17 Eylül 2017 Pazar

Ev Düzeni ve İnsan İlişkilerine Dair 11 Tecrübe ve Öneri..



Aslında bugün Psikiyatristle Görüşme Sürecim başlıklı yazımı hazırlamak üzerine bilgisayar başındaydım.. Ancak öncesinde bu yazıyı okumanız gerektiğini düşündüm.. Bu postta evde düzeni sağlamak adına tecrübe edip uyguladığım fikirler ve insanlardan bolca zarar görmüş biri olarak insan ilişkilerine dair edilmiş bir kaç kelam bulacaksınız.. 

Ev düzeni ve insan ilişkileri ne gibi bir alaka sonucu aynı postta konu edildi diye düşünürseniz, okudukça farkedeceksiniz özellikle hayatınıza dahil ettiğiniz insanlar ev düzeninden, evlilik hayatınıza kadar pek çok şeye etki ediyor..

Hadi başlayalım..


* Günlük plan yapın, işlerinizi yazın..

Benim her zaman hayatımın her anında bir defterim olmuştur.. Bittiğinde hemen yerine yenisi gelir.. Şu an bile önümde duruyor.. 
İşlerinizi yazmak hem kontrolü ele aldığınızı gösterip kendinizi iyi hissetmenizi sağlar hemde daha organize olup zamanı iyi kullanmanıza sebep olur..

Güzel yazmanıza gerek yok, düzgün cümleler kurmanıza gerek yok.. Siz anlasanız yeter..  
Çok vakit ayırmanıza gerek yok.. Kalktığınız zaman yapın çayınızı kahvenizi.. Bi kahve içimlik zaman dilimine yazın günlük işlerinizi..

Mesela bugün benim listemde yazılı olanlar.. 

Bulaşıklar..
Çamaşır yıkama / kurutma / kaldırma
Buzluğa börek stok
Post taslak
Sipariş hazırlama
Market listesi
Ödev kontrol
Boş oda fazlalıklar 

Bunları yaptıkça üzerlerini çizmek sizi hem motive edecek, hem keyif verecektir..

Daha büyük zamanlı listelerde hayatınızı kolaylaştırmak için size yardımcı olacaktır.. Haftaya yapılacaklar ( kapılar silinecek ) vs. gibi.. 

* Ertelemeyin..

Mümkünse her şeyi zamanında yapmaya çalışın.. Boşa vakit geçirip işleri aksatmak yerine yapılacakları yapıp sonrasında kalan boş vaktin keyfini çıkarmak çok daha mantıklı.. 
Çünkü kafan doluyken yapacakların varken geçirdiğin o boş vakit çokta verimli olmuyor.. Ama aynı vakti işlerin bitmesi sonrasında keyifle geçirebiliyorsun.. 
Mola verin ama.. O ayrı..

*Erken yatın, erken kalkın..

Erken kalkınca enerjinize, yaptığınız ve yetişebildiğiniz iş sayısına inanamayacaksınız.. 
Aslında her şeye yetecek kadar zamanımız var.. Sadece doğru kullanamıyor ve gereksiz şeylere harcıyoruz

* Organize olun.. 

Her şeyinizin yeri belli olsun.. Ve ev ahalisinden de buna uymalarını rica edin.. Herkesin aradığı şeyin nerede olduğunu bilmesi veya aldığı şeyi aldığı yere bırakması işlerinizi büyük oranda azaltacak göreceksiniz..

Makas, havlu, tuvalet kağıdı, yedek ürünler vs. de hep belli yerlerde ve herkesin ihtiyaç halinde size sormadan ulaşabildiği yerlerde olsun

* Çocuklarınıza görev verin, eşinizle iş bölümü yapın..

Bu madde yukarıdaki maddeyle bağlantılı, daha örneklendirilmişi diyelim.. Benim gibi kontrol delisi, her şeyi ben yapıcam mantığındaysanız bu biraz zor olabilir.. Ama başarılabiliyor ben bile başardıysam herkes başarır.. 

