerde gereksiz, manasız boş bir iş varsa insanımız orada..

Aç bir kitap oku desen mırın kırın edecek koca koca insanlar ellerinde akıllı telefon Pokemon peşinde koşuyor..

İnternet yeterince sorun çıkarmamış, insanlar klavye arkasında olmanın getirdiği rahatlıkla normalde yüz yüze dahi gelemeyeceği, suratına karşı bir şey söyleyemeyeceği insanlara yorumlarda fütursuzca hakaret, küfür, aşağılamada bulunmamış, internet iletişimi gitgide çirkinleşmemiş, yeterince bağımlı insan ( ben dahil ) oluşturmamış gibi bir de yepyeni bir bağımlılığımız oldu.. Pokemon !

Şu an Pokemon Go çılgınlığını, nasıl indiriliri, nasıl oynanırı okurken, telefondan kalkmayan kafalar, oyun yüzünden çıldırmış insanlar yüzünden yakın gelecekte en başta trafik kazaları, karşıdan karşıya geçerken veya yürürken sağa sola bakmak yerine telefon ekranına bakıldığı için düşüp yaralanmalar,  gece yarısı ıssız alanlarda pokemon kovalarken başa gelebilecek olan gasp, taciz olayları, ve en kötüsü terör olayları olmak üzere bir sürü olumsuz haber okuyacağız.. 

Onlarca insan kafalar telefonda, olmadık yerlerde ( Camii, opera binası gibi normalde uğranılmayan yerlerin Pokemon için ziyaret edilmesi de ayrı bir acı ) öbek öbek toplanıp oyun oynarken çok komik görünüyorsunuz.. 
Bilmiyorum belki geri kafalıyım ama bu kadar coşmamak lazım.. Pokemonlar taso üzerindeyken güzeldi..  Şuna harcanan zamanı, zekayı başka şeylere yönlendirmek lazım..

 Al sana çocuğunu korumak için bir sıkıntı daha..

Bir madde daha ekleyeyim bundan bahsetmişken : İnternette çocukları ağına düşürmek isteyen sapıklara ellerini ovuşturarak, sevinerek karşılayacakları bir yöntem daha : 

- Sana nadir bulunan bir Pokemon vereceğim çocuğum
-Çok sevindim amcacım
- Ama önce bilmem nerenin fotoğrafını çek yolla bana tamam mı ? 

!!!!

***

Hadİ gidip biraz kitap okuyalım.. 

13 Temmuz 2016 Çarşamba

Neden Kansersin ?


Hayatımı sadeleştirmeye daha doğal yaşamaya başladım yaşım ilerledikçe.. En azından çabalıyorum bunu yapmak için :) 
Burdaki bazı maddeleri zaten uygulamaya başlamıştım.. Ağır bağımlı olduğum halde kolayı ( ve tüm gazlı içecekleri ) bırakmak, bulaşık makinesine parlatıcı yerine sirke koymak, cep telefonu kullanmamak, fast food yememek, kışın kombi yakmamak gibi..

Daha çok maddeyi uygulayabilmek istiyorum zira gerçekten zehirleniyoruz.. Kanser olmamamıza ne derece faydası olur bilinmez, olacağımız varsa oluyoruz ama en azından gün içinde daha sağlıklı olabiliriz.. Zira ben ne zaman çamaşır suyu kullansam veya diğer deterjanlarla hummalı bir temizlik yapsam resmen zehirlendiğimi hissediyor, akşamına hasta oluyorum.. 
Aynı şey kışın kombi yaktığımızda da oluyor.. Ben ve pek çok özelliğiyle bana çekmiş olan oğlum kombi yüzünden rahatsız oluyoruz.. Ona göre giyiniyor ve son iki yıldır odalarımızda petek yakmıyor, son derece rahat uyuyoruz.. Üstelik paradan da tasarruf etmiş oluyoruz.. Oğlumun krup dolayısıyla öksürükten tıkanmaları da kombi kullanmamak sayesinde kayboldu.. Oda nemlendiricisi de kullanmıyoruz bu sayede.. 

Yani bunlar üzerine düşünülmesi gereken maddeler.. Mutlaka okuyun.. Hatta önerileriniz varsa yazabilirsiniz de.. 

Sevgiler :)

Dr. Joseph Erdem / Alıntıdır.. 

* Hayatında hep şeker oldu. Çayı, kahveyi şekersiz içmedin. Kahvaltıya reçelsiz ve krem çikolatasız oturmadın. Beyaz pirinç ve ekmeğin şeker olduğunu unuttun. İçinde yüksek oranda fruktoz bulunan meyveleri kiloyla yedin. İçinde glukoz ve aspartam olan ürünler tükettin. Kolanın ve gazlı içeceklerin şeker ve zehir karışımı olduğunu bile bile içtin. Önce insülin direncin başladı sonra şeker hastası oldun 150 kilo oldun ama durmadın.


*Palm yağı, ayçiçek yağı, mısır özü yağı, margarin ve trans yağ içeren ürünleri kullandın. Tereyağı ve zeytinyağı tüketmedin ki organlarından biri iflas edene kadar bunları yedin.



