En uygun fiyata eşarp, şal, sunum ve dekorasyon ürünleri.. Tüm modeller için fotoğrafı tıklayınız

26 Mayıs 2018 Cumartesi

Kızıl Saçlarım / Takma Kirpkilerim :)

Yeni renk saçlarla ortaya çıkmama az kala, şu kızıllık meselesini bloga da taşıyayım dedim..  Kızıldan da sıkıldım tabii ki ne sanmıştınız ? :)
Aslında ruh halimin normale dönmesi de diyebiliriz.. Yoksa ruhsal durumum dolayısıyla kendimle oynamalarım dudak dolgusuna doğru falan gidiyordu :)

Aslında hayatımın sizin görmediğiniz büyük kısmını bu şekilde kızıl saçlarla geçirmiştim.. Saçlarımda beyazlar olduğunu ilk kez 15 yaşında farkettim ve kafaya taktım bu durumu.. Ergen kafası işte. Şimdi umrumda bile değil..  Babam saçlarımı boyatmama izin vermemişti tabii.. Hala var mı bilmiyorum ama o zaman set şeklinde kınalar vardı tıpkı bu hazır boyalar gibi.. Onları kullanmama izin vermişti.. Ve ortalıkta kızıl kızıl dolaşmaya başladım :) Yaş ilerledikçe boyalara geçtim.. Ama yaklaşık 14 yıldır hiç saç boyatmamıştım Yasin doğal halini seviyordu ben de hızlı yaşayıp defalarca saç rengi değiştirdiğim için doğal bırakmaktan şikayetçi değildim..

Amaa saç rengi değiştirmeden depresyon mu olur deyip düşündüğüm şeyi yaptım :) Boya piyasasından uzak kalmışım ya ama hani ilk aldığım boya az geldi.. Arkaları doğru düzgün boyayamamışım meğer Yasin görünce bi kere daha boya buralar kalmış dedi..

İlk aldığım boya burada yok kutusunu atmışım.. Kahküllü bir kadın resmi vardı üzerinde.. Sonra aynısını bulamayıp, hatta iki tane aynı renk boya da bulamadım.. Bu aşağıdaki iki rengi alıp karıştırdım..
Yani saçımda 3 farklı kızıl tonu var haha tam depresyonluk :)


İşte ortaya karışık boyalarla bu renk çıktı ortaya.. Tuttu mu tuttu valla süper oldu kuaföre gitmeden ne güzel tutturmuşsun diye iltifatlar aldım hehe :)


Bir hafta arayla iki kez boyadım diye saçların yıprandı mı diye soranlar olmuştu.. Açıkcası öyle bir raddeye geldim ki artık amaaaann yemişim saçı ona mı takıcam kafayı yıpranırsa kestiririm. Ay çok sevdim bu ruh halini yalnız :) 

Yıpranma demeyelim de bir sertleşme oldu tabii.. Saçlarım normalde pırasa diye tabir edilen ince telli ve dümdüz.. Rana'nın saçları tıpkı benimki gibi.. Çok nadiren saç kremi kullanıyorum hatta saçımı taramıyorum bile. Dümdüz fönlü gibi dolanırım ortalıkta yoksa... Bu sebeple o sertlik hoşuma gitti. Biraz kabarıklık kattı.. 

Hep böyle olsun :)


Şu an geldiğimiz noktada her yıkamada hızla akıyor boya tabii. Bu tür renklerin keyfi kısa sürüyor..  Ama şu kısmı güzel her yıkama sonrası farklı bir renkle karşılaşıyorsun :) Diplerde çıkmaya başladı ama dip boya yapmayacağım.. Yeter bu kadar hevesimi aldım.. Derken benim işim belli olmaz diye de dipnot düşeyim şuraya :)

Ay saçtan önce kirpiklerime takmıştım ilk takma kirpik deneyimimi gerçekleştirdim.. Yasin oyuncak bebek gibi olmuşsun hani şu yatırınca gözleri kapananlardan haha diye tepki verse de bence güzel oldu :) Ama hakkaten oyuncak bebek gözü gibi oldu aslında ucuz bi şey de değildi hani ama fazla plastik duruyor bence bu yakından bakınca.. Daha farklı kirpikler de alacağım.. Tek gözümle 45 dakika uğraşsam da artık şıp diye takabiliyorum ehu ehu ne büyük beceri :)


Yoruldum.. Hadi görüşürüz yine :) Byyyyy <3


11 Mayıs 2018 Cuma

Çamaşır Makinesinde Tül Boyama..

Kızımın odasının tülünü boyadım sizinle onu paylaşacağım şimdi.. 

