En uygun fiyata eşarp, şal, sunum ve dekorasyon ürünleri.. Tüm modeller için fotoğrafı tıklayınız

30 Ekim 2018 Salı

Vipfalcom :)


İnstagramda takip edenler biliyorlar tam bir dengesiz teraziyim ve sık sık burç paylaşımları yapıyorum..Fallar burçlar, evet hayatımı buna göre şekillendirmiyorum tabii ama seviyorum böyle şeyleri :) Hayatın renkleri.. Burç özelliklerini okuyup aaa gerçekten tam da böyle demeyi falan.. 
Mesela Tam bir Yengeç, tam bir Oğlak ( ki bu Sevgili yarim :) ve tam bir Boğa tanıdıklarım var bu kadar olur :)

İnstagram Story videolarımı buraya da ekliyorum 🤗 Çatı Katı takipçilerine özel kodunuz "cati50" ile @vipfalcom da baktıracağınız canlı fallar %50 İndirimli 🤗 indirim kodu 10 kişi için geçerli unutmayın. 14 Farklı fal çeşidinden dilediğinizi seçebilir, süre ve soru sınırınız olmaksızın falınızın keyfini çıkarabilirsiniz ✌️ @vipfalcom un en iyi isimleri Emre Fuat YILDIZOĞLU, Roza Abla, Fetullah TANRIKULU, Kırmızı Sezim, Serpil Özlem KAYA, Karaca ve Carolin içinden ben Carolin ile tanışma fırsatı buldum ve çok memnun kaldım 👍🏻 Direk ulaşabileceğiniz linki buraya ekliyorum. Güzel şeyler duyun 🤗😚







27 Ekim 2018 Cumartesi

Kilo Vermede Alışkanlıkları Değiştirmenin Önemi..

Dün (ben şuncacık yazıyı bitirene kadar önceki gün oldu :) salonda ölçüm günümdü.. 
 Artık kilo vermeye çalışmıyorum bu halim benim için okeydir. Daha çok yağlardan kurtulma, kas oranımı arttırma, sıkılaşma vücut şekillendirme ağırlıklı çalışıyorum salonda. 
Son 1 ayda bir deneme yaptım.. Bir gün salatama yağ koymayı unuttuğumu yedikten sonra farkettim.. Baktım hiç bi şey farketmiyo. Ve artık kahvaltılarda yediğim yumurtalara, akşam yediğim salatalara vs. artık yağ eklememeye başladım. Sadece limon suyu ile yedim..  
Artı çok reçel tüketiyordum.. Reçelli yoğurda taktım.. Onda da 2-3 tatlı kaşığı koyduğum reçeli 1 tatlı kaşığına indirdim.. Bakalım spor ve aktif yaşamın yanı sıra bu küçük azalmalar tartıya nasıl yansıyacak.. O çok az koyduğum yağı artık koymamam ve reçel miktarının azalması bana bu ay - 900 gram olarak geri döndü :) Yani yaklaşık bir kilo vermişim.. ( Düzeltme : Aslında tam 1 kiloymuş şimdi farkettim 54.6'dan 53.6'ya düşmüşüm. Hocam yorumlarken 900 yazmış ) Tabii ben spor yapıyorum aynı zamanda, yapmayan birinde 900 gram olmazda 300 gram olur mesela.. Ama mutlaka bir fark olur.. 


Alışkanlıklarınızda küçük değişiklikler yaparak hedefinize daha kolay ulaşabilirsiniz.. Bunu bir düşünün derim.. Minibüsle veya taksiyle gidebileceğiniz yerlere yürüyerek gitmek, avm'lerde, metrolarda yürüyen merdivenleri, asansörleri kullanmak yerine merdiven çıkmak, yürüyerek yeriniz yoksa atıyorum marketten alacağınız bir şeyi çok daha uzaktaki bir markete gidip almak gibi bir sürü şey yapabilirsiniz.. 

