TEK KALAN MODELLERDE KAMPANYA ! TWİLL EŞARPLAR ETİKETİN YARISI ADET 15 TL !

TWİLL KUMAŞ, iPEK EŞARPLAR İPEK GÖRÜNÜMLÜ, 2 VE 4 TARAFI DANTELLİ ŞALLARDA İNDİRİMLİ FİYATLARIMIZLA İDDİALIYIZ !

3 ÜRÜNE KARGO BEDAVA ! TÜM ŞAL ve EŞARP MODELLERİ İÇİN GEÇERLİDİR..

Ürünlerimizi görmek ve Memnun Müşteri Yorumları İçin Aşağıdaki Fotoğrafı Tıklayınız..
NAZAR DUASI
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنا""
وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ

29 Nisan 2016 Cuma

VİDEOLU POST : 5 Adımda Çocuk Dolap İçi Düzeni..

www.tips-fb.com
Çocukların dolap içi düzenini nasıl sağlıyorum ?

Her zaman sağlayamıyorum tabi :)

Bugün hazır kızımın dolabına el atmışken, genelde uyguladığım bir kaç fikirden bahsedeceğim..

Bu Rana'nın yaza geçiş dolabı oldu.. Ne zaman ne olacağını kestiremediğimiz havalarda oluşumuz sebebiyle şort da var şu an dolapta, hırka da :)

Geçen hafta dolu yağdı mesela.. Ve biz o havada yolda kaldık arabamız bozuldu.. Maceralar maceralar..


Dolap düzenlerken,

* Az eşya çok huzur,
Öncelikle fazlalık ayıklıyorum.. 

Bir hevesle alınıp giyilmeyen kıyafetler, lekenenler, küçülenler, ıvırlar zıvırlar ayrılıyor.. Verilecekleri K.Çekmece İyilik Merkezi'ne yolluyorum.. Önceden adı Yaşam Sevinci Merkezi'ydi.. Şimdi değişti..

Satılacakları Çatı katı Dolap Boşaltmaca hesabıma ( instagram.com/catikatidolapbosaltmaca ) ekliyor veya mail atmamı isteyenlere fotoğraf mail atıyorum..

Hem küçülüp hem lekelenmiş olanları toz bezi kutuma koyuyorum..

Belli yerleri lekelenmiş olanları, mesela fotoğraftaki uzun kollu t-shırti, kesip kısa kollu yapıyorum.. Benim çocuklarım yerlerde çok sürünüyor oyun oynarken, bu sebeple pijamalarının ilk önce dizleri yıpranıyor.. Onları da kesip şort haline getiriyorum.. Yazın terasta veya parkta kullanıyorlar..


Çok fazla alışveriş yapmamaya çalışıyorum.. Hatta bir süredir hiç yapmıyorum.. Çünkü bunun sonu yok.. Bu sebeple dolap her sene daha da ferahlamış oluyor.. Bakınız eski dolap postlarımdan biri : Buraya tık tık  Ne kadar kalabalık..

Dolap ferah, ben mutlu..

Kışlıkları da dolabın üstündeki kutuda duruyor..

 Ve ne kadar çok alırsan al çocukların giydikleri belli kıyafetler.. Çoğuna sıra gelmeden küçülüyor ..


*Göze hitap etme,
Boy sırasına göre diziyorum..

Kıyafetler boylarına göre sıralanınca daha hoş bir görüntü oluyor.. Önce hepsini asıp sıralama yapıyorum.. Boy sırasını elde edince bu sefer askıları değişikse eğer, hepsi aynı olacak şekilde değiştiriyorum..

* Düzeni belirlemede önemli etken,
Katlama şekli..

Eğer insanlar henüz talan etmemişse mağaza rafları hep düzenlidir :) Ve mağazalarda aşağıya videosunu eklediğim katlama şeklini kullanırlar.. Tekstilci bir aileden gelip, atölyelerde, fabrikalarda paketlemeye, kolilemeye bolca yardım ettiğim için, küçüklükten beri bu katlama şeklini kullanıyorum..

Bu şekilde katlayıp kıyafetleri üst üste dizdiğinizde düzen elde etmiş olursunuz.. Ben kollu bir t-shırtü videoladım.. Ancak atletleri vs. de bu şekilde katlıyorum..



*Her seferinde dolap dağılmadan aradığını bulmak,
Kategorilere ayırma..

Tüm kıyafetleri üst üste dizmek yerine her kıyafeti kategorisine göre diziyorum.. Sırf t-shırtler, pantolonlar vs. diye ayırmıyorum.. T-shırtleri de kendi içinde ayrırıyorum..

Örneğin parka giderken giyeceği t-shırtle, normalde dışarı çıkarken giyeceği t-shırt aynı değil Rana'nın.. Parkta illa ki başına bir iş geliyor lekeniyor veya yazın dondurma damlatabiliyor örneğin..
Bu şekilde dolap çok dağılmadan her şey elinizin altında oluyor..

*Düzen yardımcıları,
Sepetler, Kutular..

Kendi dolabımda da çocukların dolabında da bolca kullandığım şeyler bunlar,, Rana'nın dolabındaki şeffaf bölmeli kutu İkea'dan.. Yıllardır ne büyük yardımcım.. Bir tarafında uzun çoraplara, bir tarafında kısa çoraplara iç giyimlere, yazın şapkalarına, kışın eldivenlerine ev sahipliği yapıyor.. Tüm bunları bölmeleri kutu olmadan asla bir düzen içinde dolapta tutamazdım..

Diğer sepet ve kutuları da taçları, saç bantları ( ki onlarda evde, parkta veya dışarı da kullanılacaklar olmak üzere ayrılmış durumda ) için kullanıyorum..

Hoşçakalın ;)

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :

İletişim : catikatiilkay@gmail.com

22 Nisan 2016 Cuma

VİDEO : Tv Ünitesi Dantel Kaplama :)

www.tips-fb.com

Bu günü birikmiş işlerimi bitirmeye ve evle ilgili aklımdakileri hayata geçirmeye ayırdım..


