13 Temmuz 2016 Çarşamba

Neden Kansersin ?


Hayatımı sadeleştirmeye daha doğal yaşamaya başladım yaşım ilerledikçe.. En azından çabalıyorum bunu yapmak için :) 
Burdaki bazı maddeleri zaten uygulamaya başlamıştım.. Ağır bağımlı olduğum halde kolayı ( ve tüm gazlı içecekleri ) bırakmak, bulaşık makinesine parlatıcı yerine sirke koymak, cep telefonu kullanmamak, fast food yememek, kışın kombi yakmamak gibi..

Daha çok maddeyi uygulayabilmek istiyorum zira gerçekten zehirleniyoruz.. Kanser olmamamıza ne derece faydası olur bilinmez, olacağımız varsa oluyoruz ama en azından gün içinde daha sağlıklı olabiliriz.. Zira ben ne zaman çamaşır suyu kullansam veya diğer deterjanlarla hummalı bir temizlik yapsam resmen zehirlendiğimi hissediyor, akşamına hasta oluyorum.. 
Aynı şey kışın kombi yaktığımızda da oluyor.. Ben ve pek çok özelliğiyle bana çekmiş olan oğlum kombi yüzünden rahatsız oluyoruz.. Ona göre giyiniyor ve son iki yıldır odalarımızda petek yakmıyor, son derece rahat uyuyoruz.. Üstelik paradan da tasarruf etmiş oluyoruz.. Oğlumun krup dolayısıyla öksürükten tıkanmaları da kombi kullanmamak sayesinde kayboldu.. Oda nemlendiricisi de kullanmıyoruz bu sayede.. 

Yani bunlar üzerine düşünülmesi gereken maddeler.. Mutlaka okuyun.. Hatta önerileriniz varsa yazabilirsiniz de.. 

Sevgiler :)

Dr. Joseph Erdem / Alıntıdır.. 

* Hayatında hep şeker oldu. Çayı, kahveyi şekersiz içmedin. Kahvaltıya reçelsiz ve krem çikolatasız oturmadın. Beyaz pirinç ve ekmeğin şeker olduğunu unuttun. İçinde yüksek oranda fruktoz bulunan meyveleri kiloyla yedin. İçinde glukoz ve aspartam olan ürünler tükettin. Kolanın ve gazlı içeceklerin şeker ve zehir karışımı olduğunu bile bile içtin. Önce insülin direncin başladı sonra şeker hastası oldun 150 kilo oldun ama durmadın.


*Palm yağı, ayçiçek yağı, mısır özü yağı, margarin ve trans yağ içeren ürünleri kullandın. Tereyağı ve zeytinyağı tüketmedin ki organlarından biri iflas edene kadar bunları yedin.



*Paketlenmiş hazır sıvı ve katı tüm ürünlerdeki koruyucu kimyasalların seni kanser edeceğini önemsemedin. Salçanı, makarnanı, turşunu hatta, limonu sıkıp limon suyunu bile kendin yapmadın. Hazır almak kolayına geldi. Pazardan nohutunu, fasülyeni bile almadın, bunları konserve satın almak yemek basitti.



*İnsanlar 4000 yıldır misfak vb doğal malzemelerle diş fırçalarken sen gittin 35 açılı sentetik diş fırçasını ağzına soktun. O da yetmedi; bildiğimiz çamaşır deterjanının şeker ve naneyle karıştırılmış şekli olan diş macunu ile hayat boyu diş fırçaladın ve bunun bir kısmını yuttuğunu göz ardı ettin. Bal ve karbonatın dişlerini tartarlardan bile temizlediğini bilmedin ve dişleri de o macunlarla çürüttün.



*Çamaşır deterjanının ve yumuşatıcının vücut ısısı ile deri tarafından emildiğini ve deri kanserinin en büyük nedeni olduğunu umursamadın. Çamaşırlarını borax ve karbonat karışımı ile yıkayıp yumuşatıcı gözüne elma sirkesi koyarak muhteşem bir temizlik elde edeceğini umursamadın.



*Bulaşık makinesine deterjan ve parlatıcı koyduğunda, o deterjanı ve parlatıcıyı yediğini fark etmedin. Deterjan yerine karbonat, parlatıcı yerine sirke koyarak hem sağlıklı hem de tertemiz bulaşıkların olacağını önemsemedin.



*Evde basitce kostik ve zeytin yağını karıştırıp kalıplara dökmek ve kendi doğal sabununu yapmak dururken, gidip içerisinde bin tane kimyasal zehir olan o sabunlarla her sabah yüzünü bedenini yıkadın. Her gün bu dahada iyi diye pazarlanan o şampuan zehirleriyle saçını yıkadın.



*Evini arap sabunu gibi doğal yağlarla üretilmiş bir sabun yerine,temiz olsun diye çamaşır suyuyla sildin. O su buharlaştıkça soludun akciğer kanseri oldun.



* Karıncaları, böcekleri, sinekleri; limon karbonat fesleğen acı biber vb doğal yollarla evinden uzak tutmadın. Bastın böcek zehrini, o ağır kimyasalları temizlesen bile gitmezi unuttun. Soludun ve eşyaların üzerinden ellerinle ağzına soktun. (o kadar kandırıldın ki, böcek zehrine neden böcek ilacı dendiğini bile sormadın)



*Yaşamını mahveden büyük şehirde egzost solumaya ve araba kullanmaya devam ettin.



*Resmen radyoaktif olan cep telefonunu kulağına 2 saat yapıştırdın. Radyoaktif olan wifi vericisini evin içine soktun, radyoaktif olan alıcı bilgisayarı da kucağından indirmedin.



*Doğal beslenmeyen hayvanları, sebzeleri, meyveleri ve tahılları yedin. Ve adına da "doğal beslenme" dedin.



*Yiyeceklerini cam ve toprak kaplarda saklamak ve pişirmek yerine çelik ve bilmediğin kaplamalar kaplı kaplarda pişirdin yedin. En önemlisi mutfağının her yerine plastik, teflon ve alüminyum soktun ve çizildikçe onları yediğini unuttun.



*Denize lağım ve fabrika atıkları boşaltırken o denizden çıkan balığı yedin, midyeleri yedin.



*Fastfood un her aşamasının zehir ve ölümcül olduğu bas bas bağırılırken sen tepsi kadar pizzaları götürüyordun, 3 katlı burgerleri yuvarlıyordun.



*Evine naylon torba, naylon kıyafet, sentetik ayakkabılar terlikler soktun. Kıyafetlerinde sadece pamuk, bambu lifi, keten tercih etmedin.



*Sobayı attın evine klima soktun.



*Toprağa dokunmuyor ve stresten gülümsemeyi unutuyorsun.

1 yorum:

  1. valla o kadar güzeldi ki eşime de okudum ve çok çok önemli şeyler ben bir kanser savaşçısı olarak çok çok fazla dikkat etmeliyim aslında

    YanıtlaSil

GÜZEL YORUMLARINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM..SEVGİLERİMLE :)
Firmanız ve ürünlerinizin Çatı Katı Blog'da yer almasını istiyorsanız İLETİŞİM : catikatiilkay@gmail.com

Alexa