Spor ve küçük azaltmaların tartıya yansımasının yanı sıra bir diğer yansıması da eşimin ve sizlerin beğenileri oldu.. İnstagram hesabımda olanlar bu fotoğrafı hatırlayacaktır. Şu yeşil kazağı defalarca giydim.. Hatta bu kazak, dış görünüşümü değiştirdiğimde aldığım ilk parçalardan biriydi.. Kısa kazak giymeyi çok özlemiştim :) Yani yaklaşık 5 yıllık ve daha önce hiç dikkat çekmeyen kazak geçen sefer giydiğimde o kadar çok soruldu ki, çünkü artık üzerimde farklı duruyor.. Omuzlarımda ve kollarımdaki değişimi fark edebiliyorum.. Pantolon ise en son aldığım kot henüz 2-3 aylık ve o da bol gelmeye başladı..

 

Bir şeylerin içine bir şeyler sokabilmek ( hele ki kazak :) her zaman istediğim ama yapamadığım bir şey olmuştu benim mesela.. Çünkü belim her zaman kalın ve doğumlarla birlikte yağlanmıştı.. Şimdi bu hedefime ulaştım.. Hayaldi gerçek oldu :) Fotoğraf eşimle çıktığımı bir akşamdan.. Daha arabaya biner binmez eteğin içine kazak sokabildiğimi farketti ve bu beni çok mutlu etti..


Yani sizlerde başarabilirsiniz.. Bu yazıları aynı hedefe odaklandığımız kadınlar için,motive olmanız amacıyla yazıyorum. Ama şöyle bir durum var.. Herkes 34 beden olmak zorunda değil.. Bunu daha önceden hazırladığım kilo verme yazılarında da belirtmiştim.. Kimsenin sizi baskı altına almasına izin vermeyin. Herhangi bir sağlık sorunu yaşatmıyorsa, en güzel beden, olmayı sevdiğiniz bedendir.. Önemli olan sizin kendinizi nasıl görmek istediğiniz ve nasıl mutlu olduğunuz.. Ben kendimi görmek istediğim beden için çalışıyorum.. Bir başkası farklı düşünebilir ve kimseye laf düşmez.. Toplumda gördüğü baskı ve dayatmalar yüzünden mide ameliyatlarına kadar başvurup, canından olan nice genç insan var.. Bu ameliyatlar eğer gerçekten kilo yüzünden sağlığınızı tehdit eden durumlar varsa yapılmalı. Ve bir kaç yazı okumuştum ameliyat sonrası dikkat edilecekler üzerine, çekilir dert değil..  Kuru ve sıvı gıdaları aynı anda almamak gibi mesela.. Yani kahvaltı ediyorsun çay içemiyorsun benim için kabus olurdu sanırım.. 
Kimsenin size bunu yapmasına izin vermeyin.. Eğer zayıflamak istiyorsanız bunu sporla ve diyetisyen yardımıyla pekala başarabilirsiniz.. Uzun vadede olabilir ama alacağınız sonuçlar kalıcı olacaktır.. İstemiyorsanız  da istediğiniz gibi görünün, bırakın herkes istediğini düşünsün.. 

Öpüyoruummm.. 

İnstagram'dan anlık ulaşmak isterseniz buraya tık tık..

23 Ekim 2018 Salı

Bugün Ne Yaptım 2 :)

Sevgili Günlük

Güzel yorumlarınız sayesinde yine blogumun başındayım ve ona günlük muamalesi yapmaya başladım :) Yazdıklarının okunuyor olması ve istek alması çok güzel bir duygu. Bunu bana yaklaşık 10 yıldır yaşatıyorsunuz içimden geldi teşekkür ederek başlamak istedim :)

