En uygun fiyata eşarp, şal, sunum ve dekorasyon ürünleri.. Tüm modeller için fotoğrafı tıklayınız

26 Mayıs 2018 Cumartesi

Kızıl Saçlarım / Takma Kirpkilerim :)

Yeni renk saçlarla ortaya çıkmama az kala, şu kızıllık meselesini bloga da taşıyayım dedim..  Kızıldan da sıkıldım tabii ki ne sanmıştınız ? :)
Aslında ruh halimin normale dönmesi de diyebiliriz.. Yoksa ruhsal durumum dolayısıyla kendimle oynamalarım dudak dolgusuna doğru falan gidiyordu :)

Aslında hayatımın sizin görmediğiniz büyük kısmını bu şekilde kızıl saçlarla geçirmiştim.. Saçlarımda beyazlar olduğunu ilk kez 15 yaşında farkettim ve kafaya taktım bu durumu.. Ergen kafası işte. Şimdi umrumda bile değil..  Babam saçlarımı boyatmama izin vermemişti tabii.. Hala var mı bilmiyorum ama o zaman set şeklinde kınalar vardı tıpkı bu hazır boyalar gibi.. Onları kullanmama izin vermişti.. Ve ortalıkta kızıl kızıl dolaşmaya başladım :) Yaş ilerledikçe boyalara geçtim.. Ama yaklaşık 14 yıldır hiç saç boyatmamıştım Yasin doğal halini seviyordu ben de hızlı yaşayıp defalarca saç rengi değiştirdiğim için doğal bırakmaktan şikayetçi değildim..

Amaa saç rengi değiştirmeden depresyon mu olur deyip düşündüğüm şeyi yaptım :) Boya piyasasından uzak kalmışım ya ama hani ilk aldığım boya az geldi.. Arkaları doğru düzgün boyayamamışım meğer Yasin görünce bi kere daha boya buralar kalmış dedi..

İlk aldığım boya burada yok kutusunu atmışım.. Kahküllü bir kadın resmi vardı üzerinde.. Sonra aynısını bulamayıp, hatta iki tane aynı renk boya da bulamadım.. Bu aşağıdaki iki rengi alıp karıştırdım..
Yani saçımda 3 farklı kızıl tonu var haha tam depresyonluk :)


İşte ortaya karışık boyalarla bu renk çıktı ortaya.. Tuttu mu tuttu valla süper oldu kuaföre gitmeden ne güzel tutturmuşsun diye iltifatlar aldım hehe :)


Bir hafta arayla iki kez boyadım diye saçların yıprandı mı diye soranlar olmuştu.. Açıkcası öyle bir raddeye geldim ki artık amaaaann yemişim saçı ona mı takıcam kafayı yıpranırsa kestiririm. Ay çok sevdim bu ruh halini yalnız :) 

Yıpranma demeyelim de bir sertleşme oldu tabii.. Saçlarım normalde pırasa diye tabir edilen ince telli ve dümdüz.. Rana'nın saçları tıpkı benimki gibi.. Çok nadiren saç kremi kullanıyorum hatta saçımı taramıyorum bile. Dümdüz fönlü gibi dolanırım ortalıkta yoksa... Bu sebeple o sertlik hoşuma gitti. Biraz kabarıklık kattı.. 

Hep böyle olsun :)


Şu an geldiğimiz noktada her yıkamada hızla akıyor boya tabii. Bu tür renklerin keyfi kısa sürüyor..  Ama şu kısmı güzel her yıkama sonrası farklı bir renkle karşılaşıyorsun :) Diplerde çıkmaya başladı ama dip boya yapmayacağım.. Yeter bu kadar hevesimi aldım.. Derken benim işim belli olmaz diye de dipnot düşeyim şuraya :)

Ay saçtan önce kirpiklerime takmıştım ilk takma kirpik deneyimimi gerçekleştirdim.. Yasin oyuncak bebek gibi olmuşsun hani şu yatırınca gözleri kapananlardan haha diye tepki verse de bence güzel oldu :) Ama hakkaten oyuncak bebek gözü gibi oldu aslında ucuz bi şey de değildi hani ama fazla plastik duruyor bence bu yakından bakınca.. Daha farklı kirpikler de alacağım.. Tek gözümle 45 dakika uğraşsam da artık şıp diye takabiliyorum ehu ehu ne büyük beceri :)


Yoruldum.. Hadi görüşürüz yine :) Byyyyy <3


11 Mayıs 2018 Cuma

Çamaşır Makinesinde Tül Boyama..

Kızımın odasının tülünü boyadım sizinle onu paylaşacağım şimdi.. 

Tüllerim İkea'dan oldukça uygun fiyatlı hem de boş duran odalarım olması sebebiyle yedek tüllerim var.. Boyanın kötü olması veya tülün zarar görmesi ihtimaline karşılık bir şey olsa üzülmeyeceğim bir şey seçtim boyamak için ilk olarak . Bu cümleden bu boyama işlerinin devam edeceği anlaşılıyor tabii :)

Tül veya naylon, polyester kumaşların bu tür boyaları tam tutmayacağı konusunda bilgim vardı bu yüzden bebe pembesi tonunu yakalamak için koyu pembe bir boya aldım..

Kumaş boyalarını aktarlardan bulabilirsiniz.. Paketi 3 liraydı bir de başka bir renk aldığım için 2'si 5 lira olmaz mı dedim adam olur dedi hihi hiç pazarlık yapabilen biri değilim o yüzden bu durum çok hoşuma gitti ayrıca belirtiyim haha :)


Bulabildiğim koyu pembe böyle bir renkti.. Mutfak halımın deseniyle aynı renk olduğunu farkedip yan yana çektim fotoğrafı.. Biraz mora çalan bir pembeydi sanki.. 

Boyayı plastik bardağa döküp, bi parça sıcak suyla erittim. biraz sirke ve bir tatlı kaşığı tuz ilave ettim. Pakette böyle yazıyordu.. Ve makinenin deterjan gözüne boşalttım.. 95 derecede makineyi çalıştırdım..


Öncelikle pek çoğunuz gibi bende makinede boyamak konusunda tedirgindim.. Küçükken bahçeli bir evimiz vardı ve ablamın kazanla pantolonlarını boyadığını hatırlıyorum.. Makinede ilk kez deneyecektim. Bir kaç önlemle birlikte biraz cesaret ve risk almayla güzel bir sonuca ulaştım..

Şöyle ki , ayrı bir makine çalıştıracak kadar kırmızı ve koyu pembe giysimiz var ev ahalisi olarak.. Bu çamaşırları yıkamayı, tül boyama zamanıma denk getirdim.. Ama ondan önce toz bezlerimi yıkayacaktım zaten ilk onları attım 14 dakikada çalıştırdım makineyi.. Baktım toz bezlerine bi şey olmamış.. Peşinden de kırmızıları yıkadım.. Bi bulaşma falan olsa gözükmeyecekti nasılsa ama yine bi şey olmadı.. Makinede gayet temiz durumda.. Hatta boyama sonrası da tertemizdi içi ama risk almadım beyaz çamaşır falan yıkamadım ilk olarak.

