En uygun fiyata eşarp, şal, sunum ve dekorasyon ürünleri.. Tüm modeller için fotoğrafı tıklayınız

7 Eylül 2018 Cuma

Bugün Ne Giydim ? / Yazlık Elbise


Yaz bitti.. 
Bugün ilk kez üşüdüğümü hissedip pencereleri kapattım.. Çok değil 1-2 hafta önceden kalma bir kombinle sıcak günleri anarak bu postu hazırlayacağım :)


Bir gün spordan dönerken her zaman geçtiğim yoldan farklı bir yola saptım.. Bu elbiseyi alacağım varmış, satıldığı butiğin önünde buldum kendimi.. Sezon sonu olduğu için kapının önüne çıkarılmışlardı.. İndirimdeydi.
Bu model bu yıl oldukça popülerdi.. Bir çok yerde vardı ancak gereksiz pahalı satılıyordu.. Tekstilci bir aileden gelme ve maliyetleri bilmenin iyi yönü mü kötü yanı mı bilmiyorum ama belli ürünlere belli rakamların üstünü vermeyi sevmiyorum ben.. Çünkü elbisenin ederi belli, istenilen fiyat çok fazla oluyor çoğu zaman ben sinirleniyorum o zaman :) Tamam kar edilecekte o kadar da değil yani :)
Bu yüzden indirimli fiyatını görünce hah işte ederine inmiş nihayet diye düşündüm..
Kalan son s bedeninin yakası bozuk dikilmişti. Normalde kare yaka bu elbise.. instagram hesabımda yakanın il halini paylaşmıştım  ( İnstagram hesabım için buraya tık tık ) Defolu diye ayıracaklardı ki ben hallederim yakasını deyip artı bir indirimle elbiseyi aldım.. 
Yaka kısmını bir düğme boyu kadar, sağdan ve soldan içe kıvırıp dikerek fotoğrafta gördüğünüz yakayı elde ettim.. Ve çok severek kullandım..


Büyük kumaş çantam ise geçtiğimiz yıllardan gelme.. uzun zamandır kullanmıyordumç Aslında Dolap Boşaltmaca hesabımda satış için ayırmıştım.. ( Dolap boşaltmaca hesabıma ulaşmak için buraya tık tık ) Elbisemi alınca vazgeçtim satmaktan :) Çok güzel uydu..

Pembe saten dolgu topuk ayakkabılarımı eski çatı katı sakinleri hatırlarlar. O dönem çok sorulmuştu Armine kapla falan giyerdim :) Bakırköy Cumartesi Pazarından almıştım.. Onu da yine yıllardır kullanmıyordum.. Bu elbiseyle hoş oldu.. 
dışarı çıkarken her aman yanımda bir çift ayakkabı daha vardır :) Bu elbiseyle de dolgu topuk ayakkabıyla başladığım günü, dönüş yolunda beyaz, altın sarısı parıltılı spor ayakkabılarımla tamamladım :)

Gözlüğüm ise Koton'dan.. Hani çok beğenmiş ve fiyat etiketi koptuğu için satamayacakları yanıtını aldığım bunun üzerine mağazada yerlerde etiket aradığım gözlük :) 
Benim elimden ne kurtulmuş buldum tabii haha :)
Amma velakin kemik ve oldukça kaliteli bir gözlük olduğu için ameliyatlı minnoş burnuma ağırlık yaptığı için kullanmaktan çekiniyorum.. Dolap Boşaltmaca'da bulabilir kendisini ne kadar üzülsem de..


Altın sarısı halka küpelerim ise kızımın Anneler Günü hediyesi :)


Üstteki fotoğraflar ise oğlumun elinden çıkma.. Çekirdekten yetişiyor babasının oğlu :)

Hoşçakalın :)

6 Eylül 2018 Perşembe

Kendi Aracınızla Yurt Dışına Çıkmak Artık Çok Daha Kolay!

         

Kendi aracınızla yolculuk yapmak gibisi yok! Dilediğinizde mola verirsiniz, canınızın çektiği gibi yemek yersiniz. Gittiğiniz yeri bir turist değil, gerçek bir gezgin gibi keşfedersiniz.
Üstelik aracınızla yurt dışına çıkmak için yapmanız gereken işlemler de her geçen gün biraz daha kolaylaşıyor. Bugünlerde, yeni tip bir çipli ehliyete sahipseniz, Yeşil Kart Poliçenizi yaptırarak sınırı kolayca geçebilirsiniz. Üstelik artık bunu yaptırmak için bir yere gitmeniz, belgelerin peşinde koşmanız da gerekmiyor.
Anadolu Sigorta, Türkiye’de ilk defa Yeşil Kart poliçesini online olarak alma imkanı sunuyor. www.anadolusigorta.com.tr adresini ziyaret edip, plakanızı ve TC kimlik numaranızı girerek işlemi onayladığınız takdirde poliçeniz kapınıza kadar geliyor. Size de seyahat rotanızı çizmek kalıyor.

Bir boomads advertorial içeriğidir. 

28 Ağustos 2018 Salı

Son Zamanlarda 24 :)

Selamlar..