*Paketlenmiş hazır sıvı ve katı tüm ürünlerdeki koruyucu kimyasalların seni kanser edeceğini önemsemedin. Salçanı, makarnanı, turşunu hatta, limonu sıkıp limon suyunu bile kendin yapmadın. Hazır almak kolayına geldi. Pazardan nohutunu, fasülyeni bile almadın, bunları konserve satın almak yemek basitti.



*İnsanlar 4000 yıldır misfak vb doğal malzemelerle diş fırçalarken sen gittin 35 açılı sentetik diş fırçasını ağzına soktun. O da yetmedi; bildiğimiz çamaşır deterjanının şeker ve naneyle karıştırılmış şekli olan diş macunu ile hayat boyu diş fırçaladın ve bunun bir kısmını yuttuğunu göz ardı ettin. Bal ve karbonatın dişlerini tartarlardan bile temizlediğini bilmedin ve dişleri de o macunlarla çürüttün.



*Çamaşır deterjanının ve yumuşatıcının vücut ısısı ile deri tarafından emildiğini ve deri kanserinin en büyük nedeni olduğunu umursamadın. Çamaşırlarını borax ve karbonat karışımı ile yıkayıp yumuşatıcı gözüne elma sirkesi koyarak muhteşem bir temizlik elde edeceğini umursamadın.



*Bulaşık makinesine deterjan ve parlatıcı koyduğunda, o deterjanı ve parlatıcıyı yediğini fark etmedin. Deterjan yerine karbonat, parlatıcı yerine sirke koyarak hem sağlıklı hem de tertemiz bulaşıkların olacağını önemsemedin.



*Evde basitce kostik ve zeytin yağını karıştırıp kalıplara dökmek ve kendi doğal sabununu yapmak dururken, gidip içerisinde bin tane kimyasal zehir olan o sabunlarla her sabah yüzünü bedenini yıkadın. Her gün bu dahada iyi diye pazarlanan o şampuan zehirleriyle saçını yıkadın.



*Evini arap sabunu gibi doğal yağlarla üretilmiş bir sabun yerine,temiz olsun diye çamaşır suyuyla sildin. O su buharlaştıkça soludun akciğer kanseri oldun.



* Karıncaları, böcekleri, sinekleri; limon karbonat fesleğen acı biber vb doğal yollarla evinden uzak tutmadın. Bastın böcek zehrini, o ağır kimyasalları temizlesen bile gitmezi unuttun. Soludun ve eşyaların üzerinden ellerinle ağzına soktun. (o kadar kandırıldın ki, böcek zehrine neden böcek ilacı dendiğini bile sormadın)



*Yaşamını mahveden büyük şehirde egzost solumaya ve araba kullanmaya devam ettin.



*Resmen radyoaktif olan cep telefonunu kulağına 2 saat yapıştırdın. Radyoaktif olan wifi vericisini evin içine soktun, radyoaktif olan alıcı bilgisayarı da kucağından indirmedin.



*Doğal beslenmeyen hayvanları, sebzeleri, meyveleri ve tahılları yedin. Ve adına da "doğal beslenme" dedin.



*Yiyeceklerini cam ve toprak kaplarda saklamak ve pişirmek yerine çelik ve bilmediğin kaplamalar kaplı kaplarda pişirdin yedin. En önemlisi mutfağının her yerine plastik, teflon ve alüminyum soktun ve çizildikçe onları yediğini unuttun.



*Denize lağım ve fabrika atıkları boşaltırken o denizden çıkan balığı yedin, midyeleri yedin.



*Fastfood un her aşamasının zehir ve ölümcül olduğu bas bas bağırılırken sen tepsi kadar pizzaları götürüyordun, 3 katlı burgerleri yuvarlıyordun.



*Evine naylon torba, naylon kıyafet, sentetik ayakkabılar terlikler soktun. Kıyafetlerinde sadece pamuk, bambu lifi, keten tercih etmedin.



*Sobayı attın evine klima soktun.



*Toprağa dokunmuyor ve stresten gülümsemeyi unutuyorsun.

12 Temmuz 2016 Salı

Yürüyen Mandallar :)

Bir kaç günlük manasız keyifsizlikten ve hapşurmaktan içim çıktıktan sonra dün gece nihayet yatağa düştüm ateşim çıktı.. Alerji sahibi olmakta zor.. Alerji atağı mı geçiriyorum hasta mı oluyorum çözemiyor insan.. Alerji atağı değilmiş :) Zira öyle olunca bir alerji ilacıyla çözüyorsun durumu.. Belli ki temmuzun ortasında hasta olmayı becerebilen üstün yetenekli insanlardanmışım..

Ama postun konusu olan işin size keyifli bana işkenceli kısmı ateşlenmiş olmam :)

Dün belli bi saatten sonra elim ayağım titremeye başlayınca vurup kafayı yattım.. E tabii ördek ailesiyiz biz daima dip dibe.. Tek başına yatağında yatmak ne mümkün. Önce Rana sonra Emin yanımda belirdiler.. Sizin yatakta yatalım diye tutturdular.. 