Mesela siyah boyama yapacağım zaman da aynı şekilde ilk 1-2 yıkamayı siyahları yıkayarak yapacağım.. 


Yıkama esnasında biraz koyu pembe göründü ama sonuç istediğim pembelikte çıktı.. Öyle kalsaydı da güzeldi ama.. 

Rana heyecanla makinenin başında bekledi.. İçerde çorap kalmış onu da bu esnada farkettik ama artık çok geçti :) Sonra unuttu, sonucu bugün gördü çok mutlu şu an teşekkür edip duruyor bana ikide bir de :) 


Pamuklu kumaşlarda boya daha birebir tutuyor.. Koyu pembeyse koyu pembe çıkması gibi..  Mesela içerdeki çorap böyle çıktı :) Griydi boyanan yerleri.. 


Deneyecek olanlara kolay gelsin diyor kaçıyorum :)

10 Mayıs 2018 Perşembe

Son Zamanlarda 23..

Selam,

Öncelikle güzel bir çekiliş haberi vereceğim.. Bana bambaşka bir ifade kazandıran kaşlarımın mimari sevgili Hatice instagram.com/cosy_beauty Çatı Katı Blog takipçilerine kaş tasarımı hediye ediyor.. Üstelik evinizin rahatlığında.. Veya istediğiniz yerde.. Belki ben de gelirim işlem sırasında yanınıa :)

Katılmak için burayı tıklayın lütfen : instagram.com/catikatiblog


***

Kızımın okuma bayramını kutladık geçtiğimiz günlerde.. İnstagramdan takip edenlerin bildiği durum dolayısıyla fiziksel ve ruhsal olarak yıkım yaşadığım, kimseyle konuşmadığım,telefonlara bakmadığım fiziksel aktiviteyi en aza indirgediğim bir dönem geçirdim.. Ve hatta ilk günlerdeki kadar ağır olmasa da hala geçiriyorum.. Kocamın nefes almam için geceleri cafe cafe dolaştırmaları dışında, o günlerin peşinden ilk kez dışarı ve insan içine çıktığım gündü bu.. 



Ruh gibi gittim ve geldim.. 
Hayatta aştığım her engelin, peşinden bana bir şey bırakmasını sağlamaya çalıştım.. Bu deneyimin katkısı da içinde bulunduğum pek çok durumun bana stres ve yük oluşturduğunu, gereksiz olduğunu, kendimi salmam gerektiğini, bir şeylerin akışta kalmasının daha iyi olacağını farketmem oldu.. Bilmediğim şeyler değildi elbet.. 

Saçma sapan yarışların, gereksiz koşturmaların içindeyiz veya zorla çekiliyoruz. Her şey çok.. Seni düşünüyorum, senin iyiliğini istiyorum diyenler tarafından daha beter dibe çekilişlerimizden bahsetmiyorum bile.. 

Dışardan depresyonda gibi görünsem de, ki bunun şakasını ben de yapıyorum elleşmeyin depresyondayım şeklinde. Ama depresyon değil.. Bir gölün içinde boğulmamak için debelenip su yutarken, aslında kendini salsan çabasız yüzeyde ve güvende kalacağını farketmen gibi.. O sakinlik hali.. 

Neyse.. Kızım prensesler gibi oldu..


***

Canım sıkıldıkça çocukları yemeğe götürmeye başladım.. Bunda kocamın bu ara sürekli bana normalin üstü para verip, bişeyler al kendine yemeğe gidin vs şeklinde  her fırsatta dışarı atmaya çalışmasının payı büyük tabii.. Çıkmıycam depresyondan hoşuma gitmeye başladı bu durum :)

O ayrı bir motivasyon kaynağı ama Emin'i yemek yerken seyretmek büyük zevk.. Öyle mutlu oluyor ki kendini gülerken buluyorsun..  


Bu küçük hanımda yemeğim nerde kaldı diye  8 bin kere soru sorup herkesin maskotu olup kendine güldürse de gelen her şeyden iki lokma ancak yemesiyle ünlü.. Kalan her şeyi Emin yiyor tabii :) Sonuçta ikisi de mutlu. E sorun yok madem.. 


***

Şu suyun üzerinde hareketsiz kalma kısmıyla birlikte eve giriştim.. Girişmek dediysem sakin ve sessizce.. Şöyle ki dış dünyaya kendimi kapayıp ( bunun içine telefonu uçak moduna almak veya kendimden olabildiğince uzağa fırlatmak da dahil ) sakince ruhma iyi gelen bir şeyler yapıyorum.. Evi düzene sokmak gibi. Şu evi geldiğimden beri 500 şekle soktum.. Fakat sadece ev düzeninde değil, diğer bir çok şeyde de ilk yaptığın en iyi, ilk aldığın karar en doğru.. Dolayısıyla bu değişiklikler sonrası evde bir kaos ortamı hakim oldu.. Hiç bir şey olması gereken yerde dedğil.. Dolayısıyla başa dönüyorum.. Rana'nın ilk odasına dönmesi gibi mesela..


Ev içinde bir taşınma söz konusu .... Bu da elime çarpan, ruhuma fazlalık gelen her şeyden daha kolay kurtulmam demek.. Sadece gerçek ihtiyaçlar geçiyor yeni odaya mesela.. Diğerleri dışarda kalıp gitmesi gereken yerlere gidiyor.. Dolu yerleri düzenlemek, boş bir odayı baştan hazırlamaktan daha zor..

Ve sonuç..

Rana'nın dolabının alt iki rafını fazlalıklardan arındırmayı başardım.. En altta şu an kışlık kıyafetleri dizili.. Bunlar daha önce başka bir yerdelerdi.. Azalmayla birlikte tüm giysilerini tek bir dolapta toplayabildim. 


Fazlalıkların bir kısmı instagram.com/catikatidolapbosaltmaca hesabımda yeni sahiplerini bulurken, diğer kısmı ihtiyaç sahiplerine gitti.. Toz bezi olanlarda var tabii :)


Ütülenip takılacak tülü ve diğer bazı aksesuarları dışında Rana'nın odası tamam..

Ha pardon düzenleyip bıraktıktan takribi 3 dakika sonra şu haliyle tamam :)


Oyuncaklara da bir girişeceğim.. Suyun üstündeki sakinlik halim bozulup gölün dibini boylarım diye bunu biraz sonraya erteledim :)


***

Sıkıldım. Devamını sonra yazarım.. Şu baştan beri tasvir ettiğim suyun üzerinde hareketsiz ve sakin kalma hali bu işte.. Kendini hiç bi şey için zorlamıyorsun.. Dur bitireyim yazıyı diye uğraşmadım mesela.. Sıkmadım kendimi.. Böyle iyi.. Şimdi sıra bunu tüm hayata yaymakta..

