En uygun fiyata eşarp, şal, sunum ve dekorasyon ürünleri.. Tüm modeller için fotoğrafı tıklayınız

20 Eylül 2017 Çarşamba

Nasıl Kilo Verdim ?

İnstagram hesabımda sporla ilgili paylaşımlara başladığımdan beri mesaj yağmaya başladı.. Konumuz kilo vermek tabii ki :)

Öncelikle kilo geçmişimden bahsederek başlamak istiyorum.. 
Çok kilolu biri olmadım hayatım boyunca.. Hatta kilolu bile sayılmazdım.. Ama hep bir kontrol altına alma durumunda oldum kendimi.. İpin ucunu kaçırırsam hızla kilo alabilecek bir yapıya sahip olduğumu farkettim ergenlik dönemimden itibaren.. 

Rakamsal olarak bakarsak standart bana göre olmam gereken, kendimi normal hissettiğim kilo :55 
Hayatım boyunca ( hamileliklerim hariç ) en fazla 61.5 kilo oldum..  Yine doğum sonrası dönemler dışında hayatım boyunca 2 kez  60 ve 61.5 kilo oldum.. En zayıf olduğum kilo ise : 48

İlki, eşim askere gittiği zaman, moral bozukluğuyla ipin ucunu kaçırmam  dolayısıyla oldu.. Ve gelmesine bir kaç ay kalana kadar kilo vermek için hiç bir çabam olmadı..
Onun gelmesiyle birlikte 2002 yılında Turkcell Türkiye Turu'na çıktık.. Ben Nokia için çalışıyordum. Eşim askerdeyken Nokia'nın yeni telefonunu tanıtmak üzere bir 15 gün Turkcell tarafından tura dahil edilmiştim zaten.. Ancak işim bittikten bir kaç sonra Türkiye Turu'nun yaz döneminde de onlarla birlikte olmamı istediler. Aynı zamanda bir de fotoğrafçı arıyorlardı.. Eşimin askerden dönmesine denk gelmişti onu tavsiye ettim görüşmeler sonucunda kabul edildi ve 2 ay sürecek tura birlikte katıldık. Büyük bir ekiptik. Ben Turkcell Tırı içinde telefon tanıtıyordum Yasin ise tüm aktiviteleri fotoğraflayıp hem basına servis ediyor hem Turkcell'in internet sitesini oluşturuyordu..
2 ay boyunca Marmara Bölgesi Silivri den başlayıp, Ege Bölgesi, Akdeniz Bölgesi olmak üzere tüm kıyı şeridi gezdik tatil mekanlarında hem tatil yapıp hem çalıştık..

Ortam o kadar müsaitti ki inanılmaz disiplinli bir diyete başladım ben turda.. Çünkü otellerde kalıyorduk.. Her türlü besini zahmetsiz, hazır olarak bulabiliyordum. Çalışırken yemeklerimizi yine Turkcell karşılıyor belli yerlerle anlaşmış oluyorlar direk oralara gidiyorduk.. Izgaradan salataya diyete özel ne istersem zahmetsizce ulaşıyordum.. Otellerin spor salonlarını kullanabiliyordum.. Gündüz deniz ve havuzda kalori yakıp akşam üstü çalışmaya başlıyorduk.. Gece yarısı işimiz bitip otelimize geçiyorduk.. 

Aslında yeme içme bakımından rüya gibi bir şeydi açık büfe otel menüsü ve sınırsız istediğinizi yiyebileceğiniz mekanlar.. Ama nasıl bir irade varsa ben de o zaman, Çorba, salata, ızgara, meyve vs. dışında hiç bir şeye elimi sürmeyip önlerinden geçip gidiyordum..
Gittiğimiz restauranlarda herkes sipariş yağdırırken benimki fiks çorba, ızgara, salata şeklindeydi :) 

Turdaki herkes başta tığ gibiyken bitirdiğimizde inanılmaz kilo aldılar öyle böyle değil.. Ben ise 
turu 48 kilo olarak bitirdim..  

Bu rakamsal olarak ( doğumlar hariç ) verdiğim en çok kiloydu.. Toplamda 12 kilo..