Neyse ki Yasin yukarda uyudu.. Daha önce dörtlü uyuduğumuz, daha doğrusu üçü horlarken benim sabaha kadar üstümden kol, bacak toplayıp tavan seyretmişliğim vardı.. Bu kez öyle olmadı ama hem hastayım hem yataktan düştüm düşücem çocuklar resmen üstümde yatıyo.. Kalkıp yataklarına yatırıcam.. Yok kolumu kaldıracak halim yok.. 

Bi kaç kez Yasin'i çağırayım dedim Yaseennn şeklinde cılız bir ses çıkabildi zavallı ponçik bedenimden.. Bizim evi anlamak için iki tane üst üste dikdörtgen düşünün.. Biz alt dikdörtgenin en sağındayız.. Yasin üst dikdörtgenin en solunda uyuyor nasıl duysun ? :)
Eskiden şu an oturma odası olan Yasin'in uyuduğu oda çocuk odasıydı.. Çocuklar çok gürültü yapınca yatak odasındayken bi hışımla çıkıyordum fırça atmaya, yolun yarısında sinirlerim geçiyordu haha o kadar bi mesafe var aramızda..

Bi de bu mesafe yüzünden evin içinde mesajlaşıyoruz bazen :) Ya bi mesaj atayım bari Yasin'e diye düşündüm ipad çok uzağımdaydı onu da almayı başaramadım elim kolum hiç kalkmıyo. 

Böyle içten içe bir savaş verirken sızmışım.. Zaten buhranlar içindeki bünyem bi de çocuklar tarafından sıkıştırılınca kabuslar kaçınılmaz oldu :)

Neler geldi başıma neler.. Eskiden ateşlenince rahmetli annem gelirdi yanıma iki korkardım korkma falan derdi geçerdi başka bi şey olmazdı.. Bu kez annem gelmediği gibi başıma neler geldi. Ah pardon annem geldi.. Ama mandal olarak.. Afsdjdjf evet doğru yazdım :) 

Dün ne gördüysem ne seyrettiysem abidik gubidik bir şekilde sahaba kadar onlarla uğraştım.. Rana arkadaşımın yeğenleriyle mandallarla oynayıp onları birbirine takarak bir şeyler yapıyordu.. Bu kare bilinç altımda kalmış olmalı ki rüyamda etrafımda yürüyen mandallar vardı ve onlardan biri annemdi :)
Birbirine kenetlenmiş etrafımda dolaşan mandallar sürüsünden siyah beyazlı olan mandalları, elime alıp "annem bu bu annem benim ! Kim bu hale getirdi onu!" diye bağırınıyordum :) Siyah beyaz olmasının sebebini de arkadaşımla mayo bakarken ayılıp bayıldığım siyah beyaz desenli bir mayoya bağlıyorum.. O kare kalmış bilinç altımda..

Kafama silah mı dayamadılar, çocukları mı kaçırmaya çalışmadılar, bi ara tekerlekli sandalyeyle hırsızlardan kaçmaya çalışıyordum.. Arkamda Rana önümde Emin oturur vaziyette.. Neler neler.. Dün yine su altında çekilmiş bir fotoğrafa bakmıştım. Kendimi su altında buldum.. O kısmını çok hatırlamıyorum ama birebir o karenin içindeydim :)

Bana saatlerce gelen bir zaman dilimi içerisinde saçma sapan bir sürü şeyle boğuştum. Öyle ilginç ki bilincim açık ve uyanmam gerek diyorum defalarca uğraşmama rağmen kendimi bir türlü uyandıramadım.. 
Defalarca o yataktan kalkıp Yasin'e ulaşmak için merdivenleri resmen tırmandım. Yürümüyor sürünüyordum merdivenlerde Yasin'e ulaşabilmek için ama her seferinde yine uykuda olduğumu farkedip uyanamamışım ki diye hüsrana uğradım..

Yine dün bir video izlemiştim.. Güzel bir kadın bir süre sonra canavara dönüşüyordu ekranda.. Sonra yine eski güzel haline dönüyordu.. O da bilinç altıma işlemiş olacak ki merdiveni tırmanmalarım esnasında yüzüme felç geçiriyormuşum gibi bir şeyler oluyordu.. O sırada kendimi aynada gördüm korkunçtu sonra aynı videodaki gibi geçiyordu.. Bu esnada gerçekte de ağzımı yüzümü oynattığımı farkediyor bir türlü uyanamıyordum.. 

Rana'nın ayakları ağzıma yüzüme geliyor elimle tutuyorum en azından onu uyandırmaya çalışıyorum ki beni uyandırsın ama evet tutuyorum sanıp tutmuyorum ayağını aslında..

