25 Mart 2015 Çarşamba

LINE ve Pepsi sevdiklerinle yaya yaya konuş diye var!

Telefon, sevdiklerimizle konuşmak için mükemmel bir araç. Artık hayatımızın çok büyük bir kısmını akıllı telefonlar kaplıyor ve herkesle görüntülü, görüntüsüz konuşabiliyoruz. 
Sevdiklerimizle konuşurken kullandığımız bir çok akıllı telefon uygulaması var ve hepimiz bunları kullanıyoruz. Sadece mesajlaşmıyoruz, aynı zamanda konuşabiliyor, hatta birbirimizi anında görebiliyoruz. Bu uygulamaları kullanabilmek için iki tarafın da bu uygulamaya sahip olması gerekiyor. Ama bu kadar çok uygulama varken herkesin aynı uygulamayı kullanmasını beklemek biraz hayal oluyor. 
Bu sorunları çözmek için LINE, bir uygulama geliştirdi. Artık LINE’da Premium Call özelliğiyle, LINE’a sahip olmayan insanları arayabiliyoruz. Sadece yurt içini değil, yurt dışını da çok uygun fiyatlara arayabiliyoruz.
LINE uygulamasına sahipsen, ekstradan bir şey yapmana gerek yok.


18 Mart 2015 Çarşamba

Bi dönem ünlüydüm ben :)


Valla görseniz nasıl ünlüydüm nasıl ünlüydüm yok böyle bi ün.. hala anlatırlar ünümü arkadaş çevremizde..

Şimdi ben vakti zamanında reklam ajansında çalışıyordum.yıl 2002.. Biz Yasin'le Turkcell Türkiye turunda çalışıyoruz. Ben çifte vasıflıyım.. Önce Nokia'da eğitim aldım ve Nokia elemanı olarak gönderildim tura.. 15 gün sürdü benim bölümüm.. sonra Turkcell tekrar çağırdı beni..Bi de fotoğrafçı arıyorlardı.. Ay dedim var bende bi tane fotoğrafçıığğğ getiririm ben onu siz zahmet etmeyin :) Yani yanıma Yasin'i de aldım..
Hem Turkcell, aynı zamanda da Nokia elemanı oldum cep telefonum var 5000 tane onları tanıtıyorum :P

Şaka şaka 4 tane vardı o kadar yoktu :)

Sonra İlkay niye cep telefonu kullanmıyo şimdi ? hahah canım yaaa tiksindi telefondan diyelim bu konu kapansın rica ediiciimm.. Herkes vaaayy daha piyasaya çıkmamış modelleri kullanıyorsun dedikçe ben onları ısıracakmış gibi bakıyordum.. o özellikle kolay ezberlenmiyo cınım ! eğitim diye bir kabus vardı ki hala bazen geceleri sıçrayarak uyanıyorum haha telefonlar ayaklanmış üstüme üstüme yürüyollaa..

Bi de üstüme zimmetli çaldırsam falan ev kiramı ödeyemicem 8 ay.. Babamın ayrı eve çıktım diye beni cezalandırdığı, burnum sürtülsün diye bi kuruş koklatmadığı gibi muhatapta almadığı yıllar bunlar :) İletişimi koparmiim diye arada mesaj atıp durum bildiriyorum hiç geri cevap gelmiyo falan :)
evde musluk suyu içiyorum para harcamıycam diye, kazanda su ısıtıp yıkanıyorum haha o derece :P

Dönmedim ama ! Hayatta kaldım ! Come ooonnnn ! :))

O yüzden nerde şehir dışı iş için eğitim var.. Eğitimlerde en başarılı benim :) Ölümüne çabalıyorum işi almak için.. Direk beni seçiyor firmalar :)
Otellerde kalıcam sürekli sıcak su, sürekli yemek oh mis gibi.. boru mu ? Bi de üste para veriyorlar.. Bildiğin Survivor stayla yaşıyorum ben normalde kaçırır mıyım ?

Velhasıl hiç birini kaçırmadım hehehe :)

Neyse biz turdayız ohh hayat bize güzel :) Silivri'den bi çıktık bütün Ege, Akdeniz ne kadar tatil yöresi varsa hepsine gittik artık isimlerini bile hatırlamıyorum evde kağıt var ona bakıyorum "yaw biz şuraya gitmiş miydik?" dediğim zaman.

En güzel otellerde kalıyoruz her şey bedava.. gündüz havuz, deniz, jakuzi :) akşam 5'den gece 12'ye kadar çalışıyoruz o da sürekli "kop kop" şeklinde.. eğleniyoruz diye üste para veriyolar.. Yasin'de turun kameramanı fotoğraf çekiyor biz çalışırken internet sitesinde yayınlanıyor falan..

