21 Eylül 2017 Perşembe

Stil Günlüğüm / üz :) Pembe..


Pembeyle hatta siyah, beyaz, gri dışında renklerle aram eskisi kadar hoş olmasa da arada kendimi rengarenk bulabiliyorum.. Dengesizliğiyle ünlü burcumun getirisi olsa gerek.. 

İşte geçenlerde yine kızımla birlikte pamuk şeker kıvamında dolandık.. 

Bluzumu buradaki alışveriş yazımdan hatırlarsınız.. Hani önce deneyip almadığım ama ınstagramda kabin fotoğrafı paylaşmam üzerine gelen al al mesajlarıyla gaza gelip geri dönüp aldığım pembe keten bluz :)

Bluz : Way Bee Butik 
( Cennet'te olanlar için yazıyorum 2.şubesinden :)

Jean : Levıs

Pembe Ayakkabı : Converse All Star

Sırt Çantası : Trendbende.com

Gözlük : Koton


Spora giderken de çiçekli çantamla ve pembe gözlüklerimle kullanmıştım. 
Çantam ınstagramda bir butikten hediyeydi.. Yurtdışından gelmişti ama şimdi link eklemek için baktığımda sayfayı bulamadım sanırım kapandı veya adı değişti :/


Başımdaki fular ve kolyem ilk fotoğrafta belli olmamış.. Burada daha iyi görünüyorlar.. 

Etamin Kolye : Sevgili Nazla Hobi' den hediye.. 

Bu ara sıklıkla kullanıyorum..

Çiçekli babetlerimi ise hiç dışarıda giymedim şimdiye kadar.. Bu kombine çok yakışmadı ama sizce de ?


Rana,

Tütü etek / T-shırt : Defacto

Spor Ayakkabı : Puma

T-shırtünün önünde siyah desenler var bu yüzden siyah spor ayakkabılarını tercih etti :)


Hoşçakalın :)



Son Hali ile Oturma Odası Dekorasyonum..

Daha önceden, buradaki Oturma Odası Dekorasyonum yazımı yayınlamıştım.. Oturma odasını üst kata yeni taşıdığımız ve küçük değişiklikler yaptığım zamanlardı, eksikleri vardı odanın tamamladığımda tekrar paylaşacağım demiştim.. Son hali ile buradayım.. 

Instagram hesabımda ara ara paylaştığımda tetiklenen :) sorularınızın hepsine de toplu cevap vermiş olacağım.. Geçmişe yönelik linkler ve ayrıntılarla kapsamlı bir yazı olacak.. 

***

Oturma odamızın alt kattaki eski halini görmek için ise burayı tıklayabilirsiniz..

Çook daha eskilere, Çatı Katı Evime gitmek isterseniz de burayı tıklayabilirsiniz :)  


Öncelikle duvar rengiyle başlayalım.. Bu odayı biz boyattığımız için duvar rengini biliyorum.. Dyo'nun Yeni Çağıl rengi.. Ancak diğer odaları biz taşınmadan önce boyadıkları için sorularınıza cevap veremiyorum.. Bu oda daha önceden çocuk odası olduğu için duvarları hayli lekelenmiş ve çizilmiş durumdaydı.. Oturma odası yapmadan önce boyattık.. Diğer odalar henüz boyanacak durumda değil lakin seneye hala burada olursak belki tüm evi bu renk yapabilirim.. Seviyorum bu rengi. Gri/mavi arası hoş bana hitap eden güzel bir renk.. 


***

Köşe Koltuk : İkea Soderhamn 

Buradaki yazımda koltuk, tv ünitesi vs alma / seçme aşamasını ayrıntılarıyla anlatmıştım.. 

Yaklaşık 4.5 yıl oldu koltuğumu alalı hala memnunum.. Gördüğünüz tüm kumaş yüzeyler çıkarılabiliyor.. Kuru temizleme yapılması söyleniyor ancak ben düşük ısıda, sıktırma yapmadan ve kesinlikle ütülemeden temizliğini gerçekleştiriyorm.. Ütülenirse buhardan kaynaklı sanırım garip lekeler oluşuyor yüzeyinde bu kumaş türünün.. İlk yıkamamda ütülemiştim ve böyle olmuştu tekrar yıkadığımda kayboldu ve farkettim ki ütüye de gerek yok.. Kılıfları geçirdiğinizde kendi kendine ütülenmiş gibi duruyor. 

Şimdiye kadar tamamını sadece bir kez, odayı yukarıya taşırken yıkadım.. Ancak minder ve oturma kısımlarını sıklıkla yıkıyorum..

En güzel özelliği kılıflarını tamamen değiştirebiliyor olmanız.. Sürekli yeni renkleri çıkıyor.. Yani sadece kılıf değiştirerek şu an satışta bulunan renkleriyle koltuğumu pembe, camel veya antrasit gibi bir renge çevirebilirim.. Bu hakkımı saklı tutuyorum :) 


***

Tv Ünitesi : İkea Besta Serisi

Üst kısmı da var aslında.. Orta kısmı camlı.. Onu yukarıya taşımadım aşağıda ki salonda kaldı.. Hem buranın tavan boyu daha kısa aşağıya göre şık olmazdı hem de açıkcası üşendik :) Ölçü al duvarı del tekrar tak falan. Genel olarak hala memnunum bunu da koltuklarımla birlikte almıştım ama üst kısmının ayrı olması işte bi zor gelmeye başladı bize.. Şimdi alsam tek parça bir şey alırdım, ki değiştirirsem tekrar öyle yapacağım.. 


***

Oturma odam aşağıdayken daha renkli bir duvar dekorasyonum vardı burada eski halini görebilir, fikir edinebilirsiniz ancak burada odanın genel havasına ve değişen ruh halime yönelik olarak daha sade tuttum bu kez duvar dekorasyonunu.. 

Siyah Büyük Çerçeveler : İkea

En Üstteki Vintage Çerçeve : Madame Coco

Küçük Çerçeveler : Euroflora



 Sehpamı ise çöpte bulup boyamış, harika bir değişime el atmıştım.. Sehpanın eski / yeni hali ve boyama aşamaları ise buradaki yazımda mevcut..

Kumaş Sepet : Madame Coco

Pullu Kırlent : Ben diktim..

Bu sepetin içinde ne olduğu ise beni şaşırtacak şekilde çok merak ediliyor :) Öncelikle orda duruş sebebi arkasındaki priz ve kabloları saklıyor olması, diğeri ise içinde şallar bulunması.. Bu oda terasa açılan odamız, ki bu yüzden oturma odasını yukarı taşımıştık terası kolay kullanalım diye.. Gündüz hava ne kadar sıcak olursa olsun gece teras hayli serin oluyor ve ihtiyaç halinde bunun içindeki şalları alıp çıkıyoruz terasa.. Şalların üstüne de çeşitli minderler koyuyorum zaman zaman..

***

Diğer aksesuarlar,

Organze Başlıklı Abajur ve Sol Alttaki Ferforje Kapaklı Peçetelik : Mutlu Dükkan, kendi ürünlerimden

Gümüş Çalar Saat : Cennet'te bir saatçiden.. 
Bizim bu tarafta oturup beğenen olursa dükkan adını öğrenirim şu an anımsayamadım.. Bu renk sağlam bir saat kolay bulunmuyor çünkü ben bu tarz bir şey istiyordum görünce çok sevinmiştim..

Cam Şişe : Madame Coco

Güllü Ayna : English Home


***

Gümüş Rengi Kapı Boncuğu : Yine Mutlu Dükkan , kendi ürünlerimden..

Bu odamın kapısını çıkarmıştım daha rahat ve şık bir giriş için.. Epey bir süre kapı boncuğu aradım buraya.. Eskiden bu tür boncuklar çok popülerdi bi 12-13 yıl önce.. Avcılar'daki evimde çok güzel boncuklarım vardı pembe, mavi vs. sonra açık planlı, kapısız Çatı Katı evime taşınıp dağıttım onları pişmanım şimdi :) 
Arkadaşımla bir kaç dükkana baktık sonra ve kapı boncuğu mu kaldı artık tarzında cevaplar almıştık :) Sonra kendi toptancımda karşılaştım.. Sanki benim için üretilmiş gibiydi özellikle bu gümüş rengi.. Çok severek alıp taktım hemen.. 