Yine eskilere atıfta bulunacağım bu postta da ama bloguma adını veren Çatı katı evimden beri benimle olanlar, orada bu İkea tülünü bir sürü yerde kullandığımı bilirler.. Nereye kullansam yakışıyordu..
Tv üniteme de çok yakıştı ve şimdi biraz büyükçe bir parça arıyorum bulursam bir yerde daha kullanacağım çok şık ve işlevsel duracak :) 

Oldukça pratik olan yapım aşamasını aşağıdaki videodan seyredebilirsiniz..

Bu arada Youtube kanalımı aktif hale getirdim yeni videolarla sık sık görüşmek dileğiyle keyifli seyirler diliyorum..



Hoşçakalın ;)

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :

İletişim : catikatiilkay@gmail.com

20 Nisan 2016 Çarşamba

Eski Yazılarımı Özleyenlere : Hafta Sonundan :)

www.tips-fb.com
 Eskiden günlük tarzı yazılar yazardım.. Blogumun ilk günlerinden beri benimle birlikte olanlar hatırlarlar.. O zaman her şey daha samimi, daha içtendi. Her gün bir şevkle blogumun başına geçer yazdıkça yazardım.. Onlarda okudukça okur, okumalara doyamazlardı.. Sayfalar dolusu yazı yazıyorum o zamanlar, geceleri mause tutar şekilde buluyorum kendimi "aaa ne çabuk bitti" diye yorumlar geliyor.. 
Deliydi ayol bunlar :) Hatta onlara postoburlarım diye hitap ederdim :)

Lakin blog dünyası benim samimiyetimi kaldıramadı :) Başarı zaten bizim ülkemizde çok alkışlanabilen bir şey değil.. Beraberinde mutlak sorun getiriyor..

Ben başladığımda her biri kendi alanında başarılı bir avuç bloggerdık.. Kendi kategorisinde pek çok ilk bu blogda yaşandı ve en çok tepkiyi de bu blog gördü.. Şimdi normal görülen göze batmayan hatta alkışlanan şeyler için bu blog sahibesi ne hakaretlere, ne saygısızlıklara maruz kaldı :) 

Yani bi zamanlar buralar hep tarlaydı ve tarladaki korkuluk misali cefayı en çok bu blog çekti :) 

Ve ben artık kendimi özgür hissetmemeye başladım,  içerik değiştirdim, blogun yarısından çoğunu boşalttım, değişen koşullarımın da katkısıyla uzun müddet ara verdim ama inatçı çıktım :) Tüm olumsuzlukların öğrettikleriyle daha güçlü, daha sağlam, daha her şeyi kaldırabilir bir halde, hacıyatmaz misali hala buralardayım :)

Şimdi nerden geldi buraya bu kadın derseniz , zaman zaman eski okuyucularım eskisi gibi yazmadığım konusunda sitemkar oluyorlar. En son ınstagramda şu fotoğrafımın altında eskilere gittik.. Zaten son bir kaç haftadır daha sık yazmaya çalışıyorum.. Ve artık tamamen eskisi gibi yazmaya çalışacağım.. Siz yazıları özlediyseniz, ben de sizlerin yorumlarınız, postlarıma verdiğiniz değeri özledim :)

O halde hadi bakalım hafta sonu ne yapmışız :)

***

Hafta sonu sabah, yok aslında gece yarısı sofra kurmamla başladı.. 

Evet gece yarısı kuruyorum.. 
Siz ne sanmıştınız ? Sabah son derece enerjik bir şekilde kalkıp şarkılar söyleyip kendi eksenimde dönerek, mutlu mutlu hazırladığımı falan mı ? 

Hayır tabiisiiiii !

Sabahları son derece nemrut kalkıyorum.. Çocukları 2-3 kez odadan kovalıyorum.. Yasin'in beni kaldırabilmek için yaptığı türlü şirinlikleri geri püskürttükten sonra onu da odadan kovalıyorum.. Sonra bizimki burnuma ipadi dayıyor.. Tek gözüm açık vaziyette biraz sayfalarımda gezip ota çöpe sinirlendikten sonra ayılmış oluyorum.. 
Sürüne sürüne salona geçince hazırlanmış sofrayı görünce bi gevşeyip şapşal şapşal sırıtma aşamasına geçiyorum :)

Veya Yasin yıllar içinde geliştirdiği taktiği uygulayarak çay demliyor.. Benim için çay demlendikten sonra en en en fazla 1 saat içinde tüketilmedi.. O yüzden çayı demledim dediği anda ben harekete geçiyorum.. bayat çaydan nefret ederiiğğmm..

işte bu hafta sonu da böyle tatlış tatlış uyandım yukarda anlattığım şekilde.. Görsen yanaklarımı sıkarsın o derece tatlışım, ponçik, şapşik bişeyim.. paçalarımdan şirinlik akıyor.. 
Haha bazen kendimi hiç çekemiyorum biliyo musunuz ? yani ben başkası olsam suratıma bakmam bazı sabahlar..

Bir türlü alt-üst ayarını tutturamayan, pişirmesiyle yakması arasında 3 saniye olan cadı fırınımın başımda kamp kurup böreklerimi de en azından yenebilir hale getirdikten sonra oturduk sofraya..

Bu arada sofradaki peçeteleri kullanıp kullanmadığım merak konusu oluyor çoğu zaman.. 
Hayır kullanmıyorum :) 
Fotoğrafı çekip topluyorum onları.. Hatta fotoğraftan sonra ay şimdi çay may dökersiniz deyip krem dantel örtümü toplamışlığım bile var tabakların altından.. Afsdhfdflghd ne çekiyo evdekiler düşünün.. 


Günün güzel haberi Yasin'in düğünü olmamasıydı.. Böyle yazınca da komik oldu.. Düğün fotoğrafçısı ya hani ? Bu hafta sonu çalışmadı demek o :)

Düğün olmadığını öğrenince hafif bi çığlık attım ben çaktırmadan.. Bi de böle kolumu kaldırıp indirdim yesss ! diye sevinç gösterisi falan yaptım kendi çapımda.. Çok çaktırmıyorum ama üzülüyo garibim çalışmadı diyee..
O zaman dedim madem çalışmıyorsun hadi bakalım bisiklet bakmaya :)
Emin'e bisiklet alacağız.. Aslında bana da alacağız.. Ben direk büyük bisiklet alalım Emin öğrenince sürer onu kafasındayım.. Hayatın "oğlumla aramda 20 cm boy farkı kaldı" kısmındayım zira.. Lakin Yasin 2 ayrı bisiklet alalım derdinde..

