En uygun fiyata eşarp, şal, sunum ve dekorasyon ürünleri.. Tüm modeller için fotoğrafı tıklayınız

22 Ekim 2018 Pazartesi

Son Zamanlarda 25 :)

Tadaaaa !  Ben geldim..
Bir kaç gün önce bilgisayarım geldi. Post bekleyen postoburlarım için bişeyler yazmak istedim.. Yapmam gereken salon temizliğinden de kaçıyor olabilirim şu an o kısmı karıştırmayalım hihi.. Karıştırmamamız gereken bir diğer konuda cumartesi günü 38 yaşına girmiş olmam böhüüü.. En iyi kısmı 3 gündür hala her yerden doğum günü mesajı cevaplıyor olmam ve hala bitirememiş olmam. Doğum haftası falan oldu bir hafta sonra hala teşekkür mesajları atıyor olacağım sanırım.. Cansınız siz..

Hafta sonuna cuma akşamı pilates dersiyle giriş yaptım. Aylardır sırasını beklediğim ücretli pilates seansında nihayet sıram geldi a dostlar. Çok özlemişim. Her ne kadar bana sorulduğunda mesela fitness mı pilates mi yapmalıyım sorularına fitness programı içinde pilates de var, desem de tek pilatesin yeri ayrı.. Fırsatınız varsa her ikisini birden yapın benim gibi.. Karın kaslarım hala acıyor.. En sevdiğim hocalardan biri denk geldi ilk dersimde. O kadar sıklıkla beni görüyor ki fitnessda pilatese tekrar başladığımı, ilk dersim olduğunu farketmedi bile haha :) Bacak germe hareketleri sırasında gözü bana takıldı İlkay sen kendindeki değişimin farkında mısın ne kadar toparlandın dedi.. Bende kibarca evet hocam dedim.. Tabii ki farkındayıımmm sürekli kendime bakıyorum hocaam demedim tabii ihih

İlk derste fire vereceğim diye çok korktum. Alerji atağım başladı cuma günü.. Farkettim ki spora gitmeyi sevdiğim için sanırım alerji atağıma yön verebiliyorum :) Daha önce bir kaç sefer yollarda hapşura hapşura salona kadar gittim ve ders başladığında hapşurmak adına hiç zorda kalmadım.. ( maşallah :) Çünkü bilen bilir alerji atağı sırasındaki hapşurma öyle bir şey ki, hem peşpeşe gelip nefes almana dahi fırsat vermiyor hemde öyle bir burun akıntısı oluyor ki mümkün değil fitness veya pilates yapmak, ellerini kullanamıyorsun bi kere :) Ve yine keşfettim ki ataklar evet ilkbahar ve sonbaharda özellikle ortaya çıkıyor ama o günler içinde de en yorgun veya stresli anlarını bekliyor. Alerjiyle yaşamayı öğrenmek konulu paragrafı okudunuz :)
Yani bu keşfettiklerime güvenerek hapşura hapşura salona gittim ve yine aynı şey oldu derste atak yaşamadan atlattım..