Bırakın evde sizin dışınızda da bir şeyler yürüsün.. Her şeye yetişeceğim diye paralamayın kendinizi.. Bırakın her şey istediğiniz gibi olmasın.. İstediğiniz gibi olmasa da oluyor.. Bunu keşfedince işleriniz çok daha hafifleyecek, ruhsal olarak daha iyi hissedeceksiniz..

Bizde mesela eşimin işleri bellidir.. Büyük market alışverişlerini o yapar.. 
Toz alerjim sebebiyle sulu olmayan küçük süpürgeyi boşaltmak, yazın terası yıkamak, yine alerjim sebebiyle kuşumuzun kafesinin temizliği gibi şeylerde onun işi..

Çocuklarımında çeşitli görevleri var.. Bunları yapmak hem onlara sorumluluk bilinci aşılarken bana da büyük faydası oluyor.. Aman çocuğun yapacağı işten ne olacak dememek lazım inanılmaz işe yarıyorlar ve çokta mutlu oluyorlar işe yaradıkları için...

Banyoda havlu değiştirmek, tuvalet kağıdı alındığında sepete yerleştirmek veya bittiyse yenisini takmak oğlumun görevlerinden bir kaçı..
Çamaşır makinesini boşaltıp kurutmanın önüne götürmek, ve yine kurutma bittikten sonra makineyi boşaltıp sepeti yatak odasına götürmek oğlumun görevlerinden diğerleri..

Ütülediğim çamaşırlarını da dolabına kendi yerleştiriyor.. Her şeyinin yeri belli ve yenileri alta koyup dolapta olanları üste çıkarması gerektiğini de öğrettim buna göre diziyor..

Sofranın toplanmasına yardım etmek, odasının düzeni vs. gibi şeylerde diğer görevleri..

Kızımda sofra kurarken tabak, bardak, çatal, kaşık ve ekmek taşıyor.. Banyodan sonra saç kurutma makinesini dolaptan çıkarıyor ve kirli çamaşırlarını kirli sepetine kendisi götürüyor.. Onun görevlerinden bazıları da bunlar.. 

* Fazlalıklardan kurtulun

Dolabınızda kullanmadığınız kıyafetler, ayakkabı dolabınızda en son ne zaman giydiğinizi bile hatırlamadığınız ayakkabılar, takmaya fırsat bulamadığınız çantalar.. Kullanmaya fırsat bulamadığınız bir sürü ıvır zıvır.. Her şeyden beşer onar tane.. Tıklım tıkış, bir türlü düzen oturtamadığınız dolaplar..

Tüm bunlar size huzursuzluk veriyor mu ? 

Bu saydıklarım hiç başıma gelmedi ama eminim bana verirdi.. Çünkü ben dolapları belli bir kapasitenin üzerine çıkmaya başladığında gerim gerim gerilen, ve onları boşaltıp fazlalıklardan kurtuldukça mutlu olan biriyim..

Zaman zaman fazlalık bir eşyanın beni uykumu kaçıracak kadar rahatsız etmesiyle acaba bu bir psikolojik sorun mu ki diye düşünsem de :) son zamanlarda okuduğum kişisel gelişim kitaplarında, dinlediğim psikolog söyleşilerinde hep aynı şeyle karşılaşıyorum..

"Mutlu olmak için hayatınızdaki fazlalıklardan kurtulun.."

Demek ki kendimi bildim bileli doğru yoldaymışım.. Hiç bir zaman dolaplar dolusu kıyafetim olmadı.. Yeni bir şey alacaksam mutlaka bir kaç kullanmadığım şey dolabımdan çıktı.. Bunu biliçsizce uyguladım.. Ya birine verdim, ya belediyeye gönderdim.. Satılabilecekleri satışa çıkardım..

Bu yüzden  3 kapılı küçük bir gardrobum ( ki sadece 1 kapısı benim.. ) ve sadece 1 adet giysi çekmecem var.. 
Dolabımdaki her bir parçayı mutlaka kullanıyorum.. Gereksiz yere yer kaplayan hiç bir şeyim yok.. 

Yatağım bazalı olmadığı için sürekli karşılaştığım kışlıkları / yazlıkları nereye koyuyorsun ? nasıl yetiyor dolabını sorusunun cevabı da bu.. Kışlıklarım veya yazlıklarım desenli bir karton kutuyu doldurmuyor bile.. Bu yüzden yer sıkıntım yok.. 