Rana'nın ameliyatı ve böbreğini %70 oranında kaybetmesini kolay atlatamamamızdan mütevellit her ikimizde psikolağa gidiyor, ikişer ikişer ilaç yutuyoruz Yasin'le.. Bundan dolayı evde bolca depresyon hapı var.. Ya ben fazla ilaç mı aldım yanlış bi şey mi içtim ne oluyor bana.. Bunların hepsi rüyamda bilinçli şekilde düşündüğüm ama hala kendimi uyandıramadığım anlardı.. 

Başka başka yerlerde buldum her seferinde kendimi.. Şurda anlattıklarım yüzde biri bile değil çektiklerimin :)

En sonunda başardım ama resmen bedenim normalin 10 katı ağırlıktaydı.. Önce Emin'i dürttüm babanı çağır diyeceğim uyanmadı.. Beynimle cebelleşerek uyanacağım diye inatlaşarak kendimi resmen yataktan kazıdım.. Aynı rüyamdaki gibi doğru düzgün yürüyemeden ayaklarımı sürükleye sürükleye odadan çıkmaya çalıştım ama hala resmen halüsinasyon görüyorum.. 

Önce yerdeki siyah parmak arası terliklerimden ürküp sıçradım.. Sonra karşımdaki siyah karaltının vantilatör olduğunu anlamam epey bi kalp çarpıntısından sonra mümkün oldu.. Zaten uykulu halde kalktığımda gözlerimin bozuk olmasından dolayı yüzümü yıkayana kadar hiç bi şey göremiyorum karşımda biri dikiliyor ve ben yine  uyanamadım sandım.. Duvarlara tutuna tutuna mutfağa ulaşabildim.. Yere oturdum çikolata falan attım ağzıma ama resmen kafam düşüyor yere uyuyacağım yine.. 
Kendime sürekli Yasin'e ulaşmam lazım diye telkinlerde buluna buluna yapıştım mutfak tezgahına ayağa kalktım.. Bi şeylerden destek alarak yürüyebiliyorum ama çok garipti.. Merdivenin korkuluklarına tutunup kendimi çeke çeke yukarı ulaşabildim..

Yasin yardım et deyip üstüne bıraktım kendimi sonunda.. Aşkım nollduuu ! diye bi telaşla uyandı sadece ateşim var uyandır beni bu sefer çok kötü diyebildim bi çırpıda.. Daha önce de ateşlendiğim zamanlarda böyle olduğumu bildiği için hemen anladı kaldırdı beni.. Yüzümü gözümü ovalıyo.. Ama hala rüyada gibiyim.. Çocukları al çok kabus görüyorum dedim.. Beni yatağıma taşıdı çocukları yataklarına götürdü..

En son ben burdayım korkma dediğini hatırlıyorum yine uçmuşum.. Gözümü açtım Yasin başımda yine aşkım babam arıyo dedi.. Bana göz açıp kapayıncaya kadar zaman geçti gibi gelse de saat öğleden sonra 1 olmuş..
Babamdan "Temmuz'un ortasında hasta oluyosun kendine bakmıyosun kuş kadar kaldın" konulu bir fırça yedikten sonra kendime geldim :) Babama göre hep zayıfım malum.. Hamileyken 74 kilo olmuşum hala diyo ki çok zayıf bu çocuğu da besleyemiyo kesin.. Yuh artık baba ya dedim :)

Şu an hala o neydi öyle yaa noldu gece bana diye düşünüyor ve karşımda mandallardan yapılmış abuk sabuk oyuncaklara bakıyorum.. 

Anne ? Burda olabilir misin ? 

Ama oyuncak bebek falan olarak gelseydin bari yaa mandal ne afsjdsdflkdflb ? :)

Görüşmek üzere efendim.. Ben şu mandalları gözümün önünden kaldırmaya gidiyorum :)


21 Haziran 2016 Salı

" Sana komik bi şey diyim mi? :) "

Gün geçmiyor ki iyilik yapmaya çalışıp Yasin'in bana gülmesine sebep olmayayım :)

Bugün doktor randevum vardı.. Bazı sonuçlarımı doktoruma gösterecektim.. Neyse sonuçları gösterdim çıkınca dedik ki çocuklara hastanenin cafesinde bi şeyler yedirelim.. 

Ben dün gece hiç uyumadım uyku tutmadı.. Bir berjer koltuk olayımız vardı gece yarısı, okuyup gülmek isterseniz buraya ( Tık tık ) :) 
Yorumlarda espri yaptım çöpü düşünmekten uyuyamıyorum diye :) Sonra baktım hakkaten uyuyamıyorum.. Öyle durumlarda hiç zorlamıyorum kendimi kalkıyorum ayakta duramaz olana kadar iş yapıyorum.. Malum bizim ev canlı bir organizma.. Her dakika boyumca birikmiş yapılacak iş oluyor neyse ki.. Hiç eksiklik çekmiyorum bu konuda.. Bugün de maşallahım varmış bi 24 saati devirdim ayakta..

İşte dedik çocukları dışarda yedirelim de ben eve gidince uğraşmayayım vurup kafayı yatarım bir kaç saat..
Çocuklar yemeklerini yediler tam kalkıyoruz bizimkiler ilerledi en son ben kalktım masadan, az önce karşımdaki boş sandalyeye oturan kadın dönüp bana dedi ki ; 
- Lütfen masayı bana tutabilir misiniz ? Bi şuraya gidip geleceğim hemen.