Ama öyle yorulmuşum ki, bir gün öncede fitnessım ve başka koşturmalarım vardı çünkü saatin 12 olmasını bile bekleyemeden uyudum. 38 yaşına uyurken girdim haha bütün sene uyuyacağım.. Pardon o yılbaşıydı di mi :)
Yasin'in gelmesini bekleyemediğim için mesaj attım kendisine noolur ben yarın uyuyayım Emin'i futbol kursuna bırakınca çıkışa kadar bekle sen getir diye.. Dinlememiş tabii Emin'i bırakıp müşterisine gitmiş, sabah beni yataktan fırlattı. Koş Emin'in bileğine top gelmiş bayılmış diye haydaaa zıpladım yataktan 3 dakika içinde hazır kapıda ayakkabılarımı giyiyorum yüzümü bile yıkamadım tekrar telefon geldi.. "İyiymiş ya panikleme" diye. Şimdi mi söylenir daha ne kadar panikleyebilirdim acaba.. Oturdum kapıda içerdeyim ama ayaklarım dışarda o haldeyim bari bi nefes alayım diye.. Telefonda kırılıyoruz ama gülmekten Emin'in hallerine.. Yaa şimdi bile gözümden yaş geldi gülerken Emin yavrum çok komik.. Bi huyu var mesela onu ilk sahilde eline cam batınca yaşadık dikiş atıldı falan, baya yarılmıştı ama eli ben bakmadım bile hiç. Orda bi bayıldı kanı görünce. Küçüktü ama 6 yaşlarında falan.. O günden sonra başına bir şey gelse hemen tansiyonu düşüyor bana bişeyler oluyor diyip hoop Emin yığılıyor.. Bilinci açık ama surat sapsarı..
Bi kere de akıllı oğlum dayısının Rusya'dan getirdiği saatine delik açmaya çalışıyor dedim ki ben götürürüm saatçiye yok iş karıştıracak ya, almış benim tığımı, saatin kayışını deleyim derken sokmuş tığı parmağına, anne kızma anne kızma diyerek bana geliyo bi baktım elinde tığ sallanıyor. Ben naptın Emin falan derken hoopp Emin sapsarı ayyy Allah'ım yaa :) Anne bana bi şeyler oluyo gel dedim yat yatağa ben tığı çıkarırken Emin gene sapsarı..

Bunları konuşup kopuyoruz biz şimdi telefonda ah bu Emin'in halleri diye :) Yasin hocasıyla konuşmuş çünkü çok bi darbe almadı biz götürürdük yoksa ama tansiyonu düştü galiba diye.. Gittim ben Emin oturuyor sapsarı suratı gülcem gülemiyorum diycekler kadına bak çocuğunun haline gülüyor diye ama biliyorum çocuğumun huyunu :) Dışarı çıktık bu sefer Emin'le kopuyoruz.. Ya diyo anlatamadım ben darbe alınca fenalık geçiriyorum diyorum hocalara, onlara hala bana diyo ki kahvaltı mı yapmadın sabah. Çıktık staddan kolunu tutuyor Emin evet biraz şişmiş, arkamdan bi ses " Noldu ? Eve servis yapılır" dedi bi döndüm Mustafa Abi..
Yıllaaar yıllar evvel bende daha lise çağındayken eczanesinde çalışıyordum. İşte iğne yapmayı bilmelerim falan taa o zamanlardan. Bi kere kazı kazancı gelmişti eczaneye Mustafa Abi aldı bi tane şimdinin 1000 lirası gibi bi rakam çıkmıştı. Zerrin Abla'ya ( Zerrin abla Çatı Katı evimin sahibi olan kişiydi. O evi de onun bebeğini görmeye gittiğimde görüp ayılıp bayılmıştım. Taşınırsan haberim olsun demiştim Çatı Katı öyle kısmet olmuştu bana.. ) Konudan konuya atlıyordu :) İşte Zerrin abla'ya o paranın yarısını vermişti çünkü kartı o seçmişti.. Bana da komşu esnaf bir dükkandan kot gömlek falan giyecek bir şeyler aldı o parayla. O zamanlarda sürekli kot giyiyordum tabii :) Şimdi yıllar yıllar geçti de çocuklarımız aynı futbol kursuna gidiyorlar.. Ay dedim Mustafa Abi Allah gönderdi seni. Zira tam o esnada Emin anne ben yolda bayılmam di mi falan diyordu  :)