Güneş vurduğu zaman odanın içine yansıyan ışık oyunları çok hoşuma gidiyor..


***

Gece de ayrı bir güzel..


***

Halı : İkea Adum

Halımı aslında kışın kullanıyorum bu yaz bir türlü yazlık versiyona geçmek kısmet olmadı.. Aslında bir sonraki temizlikte daha yaz versiyonuna geçeceğim odanın bu postu ondan önce yapmak istedim.. Evet neredeyse sonbahar geldi ama olsun bir kaç hafta da olsa yazlık versiyonu kullanalım.. Bu esnada bu halımı da yıkamayı planlıyorum..
Temizlik robotum olduğu için derinlemesine temizleyebiliyorum bu yüzden halımdan memnunum.. Normal bir süpürge kullanıyor olsaydım bu modeli tercih etmezdim.. Ancak bu tür halılarınızı yıkamaya vermemenizi tavsiye ederim.. Ben bir kez verdim malesef halımı bozmuşlar.. Sanki makinede bir yere sıkışmış gibi zedelenmiş kısımları var.. Bir başka halım da yine aynı şekilde geldi.. İlk zamanlar halı yıkama hizmetlerinden memnundum ancak artık değilim.. Bu yüzden kendim yıkıyorum artık halılarımı terasta.. 

Sehpa, Ayna : İkea

Yıldız Obje : Bauhaus 
Yılbaşı süsüydü bu ahşap renkteydi odaya uygun olması açısından gri /mavi bir renge boyadım.. 

Tül : İkea
Perde : Özel Dikim
 Çok kısa süre oturduğum bahçe katında oğlumun odasının asıl perdeleri yapılana kadar elime geçen bu kumaştan idareten bir perde diktirmiştim.. Unutmuşum ben bunun varlığını çok alakasız bir zamanda elime geçti.. Aaa odama ne kadar uydu şimdi deyip takıverdim.. O zaman kadar perde kullanmıyordum burda.. Sadece tüller vardı camlarda panjur var çünkü ve zaten çok yukarda olduğum için içerisi görünmüyor.. Perde işlevsel değil görüntü amaçlı oldu ama hoş oldu :)


***

Kırlent Yüzlerim,
 Kızlı ve Love yazılı olanlar : Kendi ürünlerimden : Mutlu Dükkan

En baştaki : English Home

En sondaki : Madame Coco

Arkadaki mumluk salça kutusu aslında.. Yapışkanlı folyo ile kaplayıp, pembe dantelli kurdele ile renklendirdim..


***

Odamın diğer kısmına geçersek, 

Hasır İp Lamba : Mutlu Dükkan yine kendi ürünlerimden.
Pek çok rengi var mavisi odam için güzel bir seçim oldu.. Aslında avizem var oturma odası için ama böyle spor bir lamba daha uygun oldu odamın bu haline.. 

yıllardır aşina olduğunuz,

Masa / Bank / Tabure Takımım : İkea

Yaklaşık bir 9-10 yıl oldu sanırım alalı.. Bahçe mobilyası aslında normalde, her paylaşmam da belirtiyorum.. Tabureleri takıma daha sonradan ekledim

Şifonyer : İkea Malm Serisi
Kızımın doğumuyla birlikte onun için aldığım bu şifonyer sırasıyla yatak odası, alt salon, giriş olmak üzere pek çok yerde kullanıldı.. Son durağı ise burası oldu.. Çok sevdiğim her yere yakışan eşyalarımdan.. 


***

Ferforje Paravan : İkea
Bahçe katı evimde merdiven altını kapatmak için almıştım bu paravanı.. Bu evimde uzun süre kullanmadım sonra birden buraya koymak aklıma geldi boştu bu kısım.. Şık bir görüntü oldu..



***

Çit Taraflı Kilim : Koçtaş


Değişik değişik kullanıyorum.. İyi ki aldım dediğim şeylerden bu da.. 

Çiçeklik : İkea

Ailemize Özel Yapım Yağlı Boya Tablo : Ressam Erkan Yaprakkıran

Home Sweet Home Ahşap Tepsi  : Mutlu Dükkan


***

Masamın üzerindeki ferforje tepsi English Home.. 

TPaslanmış krem rengi bir tepsiydi.. Siyaha boyayıp odama uygun hale getirdim.. Başka boyadığım objelerle birlikte ayrı bir yazıda ayrıntılı göstereceğim.. 


 Hoşçakalın :)



catikatiilkay@gmail.com

Stil Günlüğüm / üz :) Sosyal Tesisler..

Geçenlerde ben uyanmadan bana çay yapmak için ocağın başına geçen oğlumun farketmesiyle ( gelecekteki sevgili gelinim çok şanslısın bak :) daha gözümü tam açamadan doğalgazın kesik olduğunu haber aldım..

Önce tabii bizde mi bi sorun var ? diye vanalar kontrol edildi.. Noldu faturayı mı unuttun Yasin diye Yasin'e telefon açıldı falan sonra kapıdan apartmana 30 saniye kafamı uzatmam yetti.. Herkes birbirine aynı soruyu soruyordu : Sizde doğalgaz çalışıyor mu ? 

Anlaşıldı ki mahallece böyle bir arıza sorunumuz var..

O my Allah'ım ! Çay içemeyecek miyim ben ?

Tabii ki içeceğim.. Apar topar giyindik güzide belediyemin burnumun dibine kondurduğu Sosyal Tesislere yollandık.. Çayı çok güzel mis gibi hihoha

Rana Hanımlar babaanne özel koleksiyonundan çiçekli elbiselerini giymeyi tercih ettiler.. 


Anne ise her zaman ki gibi kot t-shırt takılmaya devam ediyordu.. 
Rahatlık forever.. 
Bu t-shırtüm simli aslında lakin düz gri gibi görünmüş.. Bu dökümlü görünümü elde edebilmek için iç tarafında sağdan sola bazı ipler falan dikilmiş giyerken dolanıyorum bazen iplere haha


Beni de kendisine benzetti.. Parmaklar..


Evet o parmaklar hep havada..


Çocukları doyurup, 375528 bardak çay içtikten sonra gözüm açıldı.. Çayı kadar wc'sini de seviyorum sosyal tesislerin ehi ehi..  Tertemiz ve aynaları çok güzel tam fotoğraflık :)

Ne kadar da üzerime uygun bir wc konulu çalışmam :)


Instagram hesabımda bu fotoğrafı Rana'nın Şeyma Subaşı'lığı diye paylaşmıştım.. Tabii kaderi benzemesin haha ay benzesin de o şekilde değil diye de eklemiştim tabii :)  

Bu kızın pozları, halleri beni çok güldürüyor.. 


Ben, 
Jean, T-shırt : DeFacto ( evet yine.. yürüme mesafemde bi o var napiim :)
Çanta : Lc Wakiki ( bu da yürüme mesafemde )

Sevgili ZaraKoton, BershkaH&M falan sizlerden yürüme mesafeme mağaza bekliyorum :)

Rana,
Elbise : Babaanne özel dikimi
Pembe spor ayakkabı :  Kinetix

Hoşçakalın :)

catikatiilkay@gmail.com

Tarif / Parfe


Bu sıcaklarda yapılacak en güze ve pratik tatlı :  Parfe

Bilmeyen yoktur sanırım tarifini ama aklınıza getirmiş olayım bari..
1 bardak sütle hazırladığımız 1 paket krem şantiye istediğimiz malzemeleri ekliyor, buzlukta bekletip, donduktan sonra soğuk soğuk servis ediyoruz..