Neyse Bodrum'dayız ,o zamanların "Mobil Hayat" diye bi televizyon programı vardı.bunlar geldi bizim yanımıza bizi çekiyolar hepimizde bi havalar bi havalar..  artist artist dolaşıyoruz etrafta peşimizde sürekli kamera var çünkü durmadan bizi çekiyolar :)

çekimlerini yaptılar bitti.. program günü geldi herkes bi panik :) çalıştığımız için gece yarısı tekrarını seyredeceğiz. bütün gün bunu konuştuk :) oteldeyken bi çığlık kıyamet koptu...

bizim bi kaç deli arkadaş vardı bunlar koşturuyo koridorlarda bütün kapılara vuruyolar "koşuuunnnnn program başlıyooo" diye..biz toplam 60 kişiydik hepimiz yığıldık koridorlara :) zaten biz gittik mi otellerin 1-2 katını direk bize kapatıyolardı ahahahaha o kadar kalabalığız ve hep sürü halinde geziyoruz niyeyse..

neyse hurraaa doluştuk hepimiz odanın birine üst üsteyiz resmen.. ağzımız açık kendimizi seyrediyoruz :)

kim çıksa ekrana bi "oooooooooooooooooo" sesi yükseliyo odada..çak yapmalar süper çıkmışsın diye gaz vermeler, alkışlar falan..

arka planda müthiş bi müzik eşiliğinde kimi acayip cool bi şekilde uzak ufuklara bakarken çıkmış, kimi yine artist gibi insanlara bilgi verirken, kimi şöle bi bakış atmış kameraya, kimi kahkahalar atarken farketmeden çekilmiş..

hele Yasin adamım ya :)gözünde güneş gözlüğü,elinde kamerası ,bel çantası, turkcell şortu falan bi ara kamerayı farkedip yandan bi bakış atıp gülümsüyo (saçları da vardı o zaman ahahaha şimdi yok :P) acayip cool çıkmış adam..

ben, peki ben ? ben nasıl çıkmışım ?

PASPAS YAPARKEN !!!!!!

ekranda bi göründüm ben haldır haldır yer siliyorum!

odada önce bi sessizlik oldu, herkes dönüp bi bana baktı..  yani bana dönen 60 tane şaşkın surat...
sonra sessizlik şu şekilde bozuldu :

-puhahahahahahahahahahahahahhahahahahahahahahahahahahahhaha :)))

60 kişinin aynı anda güldüğünü hayal etsenize.. bi edin hadi Allah aşkına çok eğlenceli oluyo :P

diyorum ya 60 kişiyiz..
turun o bölümü 60 gün sürüyor..
minicikte bi sahnemiz var aktivite yapılan geceleri, işte o sahneyi her gün birimiz paspaslıyo..
yani koskoca tur boyunca herkes bir kez ve sadece 3-5 dakikalık bi zaman zarfında bu işi yapıyor..

ve o hain kameraman o anı tutturup beni paspas yaparken yakalamayı başarıyo !

be adam madem sahne silerken koyacan beni ne diye bütün gün peşimde dolandın ? nasıl davranacağımı şaşırdım güzel çıkayım diye!

işte ilk televizyon maceram bu şekilde oldu :)

amaaa bitmedi bi sonrakinin başrolünde abim var..
Bence kaçırmayın :)

Hoşçakalın :)

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :

İletişim : catikatiilkay@gmail.com

*Eski tarihli bir posttur :) Güncel eklemelerle yeniden yayınlanmıştır.. 

13 Mart 2015 Cuma

SOFRA / VİDEO / FİYONK PEÇETE KATLAMA

Şu sıralar peçete katlama modellerine takmış durumdayım.. Blogumu ilk açtığım zamanlardan beri takip edenler hatırlayacaktır ilk zamanlarda epeyce paylaşıyordum.. sonra bu hevesim azaldı.. şimdi peçete katlama aşkım alevlenmiş durumda yine.. Sırada paylaşılmayı bekleyen çok model var, ancak hayat bu aralar bana çok acımasız vakitsel anlamda..

Geçtiğimiz haftalara ait olan bu sofrayı yeni paylaşabiliyorum.. Fiyonk peçete katlama modelini ilk kez bu sofrada kullandım.. 

Masa, Bank, Tabureler, Çiçeklik : İkea


Oldukça sevimli ve doğum günü sofralarınıza vs. bambaşka hava katacak bir model.. 
Üstelik sadece görsel amaçlı değil ihtiyaç anında kullanılabilir.. kurdelasını düğüm atmadan küçük bir fiyonk şeklinde yaparsanız arkadan, kolayca açılıp kullanılabilir peçete..

Fiyonk peçete katlamanın nasıl yapıldığını ınstagram hesabımda bir video ile göstermiştim.. Buraya tıklayarak görebilirsiniz.. 


Oldukça basit, kolay yapılabilir bir model.. 
Aşağıdaki kolajda da "sizden gelenler" bulunuyor.. Farklı peçetelerle çok güzel sunumlar yapmış videoyu seyreden arkadaşlar..
Sizlerde uygularsanız bu modeli lütfen bana ulaştırın :) yazının sonunda mail adresim bulunuyor.. 