Neyse gittik bakıyoruz bisikletlere önce Emin deniyor sonra ben.. Bir modelde buluştuk sonunda.. Ama ben tereddütteyim bana bi tık ufak sanki.. Dedim ki Yasin'e hayatım benim bi fotoğrafımı çeker misin çaktırmadan ? Nasıl duruyorum üstünde komik mi ? Uzaktan bir göreyim.. Hani olaydan uzaklaşayım resmin bütününe bakayım falan filan..

Tamam dedi bu.. Geçti karşıma kaldırdı kollarını havaya. Şak diye basıp geçeceksin yok.. Mesleki deformasyona uğramış adam.. Bi ayar yapmalar, eliyle bana şu tarafa dön bu tarafa dön demeler, önümden çoluk çocuk geçiyo düğün salonunda yaptığı gibi  "çocukları pistten alalım lütfen" modunda çocuk kovalıyor önümden.. Herkes bize bakıyooğğğğ
Yeter ama Yasin dedim yaaa rezil oldum.. Öyle bir bakmışım ki fotoğrafta haha bisikletle birlikte uçucam üstüne az sonra der gibi.. 

Zira üstüne sürmeyi düşünmedim değil bi ara.. 
Neyse pazartesi yeni modeller gelecek dediler iyi dedik onlara bakarız.. Ben bütün bisikletlerin zillerine basan oğlumuzu kaş göz işaretleriyle durduramayınca ciyaklayarak hizaya getirirken, babası küçük bi bisiklete binip alıp başını giden zıpır kızımızın peşinden koşturup çığlık kıyamet bisikletten indirdikten sonra, yemek yemeye gittik..

Pazartesi mi ?

Tabii ki oraya bi daha gitmeyeceğiiiizzzz.. O kadar rezillikten sonra mı tabii ki hağyyıırr :)

***
 Yemekten sonra ben Derimod'a bi bakayım dedim. Bir önceki postumda bahsettim hani çantam çalınmıştı benm.. O çantamı çok seviyordum.. Ondan sonra bir sürü çantam olsa da sade, şık ömürlük siyah bir çanta bulamamıştım.. En son bir kaç ay önce Yasin'in beni Derimod'a zorla sokmasıyla orda bi çantaya vurulmuştum.. Ama gel gör ki sapını ve dışının bir kısmını yılan derisi görünümlü yapmışlar.. Siyah gri yani.. Ama ben siyah istiyordum.. Almadım.. Sonra pişmanlık diz boyu tabii ama çanta gitti.. Yasin sürekli alacaktın sen onu deyip yaşam süresini kısaltma yoluna gitti falan..

Neyse ay gene bi bakalım dedim.. Ve bir çantaya daha vuruldum.. Dedim ki ben Derimod'un tarzını seviyorum o zaman.. Zira bakmadığım çanta kalmadı.. Alt tarafı aşağıdaki çanta gibi basit bi şey arıyorum.. Ama yok her yerinden bi şey çıkıyor şimdiki çantaların. 

Aldım ben bunu bağrıma bastım benim olsun buuğğğ dedim.. Sonra etiketine baktım gözlerim parladı  aiyy etiketin yarısı mısın seeğğnn ? benim oldu bu Yağsiinn dedim..
O da hemen al bunu al al al diyen polis memurları gibi kolumdan tutup kasaya sürükledi beni.. Dedim canım kocam.. İçime sinen bi çanta buldum diye ne kadar sevindi :)

Dışarı çıkınca belli oldu işin rengi.. Sabah benim yaptığım o yesss ! hareketini bu yaptı şimdi.. Yaparken de şöyle dedi beni taklit ederek "Allah'ım çanta bulamıyorum çanta bulamıyorum .. kurtuldum ! haha"

Ne kadar banelsin dedim yaaa aşkolsun öyle mi yapıyorum beğğn ? Bak bak ben de sanıyorum ki karıcığım istediği şeyi aldı diye seviniyorsun.. Kendini düşünüyormuş adam.. Oldu olacak yıldönümü hediyesi yap sen bunu bana.. Haftaya bi şey almaktan da kurtulursun..

Çok iyi fikir  :) dedi..

Bazen çok konuşuyorum.. 

Ayakkabımı daha önceden almıştım yine indirimden.. Kıyıpta giyemedim daha.. Ama evde giyip Yasin'le aynı boyda olmak ve hatta bi tık uzun olup homurdanmasını seyretmek çok hoşuma gidiyo.. 

O üstteki şeyin ne olduğuna gelicem az sonra. 

Neyse çantam bağrımda yola çıktık biz.. Arkadaşımla buluşacağım ben akşam.. Arkadaşımla.. Ben.. Benim arkadaşım.. Arkadaşım var benim haha benim arkadaşım benim oooo.. 

Eski dostumla görüştüm dedim ya bir önceki postta. O günden beri yapışık ikiz gibiyiz biz..  " Şo on çok sonorloyom Yoşom ! sononlo konoşomoyocoğom"  şeklinde benim küsme anımın taklidini yapıp yapıp Yasin'le hahahha diye kopsalar da çok özlemişim arkadaşımı..

Bi daha yapsana Yeşim bi daha yapsana hahahah.. Bunu diyen de benim kocam.. Hıh ! Ben de de ne inat varsa seninle konuşamayacağım deyip aradan 9 sene geçirir mi insan ? 