Ama şimdi spora başladıktan sonra farkettim ki, spora ağırlık vererek o güzel nimetlerden bu kadar mahrum kalmadan da verebilirdim o kadar kiloyu.. Otellerin spor salonunda sadece koşu bandını ve bisikleti kullanıyordum bilgim olmadığı için. Oysa şimdi yağdan kilo vermek ile kasdan kilo vermek arasındaki farkı öğrendim.. Ağırlık çalışıyorum.. Ve bu yüzden şu an 54 kilo iken, o zaman ki 48 kilo halimdeki gibi görünüyorum..

***

HAMİLELİK DÖNEMİ KİLOLARIM

Her iki hamileliğime de 55 kilo ile başlayıp, 74 kilo ile bitirdim.. 
Oğlum 3.300, kızım 3.400 kilo doğdu..

Normal doğum planlamıştım oğlumda ancak doğumun bir türlü başlamaması sonunda 13 saat suni sancı deneyimiyle, sonunda sezeryane alındım..
Kızımda direk sezeryan oldum..

Her iki doğumdan da 66 kilo ile çıktım..

Ve her iki doğumumdan sonrada 1 ay içinde aylık periyodlarım başladı ve tahminimden kısa sürede eski halime döndüm.. Oğlumu da kızımı da 2 yaşlarına kadar emzirdim.. Bu süreçte ne bulursam yiyip içtiğim halde kilo almadım.. Emzirmenin yaradığı annelerdenim..

Ancak özellikle kızımı sütten kestikten sonra kilo almaya başladım.. Yine 60'a kadar çıktım ve 2-3 yıl kadar 1-2 kilo versem de uğraşmama rağmen gene bi şekilde 60'ı buldum.. Hatta bi ara ipin ucunu koyverip 61.5'a kadar çıktım..

Yaşın ve troidin ( kızımın hamileliği sırasında çıktı çünkü troid sorunum, uzun süre ilaç kullandım ve yakın zamanda artık hasta değilsin yanıtını aldım ) getirdiği etkenlerden dolayı sanırım baktım öyle az yemekle falan kilo veremiyorum artık, spora başlama motivasyonum bu şekilde oldu..

***

Tartıda 61.5 gördükten bir süre sonra pilatese başladım. Bir kaç ay içinde pilates benim vücudumu şekillendirdi bir toparlanma bir daralma söz konusu oldu. Yürüyüşte yaptığım için 1.2 kilo kadar da vermişim lakin asıl ve beklenmedik sonucu fitness'a başlayınca aldım.. 

Bu yılın ocak ayı sonunda fitnessa başladığım gün ilk ölçümümde 60.3 kiloydum.. Yağ, kas ve su oranım olması gereken gibi değildi.. Buna rağmen vücut yaşım 24 çıktı bu güzel bir şeydi :)

Boyum 1.60 Boyuma göre olmam gereken kilo ölçüme göre 56.3'tü.. Yani 4 kilo fazlam vardı.. 

Lakin ben henüz fitness hakkında bilgi sahibi olmadığım ve ne kadar kilo verirsem o kadar zayıf görünürüm anlayışında olduğum için daha fazla vermek istiyordum tabii.. Bana göre 10 kilodan fazla vermeli, yine 48'e düşmeliydim.. 

Hocalarım bana özel bir program çıkardılar.. Bu ölçümler sonrasında herkese ayrı bir program çıkarılıyor.. Ben karın bölgemdeki yumuşaklık ve doğumlardan kaynaklı sarkmadan şikayetçi olduğum için benim programın karın ağırlıklı.. Basen bölgesinden şikayetçi olanlara ise ona göre program yazılıyor mesela..
Buradaki yazımda Fitness ve Pilates hakkında bilgi vermiş, salonların işleyiş biçiminden bahsetmiştim.. Okumadıysanız muhakkak okuyun derim.. 

Açıkcası bu kadar hızlı sonuç almayı beklemiyordum Fitnessdan.. 2. ölçümümde 1.6 kilo vermiştim bile 58.7 olmuştum üstelik bunu hiç anlamadan ve çoğunlukla yağdan vermiş, kas oranımı arttırmıştım.. Yani 1.6 kilodan daha fazla vermiş gibi görünüyordum.. 

Bunlarda benim ölçüm kağıtlarım.. İlki ilk başladığım gün, ocak sonu..