Yani, depresyon çok güzel gelsenize :)

30 Mart 2018 Cuma

Stil Günlüğüm / Diş Hekimi Maceraları :)

Geçenlerde ağzımda minik bi taş buldum.. Taş olduğunu sanıyordum yani ta ki dişimden kırılmış bir parça olduğunu farkedene kadar.. Çok dikkate almadım zira her şeyimde olduğu gibi dişlerimde de enteresanlık söz konusu. Çatır çutur kırılıyorlar.. Ön alt dişlerimden biri yapıştırma mesela.. Başka bi adı var tabii yapıştırma değil ama iki kez kırılıp iki kez yaptırdığım halde yapılan işlemin ne olduğunu hatırlamıyorum.. Her seferinde doktor anlatıyor ben kafa sallıyorum çıkınca dişine naptılar diye soran olunca bön bön bakıyorum.. İnsan bi aklında tutar :) Doktor odalarıyla ilgili bir problemim var önceden bahsetmiş olmalıyım.. Odadan çıktığım anda hiç bi şey hatırlamıyorum ve yol, Yasin'e sürekli ne demişti ne demişti diye sormakla geçiyor :)

İşte minik bi parça koptu gene dişimden dedim önemsemedim.. Hatta hangi dişim olduğunu bile bilmiyordum. Bir kaç akşam önce baktım sağ üst dişimde bi değişiklik var.. Aaaa sallanıyo.. Hemen banyoya indim ağzımın içine sokabileceğim mni bir ayna buldum türlü garip şekillere girerek dişimi görebildim yot artık ! Ortadan ikiye ayrılmış ! Bi tarafı nası sallanıyo. Böhüüü diye evin içinde geinirken Yasin dedi ki gel çekiyim o kısmı.. Hayatta olmaz ! diye tepkimi verirken aklımdan geçen şu : Kopmaz o diş ordan tamam ikiye ayrılmış ama yani çıkaramayız biz onu kökü sağlamdır.. Acır falan şimdi..

Sonraki sahnede dişimi yutmuşum..

Gecenin bi körü bi baktım dişin yarısı ağzımda yok ! Kıvranıyorum endişeyle derken Yasin uyandı ay dedim Allah uyandırdı Yaseeen dişi yutmuşum bişey olur mu ? Çekelim dedim ben sana bişey olmaz dedi.. Sonra ben rahatladım kendisinden onay almadan yaşayamıyorum da ben :)

 Önce hastane yönetim kadorusunda olan Arkadaşımız Mevlüt'ü , Mevlüt bana doktor bul indirim yaptır böhüü şeklinde gecenin köründe rahatsız etsemde, yukarıda bahsettiğim ön diş yaptırma sürecimde özel hastaneye böbrek parası kadar ödeme yaptığım için sigortada da şansımı deneyeyim dedim.. Randevu aldım hemen..

Dişim resmen çürümüş. Hiç farketmedim dışardan hiç bir şey belli olmadığı gibi, ağrı sızı hatta sızlama bile yoktu.. Seni sinsi seni ! İçerde neler oluyormuş yani dişlerim sağlam demeyin a dostlar zira gittiğim diş hekimi 2 çürük, 3 dolgu, bir de çekilecek 2 adet 20'lik diş çıkardı.. Karıştırıyor da olabilirim gene dinlemedim. Haydi bağaa hayırlı başarılar !

Ay ama o esnada şak diye düşüp bayılmamamı girişte doktorla yaşadığımız şaşkınlık muhabbetine borçluyum ehu ehu :)

Adım yandı yukardaki tabelada girdim içeri ben doktor suratıma baktı direk dedi ki 36 yaşında mısınız ? Ben de elimdeki kağıda baktım 36 yazıyor gerçekten. Dedim 37 ama 36 mı yazmışlar ? Güldü yok çok küçük gözüktünüz gözüme bazen yanlış giriyorlar içeri de ondan teyit edeyim dedim dedi.. Dedim doktor bu iltifattan sonra sök bütün dişleri ! Kamoonn !

Şaka şaka öyle demedim.. Salak salak sırıttım daha iyiymiş gibi :)

Enteresan bir sistemleri var.. Yani ben ilk kez şahit oluyorum. Gittiğim hekim sadece bana dişlerimin durumunu ve nereye gideceğimi söyledi.. Sadece bunu ve normal diş çekimi yapabiliyormuş.. Cerrahi işlem gerekiyor biz yapamıyoruz deyip beni yönlendirdi.. Tabii randevu yok.. Önce Anadolu Yakası'na dahi bakayım dedim sonra Çorlu'ya Tekirdağ'a kadar geçtim randevu yok :) Gene Mevlüt'e ağlıyorum ben tabii Mevlüütt bişeyler yap.. Arıycam ben seni dedi bi bakınayım dedi en son.. Yani hala yarım dişim ve ben birlikte yaşıyoruz. 

Nasıl da yağmur yağıyor o gün Ben böyle kendimce ay çok iyi oldu böyle be falan diyerek giyinmiş çıkmışım ama suratıma yağmur ve rüzgar yiyince sıfatım kaydı.. 


Epeydir giymediğim ispanyol paça bir kotum var o gün onu giydim paçaları biraz yere sürünüyor ama sıkıntı yok akşama yıkarım dedim ama nasıl yağmur yağıyor benim o paçalar alttan ıslanıp çıka çıka dizime doğru yol aldı su içindeyim :)

Suratımdaki dişçiye gidiyorum ifadesini yerim :) Kıyamam tırsağım benim :)


Suları yara yara eve dönüyorum ben şimdi artık salmışım cork cork su içindeyim Bim'e uğrayayım dedim kendi kendime söyleniyorum ay hiç güzel peçete getirmiyorlar artık ya derken bi ses ya sana bi şey oluyo noluyo noluyosun sen bi değişiyorsun bu ne hal burnun falan bi şey var sende.. Bismillah ! derken bi baktım Mustafa Abim :) Küçükken eczanesinde çalışmıştım 15 yaşımdan beri beni tanıdığı için her türlü tipimi biliyor bi güzelleştin ya diycek diyemiyo hahaha ay evet burnum estetik Mustafa abicim dedim ayaküstü sohbet ettik kasaya geçtim ben kredi kartımı verdim kasadaki çocuk bi karta baktı bi suratıma baktı ben noluyo ya derken doğru hatırlıyormuşum evet İlkay soyadın değişik ama adını doğru hatırlamışım dedi  :) Evet kocamın soyadı diye gereksiz bir açıklama yaptıktan sonra tepemde bir ampul yandı aaa dedim ben seni tanıyorum nerden tanıyorum Kerem senin adın ? Öküz öyle mi denir..
Çok ilginç bi hafızam var çocuğu nerden tanıdığıma dair en ufak bir fikrim yok adını hatırlıyorum afdshdkdfdf..
Ben dedi Mehmet abinin akrabasıyım :) Mehmet abi de abimin çocukluk arkadaşı ve Rusya'ya gitmeden önceki  eski iş ortağı .. Aaaa evet hatırlıyorum falan dedikten sonra ( yalan hala hiç hatırlamıyorum ) yeni mi başladın hayırlı olsun dedim Kasım'dan beri burdayım dedi darbe üstüne darbe yiyorum hahaaay :))
Bi yandan da aklımdan dizime kadar su içindeyken geçmişten gelen başka kimlerle karşılaşacağım acaba diye geçiyor. 

Ben marketten çıktım 10 adım sonra eve varacağım bir güneş açtı bir güneş açtı anlatamam.. Az önceki fırtınadan eser yok laağğnn beni ıslatana kadar mıydı her şey.. Hayattaki şansım..