Eşim ve çocuklarımda aynı düsturda ilerliyor.. Sadece kızımın doğumda ve doğum günlerinde gelen hediyeler dolaysıyla çok fazla kıyafeti var /vardı ve şimdiye kadar hastanede birlikte yattığımız kadının bebeğinden, okul bahçesinde karşılaşıp hiç tanımadığımız kadının bebeğine kadar bir sürü bebeğe faydası dokundu.. Hatıra amaçlı sakladığımız bir kaç parça dışında her şeyi dağıttık.. 

Kurtulun.. 
Hayatınızdaki fazlalıklardan kurtulun.. Dolaplarınıza çekmecelerinize alıcı gözle bakın.. boşu boşuna yer kaplayıp size ruhsal olarak yük getiren o kadar çok şeyle karşılaşacaksınız ve onlardan kurtulduğunuzda o kadar hafifleyeceksiniz ki inanamazsınız..

Ve eşyaların enerjileri olduğuna inanıyorum.. Sevmediğiniz, negatif enerji aldığınız ama bir şekilde görüşmek zorunda kaldığınız birinin, bir davet esnasında veya hayırlı olsun olur, bebek doğumu olur vs. bir şekilde size hediye olarak getirdiği bir şeyin, evinize negatif enerji yaydığına inanıyorum.. 

Sanki o kişinin varlığı o eşya aracılığıyla sürekli yanınızda, gözü her daim üzerinizde gibi.. 

Kurtulun.. Ne almış olursa olsun sizde böyle olumsuz duygular uyandıran bir şeyi evinizin içinde tutmayın.. 
Birine verin.. Verdiğiniz kişi aynı olumsuz duygularla yaklaşmayacağı için mutlu bile olacaktır. Bir taşla iki kuş.. Hem verdiğiniz kişiyi mutlu edin, hem baktıkça o kişiyi hatırlayıp, kendinizi kötü hissetmeyin.

* Akıllı alışveriş yapın.. 

Fazlalıklardan kurtulmanın en kolay yolu baştan onları evinize hiç sokmamak..

Alışveriş yaparken sakin olun.. Bir şeyi gerçekten istediğinizden emin olmadan onu satın almayın.. Yanınızdaki insanların veya satış personelinin sizi etkilemesine izin vermeyin.
Bunu alsam mı acaba diye düşündüğünüz bir şeyi almayın.. Çünkü gerçekten beğenseydiniz alsam mı diye tereddütte kalmazdınız.. Muhtemelen daha güzelini görüp pişman olacaksınız.. 

Ve uzun zaman önce bir yerde okuduğum çok işe yarayan bir tüyo.. Bir şeyi almak istediğinizde 15 dakika oyalanın.. Gerekirse mağazadan çıkıp dolaşın.. 15 dakika sonrasında o şeye karşı hala aynı duygulardaysanız o zaman alın..

Bu 15 dakikalarda o kadar çok şeyden vazgeçtim ve sonrasında daha çok beğendiğim başka şeyler aldım ki.. Her zaman etkili bir yöntem..

*Kendinizi ödüllendirin..

Bir sürü iş yaptınız ve tükendiğinizi hissediyorsunuz.. Mutlaka ara verin.. Hatta bunu tükendiğinizi hissetmeden yapın.. Bi kahve için.. Yanında çikolata yiyin.. Dergi karıştırın.. Ruj sürün kendinizi şımartacak bi şeyler yapın..

Daha da ötesinde kendinize hediyeler alın.. İstediğiniz bir kitap olabilir, her şey olabilir.. Ve hediye paketi yaptırmayı unutmayın..

* Büyüklerinizden yardım istemekten çekinmeyin.. 

Zaman zaman çocuklarınızı büyüklerinize bırakmaktan çekinmeyin.. Anne - baba olmanın dışına çıkıp eşinizle baş başa vakit geçirin, sevgili gibi gezin tozun eğlenin ve buna ihtiyaç duyup gerçekleştirdiğiniz için kendinizi asla suçlu hissetmeyin..