Bizi eve bıraktı arabayla sağolsun.. Hemen bir alt sokağımızda oturuyorlar.. Bu arada Mustafa abinin de böbrekleri iflas etmişti ondan konuştuk biraz ablamın nakil olduğundan bahsettim. O da nakil oldu çünkü. Ona eşi verebildi böbreğini ne büyük şans bazen annenin bile çocuğuna böbreği tutmuyor veremiyor.. Onun eşininki tuttu. Organ bağışı çok önemli onu da araya sıkıştırayım.. Ablam hayatını kaybeden bir bağışçı sayesinde nakil olabildi. Nurlar içinde yatsın mekanı cennet olsun kaç kişiye yeni bir hayat bırakıp gitti.
Neyse eve geldik. Emin'in bileğine buz koyduk şişi falan indi çok şükür.. Bu arada doğum günüm tabii benim harika bir doğum günü geçiriyorum :) Bu kadar sabah şoklaması yetmez dedim yemekten sonra yatak odasına giriştim. Aslında sadece temizleyecektim sonra şeytan dürttü gene eşyaların yerlerini değiştirdim 3465387568 defa. Gece Yasin geldi lap dolabı açtı halbuki benimkini açtı haha çünkü yerleri değişti nerde benim eşyalarım diyo dedim yan tarafta senin dolabın yaw gene mi yerleş değişti derken görünce kıacak dediğim şeyi farketmeden çıktı :) Zira kendi dolabımın içindeki şifonyeri çıkarayım dışarda kullanayım, dolabın içine de raf takayım bir sürü yer kazanmış olayım diye dolabın arka kontraplaklarını söktüm. Sonra takamadım :) Dolabım zelzele oluyo gibi sallanıyo :) Dolabın sağ tarafına içinden çıkan şifonyeri koyduğum için bi tarafını o tutuyor. Diğer tarafıyla duvar arasında bir kısım var oraya da Rana'nın su tabancasını tutturup dolabı sabitlemiş oldum :) O zaman sallanmıyo. Bu kadar anlatana kadar bi fotoğraf çekeydim yaw neyse kaptırdım yazıyorum şu an kalkarsam bu post bitmez :) Dolabın arkası yok şu an Yasin canıma okuyacak .. Diyordum ama farketmedi hala hoho hadi dolabın arkasını görmedin, arkadaş şifonyer nerden geldi, dolabın içinden nasıl çıktı bu ? Onu da heniz demedi dur bakalım :)
Neyse duvarla dolap arasına şıkıştırdığım su tabancası zırt pırt düşmese başarılı bi çalışma oldu aslında haha :) Dolapta açtığım yere bütün çantalarımı dizdim derli toplu ve güzel oldu.. İşte doğum günümü bunlarla uğraşıp gebererek geçirdim.. O esnada babam aradı onla konuştum peşinden hemen Nuray aramış ama duymamışım sonra döndüm dedim işim vardı böyle böyle yaptım. Diyo Herkül oldun sen başımıza spora gide gide :) Dedim 38 yaş bunalımı nereye saldıracağımı şaşırdım :)

Sonrasında işte Pazar günü ödevler, banyolar, market alışverişi, ne zaman bitecek bu düğünler diye Yasin'e sitemler, market alışverişi, 1-2 arkadaşla konuşma, beslenme hazırlıkları, çamaşır yıkamalar falan bir sürü şeyle geçti..
Ve pazartesi bugün, yeterince tembellik ettiğime göre salon temizliğine geçebiliriz ühühü. Bugün yaptım yaptım, yoksa kalan 4 gün sporum var pek bi şeye dokunamam..
Hadi bana kolay gelsin.. Bloga yorum yapmak için blog sahibi olmanıza gerek yok ADSIZ seçeneğini seçerek yorumlarınızı bırakabilirsiniz. Ve anlık olarak instagramdan görüşüyoruz biliyorsunuz. Kolay erişim için buraya instagram linkimi bırakıyorum tık tık.. 

Sevgiler :)

4 yorum:

  1. ay hergün yazın lütfen. Sizi çatı katında rana doğduğundan beri takip ediyorum :) bir solukta bütün postları okumuştum. hey gidi günler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizler okumaya değer bulduktan sonra, çok isterim bende eskisi gibi her gün yazmayı :) Çok teşekkürler güzel yorumunuz için <3

      Sil
  2. Ablacim ne olur hep yaz pazartesileri olsun yaz bir solukta bitti

    YanıtlaSil
  3. Ahahahahaaa Emin'in hallerine ben de cok güldüm. Iyi geliyor yazilariniz. Sevgiler...

    YanıtlaSil

GÜZEL YORUMLARINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM..SEVGİLERİMLE :)
Firmanız ve ürünlerinizin Çatı Katı Blog'da yer almasını istiyorsanız İLETİŞİM : catikatiilkay@gmail.com

Alexa