Sol en üstteki ise bugün ki ölçüm kağıdım.. Dikkat ederseniz onun üzeri çizili değil.. Çünkü her ölçümde üzerini çizerek, diğer ölçümde şu kadarmışsın, şimdi bu kadar olmuşsun, yağdan şu kadar vermişsin, kas oranın bu kadar artmış şeklimde bilgi veriyor hocalar.. 
Bugün şöyle bi baktı kağıdıma hoca güldü hiç bir şey anlatmayacağım her şey harika her şey istediğimiz gibi süper hadi git harikasın diyecek bi şeyim yok sana dedi kağıdımı elime tutuşturdu yolladı beni  :)



Yağdan/kastan verme olayını da burda öğrendim.. Amacımız kilo vermek değil yağ yağmak ve kas oranını arttırmak olmalı.. Hocalarım bu şekilde anlattılar.. Mesela 48 kilo olduğumda kilo vermiştim.. Şimdi yağ yakarak ve kas yaparak 54 kiloyum. Ama 48 kilo halimden daha sıkı ve daha ince görünüyorum.. 

48 kilo iken 36 bedendim, şu an 54 kilo iken 34 bedenim

Veya bir başka örnekle : İki kişi aynı boyda ve aynı kiloda iken, biri diğerinden daha zayıf ve fit görünür.İşte bunun sebebi de daha kilolu görünenin yağ oranının fazla olmasıdır..

Aşağıdaki görsel durumu anlamamıza yardımcı olacaktır.. 


Bu olayı kavradıktan sonra her şey daha kolaylaştı.. 58.7'den 56.3'e, ordan 55.2'ye ve bugün 54.1'e kadar kilo vermeye devam ettim..

Peki nasıl yağ yakımını hızlandırıp, kas oranını arttırabilir, ne yaparsak sağlıklı kilo verebiliriz..?

Bol bol su içmek : Su içmek benim için o kadar zor ki anlatamam.. Günlerce içmesem aramam aklıma bile gelmez. Su ile aramdaki bu soğukluğun bir sürü zararı var-dı tabii bana..

Artık içiyorum..  Eğitmenin bir ölçüm sırasında ne kadar su içersen o derece yağ yakacaksın dedi .. Bu cümle hafızama yer etti.. Yine severek içmiyorum ama kendimi zorluyorum hatta bir kaç yöntem keşfettim bu sayede daha kolaylaşıyor..

Mesela farkettim ki zorlasam da evde su tüketimim daha düşük, dışarı çıktığımda elimde şişe varsa istem dışı sürekli su içiyorum.. Bu yüzden sık sık dışarı çıkıyorum ve yanımda yedek şişe bulunduruyorum..

Bardağa su doldurup içmeye de üşendiğimi farkettim. Gülmeyin :) Bu yüzden evde de kendime özel şişemi kafama dikerek içiyorum..

Ve yine keşfettim ki suyun içine çeşitli şeyler katmakta içimini kolaylaştırıyor.. Elma, tarçın, maydanoz, limon, nane yaprakları gibi.. Hepsini bi araya koymuyoruz istediğiniz kombinasyonu yapabilirsiniz.. Benim favorim elma.. Şişenizin ağzından geçecek şekilde dilimlediğiniz kabuklu elma parçalarını suyun içine katabilirsiniz aroma veriyor.. Ve limon dilimli maydanozlu olanı da en sık yaptıklarımdan.. 
Hatta geçmek bilmeyen, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonum dolayısıyla doktor da tavsiye etmişti. Koskoca doktorun suyunu limonlu iç demesi kendisine garip gelmiş olacak ki, kocakarı ilacı değildir bak limonun içinde x maddesi ( hatırlamıyorum :) var o iyi gelecek diye de eklemişti :)

Velhasıl su içmeden olmuyor arkadaşlar.. Benim gibi su içmeyi sevmeyenleriniz varsa bilin ki suyu çoğaltmadan sağlıklı zayıflamak mümkün değil.. Öyle olsa emin olun ben denerdim :)

Protein içeren besinler tüketmek : Şunu da fitnessa başlayınca öğrendim ki vücudumuz proteini hazmetmek için daha çok enerji harcıyor. Yani protein kilo vermeye ve kas yapımına çok yardımcı.. Hani mutlaka duymuşsunuzdur vücut geliştirenler protein tozu falan kullanır.. 