Hafta sonu yeni sofra fotoğraflarıyla ınstagram'da görüşmek üzere hoşçakalııınnn <3

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :


İletişim : catikatiilkay@gmail.com

10 Mart 2015 Salı

Çok Merak Ediyorum :)

Özellikle şu çocuk penyelerini siyah/beyaz üretenler bunu neden yapıyor ?

Toplantıda şimdi bunlar.. bir tekstil firmasındayız :

Patron : Yeni modeller üretmemiz lazım

Eleman :  bu nasıl patron ?

Patron : hıımm harika.. ahahahaha ay aklıma ne geldi :D bak şimdi bu kolunu keselim önce.. sonra böyle alttan bi parça takalım.. hani sanki uzun kollu t-shırtün üstüne kısa kollu t-shırt giyilmiş gibi dursun :) 
bak bak asıl bomba geliyo şimdi : ) t-shırtü siyah yapalım, bu içten çıkan kolu beyaz yapalım.. anneler bu t-shırtü siyahlarla mı yıkasınlar beyazlarla mı yıkasınlar.. kafayı yesinler hahahahaha nasıl ama :)

Eleman : hahahaha harikasın patron :) 
siyah penye kumaşı da en çok boya veren cinsten seçelim toplu anne katliamı yapalım :) siyahlarla yıkadıklarında koyu griye dönen beyaz kolu görünce kendi kendilerini boğazlasınlar :)

Patron : harika olacak harika okey bu hemen ver başlasınlar :) akikokokohahhiihhoho çok güzel olacak çok saçları diken diken olmuş anneleri hayal etsene bi :)

Eleman : patron sen bir dahisin ! :)

******************************

Anne, t-shırtü ilk aldıklarında : 
- Neyle yıkıycam ben bunu ya ? cık beyazlarla hiç olmaz.. siyahlarla yıkayayım..

İlk yıkama sonrası anne : aaaaaa bık-tıımm ! ( Kosla tül reklamı tonlamasında okuyunuz :) 
kola bak gri olmuş.. Oğlum sen bunu yatarken giy artık..

Bi kaç yıkama sonrası anne :  bu ne be ? iyice iğrenç bi şey oldu bu..bööğğkk renge bak boz ayı gibi..  sen bunu yatarken de giyme oğlum.. banyoya koy sen bunu ben kesip biçip toz bezi yapıcam..

Babasının oğluna aldığı hediye paketini açarken anne : Bakalım neymiiişş ? Aaaaa haha haha haha ne güzel.. siyah/beyaz penye t-shırt :) çok güzel çookk :) sağol babasıııığğğ ne güzel düşünmüşsün..

Oğlunun kulağına eğilip fısıldayan anne : Sen bunu hiç odana çıkarma oğlum.. direk banyoya koy sen bunu.. akıbeti belli bunun.. bunun sonu boz ayı..  hiç sinir hastası olmaya gerek yok..
Çocuk : boz ayı mı ???
Anne : Büyüyünce karın anlatır sana çocuum.. koy sen bunu banyoya hadi.. çaktırma.. baban sorarsa kardeşim üstüne kustu dersin..

Hoşçakalın :)

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :

İletişim : catikatiilkay@gmail.com

9 Mart 2015 Pazartesi

Zaman Değişir, Ama Büyük Gözlerin Modası Asla Değişmez!

Geçmişten günümüze, zaman içinde moda ve güzellik kavramları çok değişti, her dönemin favori giyim, makyaj ve saç tarzları oldu fakat büyük gözlerin güzelliği zamandan hiç etkilenmedi, güzellik değerini her zaman korudu...


2 Mart 2015 Pazartesi

Empathy for Khojaly: Broken Dreams - Nigar Jamal

Hocalı Katliamının 23. yılında ( 26 Şubat ) 2011 Eurovision birincisi Azerbaycan'lı sanatçı Nigar Jamal dünyaya empati mesajı verdi.. 

Muhteşem bir görsel şölen, muhteşem bir kadın, insanın içine işleyen, canını acıtan bir şarkı..

Amaçları Hocalı Katliamı'nda yaşanan acıları tüm dünyaya sanat yoluyla duyurmakmış.. 

Bence kesinlikle başardılar.. 

#empathyforKhojaly 



Talihsiz Arzular

Benim tek vatanım nerdesin şimdi?

Nereye gitsem?
Benim evim dağılmış şimdi.
Hiç durmadan dualar edeceğim, Güneşin doğmasını bekleyeceğim.
Tüm acılar ve ağrılar bir şey ifade etmez,
Unutsak da acıları, anılar veda etmez.
Nesiller geri döner? Yağış biter,
Su kalır, Kaçmaya ise yer kalmaz,
Talihsiz arzular arkasından giderken...

Alexa