Blogumu nerelerde bırakmışım saçlar kızılmış, moraller dipteymiş, yeni yeni kendime gelemeye başladığım zamanlarmış :) 
Ruh hali olarak öyle bir zıpladım ki son yazımdan beri, üzerinden uzun yıllar geçmiş gibi.. Silkelendim ölü toprağını üzerimden attım, enerji emicilerden uzaklaştım bi hoş oldum ya, nası toparladım ama haha nanik nanik :)) 
İnstagramda her gün aktifim hatta son zamanlarda orası blogumu ilk açtığım zamanlardaki gibi olmaya başladı.. O zamanlar günde elliye yakın mail cevapladım şimdi aynı şekilde dm mesajları cevaplıyorum. Bol bol storylerle ne yapsam yanımdalar ordakiler.. Henüz gelmediyseniz gelin pişman olmazsınız :) 
İnstagramıma ulaşmak için :  Buraya tık tık :)

Sonra şöyle ortaya karışık, elimin altında bulunan fotoğraflarla, blogda olmadığımız zamanlarda neler yaptık vs. bi havasını değiştirelim blogun, bi güncelleyelim sonra yazacağım konular, uzun uzun postlar var..

Okulların kapanmasıyla uzun zamandır düşündüğüm şeyi yapıp Rana'yı jimnastiğe yazdırdım. Bizimki o kadar hareketli ki bu enerjiyi parkta bahçede atamıyor artık.. Hazırlandık gittik kaydımızı yaptırdık :)


***

Instagram hesabımda bolca ayna önü fotoğraftan biri :) Hava ısınmak bilmemişti bir kaç gün o zaman bu parıltılı hafif ceketim hayat kurtarıcı oldu..


***

Spor salonunun aynası ınstagramcıların aşina olduğu bir başka ayna :) Jimnastik giriş kartımızı aldık oleeyy pozu.. benim suratımdaki iafade : Ahiyyy azcık hoplasın zıplasın da enerji atsın inşallah çok amin :)


***

Kaydımızı yaptırdık kartımızı aldık ama o gün başlamadık tabii. Burda bir kaç gün sonra ilk dersine girecek heyecan içindeki Rana'yı görüyoruz :)


***
İlk bir kaç ders oldukça az kişiydik sonradan sınıf kalabalıklaştı.. Yine ilk bir kaç ders içeri girmeme izin verdi hocamız. Bizimki çabuk adapte oldu her yere olduğu gibi.. Emin daha bana benziyor öyle hemen adapte olmaz arkadaşlık kurayım falan. Yabani biraz anası gibi :) Rana ohoo hiç bi şey umrunda değil kapıda ağlayan girmek istemeyen çocuklar var Rana beni falan geride bıraktı koştu içeri..


***
Yazın büyük bölümü Rana'yı kursa götürüp, Bim'den kaptığım termosumla bahçede çay içerek ve kendi spor sıramı bekleyerek geçti :) 


Dostlar sporda görsün mantığıyla kayıt sıralarını doldurup, gelmeyen disiplinsiz insanlar yüzünden, salonlar boş olmasına rağmen kayıtlar dolu olduğu için o sıra bir türlü gelmek bilmedi arkadaş.. Fitness fitness diye böğürdüm resmen ! 
Ama nihayetinde sıram geldi ve 2. programıma geçtim bile bunları yazdığım anlarda :) Nasıl mutluyum anlatamam..


***

Jimnastik vesilesiyle bu yaz Rana'yı yürümeye de alıştırdım. Spor salonu evime 3 km uzaklıkta ve ben yürüyerek gidip geliyorum her zaman. Rana'da bu duruma alıştı ve böylece kendi kankamı yetiştirme durumumun son basamağını da tamamlamış oldum. Şimdi hadi gezelim dediğimde gıkını çıkarmadan km'lerce yürüyebilen, kondisyonu sağlam bi kızım ay kankam var :)) 

Bunu şuna bağlayacağım Emin bi bu konuda bana çekmemiş.. Arabacı o hatta ev kuşu. Yürümeyi hiç sevmiyor. Onun motivasyon noktası yemek, hatta döner :) O gün Rana'nın kursundan sonra sizi döner yemeye götüreyim dediğim için yürümeyi kabul etti :) Fotoğraftaki sırıtması tam da yürüdüğüme değdi dediği ana ait :)
Rana'nın yemekle arası olmadığını anlatmama gerek yok sanırım :) Babası izin vermediği için tam olarak göremediğiniz, yüzü saklanmış fotoğrafında bile belli kaşlarının çatık olup dönerine kötü kötü baktığı :))

Bense o gün ekstra iyi hissediyorum kendimi çünkü fırfırlı bluzumu ilk kez giyiyorum ve çok sevmişim :)


***

Emin'i de boş bırakmadım tabii. Daha önce  Kur-an kursuna yazdırmıştım ama abuk sabuk çocukların sırf evden gönderilsinler diye yazdırıldığı garip bir ortam olduğu için sorunlar yaşamış ve devam ettirmemiştim Emin'i.. Bu yıl daha nezih, daha disiplinli bir kurs ortamı bulunca yazdırdım Emin'i.. Aalında evimizin köşesindeki camiiye gönderme niyetim vardı ama orası dolmuş.. Belediye sahildeki Bilgi Evi'nde kurs açmış daha önceden Bilgi Evi'ne kayıtlı olup gitmişliğimiz olduğu için mesajla haber verdiler.. Gittim baktım ortamlarını da biliyordum zaten yazdırdım hemen.
Çok sık hoca değiştirdiler ama 4. hocasıyla bitirdiler şu an. Okullar açılınca devam edecek kurs. Her hoca birbirinden iyi çıktı yani Emin seve seve gidiyordu. Son ders sonrası kurs sahilde olduğu için ortam müsait çıkıp top oynuyorlardı.. Hocaları da katılıyormuş yani sevdirdi kendini tüm hocaları bu da motivasyon oldu çocuklar için çok hızlı şekilde ilerleme sağladılar.. Hatta Emin imam olacağım demeye bile başladı :) Allah razı olsun işini iyi yapan, sevdiren, kaliteli öğretmenlerden, din adamlarından.. 