Ben bu parfede, halley, petibör bisküvi, mısır gevreği ( ki bence bu güzel olmadı siz koymayın :), kuru kayısı, çikolata parçaları kullandım..
Üzerindeki çikolata sosu yine hazır satılan soslardan..

Kalıp : Tupperware

Fiyonk kavanozlardan ise Mutlu Dükkan'da bulabilirsiniz.. 

Hoşçakalın :)

catikatiilkay@gmail.com

Alışveriş / En son ne aldım ? 3

Bu alışveriş yazısında bol bol sandalet göreceksiniz :) 
İlkiyle başlayalım henüz dün akşam dolabıma katılmış görür görmez pek severek aldığım, lacivert ışıltılı model.. Sürekli jean giyiyorum malum ve lacivert ışıltıları jeanlerimle çok güzel oldu. 

Bu gruptan 3. sandaletim bu.. İyi anlaştım bunlarla hem uygun hem şık hem rahatlar.. Yalnız hepsini farklı fiyata aldım gittikçe düşüyorlar :) Böyle giderse yaz bitmeden koleksiyonuma yeni parçalar katacağım sanırım..

Bunlar artık her yerde ulaşılabilir durumda. Ama bizim buralarda oturanlar için belirtiyorum Cennet kapalı caddede çıkışa yakın bir ayakkabıcı var.. Ben sürekli oradan alıyorum ve her gitmemde yeni modeller gelmiş oluyor.. 


***

Bu yazı biraz tersten başa oldu :) 
Yukarıdaki sandaleti almadan önce bu aşağıdakileri denemiştim.. Alttaki iki model arasında kalmışken, görevlinin yanıma gelip sol alttakinin tek kaldığı için yüzde elli indirimli olduğunu söylemesiyle ortada kararsızlık falan kalmadı tabii ki onu aldım :) 
Aklımın bi tarafında lacivert bir şeyler kalmışken işte dün akşam üstteki sandaleti buldum süper oldu..

Tüm modeller : Deıchmann


***

Yukarıdaki modelleri denediğim gün de aslında aşağıdaki gibi siyah / gri düz bir şeyler bakmak için girmiştim işte alakasız bir şey aldım çıktım :) 
Sonra yukarıda bahsettiğim Cennet'teki mağazada bunları buldum yine süper oldu.. Aynı modelin alt bantı parlak olanı da var.. Ama benim gümüş rengi parlak bir başka sandaletim olduğu için bu kez mat olanı tercih ettim... 


***

Bu şık anahtarlık Mutlu Dükkan ürünlerimden.. Hemen kendime bir tane ayırdım tabii gören bayılıyor.. 


***
Böyle sade takıları seviyorum.. Bu zinciri takı yapan bir hanımın malzemeleri arasında buldum ve buna aparat takıp benim için bileklik yapmasını rica ettim bir dakikada hazır oldu :)


***

Çocukları büyüttüm çok şükür.. Çanta boylarım da gitgide küçülüyor bu durumda tabii :) İpadim sığıyorsa tamamdır benim için ideal :) 
Siyah sade küçük bir el veya çapraz çanta arıyordum uzun zamandır.. Bazen sade bir şeyler bulmak hayli zor oluyor.. Bu 3 gözlü çantayı bulunca, hemen deneyip ipadimi de sığdırınca kaçırmadım.. İç kısmı da ayrıca çok hoşuma gitti..

Çanta : Gratis


Hoşçakalın :)

catikatiilkay@gmail.com

Stil Günlüğü/müz.. Boynuz Kulağı Geçermiş :)

Pozlarına ve dışarı çıkmadan önce mutlaka fotoğraf çekilelim diye tutturmasına bakılırsa, sanırım yakın zamanda Rana, abisi gibi kendisine özel bir blog açmamı isteyecek.. 


Bluzumun önü şifon, arka kısmı yumuşak bir penye. Bu yıl ilk kez giydim ve farkettim ki kilo vermemle birlikte hayli bol gelmeye başlamış, omuzları düşmüş, yakışmamaya başlamış.. Üst beden olarakta hayli küçülmüşüm..

Tam Dolap Boşaltmaca hesabıma koyarım artık bluzu diye düşünürken bir dokunuşla havasını değiştirip çok şık ve kullanılabilir hale getirdim.. İlerleyen yazılarda göreceksiniz onu..

Gümüş çantamı rafta görüp almak bir kaç saniyemi aldı.. Tam aradığım tarzda kullanışlı sade abartısız bir çanta.. Şöyle ipadimin sığabileceği boyutta, sıradan bir şey bulamıyordum bir türlü.. 

Bluz : Hatırlamıyorum neredendi :)
Jean : Cennet'te bir butikten
Çanta : Lc Waikiki
Gözlük : Buradaki yazımda net olarak görünüyor.


Rana'nın elbisesi : Babaanne özel dikimi
Spor Ayakkabı : Puma 

Saç bantını boynuna bağlayarak bir tarz yakaladı.. O gün gezdiğimiz tüm mağazalarda çalışan ablalarından bonynundakinin çok yakıştığına dair iltifatlar aldı.. Sanırım blog açtıracağı gibi, bu konuda başarılı da olacak :)


Sandalet :  Cennet'te bir tezgahtan.. 
Ki bu sene bu tarz sandaletler çok fazla var etrafta.. Bir tane daha aldım ben.. Hem çok uygun fiyatlı hem de rahatlar.. Arkalarının lastikli olması en sevdiğim yanı.. Uğraşmadan giy-çık.. 

Bilekliğim : Kumburgaz sahil pazarından.. 
Arkadaşımın hediyesi.. Bileğinde görüp beğenmiştim bana da almış :)


Hoşçakalın :)

catikatiilkay@gmail.com

Eskiyi Yenileme / Çelik Kapı Boyanır Mı ? Boyanır :)

Yaklaşık 4 aydır devam eden çelik kapı boyama projemi nihayet bitirdim.. Hemen gözünüz korkmasın bu kadar uzun sürmesi olağan dışı bir durum.. Zira katlar arasında bir gün beklemek yeterli.. Yani normal şartlarda mesela polis basmasaydı  ( haha ) muhtemelen ben de 1 haftada falan bitirmiş olacaktım.. 

Zira okuyanların tekrar okuyup kopması, denk gelmeyenlerin de şimdi okuyup kopması için şuraya linkini bıraktığım polis eşliğinde kapı boyama maceram, bir parça motivasyonumu düşürdüğü için, zaten tembel ve maymun iştahlı, bi o işe bi o işe atlayan benim, kapıyı 4 ayda bitirmeme sebep oldu.. 

Nası cümle kuruyorum ama çok beyin yakıcı oldu bence

Lakin çıkan sonuç son derece tatmin ediciydi.. Öncesi / sonrası fotoğraflarına bakınca anlayacaksınız ne demek istediğimi..

İşte güzide kapımın ilk hali.. 


Fotoğraf net belli olmasa da koyu kahve, çelik kısımlarımda yer yer paslanmalar vardı.. Ve kenarlarının duvarın boyasıyla boyanması ne tatlış değil mi ?  Zaten biz taşınmadan hemen önce bu evin boyasını yapan arkadaşları saygı ve minnetle anıyorum her daim.. Bu nasıl bir ustalık, nasıl bir beceridir yarabbi.. 
Hele evin oda kapılarını görseniz haha minnoşluktan yenmiyor.. Kapılar abuk sabuk boyandığı gibi, camlarına da son dokunuş olarak birer fırça darbesi atılmış.. Boyanıp boyanmadığı hiç belli olmadığından zaar, bu kapıda bitti şeklinde birer işaret bırakmışlar camlarına..
Yani diğer kısımlara girmiyorum bile.. Rana'nın eline fırça versem eminim bundan iyi iş çıkarırdı.. 

İşte bir kaç yıldır, taşındığımızdan beri en azından boyasını adam etmeye çalışıyoruz zira ev han gibi olduğundan çok ta kolay olmuyor bu iş tabii si.. Üst katı geçen yıl boyattık, bu yıl kapıyı boyadım tavanlara el atacağım hatta belki kapıları da elden geçiririm.. Eve boyacı da sokmak istemiyorum. Çelik kapı boyadım hahayt duvar mı boyayamayacağım'dan yola çıkarak hayatımın "anne ben boyacı oldum" kısmındayım.. 