Gelelim bugün neler yaptım..
Gece yatarken Emin anne kolum acıyor dedi. Hani futbol kursunda kaledeyken top çarpmıştı.. Şişliği falan inmişti ama baktım sanki tekrar şişmiş. Kesin üstüne bir darbe daha aldı ama söylemiyor çünkü kaleci eldivenlerini çaktırmadan okula götürmüş çantasında buldum. Kesin yine maç yaptı.
Yasin gece gelince dedim sen bi randevu al aile hekiminden ben bi götüreyim yarın. Gittik sabah.. Hasan Bey'le de kanka olduk nerdeyse 3 günde bir gidiyorum. Rana'yı götürmüştüm geçtiğimiz hafta okuldan sağlık kontrolü istemişlerdi. Alerji ilacım bitmek üzere bi de onun için gidicem bir kaç gün içinde  :) Baktı koluna evet şiş ağır bi şey yok çünkü ağrısı yok öyle aman aman. Ama dedi küçükte olsa bi çatlak olabilir film çektirmekte fayda var. Tamam dedik çıktık bizimki bi havalarda çatlak varsa alçıya mı alırlar anne okula gidebilirim yine de di mi ? İmzalattırırım herkese uvvv çok çool falan diyo nelere özeniyorlar çocuk kısmısı :)
Yasin aradı o arada. Noldu dedi dedim böyle böyle. Ben bugün sporum yalan oldu diye düşünüyordum çünkü planımda Rana'yı okula bıraktıktan sonra Emin'i hastaneye götürmek vardı. Yasin dedi sen spora git aksatma ben götürürüm Emin'i hastaneye.. Düşünün sporuma ne kadar ehemmiyet veriyor haha bayılıyo spora gitmeme çok enteresan. 
Neyse hala bekliyoruz işi bitmedi gidemediler hala.. Çocukları okula bırakıp gittim ben spora.. Evliya Çelebi gibi gezdim gene bugün yani ordan oraya.. 
Bu arada Aile Hekiminin ordaki eczanede bir ürün tavsiye etmişti eczacı alerji ataklarım için alerji stop isminde bir jel. Burnuna sürüyorsun hapşırmaları engelliyor falan derken aldım ama ilk deneyim fiyasko :) Şu an hala hapşuruk krizlerindeyim. Zaten sürdün, ilk hapşurmada mecbur burnunu siliyorsun hoop jel gitti. Dur yine de hemen gömmiyim jeli biraz daha kullanayım deneyimleyeyim belki işe yarar.. Şu an gözümün önündeydi.. Kullanıp sonucu bildirmemi bekleyen alerji muzdaripi okuyucu arkadaşlarım var. Bahsedeyim dedim. Valla ilk izlenim böyle kızlar.. 
Spora giderken yolda bi şeyler yiyeyim dedim koştururken ben bi şey yiyemedim spora da gidiyorum hocam duysa canıma okur. Bana şu an yaptığım programı yazarken bak beslenmene dikkat edeceksen yazacağım demişti. Çünkü ben biraz daha zor şeyler yapmak istiyorum.. Tamam dedim bende öyle verdi bana halterli squatı falan.. Normalde güzel besleniyorum protein falan ama işte baen ipin ucu kaçıyor iki çocuklu hayatta. Neyse halk ekmek bayilerinde üzümlü, fındıklı mini ekmekler var hani çok güzel. Denemediyseniz de deneyim çok güzel.. Onlardan aldım 2 tane. Amcaya gösterdim aldım 2 tane diye 1 lira bıraktım. Baktım amca bişey diyo. Kulağımda kulaklık. Çıkardım efendim amca dedim :  Aferin işte bunlar yenir millet poğaça falan yiyor poğaça yenmez bunlar sağlıklı dedi.. Hahaha aha dedim benim kafada amca.. Di mi yaaa dedim yağlı yağlı oturuyor mideye.. Bi de sporda yapmıyorlar amca yaa.. Güldü dedi çok yürüyorum ay dedim inanır mısın bende :) Güldük dedim bundan sonra hep senden alıcam :)
Yarısını yedim neyse, bak yarısını yiyorum onunda :) Hocam sorsa tok musun diye tokum diyebilirim artık zira kilo arttıralım mı bugün halterde diyecektim hihihi :) Ama diyemedim benim programımı yazan hoca yoktu kapıda selamlaştık sonra ben soyunma odasından çıktım baktım yok. Ben kendi kendime ağırlık arttırdım baktım oluyor perşembe günü yeni program isteyeceğim.. İnsan kapasitesi çok ilginç ya. İlk halterli squata geçtiğim kollarımın acısı yüzümden okunuyordu.. Çalıştıkça kapasiten nasıl da artıyor.. 
Neyse salondan çıktım babam arıyor.. Emin'in bileğini sordu ona da anlattım böyle böyle.. Sonra bana başka bi şey sordu anlattım dinledi dinledi dinlerken de onaylıyor beni evet, evet şeklinde sonra şöyle dedi.. Anlamadım ama neyse.. Bi kahkaha patlatmışım yolun ortasında canım ya çok şeker söyledi :)
Sonrası işte klasik aktivite markete uğrama.. Yaa Bim'de sevdiğim bi şey vardı Malatya Pazarı leblebisi böyle dışı çıtır bi şeyler kaplıydı.. Onu paylaşmıştım ben instagramda 3 gün sonra artık gelmeyecek dediler.. Hatta çok gülmüştük maşallah dediğim 3 gün yaşıyor diye.. Neyse ondan sonra, onun kadar sevmesem de başka bi şey keşfettim bu sefer dışı çıtır kaplı fıstık.. Ona sardım ben sürekli alıyorum falan daha da 2 gün önce Emin'le geyiğini yaptık bu da kalkıyormuş piyasadan hahaha şeklinde, bugün gittim kalkmış.. E yuh ama ! Niye bele şeyler yapıyorsunuz ama ne yesin bu kadın çayın yanında ! Çekirdek mi yesin ne kadar yağ var onda tam bırakmış ona mı dönsün ? Niye benim aldıklarımla uğraşıyosunuz ama yaa valla uyuz oldum.. Bu sefer kolay pes etmiciim 8 bin tane Bim önünden geçiyorum yaldır yaldır oraya buraya yürüdüğüm için sürekli, valla hepsinde ne kadar kaldıysa topliciimm. 
Şimdi de işte akşam yemeği vakti, çocuklar sofrayı kuruyor.. Bir kaç parça acil ütü yapıp, günün geri kalanını tembellik ederek geçirmeyi planlıyorum zira dün çok güzel temizlik yaptım aferin bana ihihi.. Aiiyy ödev kabusunu unuttum.. Daha da bakmadım ama inşallah şöyle yazmalı falan bi ödevi vardır Rana'nın.. Öyle olsun inşallah çok amin..