***

Bu arada yaz başında saçının önünü boyadık Emin'in onu artık Donald Trump'ım diye sevmeye başladım :)
Bu boyadan çok az denemelik Rana'ya da sürdüm ama iğrenç oldu hiç bekletmedim nerdeyse çünkü.. Bir süre abuk sabuk bir saç rengiyle dolaşsa da sonra papatya suyuyla onunda saçlarını açıp istediği gibi bir renge getirdik..


 ***

Bi gün yine kankamla gezeceğiz hazırladık.. Odalarımızdan bir çıktık anne-kız kombini yapmışız tesadüfen :)

Bu arada salonu boyadık yani ben boyadım hihi ve tekrar aşağı taşındık. Salonla ve boyamayla ilgili ayrı bir yazı hazırlarım.. 


***
Her gezme önce kursa gitmekle başladı tabii :) Kurs çıkışı gidebildik istediğimiz yerlere..  Bi ara kendi sporumun da başlamasıyla haftanın 5 günü salondaydım.. Orda çalışıyormuşum gibi :)  


***

Günübirlik denize gitmelerimizden :) Yasin çok çalıştığı için malum düğün sezonu, hiç bi yere gidemedik.. Gerçi o çalışmasaydı da çalışırdı gene gidemezdik haha.. İşkolik.. Böyle günü birlik kaçamaklar yaptık.. Onda da akşama kadar bizimle değil ha.. Öğleden sonra kaçıyor fazla eşyalarımızı da alıyor arabaya. Biz otobüsle dönüyoruz. Buna da şükür :)


***

Trump yorgunluktan mayışmışken :) 



Bu arada bir kaç yıldır Kumburgaz'a gidiyoruz deniz için Yasin burayı keşfetti.. Küçük bir bar var deniz kıyısında.. Sahilde de küçük br kısım onlara ait.. 2 şezlong ve masa kiralıyorsunuz takım olarak.. Çay da var :) Onların wc'sini de kullanabiliyorsunuz rahat bir ortam çocuklarla hiç rahatsız olmadan günü tamamlayabiliyoruz..

***



Canım hiç öpmiim çok bronzum :)) Yanımdaki de denizden çıkardım diye surat asıyo :)

***


İngiliz kraliyet ailesine 5 çayına gidiyormuş gibi görünsekte denize gitmelerimizden biri bu aslında :) Hatta sanırım ilkiydi çünkü henüz beyazım ben burda :) Geçen yıl Defacto'dan aldığım sapkanın Rana'ya göre olanını Tedi'de görünce hemen almıştım.. Bu yaz analı kızlı kullanmış olduk.. Çok soruldu takım mı diye ama ayrı ayrı yerlerden..

***


O bahsettiğim yerde çay içerken ve bakışlarımla çocukları hizaya sokarken ben :) Bi bakışımla otururlar öyle yetiştirdim haha :)

***


Rana bu yaz ilk kez metrobüs ve otobüsle tanıştı :) Metrobüse hemen alışsa da ( çünkü sakindi ve oturabildik hemen )otobüse ilk bindiğinde bir parça ürktü.. Bir de şoför ayağa kalkıp ilerleyelim beyler diye höykürünce bizim ki baktım ağlayacak gibi olmuş tabii hemen bunların normal olduğu konusunda bir konuşmayla enerjisini yükselttim.. İstanbul'un kalabalığıyla tanışması böyle oldu :)

***


Salonu boyayıp taşındık dedim ya, üst katın salonunu yine Emin'in odası yaptım :) Fotoğraf. odasını yerleştirmeyi tamamen bitirdiğimiz akşam, kardeşiyle geniş odasının tadını çıkarmaya başladığı anlarda çekildi.. 

***


Kamera arkası :)

Ve ısınma turumuz burda sona ersin :) Yine görüşeceğiz yorumlarınızı bırakmayı unutmayın.. Blog sahibi olmanız gerekmiyor ADSIZ seçeneğini seçerek yazmak istediklerinizi yazabilirsiniz..

Hoşçakalın :)

26 Mayıs 2018 Cumartesi

Kızıl Saçlarım / Takma Kirpkilerim :)

Yeni renk saçlarla ortaya çıkmama az kala, şu kızıllık meselesini bloga da taşıyayım dedim..  Kızıldan da sıkıldım tabii ki ne sanmıştınız ? :)
Aslında ruh halimin normale dönmesi de diyebiliriz.. Yoksa ruhsal durumum dolayısıyla kendimle oynamalarım dudak dolgusuna doğru falan gidiyordu :)

Aslında hayatımın sizin görmediğiniz büyük kısmını bu şekilde kızıl saçlarla geçirmiştim.. Saçlarımda beyazlar olduğunu ilk kez 15 yaşında farkettim ve kafaya taktım bu durumu.. Ergen kafası işte. Şimdi umrumda bile değil..  Babam saçlarımı boyatmama izin vermemişti tabii.. Hala var mı bilmiyorum ama o zaman set şeklinde kınalar vardı tıpkı bu hazır boyalar gibi.. Onları kullanmama izin vermişti.. Ve ortalıkta kızıl kızıl dolaşmaya başladım :) Yaş ilerledikçe boyalara geçtim.. Ama yaklaşık 14 yıldır hiç saç boyatmamıştım Yasin doğal halini seviyordu ben de hızlı yaşayıp defalarca saç rengi değiştirdiğim için doğal bırakmaktan şikayetçi değildim..

Amaa saç rengi değiştirmeden depresyon mu olur deyip düşündüğüm şeyi yaptım :) Boya piyasasından uzak kalmışım ya ama hani ilk aldığım boya az geldi.. Arkaları doğru düzgün boyayamamışım meğer Yasin görünce bi kere daha boya buralar kalmış dedi..