Ani bir karar ve bir hışımla başladığım çelik kapı boyama olayımın 2. kat boyası bu..

Her eşya boyamam da sistem aynı.. Kısaca bahsedeceğim yine.. Masada boyadıysam aynı, çelik kapıda aynı.. Her şey için ayrı ayrı mesajlar alıyorum çünkü.. O yüzden üstüne basarak yazıyorum her eşyada sistem aynı.. Bu aşağıdaki şekilde..

* Zımpara yok..
* İlk kat birebir oranda sulandırılmış şekilde astar boya ( yani misal yarım çay bardağı su, yarım çay bardağı boya gibi ) astar boya
* Astar boya sonrası sanki yüzey hiç kapanmayacakmış gibi gelecek, panik yok katları attıkça fırça izleri de dahil hepsi düzelecek
* Diğer katlarda hafif fırçanızı suya batırıp kolay boyanmasını sağlayabilirsiniz, ama sulandırma yok artık.
* Toplam 4 kat boyama 
* Katlar arasında 1 gün beklemeniz daha iyi sonuç verecektir..
* Boyama bittikten sonra vernik işlemi ( ki ben her mobilyaya uygulamadım ama kapımda vernik var)
* Vernikten önce mutlaka yüzeyi silin. En ufacık bir toz bile yapışıyor vernik çok toz çekiyor uygularken,
* Vernik katları arasında da mutlaka bir gün bekliyoruz
* 2 kattan fazla vernik yapmayın..
* İşte bu kadar.. 

Kullandığım boya Rich Multisurface 2100 Beyaz renk
Rulo fırça kullanmadım, çok fazla girintisi çıkıntısı olduğu için 2 farklı boyda ipek kıllı fırça kullandım.. Geniş yüzeyleri için uygun boyda rulo fırça da kullanılabilir..

Boya ve fırçanın fotoğrafları için burayı tıklayabilirsiniz

Kapının ortalama maliyeti bana 100 TL.. Ayrıca verniğimin yarısından fazlası duruyor.. Lakin fırça, siyah boya vs dahil değil onlar evde vardı.. Yani maliyet 125 TL civarı diyelim..

Ve işte son hali bu.. Muhteşem oldu.. 


Kapımın dışarıdan görünüşü..

Kapı tokmağı ve diğer metal yerlerini de siyahla renklendirip vernikledim.. Hayalimdeki siyah beyaz kapıyı elde etmiş oldum.. 
Üst fotoğrafta kenarda, giriş aynam biraz görünmüş onu da yapışkanlı folyo ile kaplayıp siyah beyaza dönüştürmüştüm.. Sanırım onu paylaşmayı atlamışım yapalı uzun zaman olmuştu.. Gerçi ınstagram hesabımda ayna önü fotoğraflarımda sıklıkla görünüyor.. Şimdi kapı ile ayna hayalimdeki gibi uyumlu oldu.. Daha sonra duvarları da düşündüğüm renk yapınca her ikisi de kendini çok daha iyi gösterecek.. Kapının yanında diafon ve yukarıda sigorta kutusu var onları da boyayacağım..


Açıkcası elimi attığım pek çok şeyde olduğu gibi, özellikle kapı olup dışardan göreni çok olduğu, her aşamasına şahit olanı fazla olduğu  için, boyamaya başladığımda çok laf söyleyen oldu.. Nedendir bilmem insanlar hep olumsuza ve karşısındakini aşağıya çekmeye odaklı.. 

Sizlere tavsiyem insanlara kulaklarınızı tıkayın, yapmak istediğiniz şeye odaklanın.. Cesarete ihtiyacınız varsa şöyle düşünün : Her şekilde eski halinden daha iyi görünecek.. 

Sonuç ortada. Her şekilde eski halinden daha iyi görünüyor ve beni mutlu ediyor.. Önemli olan bu..

Sevgilerimle <3



catikatiilkay@gmail.com

Stil Günlüğü/müz :) Nakışlı Gömlek

Buradaki yazımda bahsettiğim bayram için aldığım bu gömlek rahatlığıyla, dolabımın joker parçalarından biri oldu.. Ne giyeyim diye düşünmek istemediğim veya vaktim olmadığı zaman direk üstüme atıp çıkıyorum.. 

Gömlek : Karmaten.com

Jean : DeFacto


Başlık Stil Günlüğümüz olarak değişti bilmem farkında mısınız ?. Zira benim kızım da tombinlerini görün istiyor artık onsuz fotoğraf çekinemiyorum :) 

Çanta ve ayakkabı : Trendbende.com

           
Bi müsaade eder misin Rana ? sorusuna aldığım,  ben de tombin yaptım ben de çetincem ! cevabı sonrası biz..
               
Rana mutlu..


Vee hadi bi de ben tek çekineyim cümlem sonrası Rana trip atarken.. Hahah çok pis bozuldu kıyamam :)


Rana tombin 

T-shırt : DeFacto 
( Fakat iyi reklamını yaptım bunlarında haha bi daha yazmıcam :)
Etek : Babaanne özel dikimi
Elsa Tacı : Anne yapımı.. 
Spor Ayakkabı : Puma

Yani bundan sonra sanırım pek çok stil postuna Rana da dahil olacak :)



Formumu güzel semtimin güzide yokuşlarına borçluyum temalı fotoğrafım sonrası hoşçakalın diyor ve herkese iyi bir hafta diliyorum :)



catikatiilkay@gmail.com

Alışveriş / En son ne aldım ? 2

Rakamlara bakılırsa ilk alışveriş postumuz çok sevilmiş.. O zaman devamı gelsin :) 

Ayrıca tüm bu alışveriş ve stil postlarındaki cicilerin yakın gelecekte Dolap Boşaltmaca ( instagram.com/catikatidolapbosaltmaca ) hesabıma gideceklerini biliyorsunuz değil mi sıkılgan ben haha :) 

İlkinde Loreal'in bu serisinin toniğini almıştım ve makyaj temizleyicisini de alacağım demiştim.. Aldım bir kaç gün sonra yüzde elli indirime girmişti :) Bunu yarı fiyatına aldım yani.. Çok memnunum tonikten de bundan da..

Aynı zamanda yüz temizleme jeline de ihtiyacım vardı.. Bu kez bu ürünü denedim ama biraz yüzümden arındırmakta güçlük çekiyorum.. Daha az kullansam bu kez istediğim
temizlik hissini vermiyor.. Biraz katı geldi su ile seyreltsem mi diye düşünmüyor değilim :)

Nivea stick ise sürekli kullandığım ürün.. Bi ara şu an adını anımsayamadığım sağlıklı olarak öne sürülen bir ürün denemiştim.. Sağlıklıdır muhakkak lakin hiç bir işe yaramıyordu.. Yasin şap bu ya demişti direk görünce.
Bir türlü randıman sağlayamayınca çöpü boylamıştı aaa bunla mı uğraşıcam ben diye. Döndüm dolaştım sağlık konusunda içim rahat etmese de yine bu ürünleri kullanmaya başladım.. 