Başka da boş masa yok.. 

- Tam kalkıyorduk bizde, falan diye geveledim ama kadın ısrarcı oldu :
- Lütfen.. Hemen geleceğim..

Tamam dedim ben de nolcak..

Yasin döndü bana noldu gelmiyosun der gibi baktı.. Otur Yasin dedim 2 dakika kadın rica etti masayı tutmamı gelecekmiş hemen.. 

İyi tamam dedi o da oturduk.. Yalnız kargoya yetişmem lazım benim bi de acelem var aslında.. Modarana'da bayram indirimi kampanyası var bu arada onu da araya sıkıştırayım :) Facebook için buraya ve ınstagram için buraya tık modelleri görmek için.. Instagram hesabım çalınmıştı yeniden sıfırdan başladım..

Bi de nasıl fenayım uykusuzluktan eve gitmeye can atıyorum ayakta uyuycam.. Neyse biz çekirdek aile her zaman ki gibi kendi curcunamıza döndük.. Rana acır cubur istiyo ciyaklıyo Emin o zaman ben de isterim diyo.. Ben hayır olmaz ben size kurabiye yaptım yok acur cubur falan almıycaz diyorum.. Yasin evet sağlıklı değil mis gibi kurabiye var falan "bana da bırakın hepsini yemeyin" "ay ben yaparım gene yaa ne demek" falan konuşurken konuşurken baya bi zaman geçti bana bi ayma geldi bi anda :))

Kafamı bi çevirdim.. 
- Yasin ?
-Efendim ?
- Sana komik bi şey diyim mi?
-Noldu ?

- Kadın dışarda başka masaya oturmuş çay içiyo afsjdjdljfld :))

Yasin'de döndü şok !

- o ne be ? :))

Valla kadın oturmuş huşuu içinde çay içiyo hiç bakmıyo bile bizim tarafa.. E gidelim bari dedik ay  hahaha şimdi bile gülüyorum halimize kendi kendime bilgisayar başında :))  

Ördek ailesi gibi peş peşe Yasin önde biz arkada, arkamıza baka baka çıktık cafeden.. Araba öyle bi yerde ki arabaya doğru giderken, kadını gözden hiç kaybetmiyoruz hatta yanından geçiyoruz biz hala kadına bakıyoruz kadın hiç oralı değil aaayy dağıldım :))

Arabaya bi bindik püskürttük artık kahkahayı :)

Yasin dedi aşkım sen iyilik yapma :) Bak sen bana söyle iyilik yapasın geldiğinde ben yaparım senin yerine :))

Geçen de bi amcadan fırça yiyip, selpak almaya kalktığım teyze tarafından çarpılmıştım ya hani yazısı burada ( tık tık )

Bu da böyle bi vukuatım oldu :))

Hoşçakalın <3

16 Haziran 2016 Perşembe

ÇAY / KAHVE SUNUMLARIM 4 ve KOLAY KURABİYE TARİFİ :)

Şu çay/kahvesizlik olmasa sürekli oruç tutabilirim sanırım :) 

Ramazan ayında beni en çok zorlayan çay içememek oluyor.. Çay tutkunu olmak öyle bir şey ki bunu sadece çaysız yapamayanlar anlar.. Resmen hayata buğulu bakıyorum içmediğim zaman.. Kahvesiz de yapamam ama çayın tadı başka :)
Çayla kavuşunca gözümün önündeki perde kalkıyor.. 

Ve gün içinde en keyifli anlarım çay kahve içerken kendime ayırdığım küçük zaman dilimleri :)

Çayınızı, kahvenizi aldıysanız, ki ben aldım :) sunumlara başlayalım..


Bu fotoğrafı sokaklarda geçirdiğimiz güzel gün ve fırça yediğimiz amcalarla hatırlıyorum haha :) Hikayesini buradan okuyabilirsiniz : Tık tık 

Çatal / Kaşık : Pink More

Tabak : Annemin çeyizinden kalma

Bu keki de çok seviyor ve sık sık yapıyorum.. Tarif vermemişim blogda ilginç.. Bir ara yazayım.. 


***
9 yıl görüşmediğim arkadaşım vardı hani :) 

Yıllar sonra buluşmamız sonrasında bize/eve ilk gelişiydi.. Kurabiye yapmıştım kahvelerimizin yanına.. 

Tarifini burada bulabilirsiniz : Tık tık 

Masa / Bank Takımı : İkea


***
Sevgili eşimle film keyiflerimizden biri.. 

Aynada kolu çıkmış çekilsene dedim çekerken : sönön gözlöğönö sölöyöz bördö ! diye çemkirdi bana :)

Nostalji oldu bu kare bana :) 
Burası şimdi çocuk odası oldu ben yukarıya taşındım malum.. Ne yoruldum amaaa.. Bazen bu değişiklik sever bünye beni çok yoriii

Tv Ünitesi / Tabure : İkea 

Dantel Örtü / Ayna : English Home


***

Yine arkadaşımla hasret giderdiğimiz kahve keyiflerimizden biri.. Bu bize 376574539549. gelişi falan :) 
Birbirimize tekrar kavuşalı 2 ay kadar ancak oldu ama milyon kere görüştük.. Maşallah deyin.. :) Arayı kapatmak lazım tabii boşa geçmiş yıllarımız var ayrı ayrı.. 