İlk aldığım boya burada yok kutusunu atmışım.. Kahküllü bir kadın resmi vardı üzerinde.. Sonra aynısını bulamayıp, hatta iki tane aynı renk boya da bulamadım.. Bu aşağıdaki iki rengi alıp karıştırdım..
Yani saçımda 3 farklı kızıl tonu var haha tam depresyonluk :)


İşte ortaya karışık boyalarla bu renk çıktı ortaya.. Tuttu mu tuttu valla süper oldu kuaföre gitmeden ne güzel tutturmuşsun diye iltifatlar aldım hehe :)


Bir hafta arayla iki kez boyadım diye saçların yıprandı mı diye soranlar olmuştu.. Açıkcası öyle bir raddeye geldim ki artık amaaaann yemişim saçı ona mı takıcam kafayı yıpranırsa kestiririm. Ay çok sevdim bu ruh halini yalnız :) 

Yıpranma demeyelim de bir sertleşme oldu tabii.. Saçlarım normalde pırasa diye tabir edilen ince telli ve dümdüz.. Rana'nın saçları tıpkı benimki gibi.. Çok nadiren saç kremi kullanıyorum hatta saçımı taramıyorum bile. Dümdüz fönlü gibi dolanırım ortalıkta yoksa... Bu sebeple o sertlik hoşuma gitti. Biraz kabarıklık kattı.. 

Hep böyle olsun :)


Şu an geldiğimiz noktada her yıkamada hızla akıyor boya tabii. Bu tür renklerin keyfi kısa sürüyor..  Ama şu kısmı güzel her yıkama sonrası farklı bir renkle karşılaşıyorsun :) Diplerde çıkmaya başladı ama dip boya yapmayacağım.. Yeter bu kadar hevesimi aldım.. Derken benim işim belli olmaz diye de dipnot düşeyim şuraya :)

Ay saçtan önce kirpiklerime takmıştım ilk takma kirpik deneyimimi gerçekleştirdim.. Yasin oyuncak bebek gibi olmuşsun hani şu yatırınca gözleri kapananlardan haha diye tepki verse de bence güzel oldu :) Ama hakkaten oyuncak bebek gözü gibi oldu aslında ucuz bi şey de değildi hani ama fazla plastik duruyor bence bu yakından bakınca.. Daha farklı kirpikler de alacağım.. Tek gözümle 45 dakika uğraşsam da artık şıp diye takabiliyorum ehu ehu ne büyük beceri :)


Yoruldum.. Hadi görüşürüz yine :) Byyyyy <3


11 Mayıs 2018 Cuma

Çamaşır Makinesinde Tül Boyama..

Kızımın odasının tülünü boyadım sizinle onu paylaşacağım şimdi.. 

Tüllerim İkea'dan oldukça uygun fiyatlı hem de boş duran odalarım olması sebebiyle yedek tüllerim var.. Boyanın kötü olması veya tülün zarar görmesi ihtimaline karşılık bir şey olsa üzülmeyeceğim bir şey seçtim boyamak için ilk olarak . Bu cümleden bu boyama işlerinin devam edeceği anlaşılıyor tabii :)

Tül veya naylon, polyester kumaşların bu tür boyaları tam tutmayacağı konusunda bilgim vardı bu yüzden bebe pembesi tonunu yakalamak için koyu pembe bir boya aldım..

Kumaş boyalarını aktarlardan bulabilirsiniz.. Paketi 3 liraydı bir de başka bir renk aldığım için 2'si 5 lira olmaz mı dedim adam olur dedi hihi hiç pazarlık yapabilen biri değilim o yüzden bu durum çok hoşuma gitti ayrıca belirtiyim haha :)


Bulabildiğim koyu pembe böyle bir renkti.. Mutfak halımın deseniyle aynı renk olduğunu farkedip yan yana çektim fotoğrafı.. Biraz mora çalan bir pembeydi sanki.. 

Boyayı plastik bardağa döküp, bi parça sıcak suyla erittim. biraz sirke ve bir tatlı kaşığı tuz ilave ettim. Pakette böyle yazıyordu.. Ve makinenin deterjan gözüne boşalttım.. 95 derecede makineyi çalıştırdım..


Öncelikle pek çoğunuz gibi bende makinede boyamak konusunda tedirgindim.. Küçükken bahçeli bir evimiz vardı ve ablamın kazanla pantolonlarını boyadığını hatırlıyorum.. Makinede ilk kez deneyecektim. Bir kaç önlemle birlikte biraz cesaret ve risk almayla güzel bir sonuca ulaştım..

Şöyle ki , ayrı bir makine çalıştıracak kadar kırmızı ve koyu pembe giysimiz var ev ahalisi olarak.. Bu çamaşırları yıkamayı, tül boyama zamanıma denk getirdim.. Ama ondan önce toz bezlerimi yıkayacaktım zaten ilk onları attım 14 dakikada çalıştırdım makineyi.. Baktım toz bezlerine bi şey olmamış.. Peşinden de kırmızıları yıkadım.. Bi bulaşma falan olsa gözükmeyecekti nasılsa ama yine bi şey olmadı.. Makinede gayet temiz durumda.. Hatta boyama sonrası da tertemizdi içi ama risk almadım beyaz çamaşır falan yıkamadım ilk olarak.

Mesela siyah boyama yapacağım zaman da aynı şekilde ilk 1-2 yıkamayı siyahları yıkayarak yapacağım.. 


Yıkama esnasında biraz koyu pembe göründü ama sonuç istediğim pembelikte çıktı.. Öyle kalsaydı da güzeldi ama.. 