İlk yazımda Şok Market çoraplarına bayıldığımdan bahsetmiştim. Çekmecem çorap doldu aslında ama bunu görünce yine dayanamadım attım sepete :)


Hala burnuma dikkat ediyor olmamdan dolayı her gözlüğü kullanamıyor ve beğenemiyorum, Aradığım gibi bulunca da 2-3 tane alıyorum.. Geçen gün yine öyle oldu.. Burnuma ağırlık yapmayan bu modelleri çok beğendim.. Aynı yerde gördüğüm bu gotik dantel kolye de güzel bir süpriz oldu


Gözlüklerin yan taraflarını özellikle beğendim saçlarımı toplayıp uygun küpelerle çok tatlı oluyor :)


Gözlüklerden hemen sonra bu sandaletleri kaptım.. O gün çok komikti :) Gözlükleri alınca gözümdekini çıkarıp kahve olanı taktım.. Kolye takmamıştım kolyeyi alınca onu da boynuma taktım. Ayağımda gümüş spor ayakkabılarım vardı sandaletleri alınca onları giyip yola devam ettim.. Yolda üst değiştire değiştire gezdik arkadaşımla :)


Bu bluzu da alsaydım o esnada onu da giyip devam edecektim galiba :) Bunu denedim ancak o  almadım. Sonra gittiğimiz cafede ınstagram hesabımda ( instagram.com/ilkaypnrbs )
 sordum kızlara almalı mıydım acaba ne dersiniz diye.. Bir sürü mesaj yağdı çok yakışmış mutlaka al diye ve geri dönüp aldım bluzu sonradan.. Cennet Way Bee mağazasından.. Yeni açılan 2. şubesinde.. Taş rengi de mevcut.. 

Üstümdeki jeani de DeFacto'dan almıştım bayramdan önce.. Cep kenarındaki parlak detaylarını çok seviyorum ve kendisi benim hayatım boyunca aldığım ilk 34 beden pantolon olma özelliğini de taşıyor :)


Hoşçakalın :)

catikatiilkay@gmail.com

20 Eylül 2017 Çarşamba

Nasıl Kilo Verdim ?

İnstagram hesabımda sporla ilgili paylaşımlara başladığımdan beri mesaj yağmaya başladı.. Konumuz kilo vermek tabii ki :)

Öncelikle kilo geçmişimden bahsederek başlamak istiyorum.. Talep ettiğiniz gibi uzun uzun yazacağım :)
Çok kilolu biri olmadım hayatım boyunca.. Hatta kilolu bile sayılmazdım.. Ama hep bir kontrol altına alma durumunda oldum kendimi.. İpin ucunu kaçırırsam hızla kilo alabilecek bir yapıya sahip olduğumu farkettim ergenlik dönemimden itibaren.. Sonrasında zaten troid hastası olduğum ortaya çıkınca boşa hissetmediğimi anladım bunu.. Gerçi sonra troid de değilsin geçmiş dediler ama bilemiyorum :)

Rakamsal olarak bakarsak standart bana göre olmam gereken, kendimi normal hissettiğim kilo :55 
Hayatım boyunca ( hamileliklerim hariç ) en fazla 61.5 kilo oldum.. Dur dediğim rakam bu benim.. Yine doğum sonrası dönemler dışında hayatım boyunca 2 kez  60 ve 61.5 kilo oldum..
Belli bir yaştan sonra en zayıf olduğum kilo ise : 48

İlki, eşim ( o zaman sadece sevgilimdi :) askere gittiği zaman, moral bozukluğuyla ipin ucunu kaçırmam  dolayısıyla oldu.. Ve gelmesine bir kaç ay kalana kadar kilo vermek için hiç bir çabam olmadı..
Onun gelmesiyle birlikte 2002 yılında Turkcell Türkiye Turu'na çıktık.. Ben Nokia için çalışıyordum. Eşim askerdeyken Nokia'nın yeni telefonunu tanıtmak üzere bir 15 gün Turkcell tarafından tura dahil edilmiştim zaten.. Ancak işim bittikten bir kaç sonra Türkiye Turu'nun yaz döneminde de onlarla birlikte olmamı istediler. Aynı zamanda bir de fotoğrafçı arıyorlardı.. Eşimin askerden dönmesine denk gelmişti onu tavsiye ettim görüşmeler sonucunda kabul edildi ve 2 ay sürecek tura birlikte katıldık. Büyük bir ekiptik. Ben Turkcell Tırı içinde telefon tanıtıyordum Yasin ise tüm aktiviteleri fotoğraflayıp hem basına servis ediyor hem Turkcell'in internet sitesini oluşturuyordu..
2 ay boyunca Marmara Bölgesi Silivri den başlayıp, Ege Bölgesi, Akdeniz Bölgesi olmak üzere tüm kıyı şeridi gezdik tatil mekanlarında hem tatil yapıp hem çalıştık..

İşte ortam o kadar müsaitti ki inanılmaz disiplinli bir diyete başladım ben turda.. Çünkü otellerde kalıyorduk.. Her türlü besini zahmetsiz, hazır olarak bulabiliyordum. Çalışırken yemeklerimizi yine Turkcell karşılıyor belli yerlerle anlaşmış oluyorlar direk oralara gidiyorduk.. Izgaradan salataya diyete özel ne istersem zahmetsizce ulaşıyordum.. Otellerin spor salonlarını kullanabiliyordum.. Gündüz deniz ve havuzda kalori yakıp akşam üstü çalışmaya başlıyorduk.. Gece yarısı işimiz bitip otelimize geçiyorduk.. 

Aslında yeme içme bakımından rüya gibi bir şeydi açık büfe otel menüsü ve sınırsız istediğinizi yiyebileceğiniz mekanlar.. Ama nasıl bir irade varsa ben de o zaman, Çorba, salata, ızgara, meyve vs. dışında hiç bir şeye elimi sürmeyip önlerinden geçip gidiyordum..
Gittiğimiz restauranlarda herkes sipariş yağdırırken benimki fiks çorba, ızgara, salata şeklindeydi :) 

Turdaki herkes başta tığ gibiyken bitirdiğimizde inanılmaz kilo aldılar öyle böyle değil.. Ben ise 
turu 48 kilo olarak bitirdim..  

Bu rakamsal olarak ( doğumlar hariç ) verdiğim en çok kiloydu.. Toplamda 12 kilo..

Ama şimdi spora başladıktan sonra farkettim ki, spora ağırlık vererek o güzel nimetlerden bu kadar mahrum kalmadan da verebilirdim o kadar kiloyu.. Otellerin spor salonunda sadece koşu bandını ve bisikleti kullanıyordum bilgim olmadığı için. Oysa şimdi yağdan kilo vermek ile kasdan kilo vermek arasındaki farkı öğrendim.. Ağırlık çalışıyorum.. Ve bu yüzden şu an 54 kilo iken, o zaman ki 48 kilo halimdeki gibi görünüyorum..

Hatta 48 kilo iken 36 bedendim.. Şu an 54 kilo 34 bedenim.. 

***

HAMİLELİK DÖNEMİ KİLOLARIM

En çok sorulanlardan biri de hamileliklerimde kaçar kilo aldığım.. 

Her iki hamileliğime de 55 kilo ile başlayıp, 74 kilo ile bitirdim.. 
Oğlum 3.300, kızım 3.400 kilo doğdu..

Normal doğum planlamıştım oğlumda ancak doğumun bir türlü başlamaması sonunda 13 saat suni sancı deneyimiyle, sonunda sezeryane alındım..
Kızımda direk sezeryan oldum..

Her iki doğumdan da 66 kilo ile çıktım..

Ve her iki doğumumdan sonrada 1 ay içinde aylık periyodlarım başladı ve tahminimden kısa sürede eski halime döndüm.. 
Oğlumu da kızımı da 2 yaşlarına kadar emzirdim.. Bu süreçte ne bulursam yiyip içtiğim halde kilo almadım.. Emzirmenin yaradığı annelerdenim..

Ancak özellikle kızımı sütten kestikten sonra kilo almaya başladım.. Yine 60'a kadar çıktım ve 2-3 yıl kadar 1-2 kilo versem de uğraşmama rağmen gene bi şekilde 60'ı buldum.. Hatta bi ara ipin ucunu koyverip 61.5'a kadar çıktım..

Yaşın ve troidin ( kızımın hamileliği sırasında çıktı çünkü troid sorunum, uzun süre ilaç kullandım ve yakın zamanda artık hasta değilsin yanıtını aldım ) getirdiği etkenlerden dolayı sanırım baktım öyle az yemekle falan kilo veremiyorum artık, spora başlama motivasyonum bu şekilde oldu..

