29 Şubat 2016 Pazartesi

Diş sağlığı hakkında

Herkese yeniden Merhaba;
Youtube kanalımdaki Diş sağlığı videomda bahsettiğim İpana 3D White perfection’ı merak edenler için bir de burda detaylı olarak yazmak istedim.
Shakira’nin bembeyaz dişleriyle reklam yüzü olduğu macunu bende bir süredir deniyorum.


25 Şubat 2016 Perşembe

GÖREMİYORUM DOKTOR ! :)

Bundan 2 yıl kadar önce gözlerimden rahatsızım diye doktora gittim.. 
Her bilgisayar başında ömür tüketen, kitap okıycam kendime vakit ayırcam diye debelenen, gece yarıları yatıp gün aydınlanmadan kalkıp gözlerinin canına okuyan insan gibi benimde batma, yanma vs. gibi şikayetlerim vardı.. Sanıyorum ki bi kaç damla alacağım oldu bitti..

Doktorun odasından elimde gözlük reçetesi ile çıktım.. 

Bi 14-15 sene önce yine bi göz doktoru maceram olmuştu ama o zaman dedim kesin gözüm bozuk benim yaşaşın gözlük verecek doktor.. O zamanlar gözlük hevesim var hatta "laf olsun gözlüğü" adını taktığım numarasız gözlükler falan takıyorum.. 
Kırmızı çerçeveli, Ebru Gündeş'in tam da beyin kanaması geçirirken taktığı gözlüğün aynısını bulmuşum o dönem, kaşlarım da benziyo Ebru Gündeş'im ben diye geziniyorum ortalıklarda..

35 yaş olgunluğum yok üzerimde o zaman tabii.. Kişiliği koyacak yer arıyorum..
Şimdi çok olgunumdur biliyorsunuz.. 

*Postumuz da fotoğrafsız kalmasın.. İşte Ebru Gündeş ve aynısından bulduğum kırmızı gözlüğü :)


Neyse, o zaman elimde damla reçetesi ile çıkmıştım doktorun odasından.. Bu kez tersi oldu..

Yalnız ben bir kaç hafta öncesine kadar o gözlüğü dinlendirici gözlük sanıyordum.. 

Dinlendirici gözlük diye bi şeyde yokmuş ayrıca.. 
Ben şok !

Sanıyorum gözlüğü bilgisayar kullanırken falan takayım gözüm yorulmasın diye verdi.. 

Ne kadarda kendinden haberi olmayan bi kadın..
Bi insan doktoru hiç mi dinlemez ? 
Napıyodum acaba o esnada.. 
Hiç hatırlamıyorum.. 
Hayatımın o doktor odasındaki kısmı silinmiş.

Zaten doktor odalarında bana bi haller oluyor.. Sürekli baş salladığımı hatırlıyorum her seferinde evet, 
tamam, 
tamam doktor bey, 
evet, 
evet anladım.. 

Dışarı bi çıkıyorum panikle direk Yasin'in koluna yapışıyorum.. 

- Yasin ! Ne dedi doktor ! Nolmuş ?
- Ne mi olmuş ?????
- Ay hiç bi şe hatırlamıyoruuğğmmm !

Durum sürekli bu.. 
İşte bi kere Yasin'siz girdim doktorun odasına o arada miyop olduğumu söylemişler bana haberim yok.. 

***
İşte ben gözlüğü aldım.. Takıyorum gözüme.. Yok bi garip görüyorum etrafı.. Post yazıcam mesela bi havalarla takıyorum gözlüğümü gözüme, 3 dakika anca sabrediyorum fıydırıp atıyorum kenara.. 
Ara ara denemelerim oluyo böyle.. Bir kaç hafta öncede hem elişi yapıyorum hem film seyrediyorum televizyonda..
Gene fenalıklar bastı bana gözlükle.. Yaağğ bu hiç bi işe yaramıyo ben daha kötü görüyorum elişiniğğ bu ne böleeğğ, takmıcam ben bunuğğğğ derkeeenn kafamı kaldırıp gözlükle televizyona baktım..

Lağğğnnnn ! 
Alt yazılar ne kadar parlak !

Gözlüğü çıkardım..
Alt yazılar bulanık..