Rana heyecanla makinenin başında bekledi.. İçerde çorap kalmış onu da bu esnada farkettik ama artık çok geçti :) Sonra unuttu, sonucu bugün gördü çok mutlu şu an teşekkür edip duruyor bana ikide bir de :) 


Pamuklu kumaşlarda boya daha birebir tutuyor.. Koyu pembeyse koyu pembe çıkması gibi..  Mesela içerdeki çorap böyle çıktı :) Griydi boyanan yerleri.. 


Deneyecek olanlara kolay gelsin diyor kaçıyorum :)

10 Mayıs 2018 Perşembe

Son Zamanlarda 23..

Selam,

Öncelikle güzel bir çekiliş haberi vereceğim.. Bana bambaşka bir ifade kazandıran kaşlarımın mimari sevgili Hatice instagram.com/cosy_beauty Çatı Katı Blog takipçilerine kaş tasarımı hediye ediyor.. Üstelik evinizin rahatlığında.. Veya istediğiniz yerde.. Belki ben de gelirim işlem sırasında yanınıa :)

Katılmak için burayı tıklayın lütfen : instagram.com/catikatiblog


***

Kızımın okuma bayramını kutladık geçtiğimiz günlerde.. İnstagramdan takip edenlerin bildiği durum dolayısıyla fiziksel ve ruhsal olarak yıkım yaşadığım, kimseyle konuşmadığım,telefonlara bakmadığım fiziksel aktiviteyi en aza indirgediğim bir dönem geçirdim.. Ve hatta ilk günlerdeki kadar ağır olmasa da hala geçiriyorum.. Kocamın nefes almam için geceleri cafe cafe dolaştırmaları dışında, o günlerin peşinden ilk kez dışarı ve insan içine çıktığım gündü bu.. 



Ruh gibi gittim ve geldim.. 
Hayatta aştığım her engelin, peşinden bana bir şey bırakmasını sağlamaya çalıştım.. Bu deneyimin katkısı da içinde bulunduğum pek çok durumun bana stres ve yük oluşturduğunu, gereksiz olduğunu, kendimi salmam gerektiğini, bir şeylerin akışta kalmasının daha iyi olacağını farketmem oldu.. Bilmediğim şeyler değildi elbet.. 

Saçma sapan yarışların, gereksiz koşturmaların içindeyiz veya zorla çekiliyoruz. Her şey çok.. Seni düşünüyorum, senin iyiliğini istiyorum diyenler tarafından daha beter dibe çekilişlerimizden bahsetmiyorum bile.. 

Dışardan depresyonda gibi görünsem de, ki bunun şakasını ben de yapıyorum elleşmeyin depresyondayım şeklinde. Ama depresyon değil.. Bir gölün içinde boğulmamak için debelenip su yutarken, aslında kendini salsan çabasız yüzeyde ve güvende kalacağını farketmen gibi.. O sakinlik hali.. 

Neyse.. Kızım prensesler gibi oldu..


***

Canım sıkıldıkça çocukları yemeğe götürmeye başladım.. Bunda kocamın bu ara sürekli bana normalin üstü para verip, bişeyler al kendine yemeğe gidin vs şeklinde  her fırsatta dışarı atmaya çalışmasının payı büyük tabii.. Çıkmıycam depresyondan hoşuma gitmeye başladı bu durum :)

O ayrı bir motivasyon kaynağı ama Emin'i yemek yerken seyretmek büyük zevk.. Öyle mutlu oluyor ki kendini gülerken buluyorsun..  


Bu küçük hanımda yemeğim nerde kaldı diye  8 bin kere soru sorup herkesin maskotu olup kendine güldürse de gelen her şeyden iki lokma ancak yemesiyle ünlü.. Kalan her şeyi Emin yiyor tabii :) Sonuçta ikisi de mutlu. E sorun yok madem.. 


***

Şu suyun üzerinde hareketsiz kalma kısmıyla birlikte eve giriştim.. Girişmek dediysem sakin ve sessizce.. Şöyle ki dış dünyaya kendimi kapayıp ( bunun içine telefonu uçak moduna almak veya kendimden olabildiğince uzağa fırlatmak da dahil ) sakince ruhma iyi gelen bir şeyler yapıyorum.. Evi düzene sokmak gibi. Şu evi geldiğimden beri 500 şekle soktum.. Fakat sadece ev düzeninde değil, diğer bir çok şeyde de ilk yaptığın en iyi, ilk aldığın karar en doğru.. Dolayısıyla bu değişiklikler sonrası evde bir kaos ortamı hakim oldu.. Hiç bir şey olması gereken yerde dedğil.. Dolayısıyla başa dönüyorum.. Rana'nın ilk odasına dönmesi gibi mesela..


Ev içinde bir taşınma söz konusu .... Bu da elime çarpan, ruhuma fazlalık gelen her şeyden daha kolay kurtulmam demek.. Sadece gerçek ihtiyaçlar geçiyor yeni odaya mesela.. Diğerleri dışarda kalıp gitmesi gereken yerlere gidiyor.. Dolu yerleri düzenlemek, boş bir odayı baştan hazırlamaktan daha zor..

Ve sonuç..

Rana'nın dolabının alt iki rafını fazlalıklardan arındırmayı başardım.. En altta şu an kışlık kıyafetleri dizili.. Bunlar daha önce başka bir yerdelerdi.. Azalmayla birlikte tüm giysilerini tek bir dolapta toplayabildim. 


Fazlalıkların bir kısmı instagram.com/catikatidolapbosaltmaca hesabımda yeni sahiplerini bulurken, diğer kısmı ihtiyaç sahiplerine gitti.. Toz bezi olanlarda var tabii :)


Ütülenip takılacak tülü ve diğer bazı aksesuarları dışında Rana'nın odası tamam..