Nefes alma ihtiyacınız olması, hayatınıza bir süre mola verip değişik bir şeyler yapmak istemeniz o kadar normal ki.. 
Toplumumuzda evin reisi erkek gibi görünse de her zaman söylerim ki aslında bence reis kadın.. 
Ev hayatında her şey sizin etrafınızda dönüyor..  Siz mutluysanız eşiniz ve çocuklarınızda mutlu.. Siz kötü durumdaysanız bu otomatikman onları da etkileyip mutsuz ve huzursuz ediyor.. Bu yüzden kendinize yatırım yapmaktan kaçınmayın.. 
Bu yatırımı aslında ailenize yapıyorsunuz unutmayın.. Saçını süpürge edip sürekli fedakarlık yapmadan, kendinizi ve makul isteklerinizi ertelemeden de çok iyi bir anne olabilirsiniz.. Hatta emin olun daha iyi bir anne olursunuz..

* Hayır demekten çekinmeyin.. Ayıp olur duygusundan kurtulun..

Her ne kadar bazı insanlar dışardan baktığında "bütün gün evdesin ne işin var" gibi bir yaklaşım sergilese de, (ki biz zamanlar bende bunlardan biriydim :) aktif çalışma hayatım olduğu dönemlerde, annem bütün gün oturmadım dediğinde abarttığını düşünüyordum ve bir başka tanıdığımıza "bütün gün evde canın sıkılmıyor mu ? dediğimi hatırlıyorum..
Tamamen iyi niyetliydim.. Çalışıyordum ve insan bütün gün evde olunca sıkılır yapacak bi şey bulamaz gibi geliyordu..

Oysa öyle değil.. Bir evi yönetmek hele çocuklarda varsa hiç kolay bir şey değil.. Bir maraton koşusu gibi ve belli bir tempoda koşmazsan arkadan gelenler üzerine yığılıyor ve altında eziliyorsun.. Her şey belli bir rutinde ilerlemek zorunda.. İşin içine sosyal olarak ta aktif olayım isteği girerse işler bir parça daha karışıyor..

Yardımcı tutma gibi bir seçeneğiniz yoksa, sosyal hayatı da dengede tutmak lazım.. Benim acı tecrübelerime dayanarak size olan nacizane tavsiyem önceliklerinizi iyi belirleyin, hayır demekten çekinmeyin ve ayıp olur duygusundan kurtulun.. 

Özellikle blog yazmaya başladıktan sonra olmayacak insanlarla görüştüm ve daha da ileri giderek onları evime doldurdum.. Ben onlara karşı aynı duygusal yoğunluğu hissetmememe rağmen sırf beni sevdiklerini, bana hayran olduklarını söylüyorlar diye, bir şekilde bu ilgiye karşılık vermeliyim diye, çağırdılar şimdi gitmesem ayıp olur diye, sana geleceğiz dediler gelmeyin demek olmaz şimdi diye..  vesaire, vesaire.. Büyük hatalar yaptım.. En değerli şeyim olan vaktimi başkaları için boşa harcadım..

Evlilik hayatıma çok büyük zararları oldu bu durumun ve bir çok konuda ciddi aksaklıklar yaşadım.. 

Çocuğumu hafta sonu banyosunu yaptıramadan okula gönderdiğim de oldu.. Ailemi sabahın köründe kahvaltı edemeden yollara dökmelerim de.. 
Eşimin saatlerce trafik çilesi çekmesine, çocuklarımın perişan olmasına sebep olmalarım.. Yine deli gibi çalışan eşimin tek dinleneceği günde misafirim gelecek diye evden postalamalarım.. 
İnsanları ağırlayacağım diye günler süren ev temizlemelerim, bu esnada sürekli çocukları evden gönderip çocuklarıma hasret kalmalarım...
Eşimin servis şöförü gibi milleti getirip- götürmeleri.. Ve üstüne onlardan saygısızlık görmeleri.. 
Benden alınıp alınıp ödenmeyen ürünler. Benim tanıdıklarımdan alınıp alınıp ödenmeyen benim ödediğim ürünler.. Onlara karşı mahcubiyetlerim..  Maddi manevi zararlarımız..