***

Tartıda 61.5 gördükten bir süre sonra pilatese başladım. Bir kaç ay içinde pilates benim vücudumu şekillendirdi bir toparlanma bir daralma söz konusu oldu. Yürüyüşte yaptığım için 1.2 kilo kadar da vermişim lakin asıl ve beklenmedik sonucu fitness'a başlayınca aldım.. 

Bu yılın ocak ayı sonunda fitnessa başladığım gün ilk ölçümümde 60.3 kiloydum.. Yağ, kas ve su oranım olması gereken gibi değildi.. Buna rağmen vücut yaşım 24 çıktı bu güzel bir şeydi ama :)

Boyum 1.60 Boyuma göre olmam gereken kilo ölçüme göre 56.3'tü.. Yani 4 kilo fazlam vardı.. 

Lakin ben henüz fitness hakkında bilgi sahibi olmadığım ve ne kadar kilo verirsem o kadar zayıf görünürüm anlayışında olduğum için daha fazla vermek istiyordum tabii.. Bana göre 10 kilodan fazla vermeli, yine 48'e düşmeliydim.. 

Hocalarım bana özel bir program çıkardılar.. Bu ölçümler sonrasında herkese ayrı bir program çıkarılıyor.. Ben karın bölgemdeki yumuşaklık ve doğumlardan kaynaklı sarkmadan şikayetçi olduğum için benim programın karın ağırlıklı.. Basen bölgesinden şikayetçi olanlara ise ona göre program yazılıyor mesela..
Buradaki yazımda Fitness ve Pilates hakkında bilgi vermiş, salonların işleyiş biçiminden bahsetmiştim.. Okumadıysanız muhakkak okuyun derim.. 

Açıkcası bu kadar hızlı sonuç almayı beklemiyordum Fitnessdan.. 2. ölçümümde 1.6 kilo vermiştim bile 58.7 olmuştum üstelik bunu hiç anlamadan ve çoğunlukla yağdan vermiş, kas oranımı arttırmıştım.. Yani 1.6 kilodan daha fazla vermiş gibi görünüyordum.. 


Bunlarda benim ölçüm kağıtlarım.. İlki ilk başladığım gün, ocak sonu..


Sol en üstteki ise bugün ki ölçüm kağıdım.. Dikkat ederseniz onun üzeri çizili değil.. Çünkü her ölçümde üzerini çizerek, diğer ölçümde şu kadarmışsın, şimdi bu kadar olmuşsun, yağdan şu kadar vermişsin, kas oranın bu kadar artmış şeklimde bilgi veriyor hocalar.. 
Bugün şöyle bi baktı kağıdıma hoca güldü hiç bir şey anlatmayacağım her şey harika her şey istediğimiz gibi süper hadi git harikasın diyecek bi şeyim yok sana dedi kağıdımı elime tutuşturdu yolladı beni  :)



Hocalarım ayrı ayrı çok tatlı <3 Seansımın en çalışkan en başarılı çekirgesi olduğumu da belirteyim haha :)

***

Yağdan/kastan verme olayını da burda öğrendim.. Amacımız kilo vermek değil yağ yağmak ve kas oranını arttırmak olmalı.. Hocalarım bu şekilde anlattılar en başta.. Mesela 48 kilo olduğumda kilo vermiştim.. Şimdi yağ yakarak ve kas yaparak 54 kiloyum. Ama 48 kilo halimden daha sıkı ve daha ince görünüyorum.. 

Yukarıda yazdığım gibi 48 kilo iken 36 bedendim
54 kilo iken 34 bedenim

Veya bir başka örnekle : İki kişi aynı boyda ve aynı kiloda iken, biri diğerinden daha zayıf ve fit görünür.İşte bunun sebebi de daha kilolu görünenin yağ oranının fazla olmasıdır..

Aşağıdaki görsel durumu anlamamıza yardımcı olacaktır.. 


Bu olayı kavradıktan sonra her şey daha kolaylaştı.. 58.7'den 56.3'e, ordan 55.2'ye ve bugün 54.1'e kadar kilo vermeye devam ettim..


Peki nasıl yağ yakımını hızlandırıp, kas oranını arttırabilir, ne yaparsak sağlıklı kilo verebiliriz..?

Bol bol su içmek : Su içmek benim için o kadar zor ki anlatamam.. Günlerce içmesem aramam aklıma bile gelmez. Bu durumu çok çay içiyor olmama bağlayanlar oluyor lakin öyle değil çay veya başka bir şey içmesem de su içmiyorum.. Su ile aramdaki bu soğukluğun bir sürü zararı var-dı tabii bana..

Artık içiyorum..  Eğitmenin bir ölçüm sırasında ne kadar su içersen o derece yağ yakacaksın dedi bana.. Bu cümle hafızama yer etti.. Yine severek içmiyorum ama kendimi zorluyorum hatta bir kaç yöntem keşfettim bu sayede daha kolaylaşıyor..

Mesela farkettim ki zorlasam da evde su tüketimim daha düşük, dışarı çıktığımda elimde şişe varsa istem dışı sürekli su içiyorum.. Bu yüzden sık sık dışarı çıkıyorum ve yanımda yedek şişe bulunduruyorum..

Bardağa su doldurup içmeye de üşendiğimi farkettim. Gülmeyin :) Bu yüzden evde de kendime özel şişemi kafama dikerek içiyorum..

Ve yine keşfettim ki suyun içine çeşitli şeyler katmakta içimini kolaylaştırıyor.. Elma, tarçın, maydanoz, limon, nane yaprakları gibi.. Hepsini bi araya koymuyoruz istediğiniz kombinasyonu yapabilirsiniz.. Benim favorim elma.. Şişenizin ağzından geçecek şekilde dilimlediğiniz kabuklu elma parçalarını suyun içine katabilirsiniz aroma veriyor.. Ve limon dilimli maydanozlu olanı da en sık yaptıklarımdan.. 
Hatta geçmek bilmeyen, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonum dolayısıyla doktor da tavsiye etmişti. Koskoca doktorun suyunu limonlu iç demesi kendisine garip gelmiş olacak ki, kocakarı ilacı değildir bak limonun içinde x maddesi ( hatırlamıyorum :) var o iyi gelecek diye de eklemişti :)

Velhasıl su içmeden olmuyor arkadaşlar.. Benim gibi su içmeyi sevmeyenleriniz varsa bilin ki suyu çoğaltmadan sağlıklı zayıflamak mümkün değil.. Öyle olsa emin olun ben denerdim :)

Protein içeren besinler tüketmek : Şunu da fitnessa başlayınca öğrendim ki vücudumuz proteini hazmetmek için daha çok enerji harcıyor. Yani protein kilo vermeye ve kas yapımına çok yardımcı.. Hani mutlaka duymuşsunuzdur vücut geliştirenler protein tozu falan kullanır.. 

Yine bir ölçüm sırasında günde en az 2 tane yumurta yediğimi söyleyince, hocam harika diye tepki vermişti.. Hatta bu bazen günde 4 taneye bile çıkabiliyor :) 

İlginç bir şekilde yumurta ile de aramda sevgi-nefret ilişki var :) Mesela normal haşlanmış yumurtayı hiç sevmem ve yiyemem.. Ama haşlanmış yumurtanın üzerinde biraz zeytinyağı gezdirip, limon, pul biber ve nane ile harmanlayınca günde 10 tane bile yiyebilirim..

Çırpılmış yumurtayı hiç tercih etmezken, içine peynir katarsam bambaşka bir yaklaşım sergileyebilirim kendisine..

En ufacık sulu yeri kalmış top yumurta midemi kaldırırken ve tabii ki asla yemezken, çok pişmiş top yumurtaya ise bayılırım..