***

Yine yukarda bahsettiğim kekten yapmıştım :) Çayımda var ama unutmuşum fotoğraflamayı zira ben burada size güzel panomu göstereceğim..

Modarana'dan da müşterim sevgili Seda bana bu güzel panoyu işlemiş.. Instagramdan fotoğraf gönderdi önce bayıldım sürprizine.. Buraya da ne kadar uymuş değil mi ?  Hiç başka yer aramadan direk buraya astım.. İlk kez gördüm arkasına özel bir malzeme koymuş çift taraflı bantla kolayca tutturabildim.. 

Siparişte alıyor yayınlamam için göndermedi bana ama içimden geldi.. Beğendiyseniz başka çok güzel işleri de var.. Seda'ya buradan ulaşabilirsiniz : Tık tık 


Hoşçakalın :)

Takip edebileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :

İletişim : catikatiilkay@gmail.com

Zaten 7/23 senle beraberiz :))

Emin bu gece sahura kadar oturmak istedi..
İzin verdim ben de..
Çay yaptım kekte koydum tepsiye çıktım yukarı yanlarına..
Tv8'de Adem Güneş Hoca ya denk geldim açtım.. Dinliyoruz üçümüz..
Adem Güneş diyor ki ; anne babalar el ele tutuşsun çocuğun yanında, başlarını birbirlerinin omzuna koysunlar.. Çocuk bu sevgi ortamından keyif alır..
Ben de Yasin'in elini tuttum gülerek oğlum keyif alıyo musun şu an dedim :)
- Yüzde elli keyif alıyorum anne, dedi gözlerini devire devire..
- Aaaa neden ?
- Biz babamla vakit geçirme planı yapmıştık maç seyredecektik çünkü sen geldin sonra.. zaten 7/23 senle beraberiz..
- ????!!! Gülmem suratımda dondu..
***
Bunları aldı bi gülme..
Sen ben bi bozul bi bozul..
7 / 24 o bi kere ! diyecek oldum..
Sonra dedim neyse çocuum bu benim laf sokmiim şimdi :))
Kekimi yerken öyle demiyodun ama eşek sıpası dedim.. Elim tersinden alnımda, sağ omzum düşük, Hülya Koçyiğit edasıyla yan yan odadan çıkarken :
- İstenmediğim yerde bi dakka daha durmam, dedim.. Gidiim de blogumda, facebook sayfamda kızlar beni bağrına bassın dedim.. Onların dizlerine kapanıp höyküreyim kafamı okşasınlar dedim..
Ohooo çoktan maç açmışlar bizimkiler.. Yasin pis pis sırıtıyo falan..
Kızım bi büyüsün görürsünüz siz. Ana kız Avm'lerde gezerken biz makarna falan haşlar yersiniz artık :)
Nihahaha
Gerçi kız babasına oğlandan daha düşkün böhüüü hııırrrrr !
Hoşçakalın <3

14 Haziran 2016 Salı

"FİLM TAVSİYESİ : Stepford Kadınları" VE " Çatı Katı'nın Evi Hayatı, Kamera Arkası Postları :)




Bi 10 yıl kadar önce seyrettiğim bu filmi, bu kez farklı bir bakış açısıyla seyrettim..

Konusu sosyal medya değil ama şu zamanda özellikle sosyal medyada sürekli bize pompalanan "mükemmel anne/mükemmel eş/mükemmel ev kadını" olma durumunu filmle bağdaştırabiliriz.. Anlamak isteyene güzel mesajlar veriyor bence :)

Ben de bu yalan sanal dünyaya hizmet ettiğimi, uzaktan mükemmelmişim  gibi göründüğümü ve bir çok kişiye kendini kötü hissettirdiğimi farkettiğimde "Çatı Katı'nın Evi Hayatı Kamera Arkası" postları hazırlamıştım hatırlarsanız :) 

Aşağıdaki linklerden bu yazıları görebilirsiniz..







Velhasıl, sosyal medyayı özellikle ınstagramı düşünerek seyredin derim :)


Nicole Kidman'ın buradaki saç modeline bayıldığımı ayrıca belirtmeliyim.. 


Hoşçakalın <3

Diğer sosyal medya hesaplarım :

İletişim : catikatiilkay@gmail.com

2 Haziran 2016 Perşembe

DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN 10 GİYİM KURALI






Bu yıl özellikle hasretle beklediğim yaz nihayet geldi.. Bugün oğlumun yüzme kursunda büyük havuza geçen ilk öğrenci olma başarısı sebebiyle hevesim daha bir arttı :)

Bu yaz çocukları bol bol denize, havuza götürmeyi planlıyorum.. Hayalim onlar gülüp eğlenirken okuduğum kitabımın üzerinden onlara bakıp gülümsemek :)

Kızım için şöyle etekli fırfırlı bir çocuk mayosu arayışı içindeyim.. Mayo seçimi üzerine yazılmış bu yazı dikkatimi çekti ve her kesimden okuyucunun bulunduğu blogumda yer veriyorum..