Ha pardon düzenleyip bıraktıktan takribi 3 dakika sonra şu haliyle tamam :)


Oyuncaklara da bir girişeceğim.. Suyun üstündeki sakinlik halim bozulup gölün dibini boylarım diye bunu biraz sonraya erteledim :)


***

Sıkıldım. Devamını sonra yazarım.. Şu baştan beri tasvir ettiğim suyun üzerinde hareketsiz ve sakin kalma hali bu işte.. Kendini hiç bi şey için zorlamıyorsun.. Dur bitireyim yazıyı diye uğraşmadım mesela.. Sıkmadım kendimi.. Böyle iyi.. Şimdi sıra bunu tüm hayata yaymakta..

Yani, depresyon çok güzel gelsenize :)

30 Mart 2018 Cuma

Bugün Ne Giydim ? / Diş Hekimi Maceraları :)

Geçenlerde ağzımda minik bi taş buldum.. Taş olduğunu sanıyordum yani ta ki dişimden kırılmış bir parça olduğunu farkedene kadar.. Çok dikkate almadım zira her şeyimde olduğu gibi dişlerimde de enteresanlık söz konusu. Çatır çutur kırılıyorlar.. Ön alt dişlerimden biri yapıştırma mesela.. Başka bi adı var tabii yapıştırma değil ama iki kez kırılıp iki kez yaptırdığım halde yapılan işlemin ne olduğunu hatırlamıyorum.. Her seferinde doktor anlatıyor ben kafa sallıyorum çıkınca dişine naptılar diye soran olunca bön bön bakıyorum.. İnsan bi aklında tutar :) Doktor odalarıyla ilgili bir problemim var önceden bahsetmiş olmalıyım.. Odadan çıktığım anda hiç bi şey hatırlamıyorum ve yol, Yasin'e sürekli ne demişti ne demişti diye sormakla geçiyor :)

İşte minik bi parça koptu gene dişimden dedim önemsemedim.. Hatta hangi dişim olduğunu bile bilmiyordum. Bir kaç akşam önce baktım sağ üst dişimde bi değişiklik var.. Aaaa sallanıyo.. Hemen banyoya indim ağzımın içine sokabileceğim mni bir ayna buldum türlü garip şekillere girerek dişimi görebildim yot artık ! Ortadan ikiye ayrılmış ! Bi tarafı nası sallanıyo. Böhüüü diye evin içinde geinirken Yasin dedi ki gel çekiyim o kısmı.. Hayatta olmaz ! diye tepkimi verirken aklımdan geçen şu : Kopmaz o diş ordan tamam ikiye ayrılmış ama yani çıkaramayız biz onu kökü sağlamdır.. Acır falan şimdi..

Sonraki sahnede dişimi yutmuşum..

Gecenin bi körü bi baktım dişin yarısı ağzımda yok ! Kıvranıyorum endişeyle derken Yasin uyandı ay dedim Allah uyandırdı Yaseeen dişi yutmuşum bişey olur mu ? Çekelim dedim ben sana bişey olmaz dedi.. Sonra ben rahatladım kendisinden onay almadan yaşayamıyorum da ben :)

 Önce hastane yönetim kadorusunda olan Arkadaşımız Mevlüt'ü , Mevlüt bana doktor bul indirim yaptır böhüü şeklinde gecenin köründe rahatsız etsemde, yukarıda bahsettiğim ön diş yaptırma sürecimde özel hastaneye böbrek parası kadar ödeme yaptığım için sigortada da şansımı deneyeyim dedim.. Randevu aldım hemen..

Dişim resmen çürümüş. Hiç farketmedim dışardan hiç bir şey belli olmadığı gibi, ağrı sızı hatta sızlama bile yoktu.. Seni sinsi seni ! İçerde neler oluyormuş yani dişlerim sağlam demeyin a dostlar zira gittiğim diş hekimi 2 çürük, 3 dolgu, bir de çekilecek 2 adet 20'lik diş çıkardı.. Karıştırıyor da olabilirim gene dinlemedim. Haydi bağaa hayırlı başarılar !

Ay ama o esnada şak diye düşüp bayılmamamı girişte doktorla yaşadığımız şaşkınlık muhabbetine borçluyum ehu ehu :)

Adım yandı yukardaki tabelada girdim içeri ben doktor suratıma baktı direk dedi ki 36 yaşında mısınız ? Ben de elimdeki kağıda baktım 36 yazıyor gerçekten. Dedim 37 ama 36 mı yazmışlar ? Güldü yok çok küçük gözüktünüz gözüme bazen yanlış giriyorlar içeri de ondan teyit edeyim dedim dedi.. Dedim doktor bu iltifattan sonra sök bütün dişleri ! Kamoonn !

Şaka şaka öyle demedim.. Salak salak sırıttım daha iyiymiş gibi :)

Enteresan bir sistemleri var.. Yani ben ilk kez şahit oluyorum. Gittiğim hekim sadece bana dişlerimin durumunu ve nereye gideceğimi söyledi.. Sadece bunu ve normal diş çekimi yapabiliyormuş.. Cerrahi işlem gerekiyor biz yapamıyoruz deyip beni yönlendirdi.. Tabii randevu yok.. Önce Anadolu Yakası'na dahi bakayım dedim sonra Çorlu'ya Tekirdağ'a kadar geçtim randevu yok :) Gene Mevlüt'e ağlıyorum ben tabii Mevlüütt bişeyler yap.. Arıycam ben seni dedi bi bakınayım dedi en son.. Yani hala yarım dişim ve ben birlikte yaşıyoruz. 