Yani kendimizi keşfetmemiz ve bakış açımızı değiştirmemiz önemli. Her konuda üstelik.. Baktın olmuyor biraz da öbür taraftan bak gibi :)

Yoğurt, süt, peynir ,ton balığı, tavuk en çok tükettiğim diğer besinler. İnternetten protein içeren besinleri kolaylıkla bulabilirsiniz

Bol hareket etmek / yürüyüş : Eski okuyucularım bilirler önceden neredeyse hiç dışarı çıkmıyordum.. Bunun sağlıksız bir durum olduğunun da farkında değildim.. Artık çok fazla hareket ediyor ve bulduğum her fırsatta yürüyorum. Fırsatım yoksa da oluşturuyorum.. Mesela yakındaki markete gitmek yerine 2 semt ötedeki markete gidip yoğurt almak gibi haha bi insanın hiç mi ortası olmaz :)

Böyle yapmak zorundayım çünkü tıpkı su içmek için kendimi zorladığım gibi yürümek içinde motivasyona, bir bahaneye ihtiyacım var.. Sahilde oturuyorum aslında.. Gidip düzenli yürüyüş yapabilirim ancak boş boş sahil bitene kadar yürüyeyim, sonra dönüp birazda bu tarafa yürüyeyim falan hiç bana göre değil.. Sıkılıyorum.. Benim bi yere gidiyor olmam lazım yürümek için.. Amaçsız şeylerde iyi değilim :)

Araçla veya vesaitle gidilebilecek her yere yürüyorum.. Bizim buraları bilenler için yazacağım onlar daha yi anlayacaktır. Ben Soğuksu sahilde oturuyorum.. Cennet'e, Sultan Murat'a, annemler İstanbul'dayken Kanarya'ya, K.Çekmece merkeze yani yolu müsait olan her yere yürüyorum.. Bilmeyenler için de beni ortada bir yerde farzedin, bu bahsettiğim yerler sağımda,solumda, üst tarafımda vs olmaz üzere bana 3-4 km uzak mesefeler gidiş geliş gün de 7-8 km yürümüş oluyorum..

Bir sürü yeni yer keşfettim bu yürüyüşler esnasında.. Resmen 36 senedir bu çemberin içinde yaşıyorum ama görmediğim bilmediğim bir sürü yer varmış..

Arada E-5 olmayıp yolu müsait olsa Avcılar'a falan da yürüyeceğim ahaha :) Aslında Çekmece köprüsünden Gümüşpala'ya ordan da üst geçitler yoluyla Avcılar' varabilirim düşüncesindeyim bu yönde planlar yapıyorum lakin Yasin yürünebilecek yerler değil oralar diyor.. Amaaa bu denememe engel değil tabii :)

Keşke yurtdışında olduğu gibi bizim burada da bisiklet yolları falan olsaydı.. Her yere bisikletle giderdim..

***

Bu yürüyüşler esnasında ne kadar yol katettiğimi, kaç adım attığımı, kaç kalori harcadığımı, saatte kaç kilometre hızla gittiğimi vs. ise ipadime indirdiğim programla takip ediyorum.. Programın adı Pedometer . Ben bundan memnunum ancak farklı isimler altında aynı işlevi gören bir sürü program var.. Mutlaka indirmenizi tavsiye ederim harcadığınız kaloriyi gördükçe motivasyonunuz artacaktır..

Aşağıdakiler bir kaç günlük yürüyüşlerimin analizleri.. 6 Temmuz da yani 12.444 adım attığım gün hızım daha düşük mesela bakarsanız, o gün arkadaşımla buluşmuştuk geze geze gidiyorduk çünkü.. Alttakilerde ise muhtemelen spora gidiyordum o yolda at gibi koşturuyorum nedense :)


Yine sağlıklı, hızlı ve doğru kilo vermek istiyorsak, ( ki bu verdiğiniz kiloları hoop geri almayın demek oluyor aynı zamanda ) çok hareket edeceğiz kızlar.. Hareketsiz olmuyor ki bu bahsettiklerimin benim büyük bir sorunumu da çözdüğünden bahsedeceğim daha aşağılarda.. Eminim çoğunuz yaşıyor ve çözüm bulamıyorsunuz.. Çünkü ben bulamamıştım.. Taa ki hareketi hayatımın merkezi yapana kadar..

Ağırlık çalışmak : Kas oluşumunun en büyük faktörlerinden biri.. Şu noktaya da parmak basmak isterim ki ağırlık ve kas yapma gibi şeyler sizi ürkütmesin. Spor salonunda diğer üyelerden duyduklarımdan yola çıkarak biliyorum ki bazı insanlar kas yapmaktan hani rambo gibi vücudu olan kadınlar gibi olacaklarını anlıyorlar ve çekiniyorlar :) Ayy ben böyle görünmek istemiyoruuğğmm. Hayır zaten şu kadarcık çalışmayla görünemezsin panik yok :) 

Hayır öyle bir kas yapmaktan bahsetmiyoruz. O bambaşka bir dünya.. Biz yağlarımızı kasa çevirip daha fit ve sağlıklı bir görünüme kavuşacağız.. Mankenlerin neredeyse tamamı kaslıdır Ebru Şallı tabii ki baş örnek .. Ayrıca Çağla Şıkel çok kaslıdır özellikle baacaklarına dikkat edin bak ( ki çalıştığım bir defile esnasında kendisini çıplak görmüşlüğüm de var. Kulise ayakkabı götürdüm bi baktım karşımda mermerden yapılma 2 metre heykel gibi bi şey var ben şok.. Dışarı bi çıktım millet diyo ki noldu sana ? Dedim nolmadı ki bu kadınsa biz neyiz haha. Psikolojim bozuldu yeminle kaç ay kendime gelemedim o neydi öyle ya diye dolanıyorum etrafta :)

Eda Taşpınar falan gram yağ yok kadında.. O tür bir kaslanmadan bahsediyoruz yani.. Ay keşke hepimiz öyle olsak.. Tez zamanda Allah'ım amiinn :)

Şimdi ağırlık çalışmak için tabii ki en güzeli bir spor salonunda eğitmenle ve aletlerle çalışmak.. Belediye tesislerinde ücretsiz olarak yapabilirsiniz bunu bak mutlaka bi yere başvurun deneyin en azından ne kaybedersiniz.. Ama evde ve sosyal hayatta da bulduğunuz her fırsatı değerlendirin derim. Markete gidişlerinizde o poşetleri taşırken kol çalışıyorsunuz aslında mesela :) Bebeğinizle oynarken onu kollarınızla havaya kaldırın indirin halter misali..  O da çok eğlenecektir :) 

Yine çocuğunuzu ayaklarınızın üstüne oturtup siz yerde yatar vaziyetteyken onu ayaklarınızla havaya kaldırıp indirin.. Rana bunu çok seviyor :) Yine sırtınıza aldığınız çocuğunuzla birlikte squat yapabilirsiniz tadından yenmez.. Şu şişelerinden kendinize dambıl yapın her şeye farklı bir gözle bakın bir sürü şey bulacaksınız eminim. 

***
 Yukarıdaki maddeleri yaşam tarzınız haline getirdiğinizde, metabolizmanın hızla çalışacak, yağlarınız kasa dönüşecek, ne kadar kolay kilo verdiğinize şaşıracaksınız.. Metabolizma çalışması ne demek, düzenli tuvalete çıkmak ve çıkamamanın oluşturduğu şişkinlik ve kilo verememe durumunun ortadan kalkması demek..
Pek çoğunuz gibi ben de yıllarca bu konudan muzdariptim ve bitçi çaylarından yardım alarak muhtemelen daha da tembelleştirmiştim metabolizmamı..

Ama yürümeye ve su tüketmeye başladıktan sonra birden bire bu sorunum kendiliğinden ortadan kalktı.. Son aldığım bitçi çayı kutusu elimde kaldı öylece duruyor.. Bu benim için öyle büyük bir sıkıntıydı ki nasıl mutlu olduğumuz anlatamam..