Her zaman ki hatırlatmalarımı aşağıya kopyalıyorum.. Kaçıyorum :)

Bloga yorum yapmak için blog sahibi olmanıza gerek yok ADSIZ seçeneğini seçerek yorumlarınızı bırakabilirsiniz. Ve anlık olarak instagramdan görüşüyoruz biliyorsunuz. Kolay erişim için buraya instagram linkimi bırakıyorum tık tık.. 

Sevgiler :)



22 Ekim 2018 Pazartesi

Son Zamanlarda 25 :)

Tadaaaa !  Ben geldim..
Bir kaç gün önce bilgisayarım geldi. Post bekleyen postoburlarım için bişeyler yazmak istedim.. Yapmam gereken salon temizliğinden de kaçıyor olabilirim şu an o kısmı karıştırmayalım hihi.. Karıştırmamamız gereken bir diğer konuda cumartesi günü 38 yaşına girmiş olmam böhüüü.. En iyi kısmı 3 gündür hala her yerden doğum günü mesajı cevaplıyor olmam ve hala bitirememiş olmam. Doğum haftası falan oldu bir hafta sonra hala teşekkür mesajları atıyor olacağım sanırım.. Cansınız siz..

Hafta sonuna cuma akşamı pilates dersiyle giriş yaptım. Aylardır sırasını beklediğim ücretli pilates seansında nihayet sıram geldi a dostlar. Çok özlemişim. Her ne kadar bana sorulduğunda mesela fitness mı pilates mi yapmalıyım sorularına fitness programı içinde pilates de var, desem de tek pilatesin yeri ayrı.. Fırsatınız varsa her ikisini birden yapın benim gibi.. Karın kaslarım hala acıyor.. En sevdiğim hocalardan biri denk geldi ilk dersimde. O kadar sıklıkla beni görüyor ki fitnessda pilatese tekrar başladığımı, ilk dersim olduğunu farketmedi bile haha :) Bacak germe hareketleri sırasında gözü bana takıldı İlkay sen kendindeki değişimin farkında mısın ne kadar toparlandın dedi.. Bende kibarca evet hocam dedim.. Tabii ki farkındayıımmm sürekli kendime bakıyorum hocaam demedim tabii ihih