***

Bu da postun Stil Günlüğüm Kısmı 

Jean : Levı's
Suni Deri Ceket : Zara
Gömlek / Çanta : DeFacto


Kış Gözlüğü : Taksim'den
Küpe : DeFacto
Oje : Pastel 09 numara 
( Ama memnun değilim. 2 katta bile tam bir kapatıcılık sağlamıyor )


Hoşçakalın :)

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :



İletişim : catikatiilkay@gmail.com

20 Mart 2018 Salı

Son Zamanlarda 22 :)

Geçtiğimiz günlerde dolabıma giriştim.. Giymediğim, artık bana bol gelen veya bir heves alıp kenara koyduğum her şeyi instagram.com/catikatidolapbosaltmaca da yayınlamak üzere ayırdım.. Dolabım düzenlenmiş oldu.. 


Gerçi şimdi bir kez daha el attım.. Baharın gelmesiyle kalın kışlık şeylerimi kaldırıp dolabı bi tık daha ferahlattım.. O halini de paylaşırım.. 1-2 ay sonra da yazlıkları çıkarmış olacağım.. 

Bu fotoğrafı görmüşken aklıma ne geldi.. Çantalarımın bir kısmını instagram.com/catikatidolapbosaltmaca hesabımda sattım.. Şu sol tarafta bulunan çantamı da satacaktım son anda benzer model tek gözlü olanı satmaya karar verdim onun yerine.. Çanta koyar koymaz satıldı.. Bir süredir evlilik yüzüğüm olan tek taşım kayıptı bu arada.. Geçen akşam eşimle dışarı çıkarken aceleyle hop diye bu görünen siyah çantayı aldım elime sadece telefon koyacaktım çünkü.. Neyse çıktık biz bi yerde otururken çantamın diğer gözünü açtım aaaaa inanamıyorum tektaşım çantanın içinden çıktı.. Ay sen ben bi sevin.. Ama direk aklıma çantayı elime alıp yok ya bunu değil ötekini satışa koyayım anı geldi.. Dedim yüzüğü müşterime gönderiyordum az daha.. 

Bi keresinde de kimliğimi kaybettim Allah'ım ara tara yok. Gittim mecbur yenisini çıkarttım.. Bi de kayıp olduğu için bi güzel ceza ödedim.. Bir kaç hafta sonra sık kullanmadığım bir çantanın içinden eski kimliğim çıktı haydaa :) Onu da sattım bu arada.. İmha ettik tabii.. O kadar uğraştığıma mı yanayım ödediğim cezaya mı yanayım.. Çantaların içine bakma huyum yok.. Artık olacak ama :) 


Şu gözlüklerimi bir arada görebileceğim bir yer istiyordum.. Bu şekilde kullanıyorum şimdi. Ama yayınlayana kadar geçen sürede bundan da sıkıldım haha :) Böyle de sevmiyorum şimdi.. Başka bir yer arayışındayım.. Lanet olası terazi burcu kararsızlığı :) 
Ama bu yer arayışında, askılardan birini bi şey alırken lönk diye gözlüklerin üstüne düşürüp aiiiyy bi şey oldu mu gözlüklerime diye kalp krizi eşiğine gelmemin de payı büyük tabii..


***

Bi çılgınlık edip kahkül kestirdim :) İnstagramcılar biliyor tabii görmeyen kaldıysa burdan da görün Japon animelerine benzedim ashgdhjgf 
Valla düşünüyorsanız bi cesaret kestirin.. Her ne kadar şu an kahküllerimden de sıkılmış olsam da denedim gitti :)


***

Kaşlarımın 2.seansı da geçtiğimiz günlerde yapıldı. Microblading ve Dipliner deneyimlerimi anlattığım 1.yazım burada tık tık..  2.seans için biz gitmedik Hatice bize, yani arkadaşımın evine geldi.. 2 müjdem var hemen onu da söyleyeyim birincisi az önce bahsettiğim gibi Hatice yani cosy_beauty artık evlerinize gelip kaşlarınızı veya diğer işlemleri evinizin rahatlığında sunabiliyor :)

2.si ise bir kaç gün içinde Hatice ile ortaklaşa çok güzel bir hediye çekilişi yapacağız :) instagram hesabımda olacak takipte kalın..

Hatice'nin önünde kuzu kuzu yatan ben :)


Ta-daaaa ! Güzelikten kırılırken ben :)


Kaşlarım çok güzel oldu yine ama asıl arkadaşımın saçlarıyla ilgili sorunu için Hatice'yi merakla bekliyorduk.. 2 seansı daha var onda da sonuca ulaşalım onun içinde paylaşım yapacağım.. Kısaca bahsedersem saçlardaki seyreklik sorunuyla ilgili..

Kaş tasatım, Dip liner, Kalıcı eye liner, Saç simülasyonu, Dudak renklendirme gibi talepleriniz için gönül rahatlığıyla Hatice'ye ulaşabilirsiniz.. Çocuklarım okula gidiyor çıkamıyorum, bebeğim var çıkamıyorum vs diyosanız dediğim gibi Hatice artık evlerinize de geliyor.. 

https://www.instagram.com/cosy_beauty hesabından veya 0 505 667 26 04 numaralı telefonundan ulaşabilirsiniz.. 


***

Geçen gün Nuraycığıma konuk oldum.. Hep ben geliyorum diye sitem etti ki haklı da. Yıllardır onun çabalarıyla görüşüyoruz. Annesini kaybetti, torunu oldu yanında bulunamamıştım.. Oldukça ters yerlerde oturuyoruz İstanbullular biliyor ki neredeyse şehirlerarası yolculuklar yapıyoruz birbirimize gidebilmek için bazen..Çocukların okulları dolayısıyla kısıtlı vaktim vardı ama bir saatte olsa göreceğim diye inat edip gittim.. Birbirimize doyamasak ta görüşmüş olduk..

Peçeteleri sevdiğim için esprili bir peçete almış bana hazırladığı sofra için :) Bir pakette bana hediye etti sağolsun..


Tekrar spora başlamanın da rahatlığıyla bu tabak dolup dolup boşaldı o gün :) 2 çay tiryakisi olarak koca demlik çayı da hallettik tabii..


Nuray içerde çiğ börekleri kızartırken ben de sağda solda fotoğraf çekiyorum haha :) İlerleyen yaşımla birlikte leopar sever oldum a dostlar. 


Ayrıca bu alelale bi perde değil :) Cahide Müzikhol'un perdesi.. Ay kimler kimler görmüştür bu perde haha Burası da aslında İstanbul gece hayatının yakından tanıdığı, sahne adıyla "Ati Hala"nın evi.. İzel'in Aşk Hakları klibinde de oynamıştı..  Blogumu eskiden beri takip edenler Nuray'ı, buz müzesindeki düğünü ve Fox Tv'deki 4 düğün bir balayı yarışmasını kazanıp Maldivlere balayına gitmesiyle hatırlayacaktır.. Ki instagram hesabımda öyle oldu zaten :)
 O zamanki yazımı okumak isteyenler burayı tıklayabilirler.. İşte Nuray aynı zamanda Ati Hala'nın teyzesi.. Kızına ve torununa yakın ve yardımcı olmak için bir süredir eşiyle birlikte burda yaşıyor.. 