Bi daha taktım..
Alt yazılar pırıl pırıl !

Tak, çıkar, tak , çıkar aiiyy inanamıyorum.. 

Koşa koşa yatak odasına gittim.. Devasa bi bina diktiler geçen sene benim manzaramın ortasına sağolsunlar.. Nispet yapar gibi üstüne de yazı yazdılar kocaman bilmem ne City diye.. 
Ay bi de geceleri ışığını yakıyorlar yattığım yerden görüyorum canım benim :) Eskiden yatağımda doğruldum mu gölü görürdüm. Şimdi bu bilmem ne City ile başlıyorum güne..

Neyse koştum o yazıya baktım.. 
Okuyorum ama bulanık.. Doğalı bu sanıyorum uzakta ya..

Gözlükle bi daha baktım..
Pırıl pırıl !

Aiyyyyy uzak gözlüğü buuuğğğğğ  !

***

Miyop olduğumu da Google'a uzağı görememek yazıp öğrendim :) Onu da bilmiyorum hangisi miyop, hangisi hipermetrop, astigmat bilmem ne.. 

Sonraki bi kaç gün elimde gözlük oraya buraya bakarak geçti.. 
Orayı görüyo muyum burayı görüyo muyum ?

Çok ilginç geldi bana bu durum :)

İkide bir Yasin'i camın önüne çekip o isim yazan binaya bakıyorum..

Yasin bak bak şimdi : Görüyorum :) ( Gözlüğü taktım )
Aaaa şimdi görmüyorum :) ( Gözlüğü çıkardım )
 Bak bak gene görüyorum..
Hahahah bak şimdi görmüyorum.. :)
Görüyorum..
Görmüyorum..
Görüyorum..
Hahaha nayır nolamaz göremiyorum

Sanki Yasin benim nasıl gördüğümü görüyo :) 

***

Şimdi ben görmediğimi farkettiğimden beri hiç bi şey görmüyorum.. Farketmeden önce hiç sorun yoktu :) Sabah oğlanı okula götürüyorum sürekli sağa sola bakma halindeyim.. Karşıdan biri geliyo yüzünü görmüyorum.. Dedim benim gözüm iyice ilerledi..

Yine gittim doktora gözlüğü değiştirecek kesin dedim.. Gene tutturamadım aldım damlalarımı geldim..

Hatta sağ göz düşmüş dedi..
Bi tık mı düşmüş dediii ? Bi derece mi düştü dediiğğ ne dedi, ne düşmüş bilmiyorum.. 

Gene hiç bi şey hatırlamıyorum :)))

Hoşçakalın ;)

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :

İletişim : catikatiilkay@gmail.com

8 Şubat 2016 Pazartesi

Bir Tavuk Karşıdan Karşıya Geçiyormuş :)

Okullar açıldı malum. Her az uyuyup sabahın köründe kalktığımda olduğu gibi bir enerji patlaması yaşıyorum sormayın gitsin.. Akşam ve hatta akşamüstü nerde yattığımı bilemeyeceğim o ayrı..

Tabii bunu sabahın 8'inde yediğim güllaç, ekler pasta ve kuruyemiş çeşitlerine borçlu da olabilirim.. 
Nasıl bi midem var bilmiyorum.. Günün her saati her şeyi yiyebilirim.. Ve her şeyi bi arada da yiyebilirim.. Dün akşam yatmadan önce de elmalı kurabiyeyle birlikte acı biber turşusu yiyordum mesela..

Bu arada aynı anda neden bu kadar tatlı çeşidi var bu evde ?  
Bunu bir düşünmeliyim ve marketlerin fırın bölümünden eşimi ve kendimi bir süre uzak tutmalıyım.. Zira, sapıtıyoruz.. O da güzel kokuyo, az da bundan mı alsak, ay şunu da alalıımmm.. İmdaattt !

Neyse,

Geçenlerde internette şu fotoğrafa rastlayıp epey güldüm.. Sonra Facebook sayfamda paylaşıp bir posta da sizlerle beraber güldüm.. Paylaşınca gelen yorumlara ayrıca güldüm.. 
Gene çok yemişim ve az uyumuşum o gün sanırım.. İstemsizce her şeye gülüyormuşum.. 