Ve en önemlisi eşime karşı mahcubiyetlerim..

Tanınırlığımın getirmiş olduğu bir takım avantajlarla yanımda görünüp, isim duyurup sırtımdan kazanılan paralar.. Ama sonrasında benden asla ve asla bahsetmemeler.. Herkesle görüşürken çarşaf çarşaf yayınlar yapılırken nedense benle görüşmelerin gizli tutulma çabaları.. Tek bir kare paylaşılmaması.. 

Caf caflı günlerde evimi dolduranların, kendi sorunlarıyla saatlerce vaktimi alıp, beni ruhsal olarak çökertip eşime çocuğuma bu durumu yansıtmama sebep olanların,  bazı iletileri özellikle yazıp gözlerine gözlerine soktuğum halde kızımın hastalığını, ameliyatını görmezden gelmeleri.. Neler neler..

Ve geldiğimiz noktada ;

Kullanılmışlığım, başkaları için çabalarken eşime çocuklarıma hasret kalışım, yine onlarla geçirebileceğim fakat değmeyecek insanlara heba ettiğim günlerim, saatlerim,  insanlar sebebiyle hayat arşivime kattığım eşimle gereksiz kavgalarım, pişmanlıklarım ve maruz kaldığım büyük nankörlüklerle baş başayım.. 

Diyeceğim o ki, önce çocuklarınız, eşiniz ve eviniz.. Hayır demekten çekinmeyin ve istemediğiniz şeyleri sırf size ilgi gösteriyorlar diye mahcubiyet duygusuyla, insanlar mutlu olsun diye yapmayın..

Tabii ki çevreniz ve arkadaşlarınız olacak.. 
Ancak iç güdülerinize ve hislerinize güvenin.. Olumsuz şeyler hissediyorken görüşmeye devam etmeyin, evinize sokmayın.. Farklı şeyler hissederken, ayıp olur mu diye hissettiğinizden farklı davranışlarda bulunmayın.. Fedakarlık yapan taraf her zaman siz olmayın.. İlişkiniz bir dengede yürüsün.. İnsanlarla mesafenizi doğu ayarlayın.. 

Her şeyi yaşayıp tecrübe edecek kadar vaktiniz yok.. Bu yüzden başkalarının tecrübelerinden bolca yararlanmaya bakın.. Aklınızın başınıza gelmesi için 35 yaşınızı beklemeyin ve başınıza bir sürü şey gelmesi gerekmesin..

Abartılı sevgi gösterilerine kanmayın..

Size "idolümsün sana hayranım seni şöyle seviyorum seni böyle seviyorum " diyen bir insanın sizden nefret etmeye başlaması ve kötülük yapması, normal mesafede bir insandan kötülük görmenizden çok daha yüksek bir ihtimaldir.. 

Sizi sürekli öven insanlarla yakın arkadaşlık etmekten kaçının.  Mümkünse bunun olmasının önüne geçin.. En büyük darbeleri onlardan alacaksınız çünkü..

Güzel gibi görünen bu durumun size sayısız zararı olurken , öven kişinin de bir süre sonra övdüğü konular gözüne batmaya başlayacak ve bunu size de yansıtacaktır..

İnsanlar sizi sevebilir, imrenebilir ama daha ötesi bambaşka bir duygu.. Hayranlık, bir süre sonra baş edilemeyen ve nefrete dönüşmesi en muhtemel duygudur.. 

*Son olarak, sosyal medyanın, özellikle ınstagramın illüzyonuna aldanmayın.. 

İnsanların en güzeli, en düzgünü, en iyi görüntüyü paylaşma eğiliminde olduğunu ve bu tür fotoğraflarda çeşitli efekt ve ışık programları kullanıldığını unutmayın.. 

O evlerin temiz ve düzenliyken fotoğraflandığını, her zaman o fotoğraflardaki gibi tertemiz ve düzenli görünmediğini ve fotoğraf sahiplerinin hayatlarına 7 / 24 tanıklık edemeyeceğinizi, kimsenin göründüğü kadar mutlu hayatlar yaşamadığını bilin..  
Kendinizi, evinizi, hayatınızı gördüğünüz mis gibi, ışıl ışıl fotoğraflarla kıyaslayıp mutsuz etme hatasına düşmeyin.. 