Biz yemeklerimizi yerken üst kattan Edip paşa geldi :) İsminin asaletine bakar mısınız ? Ne zamandır bebek görmeyen ben o yumuşacık yanaklarına sokulup durdum.. 



Çocuk neye uğradığını şaşırdı :) Neyse ki küpelerim ilgisini çekti de epey bi süre rahat rahat sevebildim. Ay ben bebek istiyorum kendime değil ama ahahah bebek yapın etrafımda nolur sevicem. Arada bakarım da valla gider gezer hava filan alırsınız ehu ehu.


Bu fotoğrafı Nuray'ın ordaki ışık hüzmesini tam da orda olan dolarlı peçeteye bağlayıp yüzüme yüzüme vurmuş zenginliğim demesi ve kahkahalarımızla hatırlıyorum :)



Bir daha ki sefere çocuklarla gidip daha uzun kalmayı umuyorum.. Özlemişim.. Ay blogumu da özlemişim hep bi özlem halindeyim buraya zaten. Daha sık yazayım çok amin.


***

Hoşçakalın :)

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :




İletişim : catikatiilkay@gmail.com

19 Mart 2018 Pazartesi

LR ZEITGARD Temizleme Sistemi Deneyimlerim ve Hediye Çekilişimiz :)

 Bir süredir Lr Zeıtgard temizleme cihazını deniyorum.. Açıkcası internette sık sık denk gelip epey merak ettiğim bir üründü.. Bu yüzden sevgili Zeynep Hanım bana ulaşıp cihazı göndermek istediğini belirtince hayır demedim ve çok heyecanlandım. 

Paketime ulaştığımda içinde beni bir sürpriz daha bekliyordu. Cildimin  hassas olduğundan zaman zaman bahsetmiştim. Bir çok ürün ben de kızarıklık tahriş yapar. Cilt inceliğim ve hassasiyeti dolayısıyla mesela burun ameliyatım sırasında şişme ve morarma ben de çok fazla oldu. Bunu ameliyat öncesi doktoroum da söylemişti zaten.. Yani bir şey de olabilecek bir yan etki varsa o bende mutlaka ortaya çıkar.. Hiç boş geçmem..

 İnstagram hesabımı ( instagram.com/catikatiilkay ) takip eden arkadaşlar hatırlayacaktır, Zara'dan çok severek aldığım parfümün tenime denk gelen kısmı bende alerjik reaksiyona sebep oldu.. Boynum günlerce kaşındı kabardı kaşıntı losyonu ve haplarla durumu toparladım. Hala kullanıyorum tabii tenime değdirmeden ama Zeynep Hanım bu durumu instagramda görünce hassas bünyem için Lr dan harika bir parfüm göndermiş bana. Bunu teninize gönül rahatlığıyla sıkabilirsiniz notuyla birlikte.. Gerçekten sırf meraktan direk boynuma sıktım :) Bendeki de cahil cesareti zor toparladım halbuki boynumu. Ama test edildi onaylandı gerçekten hiç bir zararı yok ve mis gibi kokuyor..

İlk olarak eşimle dışarı çıktığımız bir gece kullandım arabaya binince sordum hemen parfümüm nasıl diye. Çok güzel ama çok sıkmışsın buram buram kokuyorsun dedi ahhahahshdhdh alerji yapmayan parfüm bulunca ben :)


Bu noktaya şu yüzden değindim.. Uzatmaya gerek yok bünyesel anlamda gıcık bi tipim ya malum. öyle fazla parfümde sıkamam ben kokusu başımı ağrıtır, yapış yapış hissederim, parfümlü kıyafeti bir daha giyemem falan. Ve hiç bir zaman istediğim gibi parfüm kokamam bu yüzden. Ama bu parfümle ne güzel kokuyorsun iltifatları alıyorum.. Başımı falan ağrıtmadığı için sıka sıka geziyorum ortalıklarda haha

Ne yalan söyleyeyim Lr ürünlerine karşı ön yargım vardı.. Yani hani çok fazla mesaj geliyor üye olun üye olun diye bu kadar baskı bende ters tepiyor.. Lr görünce kaçasım geliyordu :) Zeynep Hanım'ın zerafetiyle bunu da aştım.. 

Asıl ürüne gelemedim bir türlü. Parfümü ne kadar sevdiysem..

Makyaj yapmayı sevmiyorum.. Hani cildimdeki kızarıklıkları dengelemek yüze renk vermek için falan yapmak durumunda kalıyorum ama ben makyajdan ziyade cilt bakım meraklısıyım.. O yüzden bu paketi açarken suratımın halini görmeniz lazımdı :)


Bir süredir kullanıyorum.. Cildimin bebek popişi kıvamında yumuşaklaşması dışında nasıl derinlemesine temizlediğini, nasıl işe yaradığını ilk olarak şöyle anladım..
Makyaj yaptığım bir gün önce makyaj temizleyicisiyle yüzümü bir güzel temizledim.. Üstüne bir de tonikle temizledim.. Paumuğunda beyazlaşmasıyla artık tamamen çıktığına ikna olmuştum lakin peşinden Zeitgard cihazımı kullandıktan sonra baktım ki köpük fondotenli.. Yani cildimde hala makyaj var.. Demek ki şimdiye kadar tamamen arındığını düşünüp öylece bırakmışım.. 

Hııımm dedim o aman artık bir numaralı kankamsın Zeitgard :)


Burada cihaz hakkında bilgiler mevcut.. Benimki tabii ki pembeli başlık hassas cilt..


Makineyi bir süre denedikten sonra şöyle düşünmüştüm.. Yani bu cihaz hayli maliyetli. Tek başıma olmasın ben bunu paylaşayım başlığını yenileyip bu cihazı takipçilerimden birine hediye edelim diye Zeynep Hanım'la iletişime geçtim geçtiğimiz günlerde.. O ise bana beklemediğim şekilde lütfen cihazınız sizde kalsın onu kullanmanızı istiyorum ben de takipçilerinize bir cihaz daha hediye etmek istiyordum zaten dedi ve harika bir çekiliş gerçekleştirdik :) Burada görebilirsiniz 6.950 yorum geldi.

Zeynep Hanım'ın yüce gönüllüğü devam ediyor. Buradan hesabına ulaşabilir ( https://www.instagram.com/zeynepist_lr/  ) Zeynep Hanımın güçlü ekibine katılabilir, ürünlerinizi kendisinin sağladığı avantajlarla alabilir veya hediye çekilişlerini takip edebilirsiniz. 

Çok güzel kadınlarla işbirliği yapma fırsatım oluyor.. İnstagram hesabımda ilerleyen günlerde de farklı hediye çekilişleri olacak.. Takipte kalın.. Bana sundukları güzellikleri sizlerle de paylaşmaya devam edeceğim :)

Bugün bi yazı daha gelir mi acaba ? Belki gelebilir.. Görüşmek üzere o zaman..





İletişim : catikatiilkay@gmail.com


10 Şubat 2018 Cumartesi

Adam Arıza Çıktı Rıza Baba !