Neyse, bir zamanlar heeer gün arşınladığımız yerlerde gezdik akşam, Yasincim o arada parkta çocuk çığlıklarıyla kafayı sıyırıyor tabii :) 

Madame Coco'ya girdik.. İşte o fotoğraftaki sepetlere bakarken görevli çocuk "etiketin üzerindeki indirimli fiyat üzerinden bir indirim daha var kasada" dedi ve devam etti. o üstteki üstü çizili rakamı dörde bölüp birini ödüyorsunuz yani öyle düşünün.. Biz Yeşim'len bi neeeğğğyyy demişiz.. Az sonra elimizde koca sepetler kasa başında kikirdiyorduk.. 
Görevli çocuğu kankamız ilan ettik zira arkamızdan bağırıyordu haftaya çok güzel şeyler geleceeekk diye.. Ayıpsın dedik haftaya aynı saatte burdayız :)

Sonra çıktık.. Bizim yine yıllar öncesi gittiğimiz cafemiz vardı.. Ondan sonra hiç adımımı atmadım.. Onla gittiğimiz yerlere gidemedimm beeğğnnn.. Oraya gittik birlikte.. Atmosfer aynı, her şey esisi gibi çok güzeldi.. Ama iyi yönde çokta değişmiş ayrıca.. 

Nefis bir çayla başlayıp, hamburgerle devam edip, kahveyle taçlandırdık sohbetimizi.. Kahvenin yanında sigara da ikram etmeye başlamışlar :) Ben ağzıma sürmedim şimdiye kadar içmedim tabii ama ikram ilginç geldi..

Sigara sağlığa zararlıdır.. Kamu Spotu :)

Hamburgeri yeşim yiyor şimdi, salatasından da bi tane attı ağzına diğerini bana verecek başka minik çatal istemeye kalktı.. Aşkolsun dedim eskiden böyle şeylere takılmazdık artık aynı çatalı kullanamıyor muyuz ? 

Gülüştük.. Kendi çatalıyla salatalığı yedirdi bana :)

Sonra yaa hala inanamıyorumlar, ay iyi ki görüştükler, ya ne manyağızlar havada uçuştu bütün gece yine :)



Sonra Yasincim aradı parkta tek biz kaldık diye.. Gel dedim o zaman bizde devam edelim çaya kahveye..

Çıkarken ben deri ceketimi masada bıraktım.. Yıllar önce hep yaptığı gibi Yeşim yine beni toparladı yoksa unutuyodum ceketi.. 2 hafta önce de ikea da bırakmışım kapanmış ikea da
güvenlik görevlisiyle birlikte ceket aradım afsfsjdfjf.. Buldum neyse..

Çıkarken sıkı sıkı tembihledim Yeşim'i bak çanta aldım ya bugün nolur çantama sahip çık Yeşim bırakırım ben onu bi yerde.. Hiç merak etme dedi her zaman ki anaç tavrıyla..

Yeşim 1-2 gün önce çilek getirmişti bize gelirken.. Ben pasta yapıcam sana diye beklettim çilekleri.. Bi de eve gelip pasta yaptık.. Yalnız akıllı ben milföylerin üstüne borcam kapatıp ağırlık yapmayı unutunca bi kabardılar iki katı büyüklüğünde devasa bir pasta çıktı ortaya :)

Nası kesicez biz bunu diye güle güle dağılmış pastayı yedik bi şekilde :)



Gece yarısı Yeşim'i yolcu ettikten sonra fotoğraflara bakarken yani Yasin dedim, bi bisiklet fotoğrafı çekecektin rezil ettin beni.. 
Ellerini kaldırıp beni taklit ederek "Şo on çok sonorloyom ! Sononlo konoşomoycom olkoy ! " hahahah deyip uzaklaştı..

Sanırım önümüzdeki 32767430 sene bu konuda alay konusu olacağım..

Hoşçakalın ;)

* Eveeettt sanırım eskisi gibi günlükümsü ve uzuuunn  bi post oldu kızlar.. şimdi hanginiz mutfağı toplamama yardım ediyor ? :)

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :

İletişim : catikatiilkay@gmail.com

19 Nisan 2016 Salı

Her Telden Bol Fotoğraflı Karışık Post 25 :)

www.tips-fb.com
Torunlarım oldu a dostlar :)

Her şey kızımın şu an kullanmadığımız yazlık odasının tek taraftaki panjurunu kapatmamızla başladı.. Bi kaç zaman sonra bir kaç dal parçası gördük köşede, Yasin dedi ki, sakın bunları atma, panjuru da açma kuşlar yuva yapmaya başlamış..
Aaa yok canım atmam falan derken çalı çırpılar gün geçtikçe çoğalmaya başladı.. Ortaya bir kuş yuvası çıktı.. Ama biz ne heyecanlıyız ailecek. Her gün bakıyoruz noluyo diye.. Sonra bi de yumurta görmeyelim mi ay ev çığlık kıyamet görmemiş ailesi iş başında ! :)

Yalnız bizi görünce kuşlar kaçıyordu başta.. Şimdi bize alıştılar :) O dönem çok odaya girmedikte çünkü yumurtanın üstünde oturması gerekiyormuş kuşun sürekli.. Bu fotoğrafı yumurtaları yalnız yakalayınca çektim.. 


Ay sonra müjdeli haber geldi Yasin'den.. Kuşlarımız doğduu :)) Bizde yine bi çığlık kıyamet.. 
Şimdi büyüdüler bile.. Bazen camdan bakarken bize doğru ötüyorlar.. Yeni yeni ayağa kalkmaya başladılar.. Bacakları titriyor daha.. Çok tatlılar.. Gözümüzün önünde büyüyorlar..
Yalnız yuva artık bu kadar temiz değil :) Camlar zaten battı.. Kirliydi de zaten.. Silmedim bi daha.  Koku da yapmaya başladı.. Camı artık hiç açmıyorum.. Ütü masası falan vardı burda taşıdım onları da.. Rana'nın dolabı var onu da taşıyacağız..
Kendilerini güvende hissedip bizim camımızı seçmeleri güzel duygular yaşattı bana.. Nasılsa çok boş odamız var.. Bi tanesi de onların olsun.. 

İsim de koyduk.. Biri Emin biri Rana :)


***
Kandil kutlamamız..

Emin demişti hani ; Anne doğum günü kutluyoruz ama kandil kutlamıyoruz.. O zamandan beri kandil kutluyoruz biz.. Çocukların sevdiği şeyleri yapıp, küçük hediyeler alıyorum.. Not defteri, küçük oyuncaklar vs. gibi..