Alacağınız tüm önlemlere ve onca emek vermenize rağmen bazen yetişemeyeceğinizi, işlerin yolunda gitmeyeceğini, kendinizi sıkışmış ve sorumluluklarınızın altında ezilmiş hissedeceğinizi bilin ve benim ara ara yaptığım gibi bu durumlarda oturup ağlamaktan yani rahatlamaktan çekinmeyin :)

Sizin gibi milyonlarca kadının aynı duyguları yaşadığını, ve dünyanın en zor mesleği olan annelik ve ev hanımlığını çoğu zaman başarıyla götürdüğünüzü aklınızdan hiç çıkarmayın..

Çocuklarınızı kendiniz büyütüp, evin tüm yükünü yardımcısız tek başına kaldırmak zorunda olduğunuz bir hayatınız varsa, hele birde çalışıyorsanız,  tüm bunları başarabildiğiniz için kendinizle gurur duyun..

***

Hoşçakalın :)

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :



İletişim : catikatiilkay@gmail.com

15 yorum:

  1. Yazınızdan en çok dikkatimi çeken kısım ayıp olur diye hayır diyememek
    keşke bende hayır diyebilsem:) çok doğru yazdıklarınız ağzınısa sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gözünüze sağlık sizin de <3 Geç kalmadan başlayın.. Aman hayır demeyi öğrenin mutlaka :)

      Sil
  2. Fazlalıklardan kurtulma konusu çok haklısın 👍
    Başkaları tek bir hobi ile baş edemezken 14 yıldır yapmadığım uğraş kalmadı. Bir kısmının izleri hala evde... bir an önce kurtulmam lazım. Tabi önce "ayy lazım olur" düşüncesinden de kurtulabilmem lazım."

    Açtığım her dolaptan üstüme gelen malzemeler var 😕

    Son favorim dikiş için şimdi aklıma gelen bir malzeme dolabı yaptırtmak oldu. Tüm malzemeler toplu bir yerde olursa ruh dünyam daha sakin olur sanırım.

    ... yazıdan etkilendiğim çok konu var 35'daşım.
    "Tecrübe; hayattan yenilen kazıklar toplamıdır"
    Diye bir duvar yazısıyla karşılaşmıştım. Tecrübelerine saygımız sonsuz. 😎😎💙💚💛💜

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne doğru yazıymış o :) Benimde sana saygım sonsuz <3

      Malzemelerinden kurtulamasan da boş ver.. İyi tarafından bakarsak onları arada bir düzenlemekte ayrı bir terapi şekli :)

      Öpüyorumm <3

      Sil
  3. Yazınıza sonuna kadar katılıyorum. Ben de çok şey yaşadım ve huzuru, çevremdeki insanlardan kurtulmakta buldum. Ne kadar az ve öz insan, o kadar huzur benim de felsefem. O kişiler kendi ailenizden olsa bile... Ev işleri de olduğu kadar diyorum. Şart değil ki her zaman bal dök yala kıvamında, tiril tiril bir evimin olması. Çocuklarım mutlu, oyun oynayabilen çocuklar ki evim dağılıyor, kirleniyor. Evimden dolayı beni kınayacak olanlar da zaten uzak dursunlar benden. Biz böyle mutluyuz. Ayrıca sosyal medya tespitleriniz de çok çok doğru. İnsanlar, kndilerini bulutların üzerinde yaşıyor gibi göstermeye, bazıları da bunu gerçek sanmaya başladı maalesef.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de tüm cümlelerinizin altına imzamı atıyorum.. Bir tane hayatımız var ve çok etkileniyoruz etraftan.. Hiç gerek yok. Huzurunuz daim olsun inşallah <3