Tüllerim İkea'dan oldukça uygun fiyatlı hem de boş duran odalarım olması sebebiyle yedek tüllerim var.. Boyanın kötü olması veya tülün zarar görmesi ihtimaline karşılık bir şey olsa üzülmeyeceğim bir şey seçtim boyamak için ilk olarak . Bu cümleden bu boyama işlerinin devam edeceği anlaşılıyor tabii :)

Tül veya naylon, polyester kumaşların bu tür boyaları tam tutmayacağı konusunda bilgim vardı bu yüzden bebe pembesi tonunu yakalamak için koyu pembe bir boya aldım..

Kumaş boyalarını aktarlardan bulabilirsiniz.. Paketi 3 liraydı bir de başka bir renk aldığım için 2'si 5 lira olmaz mı dedim adam olur dedi hihi hiç pazarlık yapabilen biri değilim o yüzden bu durum çok hoşuma gitti ayrıca belirtiyim haha :)


Bulabildiğim koyu pembe böyle bir renkti.. Mutfak halımın deseniyle aynı renk olduğunu farkedip yan yana çektim fotoğrafı.. Biraz mora çalan bir pembeydi sanki.. 

Boyayı plastik bardağa döküp, bi parça sıcak suyla erittim. biraz sirke ve bir tatlı kaşığı tuz ilave ettim. Pakette böyle yazıyordu.. Ve makinenin deterjan gözüne boşalttım.. 95 derecede makineyi çalıştırdım..


Öncelikle pek çoğunuz gibi bende makinede boyamak konusunda tedirgindim.. Küçükken bahçeli bir evimiz vardı ve ablamın kazanla pantolonlarını boyadığını hatırlıyorum.. Makinede ilk kez deneyecektim. Bir kaç önlemle birlikte biraz cesaret ve risk almayla güzel bir sonuca ulaştım..

Şöyle ki , ayrı bir makine çalıştıracak kadar kırmızı ve koyu pembe giysimiz var ev ahalisi olarak.. Bu çamaşırları yıkamayı, tül boyama zamanıma denk getirdim.. Ama ondan önce toz bezlerimi yıkayacaktım zaten ilk onları attım 14 dakikada çalıştırdım makineyi.. Baktım toz bezlerine bi şey olmamış.. Peşinden de kırmızıları yıkadım.. Bi bulaşma falan olsa gözükmeyecekti nasılsa ama yine bi şey olmadı.. Makinede gayet temiz durumda.. Hatta boyama sonrası da tertemizdi içi ama risk almadım beyaz çamaşır falan yıkamadım ilk olarak.

Mesela siyah boyama yapacağım zaman da aynı şekilde ilk 1-2 yıkamayı siyahları yıkayarak yapacağım.. 


Yıkama esnasında biraz koyu pembe göründü ama sonuç istediğim pembelikte çıktı.. Öyle kalsaydı da güzeldi ama.. 

Rana heyecanla makinenin başında bekledi.. İçerde çorap kalmış onu da bu esnada farkettik ama artık çok geçti :) Sonra unuttu, sonucu bugün gördü çok mutlu şu an teşekkür edip duruyor bana ikide bir de :) 


Pamuklu kumaşlarda boya daha birebir tutuyor.. Koyu pembeyse koyu pembe çıkması gibi..  Mesela içerdeki çorap böyle çıktı :) Griydi boyanan yerleri.. 


Deneyecek olanlara kolay gelsin diyor kaçıyorum :)

10 Mayıs 2018 Perşembe

Son Zamanlarda 23..

Selam,

Öncelikle güzel bir çekiliş haberi vereceğim.. Bana bambaşka bir ifade kazandıran kaşlarımın mimari sevgili Hatice instagram.com/cosy_beauty Çatı Katı Blog takipçilerine kaş tasarımı hediye ediyor.. Üstelik evinizin rahatlığında.. Veya istediğiniz yerde.. Belki ben de gelirim işlem sırasında yanınıa :)

Katılmak için burayı tıklayın lütfen : instagram.com/catikatiblog


***

Kızımın okuma bayramını kutladık geçtiğimiz günlerde.. İnstagramdan takip edenlerin bildiği durum dolayısıyla fiziksel ve ruhsal olarak yıkım yaşadığım, kimseyle konuşmadığım,telefonlara bakmadığım fiziksel aktiviteyi en aza indirgediğim bir dönem geçirdim.. Ve hatta ilk günlerdeki kadar ağır olmasa da hala geçiriyorum.. Kocamın nefes almam için geceleri cafe cafe dolaştırmaları dışında, o günlerin peşinden ilk kez dışarı ve insan içine çıktığım gündü bu.. 