İlk derste fire vereceğim diye çok korktum. Alerji atağım başladı cuma günü.. Farkettim ki spora gitmeyi sevdiğim için sanırım alerji atağıma yön verebiliyorum :) Daha önce bir kaç sefer yollarda hapşura hapşura salona kadar gittim ve ders başladığında hapşurmak adına hiç zorda kalmadım.. ( maşallah :) Çünkü bilen bilir alerji atağı sırasındaki hapşurma öyle bir şey ki, hem peşpeşe gelip nefes almana dahi fırsat vermiyor hemde öyle bir burun akıntısı oluyor ki mümkün değil fitness veya pilates yapmak, ellerini kullanamıyorsun bi kere :) Ve yine keşfettim ki ataklar evet ilkbahar ve sonbaharda özellikle ortaya çıkıyor ama o günler içinde de en yorgun veya stresli anlarını bekliyor. Alerjiyle yaşamayı öğrenmek konulu paragrafı okudunuz :)
Yani bu keşfettiklerime güvenerek hapşura hapşura salona gittim ve yine aynı şey oldu derste atak yaşamadan atlattım..

Ama öyle yorulmuşum ki, bir gün öncede fitnessım ve başka koşturmalarım vardı çünkü saatin 12 olmasını bile bekleyemeden uyudum. 38 yaşına uyurken girdim haha bütün sene uyuyacağım.. Pardon o yılbaşıydı di mi :)
Yasin'in gelmesini bekleyemediğim için mesaj attım kendisine noolur ben yarın uyuyayım Emin'i futbol kursuna bırakınca çıkışa kadar bekle sen getir diye.. Dinlememiş tabii Emin'i bırakıp müşterisine gitmiş, sabah beni yataktan fırlattı. Koş Emin'in bileğine top gelmiş bayılmış diye haydaaa zıpladım yataktan 3 dakika içinde hazır kapıda ayakkabılarımı giyiyorum yüzümü bile yıkamadım tekrar telefon geldi.. "İyiymiş ya panikleme" diye. Şimdi mi söylenir daha ne kadar panikleyebilirdim acaba.. Oturdum kapıda içerdeyim ama ayaklarım dışarda o haldeyim bari bi nefes alayım diye.. Telefonda kırılıyoruz ama gülmekten Emin'in hallerine.. Yaa şimdi bile gözümden yaş geldi gülerken Emin yavrum çok komik.. Bi huyu var mesela onu ilk sahilde eline cam batınca yaşadık dikiş atıldı falan, baya yarılmıştı ama eli ben bakmadım bile hiç. Orda bi bayıldı kanı görünce. Küçüktü ama 6 yaşlarında falan.. O günden sonra başına bir şey gelse hemen tansiyonu düşüyor bana bişeyler oluyor diyip hoop Emin yığılıyor.. Bilinci açık ama surat sapsarı..
Bi kere de akıllı oğlum dayısının Rusya'dan getirdiği saatine delik açmaya çalışıyor dedim ki ben götürürüm saatçiye yok iş karıştıracak ya, almış benim tığımı, saatin kayışını deleyim derken sokmuş tığı parmağına, anne kızma anne kızma diyerek bana geliyo bi baktım elinde tığ sallanıyor. Ben naptın Emin falan derken hoopp Emin sapsarı ayyy Allah'ım yaa :) Anne bana bi şeyler oluyo gel dedim yat yatağa ben tığı çıkarırken Emin gene sapsarı..

Bunları konuşup kopuyoruz biz şimdi telefonda ah bu Emin'in halleri diye :) Yasin hocasıyla konuşmuş çünkü çok bi darbe almadı biz götürürdük yoksa ama tansiyonu düştü galiba diye.. Gittim ben Emin oturuyor sapsarı suratı gülcem gülemiyorum diycekler kadına bak çocuğunun haline gülüyor diye ama biliyorum çocuğumun huyunu :) Dışarı çıktık bu sefer Emin'le kopuyoruz.. Ya diyo anlatamadım ben darbe alınca fenalık geçiriyorum diyorum hocalara, onlara hala bana diyo ki kahvaltı mı yapmadın sabah. Çıktık staddan kolunu tutuyor Emin evet biraz şişmiş, arkamdan bi ses " Noldu ? Eve servis yapılır" dedi bi döndüm Mustafa Abi..
Yıllaaar yıllar evvel bende daha lise çağındayken eczanesinde çalışıyordum. İşte iğne yapmayı bilmelerim falan taa o zamanlardan. Bi kere kazı kazancı gelmişti eczaneye Mustafa Abi aldı bi tane şimdinin 1000 lirası gibi bi rakam çıkmıştı. Zerrin Abla'ya ( Zerrin abla Çatı Katı evimin sahibi olan kişiydi. O evi de onun bebeğini görmeye gittiğimde görüp ayılıp bayılmıştım. Taşınırsan haberim olsun demiştim Çatı Katı öyle kısmet olmuştu bana.. ) Konudan konuya atlıyordu :) İşte Zerrin abla'ya o paranın yarısını vermişti çünkü kartı o seçmişti.. Bana da komşu esnaf bir dükkandan kot gömlek falan giyecek bir şeyler aldı o parayla. O zamanlarda sürekli kot giyiyordum tabii :) Şimdi yıllar yıllar geçti de çocuklarımız aynı futbol kursuna gidiyorlar.. Ay dedim Mustafa Abi Allah gönderdi seni. Zira tam o esnada Emin anne ben yolda bayılmam di mi falan diyordu  :)