Neyse işte yorumlarda herkes kendince bi şeylere uyarlayınca tavuğun karşıdan karşıya geçmesini, ben de aileme uyarladım :) Hemen fotoğrafın aşağısında sizi bekliyor :)


Bir Tavuk Karşıdan Karşıya Geçiyormuş..

Ben : 
Ayy Yasiinn tavuk karşıdan karşıya geçiyormuş.Ya başına bi iş gelirse ? Ne işi var karşıdan karşıya geçmekle falan.. Ay ben hayatta salamam. Millet çok rahat valla..
Bi şey diycem.. 
İnsanlara çip takılmaya başlandı mı? 
Çocuklara çip taktırıcam ya.. 
Sen bi araştırsana bunu ?
Hayır ya Müge Anlı falan seyretmiyorum çok nerden çıkarıyosun ? 
Aloo ?  Yasin ?  
Aloo ? 
Yüzüme mi kapattın sen ??

Emin : 
Anne ? 
Osmanlı döneminde de tavuklar karşıdan karşıya geçiyor muydu ? 
Fatih Sultan Mehmet'in tavuklara bakışı nasıldı acaba ?
Bunu anlatan bi kitap var mı ?
Babama mesaj atsana bana alsın.
Ya da bilgisayarı alabilir miyim ordan bakıcam ?

Anne bak tavuğun karşıdan karşıya geçmesinin çizgi romanını yaptım.. Ortasından zımbalar mısın bu kağıtları ?

:) 

Rana :  
"Tavukla Rapuzel bi düünn tarşıdan tarşıya geçoolarmış" :)) 

Rana çok güzel fıkra anlatıyor.. Yani aslında o öyle sanıyor daha ilk cümlede biz gülmekten dağıldığımız için :) 
Her fıkrada Rapunzel var bi kere ve onu çok komik, olmayacak tiplerle eşleştiriyor.. Ve her fıkra aynı şekilde başlıyor :) 

"Temel'le Rapuuzell bi düünnn ( bi gün demek Rana'ca :) ayışveyişe gidoolarmış"

Ay bi de Temel'le Ursuuunn var ki gene koptum :) 
Sırf ilk cümle için habire fıkra anlattırıyoruz çocuğa.. 

Neyse devam ediyorum :)

Babam : 
Ney ? 
Tavuk karşıdan karşıya mı geçiyormuş ? 
Geçer tabii.. Başıboş bırakırsan geçer.. 
Kendine de bakamıyon, o çocuklara da bakamıyon, tavuğa da bakamıyon ! 
Şunun suratına bak kaşık kadar kalmış

-Baba ben zayıf değiliiimm ! Yiyorum beenn her şeyii..

-Taaabii canıım tabiii.. 
Eşoğlueşek !

:))

Annem : 
Boş ver sen tavuğu..
Evinle ilgileenn, çoluğunla çocuuğunla ilgileenn, boş ver kim karşıya mı geçmiş napmış..
Takmıycan öyle kafana her şeyi.. Duyma görme boş ver..
Hadi çocuklara iyi bak sen.. 
Kendine bak kim naparsa yapsın boşvericen.. 
Tutaydınız o tavuğu da kaç öğün yemek çıkar ondan.. Hadi tutumunu bil kızım.. Tutumlu olmaya bak.. Hadi.. 
Tavuk var yiyceniz mi ? Bi haftadır bitiremedik biz


 :))

Yasin : 
Gene tavuğu paylaşmışsın ????
Nazar olacak kaldır onu çabuk !


*******


Hoşçakalın ;)

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :

İletişim : catikatiilkay@gmail.com

1 Şubat 2016 Pazartesi

"Verilmiş sadakamız varmış.."


Çocuklarım bir kaç gündür babaannelerinde kalıyorlardı.. Bizde eşimle biraz yalnız kaldık, gezdik, ben evi komple temizledim, eşim hafta sonu çalıştı vs.. Ailecek bi sıfırlandık.. Böyle adlandırıyorum ben babaanne ziyaretlerini :) 
Hepimiz ayrı ayrı sıfırlanıp, bu kısa ayrılıklar sonrası bi araya gelince dinlenmiş, özleşmiş, bi kendimize gelmiş oluyoruz..