Pufumu da dantel kaplıyorum arada bir. Dantel masa örtüsü aslında bu.. Pufun kenarlarına sıkıştırınca hoş bir görüntü oluyor...

Dantel Örtü : English Home

İrmik Tatlımın tarifi için ise burayı tıklayabilirsiniz.. 


***
9 yıldır görüşmediğim arkadaşımla buluştum :)

Çocuklarda yoktu rahattım.. Saatlerce konuştuk konuştuk konuşmalara doyamadık.. O günden beri her gün görüşüyoruz nerdeyse.. Çok özlemişiz birbirimizi.. Bundan sonra hep birlikteyiz inşallah..


***

Sevgili eşim Yasincim asıl mesleği olan fotoğrafçılığa geri döndü :) Kendi işine devam ediyor.. Aura Cleanmax Temizlik Robotu ( İhlas'ın hani ) ve Rever Osmosis Su Arıtma satışı üzerine ofis var.. Düğün çekimi de yapıyordu ama artık fotoğrafçılığı daha aktif olarak yapmaya başladı.. Profesyonel makine geliyor eve bu yüzden arada.. Aiiiyy ben otun çöpün fotoğrafını çekiyorum evde ne güzel oluyor o makineler :) 

İlk dış mekan çekimini gerçekleştirdi geçtiğimiz günlerde.. Bir tesettür firmasının katalog çekimlerini yaptı.. İki fotoğrafa özellikle bayıldım bakmalara doyamadım.. Sizinle paylaşmak içinde çok yanıp tutuştum ama firma sahibi izin vermedi yayınlamama :/ Henüz kendileri kullanmadı daha.. 

Ben de mekan fotoğrafı paylaşırım o zaman :)

Gelin damat, nişan, sünnet, katalog vs. her türlü dış mekan çekimleriniz Yasin abiniz tarafından itina ile gerçekleştirilir :) 
Bilgi ve İletişim : catikatiilkay@gmail.com


***

Genelde düdüklü tencerelerle ilgili patlama hikayeleri duyarız.. Allah korusun.. Ama bizim geçenlerde her zaman pilav yaptığım, pilav tenceremin kapağı tuzla buz oldu..

Öyle bir sesle patladı ve camlar o kadar çok etrafa saçıldı ki inanamadım.. Her zamankinden farklı hiç bir durum yoktu yoktu ortada. Her zaman ki ısıda her zamanki gibi pilav yapıyordum.. Patlamasına bir anlam veremedim..
Ama mutlaka duyanınız vardır.. Tuzla buz olan duşakabin camları var.. Durup dururken patlayan.. Sanırım bazı tencere kapakları da o camlar gibi.. 

Şimdi yemek yaparken çocukları mutfağa sokmuyorum.. Çünkü bu kapak patladığında Rana tam önünden geçmiş ve bir adımla kurtulmuştu üzerine cam yağmasından.. 


***

İkea'nın tavuklu salatasını çok seviyorum.. Salatanın her çeşidini çok seviyorum biliyorsunuz.. Bu kez memnun kalmadım ama.. Tavukları buzdolabı kokuyordu.. Hani olur ya.. Bazen buzluktan çıkan bazı şeyler öyle kokar insanın ağzında.. Öyle bi garipti.. Daha yemem sanırım..

Ama ben başka şey anlatacağım.. Ben böyle oturuyorum salatamı yiyeceğim Yasin lavaboya gitti elimde onun telefonu fotoğraf falan çekiyorum.. Sonra omzuma biri değdi. Ben Yasin sandım tepemde biri var ama Yasin'in ters tarafı.. Sağıma değdi. Yasin'in solumdan gelmesi gerek.. Kafamı kaldırıp bi baktım bi adam ! Bir irkilip geri çekildim ben.. Ama serde nerden geldiği belli olmayan bi kabadayılık var :) Adama dayılandım hayırdır ?? diye 
Camın önünde oturyorum ben aşağısı görünüyor.. Adam camı işaret etti sanki aşağıdan birine bakıyorum der gibi.. Dayılanmam devam ediyor :)

Geç bu taraftan bak dedim ya ne dibime girdin ? Öyle mantıksız bir yerden bakıyor ki ? Ben camın sonunda oturuyorum.. Sol tarafıma denk gelen yerde bir sürü yer var camdan bakılacak.. Hemen telefonu falan elime aldım.. Adam kayboldu zaten hemen..

Günahını almayayım da çok benzer bir şekilde çantamı çaldılar benim bundan 12 yıl kadar önce.. Arkadaşımla buluştuk.. Onun o zaman banka hesabı yok ailesi para gönderdi benim hesabıma.. Onu çektim tam 250 TL. Para çantamda.. Normalde ben şimdi bile parayla gezmem.. 10 liraya bile kart veririm.. O gün işte para var çantada.. Artık takip mi ettiler bilmiyorum bankanın hemen karşısında cafede buluştuk çünkü.. Ben daha parayı vermeden çantamı arkadaşımın sandalyesinin kenarına astım.. Öyle bir yerde oturuyoruz ki arkadaşımın arkasında cam ve ve yanında da cam var.. Yani normal şartlarda en güveni olması gereken yer.. Kimsenin geçmeyeceği tek sandalyelik bir yer..

Ama şişmanca bir kadın o araya girdi camı tıkladı karşıya doğru el salladı.. Sanki dışarda bir arkadaşı var buluşacaklarmış gel biz burdayız der gibi.. Döndü bana gülümsedi ve ordan çıktı..

Kadınla göz göze geldim yani :) Ordan çıkarken benim çantayla çıkmış..

Sonra baktık çanta yok.. Para gitti.. Ama tabii herkes kendi kayıbına üzülüyor hihi. Ben en çok çantama üzüldüm çok seviyordum çantamı.. Bir de Yasin'in ofisin evrak işlerine ben bakıyorum o zaman milyarlarca liralık senet var çantada.. Onlarda gitti uğraştık durduk kaç gün.. Bi de minik avuç içi gibi cep telefonum vardı Panasonic ona da çok üzülmüştüm..