Bizi eve bıraktı arabayla sağolsun.. Hemen bir alt sokağımızda oturuyorlar.. Bu arada Mustafa abinin de böbrekleri iflas etmişti ondan konuştuk biraz ablamın nakil olduğundan bahsettim. O da nakil oldu çünkü. Ona eşi verebildi böbreğini ne büyük şans bazen annenin bile çocuğuna böbreği tutmuyor veremiyor.. Onun eşininki tuttu. Organ bağışı çok önemli onu da araya sıkıştırayım.. Ablam hayatını kaybeden bir bağışçı sayesinde nakil olabildi. Nurlar içinde yatsın mekanı cennet olsun kaç kişiye yeni bir hayat bırakıp gitti.
Neyse eve geldik. Emin'in bileğine buz koyduk şişi falan indi çok şükür.. Bu arada doğum günüm tabii benim harika bir doğum günü geçiriyorum :) Bu kadar sabah şoklaması yetmez dedim yemekten sonra yatak odasına giriştim. Aslında sadece temizleyecektim sonra şeytan dürttü gene eşyaların yerlerini değiştirdim 3465387568 defa. Gece Yasin geldi lap dolabı açtı halbuki benimkini açtı haha çünkü yerleri değişti nerde benim eşyalarım diyo dedim yan tarafta senin dolabın yaw gene mi yerleş değişti derken görünce kıacak dediğim şeyi farketmeden çıktı :) Zira kendi dolabımın içindeki şifonyeri çıkarayım dışarda kullanayım, dolabın içine de raf takayım bir sürü yer kazanmış olayım diye dolabın arka kontraplaklarını söktüm. Sonra takamadım :) Dolabım zelzele oluyo gibi sallanıyo :) Dolabın sağ tarafına içinden çıkan şifonyeri koyduğum için bi tarafını o tutuyor. Diğer tarafıyla duvar arasında bir kısım var oraya da Rana'nın su tabancasını tutturup dolabı sabitlemiş oldum :) O zaman sallanmıyo. Bu kadar anlatana kadar bi fotoğraf çekeydim yaw neyse kaptırdım yazıyorum şu an kalkarsam bu post bitmez :) Dolabın arkası yok şu an Yasin canıma okuyacak .. Diyordum ama farketmedi hala hoho hadi dolabın arkasını görmedin, arkadaş şifonyer nerden geldi, dolabın içinden nasıl çıktı bu ? Onu da heniz demedi dur bakalım :)
Neyse duvarla dolap arasına şıkıştırdığım su tabancası zırt pırt düşmese başarılı bi çalışma oldu aslında haha :) Dolapta açtığım yere bütün çantalarımı dizdim derli toplu ve güzel oldu.. İşte doğum günümü bunlarla uğraşıp gebererek geçirdim.. O esnada babam aradı onla konuştum peşinden hemen Nuray aramış ama duymamışım sonra döndüm dedim işim vardı böyle böyle yaptım. Diyo Herkül oldun sen başımıza spora gide gide :) Dedim 38 yaş bunalımı nereye saldıracağımı şaşırdım :)

Sonrasında işte Pazar günü ödevler, banyolar, market alışverişi, ne zaman bitecek bu düğünler diye Yasin'e sitemler, market alışverişi, 1-2 arkadaşla konuşma, beslenme hazırlıkları, çamaşır yıkamalar falan bir sürü şeyle geçti..
Ve pazartesi bugün, yeterince tembellik ettiğime göre salon temizliğine geçebiliriz ühühü. Bugün yaptım yaptım, yoksa kalan 4 gün sporum var pek bi şeye dokunamam..
Hadi bana kolay gelsin.. Bloga yorum yapmak için blog sahibi olmanıza gerek yok ADSIZ seçeneğini seçerek yorumlarınızı bırakabilirsiniz. Ve anlık olarak instagramdan görüşüyoruz biliyorsunuz. Kolay erişim için buraya instagram linkimi bırakıyorum tık tık.. 