Metabolizma konusunun üstüne düşün, düzene girdiğinizde nasıl kilo vermeye başladığınızı hayretle farkedeceksiniz.. Bu arada böyle bir sorununuz varsa troidle ilgili bir sıkıntı olup olmadığına da mutlaka baktırın derim.. Şu an troid hastası olduğunu bilmeyen çok insan var bununla yaşıyorlar ve henüz haberleri yok.. Bunu bana doktorum söylemişti..
Herhangi bir dahiliye doktoruna başvurup bir Tsh'ıma baktırmak istiyorum acaba troidimle ilgili bir problem olabilir mi demeniz yeterli.. Basit bir kan alımıyla bunu tespit edebiliyorlar sonra eğer varsa bir problem dahiliye doktorunuz sizi yönlendirecektir.. 

Su içme konusuna tekrar değinmişken ilave etmek istediğim br şey var.. Kendimde farkettim ki hani söylendiği gibi günde şu kadar litre su için, işte mutlaka 2 litreyi 3 litreyi tamamlayın gibi dikteler benim motivasyonumu düşürüyor.. Yani ben zaten hiç su içmesem aklıma gelmiyor zorla içiyorum.. Bir de 2 litreyi falan tamamlamaya çalışmak olası değil.. İçemiyorum zaten ben 2 litre deyip bırakıyordum..
Şimdi 2 litre değil,  içebildiğimin en üst noktasına ulaşmak hedefim.. Bazen bir litreyi bile bulamıyorum bazen eminim 2'yi de geçiyorum.. Ve bu şekilde de fayda sağladım.. Normalimin üstünde bir su tüketimine başladığım için, hem fitness ölçümlerime hem metabolizmamın çalışmasına yansıdı..

Yani sizin de motivasyonunuz kırılmasın.. Yarışınız kendinizle olsun.. Yani yapabileceğimin en iyisini yapacağım ve her geçen gün bir öncekinden daha fazla yol katedeceğim diye düşünün..

***
Motivasyon konusunda en büyük yardımcılardan biri de müzik.. İtiraf etmeliyim bazen yürümek veya bi yere gitmek zor geliyor.. Ama biliyorum ki olay dışarı çıkana kadar.. Bu yüzden kendimi zorlayıp hazırlanıyorum kulaklığı kulağıma takıp son ses müziği de açtıktan sonra apartmandan bir çıkışım var görmeniz lazım :) 
Müzik yürüme hızımı da belirliyor.. Bazen Mp3'ün şarjı bitebiliyor evde oğlumda kullandığı için bazen sabah bi alıyorum elime şarjı bitmiş onsuz yola çıkmama gerektiğinde daha hevessiz ve yavaş yürüyorum.. Bunu ulaşacağım yere her zamankinden da uzun sürede ulaşınca farkediyorum..

Salonda sürekli yüksek sesli müzik var.. Ve farkında olmadan ritim duygusuyla hareket ediyorsunuz.. Hızınıza yansıyor.. Evde de hareketlerimi yaparken kulağımda mp3 var sürekli.. Squat sayılarım ve plank sürem çok uzun benim.. Sıkılıyorum ve bu motivasyonumu düşürüyor.. Sürekli her şeyden sıkılıyorum ve çözüm üretiyorum bilmiyorum farkında mısınız haha kendime yaşamayı öğrenmişim :)
İşte 100 tane squatı saymak işkence bana.. Artık saymıyorum belirlediğim şarkılar bitene kadar yapıyorum zaten sayı tamamlanmış oluyor.. Hatta gaza gelip bazen aşıyorum bile.. Üstelik hareketli parçalar olmak zorunda da değil.. Size hitap eden her tür parça motivasyon sebebiniz olabilir, ona uygun bir hareket mutlaka vardır..

***

Diyet konusuna gelince, hayatım boyunca o listeli diyetlerden hiç birini yapmadım.. Yapamadım.. Evet bildiniz okurken bile sıkılıyorum :) Ne kibrit kutusu kadar peynir ölçebilirim, ne milimetrelik ölçülmüş ekmek dilimleriyle ne de 3-4 tane zeytinle uğraşabilirim.. Özel bir beslenme programım yok.. Olay ölçülü ve sağlıklı beslenmekte çekirgeler..

Şu an günde 2 yumurta mutlaka olmaz üzere canımın istediği her şeyi yiyorum.. Evdekilere ayrı, kendime ayrı yemek hazırlamıyorum.. Ama onlar bir tabak yemeği yarım ekmekle yiyorsa ben 1 parça ekmekle yiyorum.. Salata, sebze ve meyveler normalde de çok sevdiğim şeyler olduğu için zorlanmıyorum.. 
Evde çocuk olması dolayısıyla sık sık kek, kurabiye gibi şeyler pişiyor bizim evde.. Onlardan da mahrum kalmıyorum 1-2 tane veya dilim yiyorum.. Diğer börek, pizza, poğaca gibi şeylerden de aynı şekilde.. 
Çocukların da çok fazla tüketmemesi için abur cubur çok fazla bulundurmuyorum evde.. Nadiren bi coşuyoruz.. Unutmayın evde ne bulundurursanız onu yiyorsunuz.. Çoğu zaman canım bi şey isteyerek dolabın kapağını açıyorum çikolata vs bulsam onu yiyeceğim belki ama yok.. Bir elma alıp tıpış tıpış geri dönüyorum.. 
İlla abur cubur yiyeceksem tercihimi gofretlerden, pirinç patlaklı hafif çikolatalardan yana kullanıyorum.. 
Tatlı krizlerimi daha çok kendi hazırladığım reçelli veya ballı yoğurtlar veya yine kendim hazırladığım hafif sütlü tatlılarla geçiştiriyorum.

Arada ipin ucunu kaçırıyorum.. Dün gece 2 tabak makarna yedim mesela, üstüne bir paket çekirdek, böyle durumlarda hareket oranımı arttırıyorum tartıya yansımıyor.. Misal ben salona 3.5 km yürüyerek gittiğim için genelde koşu bandını kullanmıyorum.. Ama yemeyi abarttığım günlerde ekstra koşu bandında da yürüyorum..

Bu kez daha öncelerinden farklı olarak sporu ve yürümeyi hayatıma dahil ederek kilo verdiğim için, yani yediğimden daha fazlasını yaktığım için, hiç açlık çektiğimi hatırlamıyorum bu yüzden bu 6.5 kiloyu çok kolay vermişim gibi geliyor.. Üstelik 6.5 kilo görünümlü bir 10 kilo falan verdim bence görüntü..

Unutmayın evet çok hızlı kilo verebilirsiniz, ama sonra aynı hızda da alırsınız.. Ayrıca sarkmalar, halsizlik, yorgunluk gibi sağlıksız ve istenmeyen durumlar ortaya çıkar.. Yaşadım bunları ordan biliyorum.. O yüzden sporu, hareketi hayatımızdan eksik etmemeliyiz..

Son olarak ;

Lütfen istemediğiniz hiç bir şeyi yapmayın.. Kimse sıfır beden olmak veya toplumun dayattığı şekilde görünmek zorunda değil.. Eğer kiloya bağlı herhangi bir sağlık sorununuz yoksa ve misal balık etli olmaktan hoşlanıyorsanız öyle kalın.. Bunun psikolojinizi etkilemesine izin vermeyin.. 

 Biraz kilonuz olması sizi çirkin yapmaz bu bir güzellik kriteri değil.. Spor yapın mutlaka ama kendinize eziyet etmek, belli kalıplara girmek için veya birileri söyledi diye değil, sağlıklı yaşamak, fit olmak için yapın.. 

Ben kendimi hafif ve sağlıklı hissettiğim için, salona giderken sosyalleştiğim, kendimi iyi hissettiğim  ve sadece kendim istediğim için bu yola girdim ve aynı şekilde bunu yapmak isteyenlerin soruları doğrultusunda bu yazıyı hazırladım.. 

Unutmayın nasıl mutluysak öyle, birileri istedi veya eleştirdi diye değil..

Hoşçakalın :)

catikatiilkay@gmail.com

Mause

Mause

linkwithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

STAT COUNTER IP PROGRAMI

Alexa

pint it