Yine bir ölçüm sırasında günde en az 2 tane yumurta yediğimi söyleyince, hocam harika diye tepki vermişti.. Hatta bu bazen günde 4 taneye bile çıkabiliyor :) 

İlginç bir şekilde yumurta ile de aramda sevgi-nefret ilişki var :) Mesela normal haşlanmış yumurtayı hiç sevmem ve yiyemem.. Ama haşlanmış yumurtanın üzerinde biraz zeytinyağı gezdirip, limon, pul biber ve nane ile harmanlayınca günde 10 tane bile yiyebilirim..

En ufacık sulu yeri kalmış top yumurta midemi kaldırırken ve tabii ki asla yemezken, çok pişmiş top yumurtaya ise bayılırım..

Yani kendimizi keşfetmemiz ve bakış açımızı değiştirmemiz önemli. Her konuda üstelik.. Baktın olmuyor biraz da öbür taraftan bak gibi..

Bol hareket etmek / yürüyüş : Eski okuyucularım bilirler önceden neredeyse hiç dışarı çıkmıyordum.. Bunun sağlıksız bir durum olduğunun da farkında değildim.. Artık çok fazla hareket ediyor ve bulduğum her fırsatta yürüyorum. Fırsatım yoksa da oluşturuyorum.. Mesela yakındaki markete gitmek yerine 2 semt ötedeki markete gidip yoğurt almak gibi haha bi insanın hiç mi ortası olmaz :)

Böyle yapmak zorundayım çünkü tıpkı su içmek için kendimi zorladığım gibi yürümek içinde motivasyona, bir bahaneye ihtiyacım var.. Sahilde oturuyorum aslında.. Gidip düzenli yürüyüş yapabilirim ancak boş boş sahil bitene kadar yürüyeyim, sonra dönüp birazda bu tarafa yürüyeyim falan hiç bana göre değil.. Sıkılıyorum.. Benim bi yere gidiyor olmam lazım yürümek için.. Amaçsız şeylerde iyi değilim :)

Araçla veya vesaitle gidilebilecek her yere yürüyorum.. .Bir sürü yeni yer keşfettim bu yürüyüşler esnasında..
***

Bu yürüyüşler esnasında ne kadar yol katettiğimi, kaç adım attığımı, kaç kalori harcadığımı, saatte kaç kilometre hızla gittiğimi vs. ise ipadime indirdiğim programla takip ediyorum.. Programın adı Pedometer . Ben bundan memnunum ancak farklı isimler altında aynı işlevi gören bir sürü program var.. Mutlaka indirmenizi tavsiye ederim harcadığınız kaloriyi gördükçe motivasyonunuz artacaktır..

Aşağıdakiler bir kaç günlük yürüyüşlerimin analizleri.. 6 Temmuz da yani 12.444 adım attığım gün hızım daha düşük mesela bakarsanız, o gün arkadaşımla buluşmuştuk geze geze gidiyorduk çünkü.. Alttakilerde ise muhtemelen spora gidiyordum o yolda at gibi koşturuyorum nedense :)


Ağırlık çalışmak : Kas oluşumunun en büyük faktörlerinden biri.. Şu noktaya da parmak basmak isterim ki ağırlık ve kas yapma gibi şeyler sizi ürkütmesin. Spor salonunda diğer üyelerden duyduklarımdan yola çıkarak biliyorum ki bazı insanlar kas yapmaktan hani rambo gibi vücudu olan kadınlar gibi olacaklarını anlıyorlar ve çekiniyorlar :) Öyle değil..  Biz yağlarımızı kasa çevirip daha fit ve sağlıklı bir görünüme kavuşacağız.. 
Şimdi ağırlık çalışmak için tabii ki en güzeli bir spor salonunda eğitmenle ve aletlerle çalışmak.. Belediye tesislerinde ücretsiz olarak yapabilirsiniz bunu bak mutlaka bi yere başvurun deneyin en azından ne kaybedersiniz.. Ama evde ve sosyal hayatta da bulduğunuz her fırsatı değerlendirin derim. Markete gidişlerinizde o poşetleri taşırken kol çalışıyorsunuz aslında mesela.. Bebeğinizle oynarken onu kollarınızla havaya kaldırın indirin halter misali..  O da çok eğlenecektir :) 

Yine çocuğunuzu ayaklarınızın üstüne oturtup siz yerde yatar vaziyetteyken onu ayaklarınızla havaya kaldırıp indirin.. Rana bunu çok seviyor :) Yine sırtınıza aldığınız çocuğunuzla birlikte squat yapabilirsiniz tadından yenmez.. Şu şişelerinden kendinize dambıl yapın her şeye farklı bir gözle bakın bir sürü şey bulacaksınız eminim. 