Velhasıl dejavu yaşadım o gün yine :)


***

İkea demişken şu fotoğrafı çekip ne güldük :)

Beyaz masamı almaya giderken, öyle bimasa almaya diye gitmiştik biz.. Katalogda vs. görmemiştim.. Genelde bir şeyi internetten görüp almaya giderim çünkü normalde.. Ne alacağım konusunda hiç bir fikrim yoktu o gün.. 
Bilenler bilir Bayrampaşa İkea'nın girişi burası.. Yanındaki yürüyen merdivenden yukarı çıkılır.. Fotoğrafı da yürüyen merdivenden çektim..


İşte masamı ilk bu açıdan gördüm o zaman :) Yürüyen merdivendeyiz.. Yukarı çıkıyoruz ve tam bu açıdan masamı gördüm bi heyecan ben de ! Bi vuruldum masaya ! Hemen yanına gitmem lazım. Ay Yasin ay ! Buldum masa buldum ! diye diye aşağı iniyorum ben ama yukarı çıkan yürüyen merdivenden aşağı iniyorum haha :)

Ortalığı bi karıştırmıştım merdivende.. O anı yad edip gülüştük :)

Bu arada masam bahçe mobilyası.. Yaz aylarında satışa çıkıyor o yüzden.. Bu sene benimkinin aynısını göremedim. Daha küçüğü vardı karesi diyebiliriz yani..
Çok fiyat artışı olmuş ama.. Tek sandalyesi 200 TL'ydi.. Şok olduk.. Gerçi ben alalı 7-8 sene oldu..


***
Bu da mutfaktaki küçük masa takımım.. 
O da epey artışa uğramış.. Masa takımlarımıza daha bi farklı bakar olduk evde haha :)


Hoşçakalın ;)

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :

İletişim : catikatiilkay@gmail.com

15 Nisan 2016 Cuma

ABUR CUBUR FAVORİLERİM :)

www.tips-fb.com
Abur cubursuz bir gün geçiremiyorum.. 

Sevgili beyim de benim gibi.. Buzdolabının üstünde çocuklardan gizli zulalarımız var.. Hatta birbirimizden gizli zulalarımız da var haha.. Zira senin yarın için sakladığın bir çikolatayı eşin gece kalkıp yemiş olunca hiç hoş bi şey olmuyo o.. 
Dolapların üst raflarında sürekli bi şeyler çıkabilir durumda yani.. Kim kimin zulasını patlatırsa.  3 seferdir yeni deneyeceğim kurabiye tarifi için rendeleyebileceğim sade, sütlü çikolata alıyorum.. Henüz kurabiyeyi yapmayı başaramadım çikolatalar hep ortadan kayboluyor çünkü.. 

Tamam 2 kere kayboldu.. 
Birini ben yedim.. 

***

En sevdiklerimi, sürekli aldıklarımı paylaşacağım zaman zaman..

İlk favorim içi kuru üzümlü, çikolatalı drajeler.. Türk kahvemin en iyi arkadaşlarından.. Sadece kuru üzümlerin minicik çöpü kalmış oluyor bazılarında.. O olayı sevmiyorum..

Bim'de kasa kenarında satılıyor bizi burda.. 
Bim demişken kapısının önünde gösterimiz vardı bugün.. Yazmıştım okuyup kopmak isterseniz  burayı tıklayabilirsiniz.. 

Gülme krizine girdim ben gene.. Bi toparlarsam posta devam edeceğim. Ay Allah'ım yaa Bim'e de gitmicem artık çocuklarla :) 

***

İyiyim iyiyim :) Evet devam edelim bazen, hatta çoğu zaman kahvaltı etmiyorum yalnızsam.. Çayın yanında peynir ve bu gevrekler kahvaltım oluyor..
Kandil simidi kıvamında bir şey.. Yine Bim'den..
Kandil simidini de çok severim.. 
Babam küçükken kandillerde, kandil simitleri alır, komşulara dağıttırırdı bana.. Şimdi aklıma geldi.. Biz de yapsaktı.. 

***

Biscolataaaa !

Bu bisküviye ayrı bir bayılıyorum. Böğürtlenlisi de çok güzel..

***

En sevdiklerimden.. Topi Tanem.. Karamelli olmasıyla kalbimi fethetti..
Yine Türk kahvelerimin vazgeçilmez arkadaşı.. Birden saldırınca insanın içini baysa da çıldırmışcasına yediklerimden :)

Bi gün yine krize girmişim gittim Bim'e bunlardan alıcam.. Dönüşte yine bi anım var afsddkfdk okumak isterseniz buraya tık bu kez :)

Anılarım da hep Bim'de.. Ne manağğsaaaa ? 
Bim'den başka bi yere gitmediğim için olabilir mi acabağğğğ ?

Yazar burda kocasına taş attı..

Kocası bunu okurken şöyle diyor eminim ki :  Aşkım sabret.. Alışveriş merkezi yapıyolar buraya..

Hani o alışveriş merkezi haniiiğğ ! Yapamadınız gitti kurudum burda Bim'e gide gide !

***

 Çocukluğumuzun lezzeti Cino ! Yaşdaşlarım bi "aiiiyyy" dediler eminim :)

Çocukluğumuzdaki lezzette olmasa da, geçmişe yolculuk yaptırıp hafif bir burun sızısı yapıyor yerken..
Fotoğrafı çekerken yazacaklarımı tasarlıyor ve malzemeden çalmışlar yalnız ortası boş çikolatanın demeyi planlıyordum ki , diğer paketteki tam tersi çıktı :) 
Bunları bana arkadaşım getirdi bize gelirken ama ben alırken hep paketeri bızıklayıp alacağım ortası boş mu dolu mu diye hihoho :)


Acır cubur ( Rana'ca abur cubur demek :) postlarımız devam edecektir !

Yiyelim güzelleşelim !