Tam bir "Hayat mı ben mi bed-baht-tım ! yazısıyla karşınızdayım.. Sagocular bu cümleyi melodili okudu. Diğerleri ne diyo bu manyak diyo.. Asgdfgsdhgfdhj Ayh ! Morellerim çok bozuk sinirden gülüyorum

Her şey bir kaç hafta önce Rana'yı okula bırakırken yan alt komşumla apartmanda karşılaşmamla başladı.. Taşınıyomuşsun hayırdır dedi.. 
Taşındığımı alt komşudan öğreniyorum.. Boşandığımı da sosyal medyadan öğrenmiştim zaten adsdsdsds
Eee nereye taşınıyomuşum dedim :) Eşin yukardaki evi sormuş dedi. Benim yan dairem oluyor. 
Nerden biliyonuz böyle her şeyi ya. Ben kocamın ev sorduğunu bile bilmiyorum görüldüğü üzere.. 

Tabii hemen Yasin'i ararsın Yasin taşınıyomuşuz.. Bi şok da o yaşadı sen nerden duydun ya :) Sonra dedi geçen yan dairenin ev sahibi dış cepheye bakmaya gelmişti denk geldik ben de sordum sadece evi kaça vereceksin diye.. Nerden duymuşlar hemen.. Dedim ki niye geçiyoruz biz yan eve ??
Bizim ev sahibi Marmaray bitince bizim eve geçecek ya, biliyoduk hani baştan beri.. 

Öyle mi biliyoduk ?? Ben bilmiyorum !! 

Neyse dedi daha 1 seneden fazla var ama sen istersen bi yan daireye bak.. Tamam dedim.. Çapraz komşu yan dairenin kardeşi oluyor. Hani ben kapı boyarken polis çağıran ( buraya tık tık )afsfdgfjkf çocuğun ailesi, gittim anahtarı aldım eve bakıyorum.. Fotoğrafta çektim ama ev perişan.. Ben bizim eve eski diyordum burası dökülüyo.. Bi mutfak güzel sonradan ankastre eklemişler falan ama duvar fayansları falan bööğğ oranın da.. Hele banyoya bakmamla geri çekilmem bir oldu.. Bizim yatak odasına tekabül eden odanın tavanı düşmüş bir bölüm.. Demirler görünüyo.. Yasin'e attım fotoğrafları aynı zamanda Yeşim'e de.. Biz üçümüz ay yok falan diyoruz.. Anahtarı veren kadın tadilat yapılır ya falan dese de ben Yasin'e dedim :  Ay Yasin ne kadar tadilat yapacaklar ev dökülüyo baştan yapmaları lazım hahaha 

Şimdi noldu dersiniz ? Evi baştan yapıyolar ! Ama evi başkası tuttuktan sonra !

Önce boya yaptılar.. Ben dalga geçiyorum hıı verirsiniz o evi bi boyamayla diye.. Bu esnada hala şansım var ama istemiyorum evi..

Sonra bi akşam sesler oldu yan dairede meraklı ben kapıyı açtım genç bi kızla göz göze geldik gülümsedi bana aşağı indi.. Aha evi tuttular dedim.. Bi badem gözlü oldu ev bana sonra.. Tutuldu ya.. Önce tutsa mıydım ya dedim sonra ay o banyo felaketti yaa. Benimkinden bile felaketti yani boşver.. Bi iç rahatlaması geldi.. 
Aradan 2 gün geçmedi ki kargodan dönüyorum.. Bahçede atılmak üzere istiflenmiş banyo parçaları gördüm..

Anaaağğğğmmm banyoyu yeniliyorlar ! 

Dizlerimin bağı çözülmüş  merdivene falan oturmuşum, ambulansa taşırlarken hayıığğğrrr diye bağırıyormuşum..

Şaka şaka. Ama bi başım dönmedi değil tabii.. Çıktım eve Yasin'i aradım canhıraş şekilde.. Dedim ki Yasin evi tuttular.. Haberi yoktu..  Ay pişman olsak mı dedim.. Bişeyler desin içimi rahatlatsın istiyorum tabii.. Yaa boşver o tavanı yapsalar bile gene dökülecek o tavan.. Hem banyo fenaydı dedi.. Ama dedim banyoyu yeniliyorlar ağğhhh ! Haaa o zaman pişman ol hahah dedi.. Niye tek başıma ben pişman oluyorum ya sen de istemedin ! Takılma çok işi var o evin bi banyo değil ki dedi.. Almak istediğimi aldım içim rahatladı gene benim..

Yeşim'e diyorum ki, ay ama parkeler falan eski bi banyoyla değil ki yani üçgen parkelerden ta ne zamandan kalma.. O da beni destekliyo evet bırak ya eski silsen temizlik göstermez falan, ertesi sabah kapıyı bi açtım yeni parkelerle göz gözeyim ! Apartman boşluğuna dizmişler !

 Laaağğğnnn beni dinleyip de mi yapıyosunuz bunları !

Ben yine böğürüyorum Yeşim'le Yasin'e parkeleri de yapıyorlar bohüüüü diye.. Bunlar gene bi şeyler çıkarıp evi kötülüyorlar, beni ölümden döndürüyorlar falan. En son "o girişteki fayanslar ne öyle"ye kadar geldik..

Allah belanızı vermesin ! Napıyonuz siz !
Ertesi sabah en lüksünden koca koca seramiklerle karşı karşıyayım ! Parkelerden geri kalan tüm zeminleri kapladılar !

Çocuğu okula götürmeye korkuyorum artık her sabah yeni bir tokat gibi çarpıyo evin tadilatı suratıma.. Ayh bana bi şeyler oluyo evi baştan aşağı yaptılar..

Bu arada benim kapımın önünde kocaman bi poşet var o arada.. Kılıfları getirdiğim poşet bir kaç çöp poşetini toparlayıp öyle atıcam onu.. Sen yan dairenin ustaları onun içine kırık seramik parçaları falan koymuşlar gelip. Ama benim kapıda hala poşet. Laaağğnn zaten size sinir oluyorum bi de çöpleri bana mı kakaladınız ! 
Sen sürüklersin o poşeti lap diye yan dairenin kapısının önüne bıraktım.. Benim çöpler de gitti tabii içinde. Dışarı çıkmıştım Yeşim'e diyorum ki çöp gene benim kapıya geldiyse bak nası çemkiriyorum.. Hayır olan bitenden ustaların ne suçu varsa :)
**

Neyse bitti sanıyosunuz di mi ? 

Bitmedi.. 
Tutunacak tek dalım, elimde kalan son kalem, aynısından bende de olan girişteki devasa ayakkabı dolabı.. Ve aynı tipsizlikteki boy aynası.. Son golü de onları aşağıda bahçede atılmış şekilde görerek yedim.. Onu da mı yenilediniz insafsızlar ! 

***

Cuma gecesi.. 

Böğürüyorum ben gene.. Yasin ayakkabı dolabını bile yenilemişler Yasin bu nasıl tadilat kiralık eve adam arıza çıktı Rıza baba ! her şeyin en lüksünü seçti.. 
Yasin dedi ki : Evi tutan çocuk yeniliyor bence.. Yani benim gördüğüm çocuksa tutan o yeniliyor.. Ben o eve o kadar masraf yapmazdım yani evi biz tutsak o ev öyle olmazdı.. 