Ruh gibi gittim ve geldim.. 
Hayatta aştığım her engelin, peşinden bana bir şey bırakmasını sağlamaya çalıştım.. Bu deneyimin katkısı da içinde bulunduğum pek çok durumun bana stres ve yük oluşturduğunu, gereksiz olduğunu, kendimi salmam gerektiğini, bir şeylerin akışta kalmasının daha iyi olacağını farketmem oldu.. Bilmediğim şeyler değildi elbet.. 

Saçma sapan yarışların, gereksiz koşturmaların içindeyiz veya zorla çekiliyoruz. Her şey çok.. Seni düşünüyorum, senin iyiliğini istiyorum diyenler tarafından daha beter dibe çekilişlerimizden bahsetmiyorum bile.. 

Dışardan depresyonda gibi görünsem de, ki bunun şakasını ben de yapıyorum elleşmeyin depresyondayım şeklinde. Ama depresyon değil.. Bir gölün içinde boğulmamak için debelenip su yutarken, aslında kendini salsan çabasız yüzeyde ve güvende kalacağını farketmen gibi.. O sakinlik hali.. 

Neyse.. Kızım prensesler gibi oldu..


***

Canım sıkıldıkça çocukları yemeğe götürmeye başladım.. Bunda kocamın bu ara sürekli bana normalin üstü para verip, bişeyler al kendine yemeğe gidin vs şeklinde  her fırsatta dışarı atmaya çalışmasının payı büyük tabii.. Çıkmıycam depresyondan hoşuma gitmeye başladı bu durum :)

O ayrı bir motivasyon kaynağı ama Emin'i yemek yerken seyretmek büyük zevk.. Öyle mutlu oluyor ki kendini gülerken buluyorsun..  


Bu küçük hanımda yemeğim nerde kaldı diye  8 bin kere soru sorup herkesin maskotu olup kendine güldürse de gelen her şeyden iki lokma ancak yemesiyle ünlü.. Kalan her şeyi Emin yiyor tabii :) Sonuçta ikisi de mutlu. E sorun yok madem.. 


***

Şu suyun üzerinde hareketsiz kalma kısmıyla birlikte eve giriştim.. Girişmek dediysem sakin ve sessizce.. Şöyle ki dış dünyaya kendimi kapayıp ( bunun içine telefonu uçak moduna almak veya kendimden olabildiğince uzağa fırlatmak da dahil ) sakince ruhma iyi gelen bir şeyler yapıyorum.. Evi düzene sokmak gibi. Şu evi geldiğimden beri 500 şekle soktum.. Fakat sadece ev düzeninde değil, diğer bir çok şeyde de ilk yaptığın en iyi, ilk aldığın karar en doğru.. Dolayısıyla bu değişiklikler sonrası evde bir kaos ortamı hakim oldu.. Hiç bir şey olması gereken yerde dedğil.. Dolayısıyla başa dönüyorum.. Rana'nın ilk odasına dönmesi gibi mesela..


Ev içinde bir taşınma söz konusu .... Bu da elime çarpan, ruhuma fazlalık gelen her şeyden daha kolay kurtulmam demek.. Sadece gerçek ihtiyaçlar geçiyor yeni odaya mesela.. Diğerleri dışarda kalıp gitmesi gereken yerlere gidiyor.. Dolu yerleri düzenlemek, boş bir odayı baştan hazırlamaktan daha zor..

Ve sonuç..

Rana'nın dolabının alt iki rafını fazlalıklardan arındırmayı başardım.. En altta şu an kışlık kıyafetleri dizili.. Bunlar daha önce başka bir yerdelerdi.. Azalmayla birlikte tüm giysilerini tek bir dolapta toplayabildim. 


Fazlalıkların bir kısmı instagram.com/catikatidolapbosaltmaca hesabımda yeni sahiplerini bulurken, diğer kısmı ihtiyaç sahiplerine gitti.. Toz bezi olanlarda var tabii :)


Ütülenip takılacak tülü ve diğer bazı aksesuarları dışında Rana'nın odası tamam..

Ha pardon düzenleyip bıraktıktan takribi 3 dakika sonra şu haliyle tamam :)


Oyuncaklara da bir girişeceğim.. Suyun üstündeki sakinlik halim bozulup gölün dibini boylarım diye bunu biraz sonraya erteledim :)


***

Sıkıldım. Devamını sonra yazarım.. Şu baştan beri tasvir ettiğim suyun üzerinde hareketsiz ve sakin kalma hali bu işte.. Kendini hiç bi şey için zorlamıyorsun.. Dur bitireyim yazıyı diye uğraşmadım mesela.. Sıkmadım kendimi.. Böyle iyi.. Şimdi sıra bunu tüm hayata yaymakta..

Yani, depresyon çok güzel gelsenize :)

Alexa