Yakında diyet postu falan gelir benden muhtemelen, zira bu gidiş gidiş değil :)

***

Hoşçakalın ;)

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :

İletişim : catikatiilkay@gmail.com

8 Nisan 2016 Cuma

1 ÜRÜN TAVSİYESİ / 3 ÖNERİ : MADAME COCO KIZARTMA TENCERESİ / ATIK YAĞ DÖNÜŞÜMÜ

www.tips-fb.com
Ne zamandır içinde kızartma teli bulunan bir kızartma tenceresi istiyordum.. Sadece kızartma teli de olurdu :) 
Ama öyle çok çarşı pazar gezen bir tip olmadığımdan denk gelemedim bir türlü.. Küçükken annemin vardı bu kızartma tellerinden taa o zamandan pratikliği aklımda kalmış.. 

Aslında benim Tefal Fritözüm vardı.. İyi de bi para verip almıştım zamanında.. Bilinçsiz alışverişlerimden biriydi bu.. 

Kullanamadım.. 

Bi kere neredeyse 2 litre yağ kullanmak gerekiyordu kızartma yapabilmek için.. Ben defalarca aynı yağda kızartma yapmıyorum.. Tekrar tekrar kullanılan kızartma yağı kanserojen etki yapıyor malum.. Zaten yenmez de çok ağır olur.. Ben çok yağ kullanmıyorum ve aynı yağda 2 kez kızartma yapıyorum sadece.. 

Fritözde o kadar yağı ziyan etmek can sıkıcı oluyordu.. Kalabalık aile olup çok kızartma yapsak neyse ama bize kullanışlı gelmedi.. Temizliği bakımı da doğru düzgün kullanamadığıma bakarsak fazla geldi bana.. En sonunda ofise yolladım ben koskoca fritözü :) Orada daha çok işe yarıyor çok kişilik yemek yapıldığı için.. 

Velhasıl geçen gün Madame Coco'nun sitesinde kızartma tencerelerini indirimde görünce gözlerinden kalpler çıktı :) 
İnternetten almak istemedim beklememek için. Eşime mesaj attım onun ofisin hemen yakınında Avcılar Madame Coco mağazası var.. Dedim koş Yasin aradığım kızartma telini buldum :)

 Hemen gitti sağolsun ama bulamadım kalmamış dedi.. Ben hüsran.. 

Gece geldi şimdi bu açtım kapıyı direk bi şeyler anlatmaya başladım.. Gülüyo bu ben noluyo falan derken, o arada baktım elinde poşet var aaa benim kızartma tenceresi :) Sürpriz yapmış.. 
Sonrası poşeti kucaklayan ben falan :)

Avcılar'da hakkaten yokmuş ama Beylikdüzü Migros Madame Coco'da bulmuş.. Pelikan AVM'deki Madame Coco mağazasında da yokmuş.. 

Ayrıntılı yazıyorum ki bakmak isteyenler olursa diye :) Sonradan geldiyse bilemeyeceğim.. 


İnternetten almak isteyenler buraya tıklayabilir.. İnternetteki fiyatıyla mağaza fiyatı arasında fark var.. İnternet daha uygun görünüyor ama kargo ücreti var.. Aynı hesaba geliyor yani aşağı yukarı.. Öyle bir denge kurmuşlar fiyatlar arasında..  


Kızartma ve kızartma yağı konusunda bir kaç önerim var.. Bu postta yeri gelmişken bahsetmek istiyorum..

* Yukarıda belirttiğim gibi kızartma yağını tekrar tekrar kullanmayın.. 
Çok zararlı.. Bu tencere bu yüzden ayrıca çok sevindirdi beni.. Zaten az kızartma yapıyorum küçük oluşuyla çok yağ israf ettirmeyecek..

* Patates kızarttığımda onları kağıt peçete üzerine çıkarıyorum.. 
Sonra peçeteden tabağa aktarıp peçeteyi çöpe atıyorum.. İnanılmaz yağ emiyor peçete.. Gereksiz yere o yağı yememiş oluyoruz böylece.. Bim'in peçeteleri iş görüyor.. Düz beyaz olanları hani. Kağıt havluda olur.. İnce bir şey olmasın yapışır patateslere..

* Ve kullanmadığınız yağları lütfen lavaboya dökmeyin.. 
Şimdi miktarını unuttum ama 1 litre yağın bile verdiği zarar çok büyük.. İnternetten araştırıp ayrıntılı okuyabilirsiniz..

Ben atık yağları 5 litrelik su şisesinde biriktiriyorum.. Lavabonun altında bir köşede duruyor.. Bi zararı yok birikiyor orda.. Tencereden kolayca aktarıyorum elim alıştı benim ama huni de kullanabilirsiniz bu iş için.. 
Veya çamaşır yumuşatıcısı bidonları da iş görür mesela.. İçini çalkalayıp, yıkayıp kullanabilirsiniz

Atık yağ toplayan firmalar var 5 litre olduğunda gelip alıyorlar bu yağları.. Ben hangi numarayı aradığımı hatırlamıyorum ama ta Çatı Katı evimizdeyken aramıştım geleceğiz deyip gelmemişlerdi.. Veya ulaşamadılar belki evde yoktuk bilemiyorum.. Ben eşimle belediyeye yolluyorum.. Ama çok duydum bize geldiler evden teslim aldılar diyenleri.. 

Bu numara benim aradığım değil sanırım. Bu numarayı bir arayın belediyenizin atık yağları nerede topladığını öğrenebilir, onlar gelmese bile siz bırakabilirsiniz..

444 28 45 Ücretsiz ALO ATIK HATTI

Hoşçakalın ;)


Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :

İletişim : catikatiilkay@gmail.com

7 Nisan 2016 Perşembe

İpana Luxe Perfection Beyazlatıcı Diş Macunu Yorumlarım

www.tips-fb.com
Doğru makyaj, dolgun kirpikler, bakımlı bir cilt, hacimli saçlar… En önemlisi de beyaz dişlerle sağlıklı, güzel bir gülümseme! Bu yüzden diş bakımına ve beyaz olmasına oldukça özen gösteriyorum. Sürekli yeni ürünleri deneyimlemeyi de seviyorum. Burada raflarda gözüme çarpan ve Amerika’nın en büyük diş macunu markası olan Crest aslında Procter and Gamble’ın Türkiye’de sunduğu İpana markasıyla tamamen aynı içeriklere sahipmiş. Dünyada ilk defa beyazlatıcı bantları üreten bir marka olduğu için 3 boyutlu Beyazlık ailesi oldukça ilgimi çekti. Son zamanlarda market alışverişine gittiğim her mağazada ve televizyonlarda sıklıkla İpana’nın yeni ürünü olan Perfection’a denk gelince ve özellikle 3 günde %100’e kadar lekesiz iddasını duyunca denemek istedim ve hemen aldım.

İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu ünvanına sahip bu diş macunu ile deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Diş hekimimin de daha beyaz bir diş için önerdiği İpana 3D White Perfection ile güvenle, bembeyaz gülebiliyorum.

Perfection diş macunu 3 Boyutlu Beyazlık ailesinin en ileri ve etkili beyazlatıcı diş macunu teknolojisini içeriyor. Böylece diş minesine zarar vermeden sadece 3 günde diş yüzeyindeki lekeleri %100’e kadar etkin biçimde çıkarıp ve bembeyaz bir gülümsemeye sahip olmamızı sağlıyor.

Performansına gerçekten çok şaşırdım. Etkisi inanılmaz! İlk kullanımdan itibaren bile diş yüzeyindeki lekeleri çıkarma etkisini farkediyorsunuz. Keskin nane tadıyla ferahlığı sağlıyor, böylece uzun süre ferah bir nefese de sahip oluyorsunuz. Beyazlatma etkisi bu kadar iyiyken diş mineme hiç bir zarar vermediğini bilmek de çok güzel.


Procter and Gamble’ın tüm dünyada pazara sunduğu en gelişmiş beyazlatıcı diş macunu olan 3 Boyutlu Beyazlık Luxe Perfection İpana ile Türkiye’de de raflarda yerini aldı. Denediğinizde bana hak vereceksiniz:) Kullanmadan kesinlikle inanmazdım, deneyince etkisini gördüm ve mükemmel sonuç aldım.

Tam bir bakım sağlamak için aynı ailenin Oral-B 3D White Luxe ağız bakım suyunu da kullanıyorum. O da diş macunu ve fırçasının ulaşamadığı alanlardaki lekeleri bile çıkararak uzun süre, keskin bir ferahlık sağlıyor.
Unutmadan küçük bir not ekleyeyim; P&G ve İpana ürün performansına o kadar güveniyor ki, memnun kalmazsanız paranızın 2 katını iade ediyor. Bu nedenle beyazlatıcı etkisini kendiniz de görün diye bence gerçekten denemeniz gereken bir ürün.

Ürünü satın almak isterseniz tıklayınız!


P.S. Bana bu bilgiler yetmedi, ağız ve diş sağlığı üzerine daha çok şey merak ediyorum diyenleri aşağıdaki siteye alalım.  
#ipanaperfection  #gülüşünügöster

Bir boomads advertorial içeriğidir. 

6 Nisan 2016 Çarşamba

Ayşe Rana'nın Kırmızı, Pembe, Dantel Detaylı 4. Doğum Günü )

www.tips-fb.com
Bu yıl, ( aslında ben yazana kadar geçen yıl oldu :) çocuklara doğum günü yapmayı planlamıyordum.. Hem yoruldum artık hem de Rana'nın 3. doğum partisinde yine ateşlenmiş olması ve hemen peşinden hastalığını öğrenmemizle, doğum günleri artık benim için başka bir anlam ifade eder olmuştu..

Sonradan, şöyle bir oturup düşününce farkettim ki, son yıllarda yaşadığım tüm sıkıntılar, gördüğüm nankörlükler ve aldığım kötü haberler hep Rana'nın doğum günü partilerine denk geldi.. Tüm o renklerin, süsün, şaşaanın, aşağıya ekleyeceğim, belki özenilesi masaların arkasından hep bir karanlık çıktı..

Benim için doğum günü partisi demek : stres sıkıntı, hayal kırıklığı, kendini kötü hissetme halini almıştı.. Doğum günü deyince bi irkilir olmuştum.. 

4. yaşını zamanında kutlamadım bu yüzden kızımın.. O esnada hala bekleme sürecindeydik 2. ameliyatı olup olmayacağı belli olmamıştı.. Kendi kendime eğer güzel haber alırsak, 2. ameliyata gerek kalmazsa bunun için bir kutlama yapacağım demiştim..

Bir kaç ay sonra güzel haberi aldık ve işte bu, doğum gününden çok, o kutlama oldu :)

Çekirdek aile olarak küçük bir parti düzenledik.. 
Rana'nın isteği üzerine yine pembe baş roldeydi.. Yanına bu kez bir de kırmızı eklendi.. 


Alışılmış masalarımın dışında bir masa hazırladım.. 
Tüm malzemeleri masanın köşesine yerleştirip masanın yarısını boş bıraktım.. 

Çünkü bu sene bu doğum gününü güzel hatırlamak istedim ve kızımı masanın kenarına oturtup harika fotoğraflar çektim.. 
Çok doğal ve güzel pozlar oldu.. Masaya uyumlu, köşeye iliştirilmiş oyuncak bebek gibi durdu kızım :)


Pastayı babası buldu kızımın hem de ben masayı hazırlarken.. 
Pembe bir pasta istiyorum demiştim uğraşmış biraz ama tam masamıza uygun pastayı bulmuş sağolsun.. Hatta fazlasıyla uyumlusunu bulmuş, zira o kırmızı kurdeleyi pastaya ben takmadım :) Kırmızı kurdelesiyle birlikte bulmuş pastayı..
Sanki bizim için özel hazırlanmış gibiydi.. Bu da yüzümü gülümseten bir başka ayrıntı oldu..

Oğlumda kardeşine çok sevdiği Ponny'leri almıştı.. Kızım çok mutlu oldu.. Abisiyle de güzel kareler yakaladım..

Aşağıdakilerde Rana'nın diğer doğum günlerinden kareler.. Sondan başa, 3. 2. ve 1. yaşı..






Hoşçakalın :)

Takip edebileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :

İletişim : catikatiilkay@gmail.com

linkwithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

STAT COUNTER IP PROGRAMI

amung

Alexa