30 Ocak 2014 Perşembe

ÇATI KATI'NIN EVİ , HAYATI : KAMERA ARKASI 2 :)

Bir süre önce eski evde hazırladığım kamera arkası postunun devamı geliyor şimdi :) 
İlk postta  uzunca bir açıklama yapmıştım bu postların amacı ile ilgili.. Dileyen yeniden okuyabilir.. (buraya tık tık )
Kısaca yeniden bahsetmem gerekirse , birincisi , iyi olan , güzel olanı paylaşma isteği nedeniyle dışardan mükemmel bir görüntü çizdiğimi farketmem , buna bağlı gereksiz nazar değmeleri..

İkincisi 2 çocuk annesi olup , hayatın koşturmacasında ordan oraya savrulan kendi kategorime dahil kadınların kendilerini yetersiz hissetmelerine sebep oluyor olmam..
Yani postları peş peşe okuduğunuzda her yer her zaman mükemmel görünüyor , çocuklarım çok uslu hiç yaramazlık yapmıyor vs. gibi bir algı oluşuyor.. Oysa ki yok birbirimizden farkımız.. 

İşte o algıyı kırmak için gözlerimizi kamera arkasına çeviriyoruz ;) 

İlk önce evimizin mis gibi olmadığını gözler önüne serelim :) 
Şimdi bilmeyenler için bu ev , ilk posttaki ev değil.. Taşındım malum.. Bu evin ,odaların konumu sebebiyle biraz daha rahatlama söz konusu dağınıklık , çocukların her yere erişmemeleri vs. anlamında.. Her yer ellerinin altında değil.. Ama temizlik anlamında bindiriyor o diğer taraftan aldığı yükü..
Yine dubleks bi evde oturuyorum.. Bu da yine çocuklar için.. Onlar istedikleri gibi koşup oynayabilsinler , ben sürekli durun susun diye gerilmemeyim , komşuları rahatsız edip huzursuz etmeyelim diye.. 
Yoksa bu ev bize çok büyük.. 2 oda , 1 banyo , 1 wc , 1 kapalı balkon iptal edip kullanmadığımız halde saatler sürüyor evin bize kalanını temizlemek :) Ama diğer türlü her yönden bize göre.. zorluklarını gözün görmüyor..

İşte burası üst kat , Emin'in odası.. 
Üst katın salon bölümü aslında ve normal bir çocuk odasına göre büyük.. Televizyonda burada.. Daha çok gün içerisinde burada vakit geçiriyor çocuklar.. Gönüllerinde koşturup , istedikleri gibi dağıtıyorlar.. Evet alt kat genelde toplu.. Ama burası her daim vahim durumda..

Emin'in odasında sıradan bir gün :)


Bu postta daha çok Rana'dan neler çektiğimizi göreceksiniz :) 

Evet evde 2 çocuk var ama durum 2 yetişkin = 2 çocuk şeklinde değil.. Çoğu zaman 3 yetişkin , bir çocuk durumundayız.. Emin'de bizim tarafa geçmiş Rana'yla baş etmeye çalışanlar grubunda :)

Emin'in hasta olduğu bir akşam , babası akşam gelip onu hastaneye götürecekti.. Bende o esnada banyo temizliyorum.. Emin yatıyor Rana abisinin yanında.. O yanındayken pek bi şey yapamıyor abisi bana söyleyeceği için..
Neyse Yasin geldi Emin'i götürdü.. Bende Rana'yı yukarda 5 dakika yalnız bıraktım.. Banyoyu silme işim kalmıştı sadece onu bitirip yukarı çıkarım diye düşündüm..

Çıktığımda manzara buydu :)
Bunlar Emin'in , dolabına mağaza vitrininde sergileniyormuşcasına özenle katlayıp yerleştirdiğim kıyafetleri..
Kızım onların pazar tezgahında "gel abla gel seç beğen al !" tarzında görünmelerinin daha hoş olacağını düşünmüş olmalı :)


Burası da Rana'nın odası..

Okul dönüşü kıyafetlerimi değiştirmek için odasına bıraktığım ama ne yazık ki ıslak mendil paketini yerde unuttuğumu farketmediğim başımı yakan o 5 dakikalardan biri :) 

Yeni açılmış tamamı dolu olan ıslak mendil paketinin yerlere saçılmış hali.. Bu görüntü bize çok tanıdık.. Sağda solda erişilebilir durumda ıslak mendil unuttuğumuzda sıklıkla karşılaştığımız manzara :)


Birde üst baş çıkarma huyumuz var ki aman aman :)
Günde en az hiç abartmıyorum 8-9 kez üst giyiniyoruz.. Çünkü bizim kız cıbıl gezmeye bayılıyor.. 
Fotoğrafta pijama çıkmış , "aanneeee " diye seslenip üstünü çıkardığını bana gösterip kahkahalar atan sarı kafa görünüyor..