Sevgiler :)

5 Ekim 2018 Cuma

Bugün ne yaptım :)

Sürpriizz !

Aniden gelen post yazma isteğimle lap diye oturdum blogumun başına. Aktif görüştüğümüz yer artık instagram oldu malum lakin post yazmaya, özellikle eskisi gibi günlük tarzı yazılarla devam etmemi isteyenler de oldukça fazla :) Bi temizlik rutini yazısı var beklediğiniz ama şöyle yazayım böyle yazayım derken uzadıkça uzuyor.. Bu spontane gelişen bir yazı olacak.. Biraz bugün neler yaptım onlardan bahsedeceğim..

Öncelikle başım ağrıyor. Dün gece bilgisayarım kitlendi.. Sonradan ortaya çıktı ki Emin yine ne bulduysa indirdiği için bilgisayar göçmüş. Çok kızdım. Çünkü daha 3 ay  önce bilgisayar yine göçtü ve bir çeyrek parası yedi.. Ben her şeyi çeyrekle kıyaslıyorum ya haha içime oturmuştu bi de :) Dedim ki çocuğum oyun falan indirilmeyecek artık bizim bilgisayar kaldırmıyor.. Zaten saatli izin veriyorum sen kaşla göz arasında sözümü dinleme, hallet gene bir sürü oyun indir.. Program ekle kaldır yapacağım saatler sürdü açılması, oyunları kaldırmam vs. O kadar sıkmışım ki kendimi bugün o yüzden başım ağrıyor.. Cezalı şimdi beyefendi. Bilgisayarı çökerttiği için değil indirmeyeceğine söz verip yerine getirmediği için.. Bunu da özellikle yazıyorum ki hep artı taraflarını paylaşmış olmayayım çocukların.. Hani bir dönem hazırladığım kamera arkası postları gibi :) Kusursuz sanılabiliyorlar yoksa..  Gayet iş karıştıran, zaman zaman beni çıldırtan çocuklar benimkiler de diğer tüm çocuklar gibi :)

Gün içinde iyiydim.. Bu arada annemler köyden döndü ama ikisi de hasta oldu gelir gelmez.. Sabah babam aradı annem kötüymüş iğneleri vardı gidecektim zaten çocukları görmediler daha okuldan çıktıklarında gideriz diyordum ama erken gel dedi.. Rana'yı okula bıraktıktan sonra babamlara geçtim.. Annemin iğnesini yaptım babam namaza gitmişti. Annemle bekliyoruz gelsin diye meğer ta Bahçelievler'e halamlara geçmiş :) Annem iğneden sonra rahatlaşınca biraz uyudu bende geçtim televizyon izleyeyim diye falan diye ama babamın evinde televizyonu açamadım yahu haha kumanda bi yabancı geldi falan unutmuşum hep. Valla epey uğraştım yok.. Ben de uyumuşum bi 15 dakika falan. Sonra çıktım annemin komşularıyla karşılaştım apartmanda.. Epeydir görüşmüyorduk denk gelmedik bi dönem Emin daha bebekken gün falan yapıyorduk annemin arkadaşlarıyla haha.. Beni görünce bi şok geçirdiler aaa tanıyamadık İlker'in ( abim :) kızı sandım ya güzelleşmişsin tersine geçmiş zaman falan diye.. Ben her zaman ki gibi hihi modunda teşekkür ediyorum sürekli tabii :) 18 yaşındaki yeğeniyle karıştırılmaktan kim mutlu olmaz ki :))

 Sonra eve geçtim.. Yolda söyleniyorum tabii her Kanarya'ya geçmemde olduğu gibi.. Çocukluğumun Kanarya'sı ne güzeldi.. Şimdi annemler olmasa adım atmam.. Öyle bir kötü halde.. Babam evi satıp temelli köye yerleşicem derdi önceden itiraz ederdim artık etmiyorum valla.. 