10 giyim kuralına gelince, hepsini uyguladığım için kendimi tebrik ettim :) Sizlerde bir göz atın..


Keyifli Okumalar <3


Sahile Gitmeden Önce Doğru Mayoyu Seçin


İşte beklenen günler geldi! Sizi bilemem ama benim için her günün bayram tadında olduğu güneşli günler sonunda kapıda! Kısa bir süre içinde de plajlara doğru ilerlemeye başlayacağız. Tabii ki öncesinde alışverişe çıkıp, mayomuzu yenilemek gibi önemli bir görevimiz var.


Yıllarca umarsızca yiyip yine de bikini giyebilme lüksüm bu yıl sona erdi. Dürüst olmam gerekirse bütün bir kışı çılgın gibi abur cuburla geçirdikten sonra bunu hak ettim! Artık mayo bakıyorum, hem de en doğru mayoyu! İnternette araştırırken “Mayonuzu Yenilemeden Önce İncelemeniz Gereken 8 Mayo Modeli” yazısıyla da karşılaşınca hazine bulmuş gibi sevindim. Ne de olsa mayo mevzuunda yeniyim.


İlk olarak vücut tipine uygun mayo seçmek gerekiyor haliyle. Örneğin beliniz kalınsa ince göstermek için şeritli mayoları tercih ederken göğüsleriniz küçükse püsküllü mayolarla orantı sağlayabilirsiniz. Her renkten ve her desenden mayo olduğundan seçeneklerin inanılmaz fazla olduğunu söyleyebilirim. Öyle ki zayıfladığımda da bundan sonra mayo almaya devam edeceğimden eminim.


Düz renk mayolarda siyah rengi tercih edebileceğiniz gibi farklı renklerle de en az siyahta olduğu kadar ince ve şık görünebilirsiniz. Bununla beraber düz renklere demin de belirttiğim gibi püskül gibi detaylar katıldığında mayoların bambaşka bir boyuta taşındığını söyleyebilirim. Mayonuzu elbise gibi giymek ve şık görünmek için fırfırlı modeller resmen çölde vaha. Şahsen ben alışverişe çıktığımda mutlaka bu mayolardan deneyeceğim.


Bu sene dikkat çeken modeller arasında hayvan fotoğrafı olan baskılı olanlar da mevcut. Biraz haşin görünmek isteyenlerin vahşi hayvanları tercih ettiğini ama daha sakin görünmek isteyenlerin ise şirin hayvanları mayosunda taşımak istediklerini bu yazı sayesinde öğrendim. Değişik bir tarz denemek isterseniz göz atmadan geçmeyin derim.


Her şey bir yana mayolara dantel detaylarının eklendiğini biliyor muydunuz? Bir vintage tutkunu olarak hepsini denemek istediğimi belirtmem lazım! Bu modellere ek olarak her yıl bambaşka şekilde aramıza katılan mayokinilere selam vermeden olmaz! Etnik desenlileri çok hoş görünürken, turkuaz renklilerinin de tercih edileceğine hiç şüphe yok.

Son olarak mayoların yanlarına, sırtlarına ya da farklı yerlerine tüller eklendiğini biliyor muydunuz? Ben şahsen yeni öğrendim, hemen araştırmalara başladım, bulduğum anda alacağım! Tok geçen kış dönemimi yazın şık geçirmemi sağlayacak fikirler veren bu infografik benim için çok faydalı oldu, bu görseli hazırlayan Hepsiburada'nın moda ekibine kadar teşekkür etsem az bence!

28 Mayıs 2016 Cumartesi

5 YIL ÖNCE :)


Facebok sayfamda eski yazılarımı okuyordum nostalji yapıyorum böyle bazen :) Bir kaçını da sizlerle paylaşayım dedim..

bakınız 5 yıl önce Rana henüz karnımdayken nelere gülmüşüz birlikte :)

Keyifli okumalar <3

******

ayyyy yerle bir oldum Yasin'e gülmekten :)) sabah 7'de benden önce kalmıştı "nasıl kalktın sen ben kaldırmadan yaa ?"dan açıldı konu gördüğü rüyasını anlatıyo 
"aşkıım rüyamda kıyamet kopuyordu ! bi göktaşı var beni kovalıyo bende hem kaçıyorum hemde ellerimi toprağa vuruyorum Allah'ım abdestsiz gidicem teyemmüm alıyım bari diye...unutmuşum da nasıl alınıyodu teyemmüm hem koşuyorum hem habire eğilip ellerimi toprağa vuruyorum ! "
:)))

***
Emin akşam dehşete kapılmış bi halde yanıma koştu :
-anneee ben yırtılmışım !
baktım parmağının derisi kalkmış hafiften 

***

Emin : anne yarın okulda "foklar" oynayacak mıyım ? 
:))

***

bi yandan yemek yapıyorum bi yandan aklımdan bi dünya şey geçiyor bu esnada Emin terasın kapısıyla oynuyor elini sıkıştıracak.. aklımı toparlayıp "yapma etme" diye bi cümle kuramadım.. e acilde bi durum uyarmam lazım.. döndüm bi hışımla refleks olarak ağzımdan şöyle bişey çıktı :
"höyytt !"