İşte böyle içimi rahatlatacak bir şeyler çıkar ! 

Ben :  Kiralık eve niye bu kadar masraf yapsın ki ? :(

Yasin : Yapar.. Bizim Avcılar'daki komşu kendi yaptırıyordu her yeri.. Biz de her tuttuğumuz ofisi yeniliyoruz kiradan kesmiyoruz ki onları.. diye de destekledi sözlerini.. Hem ev sahibi yeniliyorsa bile bu kadar tadilattan sonra o evi o fiyata vermez.. Ben gene bu eve o kadar para vermezdim rahat ol sen..

***

Evlilik böyle bir şey işte.. Canım bana inanacağım yalanlar söylee..

***

Şu an sakinim.. Ama bi de ev içi merdivenleri falan yenilerlerse ters dönmüş böcek gibi yerde debelenmeyeceğimin garantisini veremem...

8 Şubat 2018 Perşembe

Hediye Çekilişimiz Var :)

Önceden ne çok yapardık :) 

Yine başlıyoruz.. Katılmak isteyenler buraya tık tık..

Bu arada kişisel instagram hesabımı değiştirdim geçenlerde. Takipten çıkmış olabilirsiniz.. Takibe devam etmek isteyenler burayı tıklayarak kontrol edebilir.. 

Çok sevgiler :)






İletişim : catikatiilkay@gmail.com

5 Şubat 2018 Pazartesi

Çekmece İçi Takı Düzenleme Fikri :)

Bu zamana kadar elime envai çeşit takı düzenleyici geçti. Aldım sattım vs. Yine envai çeşit fikir uyguladım.. Hatta onlara da bakmak isterseniz burayı tıklayınız..

Bir zaman sonra sıkılıp başka çareler aramaya başladım. Yine bir müddet sonra sıkılıp başka şeylere yöneleceğim biliyorum ( terazi burcu kararsızlığı malum :) ama şimdi son keşfimi paylaşacağım sizlerle..

Takılarımın hepsini bir arada görmeliyim. Yoksa unutuyorum.. Ferforje askılığım var ve asılabilir tarzda olan takılar onun üzerinde, makyaj masamın üzerinde gözümün önünde. 

Geçenlerde Bim'den kurabiye aldım.. Paketi açıp kutusunu görünce diğer takılarım için gözümün önünde direk aşağıdaki görüntü canlandı.. 
Bişeylerden bişeyler yapmaya bayılan ben :)


İkea model makyaj masamın 3 bölmeli çekmecesine tam uyması da güzel bir tesadüf oldu. Bunu görünce sırf kutusu için gidip 2. paket kurabiyeyi aldım :) Sanırım 3'leyeceğim son bölme için..

Yeni bir fikir bulana kadar en sevdiğim düzenleme şekli bu :)

Hoşçakalın..





İletişim : catikatiilkay@gmail.com


24 Ocak 2018 Çarşamba

Ev Dekorasyonunda Pembe / Siyah Uyumu

İstanbul'da karlı bir güne uyandık.. Bu soğuk günde bir bardak çayım yanımdayken sizlerin çaylarınıza eşlik etsin diye ufak bir dekorasyon postu bırakıp, sonrasında işlerime gömüleceğim..

İnstagram hesabımdan ( instagram.com/catikatiilkay ) bana ulaşan sevgili Ayşe Hanım ( instagram.com/mor_salkimli_dusler_atolyesi ) bana el emeği ürünlerinden bir hediye göndermek istediğini söylemişti.. Yaptığı güzel işleri görünce heyecanla paketimi ekledim ve içinden bu güzel runner çıktı :)


Siyah ve pembe ev dekorasyonunda da en yakıştırdığım ve evimde kullandığım renklerden ikisi.. Zaten siyahın yakışmadığı hiç bir renk yok.. 


Güzel runnerımı pembe/siyah kırlent kılıflarım ve diğer objelerimle kombinledim baktıkça mutlu olduğum bir köşe oluşturdum..



Masa / Bank / Paravan / Halı : İkea

Duvar Saati / Kırlent Kılıflarım : Modarana ( instagram.com/modarana
Stokta yine mevcutlar.. 

Siyah Ferforje Tepsi : English Home 
( Paslanmış krem rengi bir tepsiydi bu siyah renge boyadım )

Duvar Rengi : Dyo Yeni Çağıl

Hoşçakalın :)





İletişim : catikatiilkay@gmail.com

20 Ocak 2018 Cumartesi

Cosy Beauty, Microblading Kaş Tasarımı ve Dip Liner Deneyimlerim :)


Hayatım boyunca dış görünüşümü çok kafaya takan biri olmadım.. Lakin tesadüfler sonucu geldiğimiz noktada hiç planlarım arasında yokken şu an burnum estetik, kaşlarım microblading haha :)
Sonuçları görünce aiyyy minnoş burnum, ponçik kaşım şeklinde geziyorum ortalıklarda o ayrı :) 

instagram.com/catikatiilkay hesabımda yaptığım bir canlı yayın esnasında kaşlarınızı kalınlaştırmayı düşünmüyor musunuz sorusuna verdiğim kaşlarım kalınlaşmıyor doğalı bu cevabı neticesinde, önce o an canlı yayında olan, ayrıca yıllardır  blogumu diğer hesaplarımı takip eden Sevgili Fatma bana ulaştı. 
Kardeşi sevgili Hatice daha önceden de bana harika bir el emeği göndermişti hala evimde sergiliyorum. Bu kez, bu işlerin en başarılı ismi Emsal Doğan'dan eğitimini alıp, son derece başarıyla uyguladığı Microblading konusunda bana yardımcı olmak istediğini söyledi.. Ve bana harika kaşlar hediye etti :)

Yazışmalarımız sonucunda randevulaştık ve kaşlarımı yaptırmak üzere yola çıktık.. Ekürim Yeşim her zaman ki gibi yanımda tabi.. Onun da saçlarıyla ilgili yaptırmak istediği bir işlem var o konuda da görüşecektik.. Hatta görüştük planlar yapıldı Hatice şu an bir diğer ablasının yaşadığı ciddi bir sağlık sorunu nedeniyle Bursa'da.. Burdan tekrar çok çok geçmiş olsun diliyorum.. Her şey yoluna girip İstanbul' döndüğünde Yeşim'e yaptığı işlemi de paylaşacağım inşallah sizlerle.. Eminim aynı dertten muzdarip çok fazla kadın var kurtarıcı bir post olacak o da sizler için.


Neyse düştük biz yola Hatice'ye gideceğiz ama bu hiç kolay olmadı haha :)  İstanbul'un neredeyse İstanbul dışı sayılabilecek kısmında yaşadığımız için merkezde yerlere giderken şehirler arası seyahat ediyoruz neredeyse.. Hatta biz akıllılar bu seyahati kıtalar arasına çevirdik afsjsdsjkfhgd :))

Metrobüs mü otobüs mü neydi bindik biz şimdi.. Her yere yürüyerek gittiğim, yürüyerek gidemeyeceğim yerlere gitmeye sonsuz üşendiğim için oplu taşımalara yakınlık derecem : Hepsini birbirine karıştırıyorum. 
Burnumun dibine bi şey yapıyorlar yer yerinden oynadı yok Gebze şu kadar dakikaya iniyor ulaşım üssü oluyoruz falan fişmekan , sor bana ne yapıyorlar hala bilmiyorum. Şimdi baktım Google'dan Marmaray yapılıyormuş ahahhssjgjdf ben tramway diyip duruyorum herkese.. Belli bi süreye kadar metrobüs sanıyordum ta ki babam bana ray döşüyorlar eşoğlueşek görmüyor musun diyene kadar.. Sonra işte tramway yapıyorlar'a geçmiştim.. 