Nasıl da yağmur yağıyor o gün Ben böyle kendimce ay çok iyi oldu böyle be falan diyerek giyinmiş çıkmışım ama suratıma yağmur ve rüzgar yiyince sıfatım kaydı.. 


Epeydir giymediğim ispanyol paça bir kotum var o gün onu giydim paçaları biraz yere sürünüyor ama sıkıntı yok akşama yıkarım dedim ama nasıl yağmur yağıyor benim o paçalar alttan ıslanıp çıka çıka dizime doğru yol aldı su içindeyim :)

Suratımdaki dişçiye gidiyorum ifadesini yerim :) Kıyamam tırsağım benim :)


Suları yara yara eve dönüyorum ben şimdi artık salmışım cork cork su içindeyim Bim'e uğrayayım dedim kendi kendime söyleniyorum ay hiç güzel peçete getirmiyorlar artık ya derken bi ses ya sana bi şey oluyo noluyo noluyosun sen bi değişiyorsun bu ne hal burnun falan bi şey var sende.. Bismillah ! derken bi baktım Mustafa Abim :) Küçükken eczanesinde çalışmıştım 15 yaşımdan beri beni tanıdığı için her türlü tipimi biliyor bi güzelleştin ya diycek diyemiyo hahaha ay evet burnum estetik Mustafa abicim dedim ayaküstü sohbet ettik kasaya geçtim ben kredi kartımı verdim kasadaki çocuk bi karta baktı bi suratıma baktı ben noluyo ya derken doğru hatırlıyormuşum evet İlkay soyadın değişik ama adını doğru hatırlamışım dedi  :) Evet kocamın soyadı diye gereksiz bir açıklama yaptıktan sonra tepemde bir ampul yandı aaa dedim ben seni tanıyorum nerden tanıyorum Kerem senin adın ? Öküz öyle mi denir..
Çok ilginç bi hafızam var çocuğu nerden tanıdığıma dair en ufak bir fikrim yok adını hatırlıyorum afdshdkdfdf..
Ben dedi Mehmet abinin akrabasıyım :) Mehmet abi de abimin çocukluk arkadaşı ve Rusya'ya gitmeden önceki  eski iş ortağı .. Aaaa evet hatırlıyorum falan dedikten sonra ( yalan hala hiç hatırlamıyorum ) yeni mi başladın hayırlı olsun dedim Kasım'dan beri burdayım dedi darbe üstüne darbe yiyorum hahaaay :))
Bi yandan da aklımdan dizime kadar su içindeyken geçmişten gelen başka kimlerle karşılaşacağım acaba diye geçiyor. 

Ben marketten çıktım 10 adım sonra eve varacağım bir güneş açtı bir güneş açtı anlatamam.. Az önceki fırtınadan eser yok laağğnn beni ıslatana kadar mıydı her şey.. Hayattaki şansım..

***

Bu da postun Bugün Ne Giydim Kısmı 

Jean : Levı's
Suni Deri Ceket : Zara
Gömlek / Çanta : DeFacto


Kış Gözlüğü : Taksim'den
Küpe : DeFacto
Oje : Pastel 09 numara 
( Ama memnun değilim. 2 katta bile tam bir kapatıcılık sağlamıyor )


Hoşçakalın :)

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :



İletişim : catikatiilkay@gmail.com

20 Mart 2018 Salı

Son Zamanlarda 22 :)

Geçtiğimiz günlerde dolabıma giriştim.. Giymediğim, artık bana bol gelen veya bir heves alıp kenara koyduğum her şeyi instagram.com/catikatidolapbosaltmaca da yayınlamak üzere ayırdım.. Dolabım düzenlenmiş oldu.. 


Gerçi şimdi bir kez daha el attım.. Baharın gelmesiyle kalın kışlık şeylerimi kaldırıp dolabı bi tık daha ferahlattım.. O halini de paylaşırım.. 1-2 ay sonra da yazlıkları çıkarmış olacağım.. 

Bu fotoğrafı görmüşken aklıma ne geldi.. Çantalarımın bir kısmını instagram.com/catikatidolapbosaltmaca hesabımda sattım.. Şu sol tarafta bulunan çantamı da satacaktım son anda benzer model tek gözlü olanı satmaya karar verdim onun yerine.. Çanta koyar koymaz satıldı.. Bir süredir evlilik yüzüğüm olan tek taşım kayıptı bu arada.. Geçen akşam eşimle dışarı çıkarken aceleyle hop diye bu görünen siyah çantayı aldım elime sadece telefon koyacaktım çünkü.. Neyse çıktık biz bi yerde otururken çantamın diğer gözünü açtım aaaaa inanamıyorum tektaşım çantanın içinden çıktı.. Ay sen ben bi sevin.. Ama direk aklıma çantayı elime alıp yok ya bunu değil ötekini satışa koyayım anı geldi.. Dedim yüzüğü müşterime gönderiyordum az daha.. 

Bi keresinde de kimliğimi kaybettim Allah'ım ara tara yok. Gittim mecbur yenisini çıkarttım.. Bi de kayıp olduğu için bi güzel ceza ödedim.. Bir kaç hafta sonra sık kullanmadığım bir çantanın içinden eski kimliğim çıktı haydaa :) Onu da sattım bu arada.. İmha ettik tabii.. O kadar uğraştığıma mı yanayım ödediğim cezaya mı yanayım.. Çantaların içine bakma huyum yok.. Artık olacak ama :) 


Şu gözlüklerimi bir arada görebileceğim bir yer istiyordum.. Bu şekilde kullanıyorum şimdi. Ama yayınlayana kadar geçen sürede bundan da sıkıldım haha :) Böyle de sevmiyorum şimdi.. Başka bir yer arayışındayım.. Lanet olası terazi burcu kararsızlığı :) 
Ama bu yer arayışında, askılardan birini bi şey alırken lönk diye gözlüklerin üstüne düşürüp aiiiyy bi şey oldu mu gözlüklerime diye kalp krizi eşiğine gelmemin de payı büyük tabii..