***
 Yukarıdaki maddeleri yaşam tarzınız haline getirdiğinizde, metabolizmanın hızla çalışacak, yağlarınız kasa dönüşecek, ne kadar kolay kilo verdiğinize şaşıracaksınız.. Metabolizma çalışması ne demek, düzenli tuvalete çıkmak ve çıkamamanın oluşturduğu şişkinlik ve kilo verememe durumunun ortadan kalkması demek..
Pek çoğunuz gibi ben de yıllarca bu konudan muzdariptim ve bitçi çaylarından yardım alarak muhtemelen daha da tembelleştirmiştim metabolizmamı..

Ama yürümeye ve su tüketmeye başladıktan sonra birden bire bu sorunum kendiliğinden ortadan kalktı.. 

Su içme konusuna tekrar değinmişken ilave etmek istediğim br şey var.. Kendimde farkettim ki hani söylendiği gibi günde şu kadar litre su için, işte mutlaka 2 litreyi 3 litreyi tamamlayın gibi dikteler benim motivasyonumu düşürüyor.. Yani ben zaten hiç su içmesem aklıma gelmiyor zorla içiyorum.. Bir de 2 litreyi falan tamamlamaya çalışmak olası değil.. İçemiyorum zaten ben 2 litre deyip bırakıyordum..
Şimdi 2 litre değil,  içebildiğimin en üst noktasına ulaşmak hedefim.. Bazen bir litreyi bile bulamıyorum bazen eminim 2'yi de geçiyorum.. Ve bu şekilde de fayda sağladım.. Normalimin üstünde bir su tüketimine başladığım için, hem fitness ölçümlerime hem metabolizmamın çalışmasına yansıdı..

Yani sizin de motivasyonunuz kırılmasın.. Yarışınız kendinizle olsun.. Yani yapabileceğimin en iyisini yapacağım ve her geçen gün bir öncekinden daha fazla yol katedeceğim diye düşünün..

***
Motivasyon konusunda en büyük yardımcılardan biri de müzik.. İtiraf etmeliyim bazen yürümek veya bi yere gitmek zor geliyor.. Ama biliyorum ki olay dışarı çıkana kadar.. Bu yüzden kendimi zorlayıp hazırlanıyorum kulaklığı kulağıma takıp son ses müziği de açtıktan sonra apartmandan bir çıkışım var görmeniz lazım :) 
Müzik yürüme hızımı da belirliyor.. Bazen Mp3'ün şarjı bitebiliyor evde oğlumda kullandığı için bazen sabah bi alıyorum elime şarjı bitmiş onsuz yola çıkmama gerektiğinde daha hevessiz ve yavaş yürüyorum.. Bunu ulaşacağım yere her zamankinden da uzun sürede ulaşınca farkediyorum..

Salonda sürekli yüksek sesli müzik var.. Ve farkında olmadan ritim duygusuyla hareket ediyorsunuz.. Hızınıza yansıyor.. Evde de hareketlerimi yaparken kulağımda mp3 var sürekli.. Squat sayılarım ve plank sürem çok uzun benim.. Sıkılıyorum ve bu motivasyonumu düşürüyor.. Sürekli her şeyden sıkılıyorum ve çözüm üretiyorum bilmiyorum farkında mısınız haha kendime yaşamayı öğrenmişim :)
İşte 100 tane squatı saymak işkence bana.. Artık saymıyorum belirlediğim şarkılar bitene kadar yapıyorum zaten sayı tamamlanmış oluyor.. Hatta gaza gelip bazen aşıyorum bile.. Üstelik hareketli parçalar olmak zorunda da değil.. Size hitap eden her tür parça motivasyon sebebiniz olabilir, ona uygun bir hareket mutlaka vardır..

***

Diyet konusuna gelince, hayatım boyunca o listeli diyetlerden hiç birini yapmadım.. Yapamadım.. Evet bildiniz okurken bile sıkılıyorum :) Ne kibrit kutusu kadar peynir ölçebilirim, ne milimetrelik ölçülmüş ekmek dilimleriyle ne de 3-4 tane zeytinle uğraşabilirim.. Özel bir beslenme programım yok.. Olay ölçülü ve sağlıklı beslenmekte çekirgeler..