Yani benim olayla hiç alakam yok yapışmışım Yeşim'in koluna.. Yeşim'de her aman ki anaç tavrıyla o iş bende götürcem ben seni diyor derken biz dedikodu yapıyoruz tabii bi ara Yeşim aydı nerdeyiz biz diye.. Anaağğğmm durağı kaçırmışız.. Lap indik biz tabii karşıya geçicez geri dönek için karşıya geçilmeyen tek durakmış orası. Yeşim bi şeyler anlatıyor hay şansımıza niye kart basalım canım bi daha falan diye bindik gene aynı istikamete bi durak sonra ineceğiz.. Zaten yanlış istikametteyiz o yanlışda daha da ilerliyoruz.. Fino köpeği gibi beni nereye çekse oraya gidiyorum..

Sonra ki sahnede köprünün üstündeyiz karşıya geçiyoruz.. 

Bir sonraki sahnede yine köprüdeyiz, geri dönüyoruz afhsfdkldghkdfg :)) 

Hayatımda ilk defa 5 dakika arayla karşıya geçip döndüm Yeşim diyo ki sen beni konuşturmasaydın ben bakıyodum duraklara haaa dedim ben suçlu oldum di mi şimdi ?? Ama var ya yıkıldık yani bütün otobüs bize bakıp gülüyo gözlerimden yaş geldi.. 

Sonraki sahnede Hatice'nin kapısının önündeyiz ve kolay buldunuz mu sorusuna ay tabii ki falan diye şirinlikler yapıyoruz :))

Otobüs sonrası 643298563489 km yürüme, yanlış minibüse binme ve dümdüz gideceğimiz yolu kocaman bir daire çizerek geldiğimiz kısımları burada yazarken bile atladım..  Hatice'den çıktığımızda aslında normalde gelmemiz gelen güzergahı tıkır tıkır planlamış ve bir sonraki gelişimizde öyle yapalım demiştik.

Şu an ben gene hiç birini hatırlamıyorum.. 

***

Hatice müşterilerini ağırladığı aynı zamanda ofis olarak kullandığı residence dairesinde bizi böyle karşıladı..

Kibarlık yapacağım diye şu canım böreği yememiştim şu an pişmanım :)


Yalnız yaşama planları ve isteği olan Yeşim ve han gibi evi temizlemekten pert olduğu için daha kolay temizlenebilir eski çatı katım gibi ufak bir ev hayalleri kuran ben, Hatice'nin dairesine bayıldık..  Sizin içinde bir kaç kare çektim.. Oturduğum yerde solumda kalan mutfak,


Ve hemen arkamda kalan yemek masaı ile kaş tasarımı için gelen misafirlerini ağırladığı bölüm... Masanın hemen yan tarafından da evin diğer bölümlerine geçiliyordu.. Son derece klas ve zevkli bir ev..


Veee masadayım :) 
Hatice'nin işlemi uyguladığı aletin başındaki dev taşa bayıldığımı da ayrıca belirtmeliyim..


Öncesinde şu an elime geçen ilk fotoğrafla, neredeyse tek sıra halindeki kaşlarımı bir hatırlatayım.. 


Ve henüz yapım aşamasındaki kaşlarım.. Damarım da çıkmış hemen :) Giderken kaşlarıma hiç bir şey yaptırmadan gittim..Yani gürlük bakımından zayıf olsa da gereksiz yerlerde tek tük kaşlarım çıkıyor tabii.. Tamamen doğal toparlatmadan gittim doğal halini görsün ona göre yapsın diye..  Bunu da belirteyim.. 


Biraz işlemden ve merak ettiğinizi tahmin ettiğim şeylerden bahsetmem gerekirse, öncelikle acı yok.. Yani sıfır diyemem.. Ama bu hisse acı da diyemem.. Sanki sıfır 5 uçlu bir kalemle kaşlarınıza çizgiler çekiyorsunuz gibi.. O ne kadar acıtırsa bu da öyle bir şey.. Korkan falan varsa yersiz bir korku bunu bilin..
Sadece dip liner aşamasında gıdıklanmaktan kaynaklı bir rahatsızlık hissettim ve gözümü uzun süre açık tutmakta sıkıntı yaşadım o da komik bir şeydi yine acı diyemem.

Sanırım işlem bir saat kadar sürdü.. Ve sonuç :)


Bu anı ölümsüzleştirmem gerekti tabii.. İnsan kaç kere şu şekilde görünür ki :) İşlem sonrası uygulanan bir şey bu korkmayın böyle kalmıyorsunuz.. Bir süre sonra Hatice bunu sildi ve aynı gün son hali işte bu..


Hatice'nin cildinin parlaklığı kalp ben :) 
Burda kızarıklıklarım vs var.. Bir kaç gün içinde kaşlarım şekil değiştirdi.. Hatice baştan bunları anlatıyor tabii.. İlk günler oldukça koyu olacak böyle kalacak sanıp endişelenme hatta daha sonra neredeyse tamamen silinmiş gibi olacak panik yapma oturma aşaması bu şeklinde..

Dediği gibi de oldu lakin ben en koyu hallerini bile yüzümde çok beğenmiştim. Bir kaç gün içinde rengi oturdu.. Bu işlemi yaptırdıktan sonra belli bir bakımda yapmak gerekiyor.. İlk 3 gün su değdirmedim.. Ve kaşlarıma Hatice'nin öğrettiği şekilde vazelin sürdüm.. Pullanıp dökülmeler olacak dedi.. Daha fazla kabuk vs şeklinde dökülmeler beklentisi içine girmiştim ama sanki suya dayanıklı rimel parçalarıymış gibi minik minik soyulmalar oldu.. 

Geldiğimiz noktada doğal ve havalı kaşlarım oldu. Kimse işlem gördüğünü farketmiyor bile.. Hatice İstanbul'a döndüğünde 2. seansı da uygulayacağı ve daha çok fotoğraf eşliğinde son durumdan yine bahsedeceğim umarım.. 

Microblading Kaş Tasarım,
Kalıcı Makyaj,
Dipliner,
Dudak Renklendirme,
Saç Simulasyonu,
işlemleri için Hatice'ye
instagram.com/cosy_beauty hesabından veya 0 505 667 26 04 numaralı Whatsapp hattından ulaşabilirsiniz..

Sayfasında yüzlerde öncesi sonrası fotoğrafı var yaptığı harika işlere tanık olabilirsiniz. Benim öncesi sonrası fotoğrafımın linki ise bu.. Kaşlarımın içler acısı öncesi hali direk burada görünüyor :) tık tık : https://www.instagram.com/cosy_beauty

Hoşçakalın :)




İletişim : catikatiilkay@gmail.com

Alexa