Bugün çocuklarımızı almak üzere yola çıktık eşimle.. Öncesinde yine bi kısa gezme yapma niyetindeydik.. 
Bu arada bu yokluklarında çocukların, ben bi parça duygusaldım.. Yazdan beri bu kadar uzun kalmamışlardı babaannelerinde ondan sanırım..

Yolda ışıklarda beklerken bir kız çocuğu yanaştı arabaya.. Direk göz göze geldim.. Hiç bi şey demeden bekliyor camın önünde.. Öyle güzel kirpikleri, saçları vardı ki.. Ve öyle sık çıkmıyor ışıklara böyle belli üstünden başından.. Mecbur kalmış o da belli..

Ben bi kendime kızdım önce içimden.. Bi kaç zaman önce ınstagramda bir paylaşım görmüştüm.. Bi bey arabasının torpidosunu süt, çikolata falan doldurmuş, fotoğraf çekip yayınlamıştı fikir olması açısından.. Işıklarda çocuklara veriyorum diye.. Sizlerde yapın yazmıştı çok hoşuma gitmişti bu fikir..

Biz de uyguladık bi kaç sefer.. Arabada kıyafet, çorap vs bulunduruyordum çocuklarım küçülenlerinden veya fazla kıyafetlerinden eşim denk geldikçe dağıtıyordu.. Bu da aklınızda bulunsun.. 
Bir kısmını satıyorum.. Onları elden çıkarmadan yeni kıyafetler almıyorum.. Bir kısmını da belediyeye gönderiyordum.. Ama şimdi bu şekilde yapıyorum..

Bi de yollarda sürekli bere, şapka falan buluyoruz biz ilginç bir şekilde :) Bu bereler de bu çocuklara gidiyor..

Çünkü insan bu tür çocuklara para verme konusunda ikilemde kalıyor.. İyi bi şey mi yapıyorum kötü bi şey mi diye.. Versen bir türlü, vermesen bir türlü.. Bu çocuklar para kazandıkça bunları sokaklara salan aileler bunu yapmaya devam ediyor.. İstismar edilmelerine aracılık ediyor muyum şüphesi insanı tereddütte bırakıyor.. Ama çocuğa giyecek veya yiyeceği bir şey vermek daha mantıklı geliyor.. 

İşte kendime kızdım çünkü bu sefer hazırlıksızdım.. Hiç aklıma gelmedi arabada hiç bir şey kalmamıştı.. Pat diye çıktım ben evden.. Canım sıkıldı çipil çipil uzun kirpiklerini kırpıştırarak bakıyo bana camdan.. Huzursuz bi şekilde sağa sola bakınırken dedim eşime var mı sen de bozuk para falan..  Çanta bile almadım ben yanıma..
O da telaşla ceplerini yokladı.. Bulduk neyse camı açıp eline verirken eli elime değdi, o arada ışık yandı giderken eşime " eli buz gibiydi" dedim.. Boğazım acıdı resmen yutkunmaktan.. O da suratını ekşitmişti ki caddeye çıktık, hızımızı aldık ve ani bir frenle sarsıldık !

Birden önümüze bir araç çıktı.. Resmen iki araç değdik birbirimize.. Ama çarpmadık.. 
Devam ederken, gözlerimi aça aça eşime döndüm : Farkettin mi ? ! Farkettin mi ne olduğunu :) dedim..
Başını salladı.. Farketmiş..

Çarpacaktık ! dedim.. 
Kesin çarpacaktık !
Küçük kız kurtardı bizi.. :) 

İstemsizce hayretle gülmeye başladım..

İşte sebepler dairesi, dedi eşim de gülümseyerek..  

Çok etkilendim.. 
Hep ağzımızın alıştığı, bir olay karşısında hep söylediğimiz, ama hangi sadakamızın, hangi musibete denk geldiğini bilmeden söylediğimiz cümle : Verilmiş sadakamız varmış.. 

Canlı canlı duruyordu bu sefer karşımda.. 

Allah bugün, onun sayesinde bizi koruduğu gibi, o buz gibi elli küçük kızı da hep korusun inşallah.. 
Onu ve onun gibi tüm çocukları.. 





Mause

Mause

Amung

linkwithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

STAT COUNTER IP PROGRAMI

Alexa

pint it