Emin'den cevap : sana höyyt !

ayyyy dağıldım yemin ediyorum gözlerimden yaş geldi :))))

***

yürürken kafasına yastık düşen başka bi bahtsız daha var mı yoksa böyle absürdlükler hep benim kocamın başına mı geliyo merak ediyorum ? 

 
bi saattir gülüyorum var ya "o ne lan kafama yastık düştü!" ayyyy dağıldım :)))

***

Yasin üzerinde masaj aleti, bilgisayar, telefon, bir adet ayıcık, çeşitli kremler ve İkea kataloğu olan yatağı görünce şöyle dedi : 

-arabayı da buraya parketseydim ben..
:))

***

Yasin'le birbirimizi bozma uğraşındayız Emin'e soruyoruz :
-anneni mi çok seviyosun oğlum babanı mı ?
Emin : kardeşimi !

evet..güzel oldu karşılıklı bozulmuş ebeveynleriz şimdi..kendimiz kaşındık 


***


artık domatesi falan Yasin'in köydeki müşterisinden alıyoruz.. bahçe domatesi yani bende habire meyve gibi yiyorum bu yüzden..Yasin beni her görmesinde elimde domates var.. bu gece artık dayanamadı 
-aşkım salça doğurmandan korkuyorum..
 :))


***

rüyamda bi kadın bana saldırıyordu mektup açacağıyla.. ucu da minnacık bişey açacağın..
gerizekalı onu bana komple soksan ne kadar canımı yakabilirsin ? başka bişey bulamamış :)) sonra ben dedim ki "bak ben hamileyim bana bişey olursa Yasin senin ağzını burnunu kırar" 

öyle deyince kaçtı hahahahha ayy koptum neydi o öyle yaa ?? :))

Hoşçakalın :)


26 Mayıs 2016 Perşembe

BANYOLARINIZ veya ÇEYİZİNİZ İÇİN SÜSLÜ SABUN NASIL YAPILIR ?

Arkadaşımın ablası ona çeyizi için kadife bir kutu yapmış.. Banyoda kullanmayı planlıyor içine havlular ve süslü sabunlar koyacaktı.. Bunun için havlu aldık geçen dışarı çıkmamızda.. O esnada süslü sabunda alacaktık bana gereksiz pahalı ve basit geldi ordaki sabunlar.. Ben yaparım sana almayalım bunları dedim.. 
Ve ilk sabunu geçtiğimiz günlerde süsledim.. Farklı renklerde süslemeye de devam edeceğim.. 

Yazısını hazırlayana kadar yeni modeli yine ilk olarak ınstagramda paylaşırım bugün yarın :) 

Buradan bakabilirsiniz  : https://www.instagram.com/catikatiilkay/


Yapılış aşamaları oldukça kolay.. Sizler içinde fotoğrafladım..

İlk olarak yuvarlak sabun aldım marketten.. Duru marka buldum.. Farklı renkleri de var pembe, yeşil gibi. Ben beyaz tercih ettim..

Evde arta kalan kumaşlar veya tül parçaları kullanabilirsiniz bu iş için.. Benim İkea tüllerimden artan parçalar yine devredeydi :)

Sabunun boyuna uygun yuvarlak bir tabakla tülü kestim.. 



Daha sonra aşağıda gördüğünüz şekilde iple kenarlarını geçtim.. Daha rahat görmeniz için siyah iple fotoğrafladım ama ben beyazla yaptım yaparken.. 

Sabunu ortaya koyup ipi büzdürüp, üstünü dikerek sabitledim.. 


Yine arta kalan parçalardan şerit halinde siyah bir tül kestim.. Fotoğrafta gördüğünüz şekilde ucundan teğelledim.. Yine rahat görmeniz için beyaz iple fotoğrafladım.. Ama ben siyah iple diktim.. Daha sonra ipi büzdürüp dikerek yuvarlak bir görünüm elde ettim.. 



Ve ilk fotoğraf gördüğünüz şekilde sıcak silikonla siyah tülden yaptığım parçayı sabuna sabitledim.. Ve elimdeki broşluk parçayı sabunun üstüne silikonladım..

Bu kadar.. Arkadaşım çok beğendi.. Sizlerde bu adımları takip ederek banyolarınız veya arkadaşım gibi çeyiziniz için güzel sabunlar yapabilirsiniz..

Hoşçakalın :)



Mause

Mause

Amung

linkwithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

STAT COUNTER IP PROGRAMI

Alexa

pint it