Bir diğer en mutlu olduğu an ise yine pijama çıkıp (bacaklarımızı göstermedik fotoğrafta :) ama cıbıl cıbılız bu vaziyette :) Abisinin yatağının altına girerek kahkahalar eşliğinde yatak altındaki demirlerle oynamak , veya aynı pozisyonda televizyon seyretmek..
Emin haber verip ben durumu farkedince de çok komik bi şey yapıyor.. Ben yatağın altına eğildikçe o kafasını yukarı kaldırıyor o hali bizi koparıyor :) Yani o benim gözlerimi görmezse , bende onu görmüyorum sanıyor :)
Böyle sürekli yatak altından çıkarıp pijama giydiriyoruz biz bu sarı kafaya bütün gün..


Bi yerlere tırmanma huyunu da atlamayalım :)
Yasin çok haşarıymış çocukken.. Okul direğinin tepesine kadar bir sürü yere çıkar sürekli yere yapışacak diye yüreğini ağzına getirimiş herkesin.. Oğlum olacağını duyunca pek ürkmüştüm.. Neyse ki Emin bu açıdan çok babasına benzemedi.. Yırttık derken ummadığımız taş baş yardı Rana aynı babası oldu.. Tutabilene aşk olsun.. Tırmanmadığı yer yok.. En sevdiği ise bizim yatak başımız..

Yine çok mutlu.. Yine bana dil çıkarıyor ve yine çıplak farkındaysanız :)


Bir başka gün Rana yine yatak tepesinde.. Neyse ki bu kez giyinik :)

Elimde makineyle gezsem şu kareden 3276534875634789 tane çekebilirim..


Rana'nın halılarla ilgili bir sorunu var ayrıca.. Nerde halısız bi yer var Rana orda oynar..


Halısız yer bulamadı mı ? Kendi toplar halıları..

Şu zavallı halı her gün böyle bi toplanıp bi seriliyor


Rana hanımın güne başlaması.. 
Evet günde 357348957 defa boşalttığı o minicik saç lastiklerinin bulunduğu kutuyu ona ben verdim.. Tek isteğim 5 dakika daha uyuyabilmek çünkü :)

Yattığım yerden arada bi gözümü açıp hala olay mahallinde mi ? aşayiş berkemal mi ? diye kontrol ettiğim anlardan biri..


Tabii Emin'in haşarı kardeşi dolayısıyla hafiften yetişkin tarafına terfi etmiş olması onun çocuk olduğu gerçeğini değiştirmiyor..
İşte içini boşalttıkları bebeğin başında Emin-Rana ikilisi.. 

Ben odaya girdiğimde Emin şöyle diyordu :
-Annem bu işten hiç hoşlanmıycak.. Bak Rana sakal yaptım pamuktan :)

Farkındaysanız Rana gibi bebekleri de sürekli çıplak.. Çocuklarını da kendi gibi yetiştiriyor :)


İlk postta dışarı çıkarken Rana'yı içeri sokma derdimiz vardı hani ( hatırlamak isteyenler tık tık ) Şimdi tam tersi oldu.. Dışarı çıkacakken bi anlık gafletimden faydalanan Rana içeri doğru kaçıyor..
Evin büyük olduğunu göz önünde bulundurursak tam geç kalmışız acil çıkmamız lazım Rana peşinde koşturuyoruz.
-Emin sen salona geç ben mutfaktan kovalıyorum önünü kes !



Tabii o olay öyle olmuyo.. Ben mutfak tarafından kovalayıp Emin salonda önünü kesene kadar Rana koltuğa atlamış 8 tur dönmüş oluyor..
Ve genelde puf koltuk arası göründüğü şekilde minderlerle doldurulmuş olduğu için direk önüne çıkıp yakalayabilmek söz konusu değil.. Koltuğun ucundan uçarak , bacaklarını yakalayıp Rana'yı koltuğa yapıştırarak yakalayabiliyorsun aksi halde sen bi uçtayken o öbür uca koşuyo. Bi de hızlıı tazı gibi..
Buraya kadar anlattığım sen daha dışarı çıkmamışken başa gelen versiyonu.. Bunun bir de Emin ve benim ayakkabılarımızı giymiş , en sona Rana kalmış versiyonu var ki o daha zahmetli.. Ayakkabı çıkarıp tekrar giyiyorsun falan.. Önce Rana'yı çıkarma şansımız yok çünkü bu seferde apartman içinde koştuurp herkesin kapısını çalma veya merdivenlerden uçma potansiyeline sahip..

Senkron hareket etmek lazım.. Bi elinle Rana'ya yapışmışken , bi elinle ayakkabını giyeceksin.. Ahtapot misali tek elinden kurtulmak için debelenen bu bacak kadar boylu sarı kafa bunu gerçekleştirmene ne kadar izin verirse artık :)


Yazarken şiştim :)

Ki bu yakalayabildiğim kadarı.. Fotoğraf makinesi el uzaklığında olduğu anlarda belgelenmiş türlü zıpırlıklar.. Bir de bunların fotoğraflanamayıp arşive katılamamış olanları var kiiii puzzle ın büyük kısmını aslında o yakalanamayanlar oluşturuyor :)

Yani burda her şey güllük gülistanlık değil bu çocuklar sandığınız gibi rüya çocuklardan değil..

burda kendini paralayan bi zavallı var :)

Hoşçakalın..

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :

İletişim : catikatiilkay@gmail.com

Mause

Mause

Amung

linkwithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

STAT COUNTER IP PROGRAMI

Alexa

pint it