***

Bi çılgınlık edip kahkül kestirdim :) İnstagramcılar biliyor tabii görmeyen kaldıysa burdan da görün Japon animelerine benzedim ashgdhjgf 
Valla düşünüyorsanız bi cesaret kestirin.. Her ne kadar şu an kahküllerimden de sıkılmış olsam da denedim gitti :)


***

Kaşlarımın 2.seansı da geçtiğimiz günlerde yapıldı. Microblading ve Dipliner deneyimlerimi anlattığım 1.yazım burada tık tık..  2.seans için biz gitmedik Hatice bize, yani arkadaşımın evine geldi.. 2 müjdem var hemen onu da söyleyeyim birincisi az önce bahsettiğim gibi Hatice yani cosy_beauty artık evlerinize gelip kaşlarınızı veya diğer işlemleri evinizin rahatlığında sunabiliyor :)

2.si ise bir kaç gün içinde Hatice ile ortaklaşa çok güzel bir hediye çekilişi yapacağız :) instagram hesabımda olacak takipte kalın..

Hatice'nin önünde kuzu kuzu yatan ben :)


Ta-daaaa ! Güzelikten kırılırken ben :)


Kaşlarım çok güzel oldu yine ama asıl arkadaşımın saçlarıyla ilgili sorunu için Hatice'yi merakla bekliyorduk.. 2 seansı daha var onda da sonuca ulaşalım onun içinde paylaşım yapacağım.. Kısaca bahsedersem saçlardaki seyreklik sorunuyla ilgili..

Kaş tasatım, Dip liner, Kalıcı eye liner, Saç simülasyonu, Dudak renklendirme gibi talepleriniz için gönül rahatlığıyla Hatice'ye ulaşabilirsiniz.. Çocuklarım okula gidiyor çıkamıyorum, bebeğim var çıkamıyorum vs diyosanız dediğim gibi Hatice artık evlerinize de geliyor.. 

https://www.instagram.com/cosy_beauty hesabından veya 0 505 667 26 04 numaralı telefonundan ulaşabilirsiniz.. 


***

Geçen gün Nuraycığıma konuk oldum.. Hep ben geliyorum diye sitem etti ki haklı da. Yıllardır onun çabalarıyla görüşüyoruz. Annesini kaybetti, torunu oldu yanında bulunamamıştım.. Oldukça ters yerlerde oturuyoruz İstanbullular biliyor ki neredeyse şehirlerarası yolculuklar yapıyoruz birbirimize gidebilmek için bazen..Çocukların okulları dolayısıyla kısıtlı vaktim vardı ama bir saatte olsa göreceğim diye inat edip gittim.. Birbirimize doyamasak ta görüşmüş olduk..

Peçeteleri sevdiğim için esprili bir peçete almış bana hazırladığı sofra için :) Bir pakette bana hediye etti sağolsun..


Tekrar spora başlamanın da rahatlığıyla bu tabak dolup dolup boşaldı o gün :) 2 çay tiryakisi olarak koca demlik çayı da hallettik tabii..


Nuray içerde çiğ börekleri kızartırken ben de sağda solda fotoğraf çekiyorum haha :) İlerleyen yaşımla birlikte leopar sever oldum a dostlar. 


Ayrıca bu alelale bi perde değil :) Cahide Müzikhol'un perdesi.. Ay kimler kimler görmüştür bu perde haha Burası da aslında İstanbul gece hayatının yakından tanıdığı, sahne adıyla "Ati Hala"nın evi.. İzel'in Aşk Hakları klibinde de oynamıştı..  Blogumu eskiden beri takip edenler Nuray'ı, buz müzesindeki düğünü ve Fox Tv'deki 4 düğün bir balayı yarışmasını kazanıp Maldivlere balayına gitmesiyle hatırlayacaktır.. Ki instagram hesabımda öyle oldu zaten :)
 O zamanki yazımı okumak isteyenler burayı tıklayabilirler.. İşte Nuray aynı zamanda Ati Hala'nın teyzesi.. Kızına ve torununa yakın ve yardımcı olmak için bir süredir eşiyle birlikte burda yaşıyor.. 

Biz yemeklerimizi yerken üst kattan Edip paşa geldi :) İsminin asaletine bakar mısınız ? Ne zamandır bebek görmeyen ben o yumuşacık yanaklarına sokulup durdum.. 



Çocuk neye uğradığını şaşırdı :) Neyse ki küpelerim ilgisini çekti de epey bi süre rahat rahat sevebildim. Ay ben bebek istiyorum kendime değil ama ahahah bebek yapın etrafımda nolur sevicem. Arada bakarım da valla gider gezer hava filan alırsınız ehu ehu.


Bu fotoğrafı Nuray'ın ordaki ışık hüzmesini tam da orda olan dolarlı peçeteye bağlayıp yüzüme yüzüme vurmuş zenginliğim demesi ve kahkahalarımızla hatırlıyorum :)



Bir daha ki sefere çocuklarla gidip daha uzun kalmayı umuyorum.. Özlemişim.. Ay blogumu da özlemişim hep bi özlem halindeyim buraya zaten. Daha sık yazayım çok amin.


***

Hoşçakalın :)

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :




İletişim : catikatiilkay@gmail.com

Alexa