Şu an günde 2 yumurta mutlaka olmaz üzere canımın istediği her şeyi yiyorum.. Evdekilere ayrı, kendime ayrı yemek hazırlamıyorum.. Ama onlar bir tabak yemeği yarım ekmekle yiyorsa ben 1 parça ekmekle yiyorum.. Salata, sebze ve meyveler normalde de çok sevdiğim şeyler olduğu için zorlanmıyorum.. 
Evde çocuk olması dolayısıyla sık sık kek, kurabiye gibi şeyler pişiyor bizim evde.. Onlardan da mahrum kalmıyorum 1-2 tane veya dilim yiyorum.. Diğer börek, pizza, poğaca gibi şeylerden de aynı şekilde.. 
Çocukların da çok fazla tüketmemesi için abur cubur çok fazla bulundurmuyorum evde.. Nadiren bi coşuyoruz.. Unutmayın evde ne bulundurursanız onu yiyorsunuz.. Çoğu zaman canım bi şey isteyerek dolabın kapağını açıyorum çikolata vs bulsam onu yiyeceğim belki ama yok.. Bir elma alıp tıpış tıpış geri dönüyorum.. 
İlla abur cubur yiyeceksem tercihimi gofretlerden, pirinç patlaklı hafif çikolatalardan yana kullanıyorum.. 
Tatlı krizlerimi daha çok kendi hazırladığım reçelli veya ballı yoğurtlar veya yine kendim hazırladığım hafif sütlü tatlılarla geçiştiriyorum.

Arada ipin ucunu kaçırıyorum.. Dün gece 2 tabak makarna yedim mesela, üstüne bir paket çekirdek, böyle durumlarda hareket oranımı arttırıyorum tartıya yansımıyor.. Misal ben salona 3.5 km yürüyerek gittiğim için genelde koşu bandını kullanmıyorum.. Ama yemeyi abarttığım günlerde ekstra koşu bandında da yürüyorum..

Bu kez daha öncelerinden farklı olarak sporu ve yürümeyi hayatıma dahil ederek kilo verdiğim için, yani yediğimden daha fazlasını yaktığım için, hiç açlık çektiğimi hatırlamıyorum bu yüzden bu 6.5 kiloyu çok kolay vermişim gibi geliyor.. Üstelik 6.5 kilo görünümlü bir 10 kilo falan verdim bence görüntü..

Unutmayın evet çok hızlı kilo verebilirsiniz, ama sonra aynı hızda da alırsınız.. Ayrıca sarkmalar, halsizlik, yorgunluk gibi sağlıksız ve istenmeyen durumlar ortaya çıkar.. Yaşadım bunları ordan biliyorum.. O yüzden sporu, hareketi hayatımızdan eksik etmemeliyiz..

Son olarak ;

Lütfen istemediğiniz hiç bir şeyi yapmayın.. Kimse sıfır beden olmak veya toplumun dayattığı şekilde görünmek zorunda değil.. Eğer kiloya bağlı herhangi bir sağlık sorununuz yoksa ve misal balık etli olmaktan hoşlanıyorsanız öyle kalın.. Bunun psikolojinizi etkilemesine izin vermeyin.. 

 Biraz kilonuz olması sizi çirkin yapmaz bu bir güzellik kriteri değil.. Spor yapın mutlaka ama kendinize eziyet etmek, belli kalıplara girmek için veya birileri söyledi diye değil, sağlıklı yaşamak, fit olmak için yapın.. 

Ben kendimi hafif ve sağlıklı hissettiğim için, salona giderken sosyalleştiğim, kendimi iyi hissettiğim  ve sadece kendim istediğim için bu yola girdim ve aynı şekilde bunu yapmak isteyenlerin soruları doğrultusunda bu yazıyı hazırladım.. 

Unutmayın nasıl mutluysak öyle, birileri istedi veya eleştirdi diye değil..

Sevgilerimle <3

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :



İletişim : catikatiilkay@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

GÜZEL YORUMLARINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM..SEVGİLERİMLE :)
Firmanız ve ürünlerinizin Çatı Katı Blog'da yer almasını istiyorsanız İLETİŞİM : catikatiilkay@gmail.com

Alexa