Eve gelince bi saldırdım her şeye.. Bi negatiflik var dünden beri üstümde malum.. Böyle dönemlerde eve saldırıyorum ben.. Şehit haberleri, hatta bugün Müge Anlı'ya bile tahammül edemedim kapattım. Kadının kızını kaçırmışlar yalvarıyor Allah rızası için geri verin diye.. Gelemiyorum böyle şeylere.. Çok sinirleniyorum agresifleşiyorum.. Uzak duruyorum işte o zaman her şeyden.. Televizyona falan hiç bakmadım.. En son Ponçik öldüğünde saldırmıştım eve böyle hem ağlıyorum hem banyo cifliyorum falan, bugünde dip köşe fazlalık ne varsa ayıkladım yine.. Sürekli sadeleşen biriyim ama belli aralıklarla yapmazsan yine birikiyor.. 

Üst katın minik mutfağının lavabo altı, bizim alet edavat o tarz şeylerle dolu.. Orayı boşattım.. 2 kutu ayırdım onlara Yasin bakacak işe yarar bi şey var mı yoksa hepsini atacağım.. O kadar malzeme var ki ben bi şeye benzetemedim..Ne olduklarını bilmiyorum. Vantilatör almıştık bu yaz.. Onun parçaları vardı böyle masa üstü falan da kullanılabilmesi için.. Masa üstü veya duvarda kullanmayı düşünmediğim için tüm parçaları ayırdım..
Çocukların bebekliğinden kalma priz koruyucular, eski bir abajur üstü, bir sürü ıvır zıvır hepsini ayırdım.. Emin hemen çöpün kenarına bıraktı demirciler uğruyor oraya onlar alıyor bu tür şeyleri..
Yine boş odada duran vantilatörün kutusu, bir kaç ayakkabı kutusu vs. onlarda kağıt toplayanlar için çöpün yanına bırakıldı..

Sonra Emin bulaşık makinesini boşaltırken, ben Rana'nın odasına giriştim elimde çöp poşeti :) Kırık oyuncaklarını, kağıt parçalarını vs hepsini ayırdım. Dolabını elden geçirdim bir kaç parça küçülen giysi yine çöpün kenarına bırakıldı.. Lekeli 1-2 parça şey buldum onlar kesilip biçilip toz bezi yapıldı. Süpürdüm sildim tozunu aldım komple bitirdim odasını.. Epey arınmış oldu..
 Giriş ve koridor halılarını süpürüp kaldırdım altlarını süpürüp silip tekrar yerleştirdim.. Bu esnada  çamaşırları yıkadım/hala yıkanıyor şu an.. 

Rana'yı okuldan aldım bakkala uğradım vs. çocuklar yemek yerken ben dolabımı bi toparladım.. Kalan bir kaç t-shırtü yazlıkların içine kaldırdım üzülerek. Böylece tam olarak sonbahar sezonuna geçmiş oldum.. Giymediğim boyalanmış bir t-shırtümü de toz bezi yaptım yine..
Öyle üsten bi geçmiş oldum bugün yarın Rana'nın odasında yaptım kökten sadeleşme ve temizleme işlemini kendi odamda yapacağım.. 

Ütü masası ortadaydı. Bir kaç gömleği vardı Yasin'in, onları ütüleyip kaldırdım masayı..

Banyo dolaplarından da epey bi şey çıkardım.. Saç boyalarımdan kalma saç kremleri vardı onları bile şişeye doldurup attım :)

Annem seviyorum diye köyden cevizli ekmek getirmiş ondan yedim biraz hatta birazı aşmış olabilirim biraz da pişman olmuş olabilirim ama olsun :) İşte biraz fazlalık ayıklamak, biraz temizlik cevizli ekmek derken biraz sakinleşti ruh halim  :) Ama işte başım ağrıyor. Çay yaptı Emin bana şimdi onu içince daha iyi olacağım.. Yarın yine annemin iğnesi var.. Emin'in futbol kursu ve annemin iğnesi çakışıyor. Çok aksi istikametteler dur bakalım.. Ayarlayacağız..

E görüşürüz yine :) Hoşçakalın <3

Alexa