      Sil
  4. Bir solukta okudum kesinlikle katılıyorum özellikle instagram ın ilizyonuna kapılmayın sözüne... Artık kendimden şüphe eder oldum ben neden bu kadar işi bir arada yapamıyorum anormal miyim diye...
    millet nasıl hem evleri pırıl pırıl bal dök yala, Süper sunumlu sofralar bir de çocukları ile kaliteli zaman ve internette geçirilen saatler oo daha ne olsun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanı yetersizlik duygusuna sürüklüyor bu paylaşımlar.. Bir dönem ben de herkesi kötü etkilediğimi farkettim.. Çünkü bloga girenler yazdığım yazıları peş peşe okuyorlar ve genelde iyi şeylerden bahsettiğim için hayatım harikaymış gibi görünüyordu.. Ama yazı yazmadığım o ara günlerde neler oluyor.. Herkesin hayatı gibi inişli çıkışlı bizimki de.. Sonra işte kamera arkası postları yazmaya falan başladım o imajı kırmak için..

      Hiç kapılmayın dediğim gibi.. Adı üstünde sanal dünya..

      Sil
  5. Ne kadar da guzel anlatmissiniz icten ve samimi duygularla Allah yardimciniz olsun ve tum kadinlarin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin.. Hepimizin inşallah.. Çok sevindim samimi bulmanıza <3

      Sil
  6. yazınızı çok beğendim. instagramdan da kısaca teşekkür etmiştim. sonra aklıma birde alışveriş kısmında şu geldi nasıl ifade etsem bilemiyorum ama . şartlanmışız boş vaki aktivitesi avm ye gitme olmalı gibi. halbuki sıkıca giyinip her mevsimde dışarıda dolaşma hem fazla gereksiz alışverişin önüne geçer hemde temiz hava insanı inanılmaz olumlu etkiliyor. önceleri bir termos bir ekmek arası her yerde her zaman piknik yapardım bebekten ve birazda eşimin alışverişi çok sevmesinden (evet ilginç ama alışverişi seven bir erkek) iyice avm ye şartlanmışız. yer yok diyede güzel bir bahane üretmişiz. biraz boş boş yürümeye ihtiyacımız var diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  7. postu birkaç kez okudum diyebilirim :) yaşım 27 bazı şeyleri biraz daha erken farkettim sanırım :) ve hayat felsefem artık şu sadece kendimi düşünmem bencillik olur evet ama ilk önce kendimi düşünmeliyim; kendimi, evliliğimi ve inşAllah doğacak olan kızımı.. Postların devamını bekliyoruz :) :)

    YanıtlaSil
  8. uzun demissiniz ama bir solukta okudum ne zaman bitti anlamadim yazi
    her soylediginize katiliyorum insanin cevresinde kendini mutlu eden insanlar olmali insan once kendi mutlu olmali ki etrafindakilerde ondan etkilensin belki gunah silayi rahim yapmak lazim.ama napim beni mutsuz ediyorlar gecmiste yasananlari unutup hic birsey olmamis gibi davranamiyorum bunun icin benimde cevremde sadece annem babam kardeslerim esim ve cocuklarim var Allah onlarin eksikliklerini gostermesin
    he bide bu defter tutup organize olma isini de en kisa zamanda bende yapmaliyim

    YanıtlaSil
  9. Ne zamandir blog yazısı Okumuyorum .triblex bir evde kiraciyım. Hayatımı düzene sokmaya çalışıyorum. Isler bitmiyor. Kızım 2.sinifa gidiyor. Onun dersleri ev işleri yetisemiyorum. 4 yaşında birde küçük kızım var. O da oyun oynamak istiyor.buyuk kızım hiç düzenli bir çocuk değil. Sürekli kıyafet değiştirir. Küçük te ona uyar.odalari dağılır.
    Kendimce birşeyler yapmam gerektiğinin fakindayim. Hayatımı duzenlemeliyim. Bu yazı iyi oldu.bana tavsiyeleri n varmi.

    YanıtlaSil
  10. Çok güzel yazmissiniz kendimden birçok şey buldum söylediklerini harfiyyen katılıyorum

    YanıtlaSil

GÜZEL YORUMLARINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM..SEVGİLERİMLE :)
Firmanız ve ürünlerinizin Çatı Katı Blog'da yer almasını istiyorsanız İLETİŞİM : catikatiilkay@gmail.com

Alexa